Sosyal Medya

Gündem

İsviçre’de 2026’da yürürlüğe girecek yeni yasalar ve düzenlemeler

yazar

Yayınlayan

on

Ulaşımdan sağlığa, sosyal güvenlikten ceza hukukuna kadar kapsamlı değişiklikler geliyor
Yeni yıl yaklaşırken İsviçre’de toplumu doğrudan etkileyecek çok sayıda yasal ve idari düzenleme de hayata geçmeye hazırlanıyor. 1 Ocak 2026 itibarıyla trafik kurallarından sağlık sigortasına, dijital kimlikten ceza hukukuna kadar pek çok alanda önemli değişiklikler yürürlüğe girecek. İşte 2026 yılında İsviçre’de uygulanmaya başlanacak başlıca yenilikler:


Trafikte yeni dönem

1 Ocak 2026’dan itibaren

  • Araç tescili büyük ölçüde dijitalleşiyor. Avrupa Birliği’ne ait elektronik uygunluk belgeleri (eCoC), doğrudan Avrupa veri tabanlarından temin edilecek. Böylece araç bilgileri, Trafik Tescil Bilgi Sistemi’nde elektronik olarak yer alacak ve yetkili makamlar ile otomotiv sektöründeki paydaşlar tarafından doğrudan kullanılabilecek.
  • CO₂ yaptırımları ruhsatla doğrudan ilişkilendirilecek. Araç ruhsatları ve plakalar, olası CO₂ cezaları tamamen ödenmeden ya da araç yeni araç filosuna dahil edilmeden verilmeyecek. Federal Karayolları Ofisi (ASTRA), bu uygulamayla CO₂ Yasası’nın daha sıkı şekilde hayata geçirileceğini belirtiyor.
  • Otomatik sürüş ve park etme kuralları değişiyor. Otoyollarda, onaylanmış sürüş destek sistemleri belirli koşullarda aracı geçici olarak kontrol edebilecek. Ancak sürücülerin her an müdahaleye hazır olması zorunlu olacak. Şu an için henüz onaylanmış bir sistem bulunmuyor. Öte yandan, belirlenmiş ve işaretlenmiş otopark alanlarında sürücüsüz otomatik park etme mümkün olacak.

1 Temmuz 2026’dan itibaren

  • Uluslararası taşımacılıkta yeni çalışma kuralları. Sınır ötesi karayolu taşımacılığında, 2,5 tonun üzerindeki araç ve araç kombinasyonları, sürüş süresi toplam çalışma süresinin yarısından fazlaysa Çalışma ve Dinlenme Süreleri Yönetmeliği’ne (ARV 1) tabi olacak. Yurtiçi taşımacılıkta ise mevcut uygulamalar aynen devam edecek. Düzenlemenin amacı, trafik güvenliğini artırmak ve adil çalışma koşullarını sağlamak.

Sağlık ve zorunlu sağlık sigortası

  • Primler yükseliyor. Zorunlu sağlık sigortası primleri 2026 yılında ülke genelinde ortalama yüzde 4,4 oranında artacak. Federal Sağlık Ofisi’ne göre ortalama aylık prim yaklaşık 393 İsviçre frangı olacak. Artış oranları kantonlara göre büyük farklılık gösterecek: Ticino’da artış yüzde 7’nin üzerine çıkarken, Zug kantonunda kantonal katkılar sayesinde belirgin bir düşüş yaşanacak.
  • Bazı aşılar muaf tutuluyor. Difteri, tetanos ve meningokok gibi temel aşılar artık muafiyet (franchise) kapsamı dışında bırakılacak; yani sigortalılar bu aşılar için cepten ödeme yapmayacak.

Gelir, AHV ve sosyal güvenlik

  • 13. AHV emekli maaşı geliyor. Uzun süredir tartışılan 13. AHV emekli maaşı ilk kez Aralık 2026’da ödenecek. Bu ödeme, düzenli emekli maaşına ek olarak yapılacak. Ancak Federal Tazminat Kasası (EAK), ödeme süreci ve teknik ayrıntılara ilişkin kesin bilgilerin henüz netleşmediğini bildiriyor.
  • Säule 3a için geriye dönük ödeme imkânı. Belirli yıllarda bağlı bireysel emeklilik sistemi (Säule 3a) için hiç ya da eksik ödeme yapmış olanlar, bu katkıları ilerleyen yıllarda “satın alma” yoluyla tamamlayabilecek. Bu uygulama ilk kez 2026 vergi yılında, 2025 yılına dönük olarak geçerli olacak.

Ceza hukukunda önemli değişiklik

  • Israrlı takip (stalking) artık ayrı bir suç. 1 Ocak 2026’dan itibaren stalking, İsviçre Ceza Kanunu’nda bağımsız bir suç olarak tanımlanacak. Bir kişiyi ısrarlı şekilde takip eden veya taciz edenler, üç yıla kadar hapis ya da para cezası ile cezalandırılabilecek. Federal hükümet, düzenlemenin amacının mağdurların kişisel özgürlüklerini daha güçlü biçimde korumak olduğunu vurguluyor. Suç, mağdurun başvurusu üzerine soruşturulacak.

