Connect with us

İsviçre

İSVİÇRE, YABANCILARA YÖNELİK GAYRİMENKUL KISITLAMALARINI DAHA DA SERTLEŞTİRMEYE HAZIRLANIYOR

yazar

Published

on

İsviçre Federal Hükümeti, yabancıların gayrimenkul edinimini düzenleyen ve uzun yıllardır yürürlükte bulunan “Lex Koller” yasasında yeni sıkılaştırmalara hazırlanıyor. Aslında İsviçre’de yaşamayan yabancıların konut satın alması bugün de çeşitli izinlere ve kısıtlamalara tabi. Ancak hükümet, mevcut kuralların daha da sertleştirilmesini istiyor.

Federal Hükümetin hazırladığı taslağın temel amacı, ülkede artan nüfus, yükselen kira fiyatları ve konut sıkıntısı nedeniyle İsviçre’deki konutları öncelikle ülkede yaşayan nüfus için korumak. Yetkililer, özellikle yurt dışında yaşayan yabancı yatırımcıların konutları yatırım ve spekülasyon amacıyla satın almasının önüne geçmeyi hedefliyor.

Planlanan değişikliklere göre Avrupa Birliği (AB) ve Avrupa Serbest Ticaret Birliği (EFTA) dışındaki ülkelerin vatandaşları için yeni kurallar getirilebilecek. Bu kişiler belirli durumlarda konut satın almak için ek izin almak zorunda kalabilecek. Ayrıca ülkeden ayrılan bazı yabancı mülk sahiplerinin sahip oldukları konutları belirli süre içerisinde elden çıkarmaları gerekebilecek.

Taslak sadece konut piyasasını değil, ticari gayrimenkul yatırımlarını da etkiliyor. Hükümet, yabancı yatırımcıların yalnızca kira geliri elde etmek amacıyla ticari mülk satın almasını büyük ölçüde sınırlandırmayı planlıyor. Buna karşılık kendi faaliyetlerini yürütmek için iş yeri satın alan şirketler ve girişimciler için mevcut imkanların korunması öngörülüyor.

Düzenleme kapsamında tatil evleri ve apart otel daireleri için yabancılara ayrılan kontenjanların azaltılması da gündemde. Özellikle turistik bölgelerde konut fiyatlarının yükselmesi ve yerel halkın konutlara erişiminin zorlaşması nedeniyle bu alanda yeni önlemler alınması hedefleniyor.

Tasarıdaki en dikkat çekici maddelerden biri ise yabancı yatırımcıların İsviçre’deki gayrimenkul şirketleri ve emlak fonlarına yatırım yapmasının sınırlandırılması. Hükümet, yabancı sermayenin İsviçre emlak piyasasında spekülatif amaçlarla kullanılmasını azaltmak istiyor.

Ancak uzmanlar, önerilen düzenlemelerin konut piyasasındaki temel sorunları çözmekte yetersiz kalabileceğini savunuyor. Gayrimenkul uzmanlarına göre İsviçre’de yaşanan konut krizinin temel nedeni yabancı yatırımcılar değil, artan talebe karşılık yeni konut üretiminin yetersiz kalması.

Sektör temsilcileri ayrıca yeni kuralların gayrimenkul yatırımlarını ve piyasa likiditesini azaltabileceği konusunda uyarıyor. Özellikle borsada işlem gören emlak şirketleri ve gayrimenkul fonlarının bu düzenlemelerden etkilenebileceği belirtiliyor. Bazı uzmanlar, yabancı yatırımcıların piyasadan çekilmesinin konut arzı sorununu çözmeyeceğini, aksine sektördeki yatırım iştahını azaltabileceğini ifade ediyor.

Tasarı şu anda görüş ve değerlendirme aşamasında bulunuyor. Önümüzdeki aylarda nihai yasa metni hazırlanarak parlamentoya sunulacak. Sürecin ilerleyen aşamalarında düzenlemenin halk oylamasına götürülmesi de ihtimaller arasında yer alıyor.

Uzmanlara göre yasa değişikliği kabul edilirse, İsviçre’de yaşamayan yabancı yatırımcılar için gayrimenkul satın almak daha da zor hale gelecek. Buna karşın İsviçre’de yasal olarak yaşayan ve gerekli oturum izinlerine sahip kişilerin mevcut haklarında büyük bir değişiklik beklenmiyor.

Yeni düzenlemeler, İsviçre’nin konut piyasasını öncelikle ülkede yaşayan nüfusun ihtiyaçlarına göre şekillendirme politikasının önemli bir parçası olarak değerlendiriliyor. 🇨🇭🏠 #isviçre#schweiz#suisse#svizzera#switzerland

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Gündem

İSVİÇRE’DE AİLELERİN YENİ TERCİHİ: ORTA BÜYÜKLÜKTEKİ ŞEHİRLER ÖNE ÇIKIYOR

yazar

Published

on

By

İsviçre’de çocuklu aileler için en cazip yerleşim yerleri her zaman Zürih ve Cenevre gibi büyük merkezler değil. UBS’nin 2026 Konut Çekiciliği Göstergesi, iyi altyapıyı daha düşük yaşam maliyetleriyle birleştiren orta büyüklükteki şehirlerin aileler açısından öne çıktığını gösteriyor.

Araştırmada İsviçre’deki belediyeler on bölge içinde karşılaştırıldı. Örnek hane olarak iki çocuklu ve yıllık brüt geliri 150 bin frank olan bir aile esas alındı. Değerlendirmede konut ve yaşam giderlerinin yanı sıra ulaşım, altyapı, eğitim, çocuk bakımı, alışveriş ve boş zaman imkânları dikkate alındı.