Diğer toplumsal düzenlemeler

Moutier kanton değiştiriyor. Yaklaşık 7 bin 500 nüfuslu Moutier kenti, 1 Ocak 2026 itibarıyla Bern Kantonu’ndan ayrılarak Jura Kantonu’na bağlanacak. Kantonal geçişe ilişkin referandum 28 Mart 2021’de yapılmış ve seçmenlerin yaklaşık yüzde 55’i “evet” oyu kullanmıştı.

Uçuş verileri yasası yürürlüğe giriyor. Terörizm ve ağır suçlarla mücadele kapsamında, uçak yolcu verilerinin işlenmesine ilişkin federal yasa 1 Ocak 2026’da yürürlüğe girecek. Bu yasa, yerli ve yabancı hava yolu şirketlerinin yolcu verilerini ulusal yetkili makama iletmesini düzenliyor.

Gönüllü e-ID sistemi geliyor. 2026 yılı sonuna kadar çipli, yeni ve gönüllü elektronik kimlik (e-ID) sisteminin hayata geçirilmesi planlanıyor. Ücretsiz olacak bu sistem, dijital veri güvenliğini güçlendirmeyi ve çevrim içi resmi işlemleri kolaylaştırmayı hedefliyor. Örneğin, elektronik ehliyet başvuruları veya yaş sınırı olan ürünlerde yaş doğrulaması e-ID ile yapılabilecek. Ancak projenin finansmanı henüz kesinleşmiş değil; Adalet Bakanlığı’nın talep ettiği yaklaşık 2 milyon franklık bütçe parlamento tarafından reddedildi.

Sivil savunma yükümlülüğü uzatılıyor. 1 Ocak 2026’dan itibaren sivil savunma hizmeti yükümlülüğü yeniden 40 yaşına kadar geçerli olacak. Daha önce uygulanan 36 yaş sınırı kaldırılacak.

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Aldi Suisse, İsviçre’de birçok mağazasını kapatma kararı aldı

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’de faaliyet gösteren indirim marketi Aldi Suisse, 2026 yılı içinde ülke genelinde birçok mağazasını kapatacağını duyurdu. Kapatılacak mağazalar arasında, Zürih’in en işlek noktalarından Bahnhofstrasse’ye yakın konumda bulunan “vitrin mağaza” da yer alıyor.

Aldi Suisse’den yapılan açıklamada, şirketin İsviçre genelinde bazı şubelerini faaliyet dışı bırakacağı belirtilirken, Zürih’te merkezi bir konumda bulunan mağazanın ilkbahar aylarında kapatılacağı doğrulandı. Söz konusu mağaza yaklaşık beş yıl önce hizmete açılmıştı.

Şirketten edinilen bilgilere göre, 31 Ocak itibarıyla Bern’de Kornhausplatz, Baden’de Bahnhofstrasse ve Wallisellen’deki Glatt Alışveriş Merkezi’nde bulunan Aldi şubeleri kapatılacak. Ayrıca Bern kantonundaki Wabern şubesinin de ilkbaharda faaliyetlerine son vermesi planlanıyor.

Aldi Suisse, mağaza kapatma kararlarının maliyetleri düşürme ve verimliliği artırma hedefiyle alındığını belirtti. Şirket sözcüsü, “Uygun fiyatlı perakende modeliyle faaliyet gösteren bir zincir olarak her zaman verimli süreçlere ve sürdürülebilir bir maliyet yapısına odaklanıyoruz. Bu doğrultuda mağaza ağımızı, şirket yapımıza uygun ve daha verimli lokasyonlara göre yeniden düzenliyoruz” açıklamasında bulundu.

Açıklamada, Aldi Suisse’nin İsviçre’deki mağaza ağını sadeleştirmeyi hedeflediği, şirketle örtüşmeyen lokasyonlarda ise gerekli adımların atıldığı vurgulandı. Almanya’daki Aldi Süd’te yaşanan personel azaltımının İsviçre’deki mağaza kapatmalarıyla bağlantılı olmadığı da özellikle belirtildi.

Şirketin İsviçre genelinde Şubat ayı itibarıyla 244 mağazası bulunacağı, orta vadede ise bu sayının 260’a çıkarılmasının hedeflendiği kaydedildi. Aldi Suisse, mağaza kapatmalarına rağmen İsviçre pazarındaki büyüme hedeflerinden vazgeçilmediğini bildirdi.

Yetkililer, kapatma kararlarının istihdam ve faaliyet planları üzerinde sınırlı etki yaratacağını, yeni mağaza ve personel alımlarına yönelik planların ise devam ettiğini ifade etti.

Haberin Devamını Oku

Gündem

SRF, Asyl haberindeki hata nedeniyle özür diledi

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre Radyo ve Televizyonu (SRF), “Tagesschau” bülteninde geri giden asyl ve net göç rakamlarının sunumunda yapılan hata nedeniyle özür dilediğini açıkladı.

SRF’nin pazartesi akşamı yayımlanan “Tagesschau” ana haber bülteninde, Federal hükümet tarafından açıklanan net göç ve asyl başvurularına ilişkin veriler ekrana taşındı. Ancak yayında, düşüş gösteren rakamların ülkeye yapılan toplam göçle ilişkilendirilmeden aktarılması, siyasi tartışmaya yol açtı.

İsviçre Halk Partisi (SVP), söz konusu yayının ardından SRF’yi “manipülatif haber yapmakla” suçladı. Parti tarafından yapılan açıklamada, asyl başvurularındaki düşüşün gerçeği yansıtmadığı, rakamların bağlamından koparılarak sunulduğu öne sürüldü. SVP, bu durumu yaklaşan SRG yarı yarıya küçültme girişimi oylaması öncesinde kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir tutum olarak nitelendirdi.

Eleştirilerin ardından SRF’den açıklama geldi. Medya kuruluşu, SVP’nin sosyal medya paylaşımına yaptığı yorumda, 26 Ocak tarihli “Tagesschau” yayınında bir gazetecilik hatası yapıldığını kabul etti. Açıklamada, yurt dışına çıkan kişi sayısının, ülkeye gelenlerle yeterince ilişkilendirilmediği için izleyicilerde yanlış bir algı oluşabileceği belirtildi.

SRF, “Bu hatadan dolayı üzüntü duyuyor ve özür diliyoruz.” ifadesini kullandı. Ayrıca, çarşamba günü yayımlanan ana haber bülteninde söz konusu verilerin daha doğru bir çerçevede yeniden ele alındığı ve gerekli düzeltmenin yapıldığı bildirildi.

Medya kuruluşu, kamuoyunu doğru ve şeffaf biçimde bilgilendirmenin temel ilkeleri olduğunu vurgulayarak, editoryal süreçlerin bu tür hataların tekrarlanmaması için gözden geçirileceğini kaydetti.

Haberin Devamını Oku

Gündem

Akıllı telefonlar kadın sığınma evlerindeki mağdurlar için risk oluşturabiliyor

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’de şiddetten korunmak amacıyla kadın sığınma evlerine başvuran mağdurlar için akıllı telefonların ciddi bir güvenlik riski oluşturabildiği, bazı kadınların konum verileri üzerinden takip edilerek yeniden tehlike altına girdiği bildirildi.

Adresleri güvenlik gerekçesiyle gizli tutulan kadın sığınma evlerinde kalan kişilerin, akıllı telefonlarındaki konum verileri nedeniyle izlenebildiğine dikkati çeken St. Gallen Kadın Sığınma Evi ve Semkyi geçiş konutlarının yöneticisi Silvia Vetsch, bu durumun kendilerini endişelendirdiğini söyledi.

Vetsch, İsviçre’de birden fazla vakada, kadın sığınma evlerinde kalan mağdurların akıllı telefonlarındaki veriler üzerinden takip edilebildiğini belirterek, “Konum bilgileri ortaya çıktığında, failin veya mağdur için tehdit oluşturan kişinin aniden sığınma evinin önünde belirmesi mümkün olabiliyor.” dedi.

Böyle bir durumda derhal polisin bilgilendirildiğini ifade eden Vetsch, güvenlik riski nedeniyle kadınların ve çocukların başka bir sığınma evine nakledilmek zorunda kalındığını aktardı. Bunun mağdurlar için ciddi bir psikolojik yük oluşturduğunu vurgulayan Vetsch, zaten hayatlarının önemli bir bölümünü geride bırakan kadınların yeniden yer değiştirmek zorunda kaldığını kaydetti.

Öte yandan sığınma evlerinin bir “hapishane” olmaması gerektiğine de işaret eden Vetsch, kadınların ve çocukların mümkün olduğunca özgür hareket edebilmesinin önemine dikkati çekti.

St. Gallen Kadın Sığınma Evi’nde bu risklere karşı çeşitli önlemler alındığı bildirildi. Buna göre, sığınma evine kabul edilmeden önce kadınların cep telefonları kontrol ediliyor ve ilk telefon görüşmesinde dahi cihazların kapatılması tavsiye ediliyor. Ayrıca konum paylaşımı, uygulama izinleri ve hareket takibine yol açabilecek tüm özelliklerin devre dışı bırakılması öneriliyor.

Uzmanlar, iz bırakmamak için internetin gizli modda kullanılmasını, çerezlerin ve arama geçmişinin düzenli olarak silinmesini tavsiye ediyor. Aksi halde, kötü niyetli kişilerin mağdurların hangi kadın sığınma evini aradığını dahi tespit edebileceği uyarısında bulunuluyor.

Yetkililer, dijital güvenliğin, şiddetten korunma sürecinin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini vurgulayarak, kadınların ve çocukların güvenliği için teknoloji kullanımında daha fazla bilinçlenilmesi gerektiğini ifade ediyor.

Haberin Devamını Oku
Reklam

Trendler