Kendi bölgelerinde Vevey, Solothurn, Fribourg, Sion, Basel, Luzern, Aarau, Lugano, St. Gallen ve Chur listenin başında yer aldı. Bu on bölgesel liderin dokuzu orta büyüklükteki şehirlerden oluşuyor. Zürih ve Cenevre ise kendi bölgelerinde ilk üçe giremedi.

Sonuçlarda en belirleyici unsurlardan biri yaşam maliyeti oldu. Araştırmaya göre Vevey’de incelenen ailenin giderleri Cenevre’den yaklaşık yüzde 15 daha düşük. Aarau’da maliyetler Zürih’in yaklaşık yüzde 28, Schaffhausen’de ise yüzde 34 altında hesaplandı. Bu şehirler aynı zamanda eğitim, çocuk bakımı, alışveriş, ulaşım ve sosyal yaşam açısından güçlü bir altyapı sunuyor.

Ticino sıralamasında Lugano ilk sıraya yerleşti. Lugano’yu Locarno, Tenero-Contra, Ascona, Muralto, Val Mara, Minusio, Melide, Morcote ve Bellinzona izledi. Fransızca konuşulan bölgede Vevey ve Fribourg’un yanı sıra Morges ve Granges-Paccot gibi yerleşimler de yüksek çekicilikleriyle dikkat çekti.

Ancak araştırma, herkes için tek bir “en iyi şehir” bulunduğunu söylemiyor. Sonuçlar seçilen aile modeline ve gelir düzeyine göre değişiyor. Daha yüksek gelirli aileler için vergi avantajları daha büyük rol oynarken, düşük gelirli hanelerde uygun konut ve günlük yaşam giderleri daha fazla önem kazanıyor.

UBS’ye göre taşınmaların yaklaşık yüzde 70’i 10 kilometreden daha kısa mesafelerde gerçekleşiyor. Bu nedenle sıralama, ülke genelinde mutlak bir yarıştan çok aynı bölgedeki gerçekçi yerleşim seçeneklerini karşılaştırıyor.

#İsviçre#schweiz#bern#zürich#suisse

Continue Reading

Gündem

NEUCHÂTEL’DE KAĞITSIZ GÖÇMENLER İÇİN YENİ DÖNEM: BELİRLİ ŞARTLARLA OTURUM BAŞVURUSU

yazar

Published

on

By

Neuchâtel Kantonu, uzun yıllardır İsviçre’de oturum izni olmadan yaşayan ve çalışan bazı kişilerin durumlarının incelenmesini sağlayan geçici uygulamayı 1 Eylül 2026’da başlattı. Cenevre’de yürütülen “Papyrus” modelinden esinlenen program, 30 Kasım 2027’ye kadar toplam 15 ay uygulanacak.

Uygulama genel bir af veya otomatik oturum hakkı anlamına gelmiyor. Her dosya ayrı ayrı değerlendirilecek ve bütün koşulların karşılanması gerekecek. Program, AB veya EFTA dışındaki ülkelerin vatandaşlarına yönelik. Başvuru sahibinin çalışıyor ve sosyal yardıma ihtiyaç duymadan mali açıdan bağımsız olması gerekiyor.

Temel koşul, İsviçre’de kesintisiz en az 10 yıldır yaşamak ve bunun son üç yılını Neuchâtel Kantonu’nda geçirmiş olmak. Okula devam eden en az bir çocuğu bulunan ailelerde İsviçre’de aranan ikamet süresi beş yıla düşüyor; son üç yılın yine Neuchâtel’de geçirilmesi şartı aranıyor. Hanedeki yetişkinlerin en az A1 düzeyinde Fransızca bilmesi, geçerli pasaporta sahip olması, sabıka kaydının temiz olması ve icra borcu bulunmaması da koşullar arasında.

Hakkında ülkeden çıkarma kararı bulunanlar ile İsviçre’de daha önce iltica başvurusu yapmış kişiler bu uygulamadan yararlanamıyor. İltica alanına giren kişiler için farklı federal kurallar ve işlemler geçerli.

Başvurmak isteyenlerin ilk olarak Neuchâtel Protestan Sosyal Merkezi CSP ile iletişime geçmesi gerekiyor. İlk görüşme anonim, ücretsiz ve gizli gerçekleştiriliyor. CSP, şartların karşılanıp karşılanmadığını kontrol ediyor ve uygun kişilerin belgelerini hazırlamasına yardım ediyor. Dosya daha sonra kanton göç makamlarınca inceleniyor. Kantonun uygun bulduğu başvurularda son kararı Federal Göç Sekreterliği SEM veriyor. Onay hâlinde B oturum izni düzenlenebiliyor.

Programa katılarak çalışanının durumunu ve çalışma ilişkisini yasal hâle getiren işverenler hakkında bu süreç kapsamında ceza soruşturması açılmayacağı belirtiliyor. Kanton, uygulamayla kayıt dışı çalışmayı ve savunmasız kişilerin sömürülmesini azaltmayı hedefliyor.

#İsviçre#Neuchâtel#Göç#Oturumİzni

Continue Reading

Gündem

TİCİNO’DA TIP ARAŞTIRMALARI HIZLANIYOR: YENİ TEDAVİLER MALİYETLERİ DÜŞÜREBİLİR

yazar

Published

on

By

Lugano, 4 Eylül’de İsviçre’nin İtalyanca konuşulan bölgesindeki tıp araştırmacılarını, doktorları ve sağlık çalışanlarını bir araya getiren 15. İnsan Tıbbı Araştırma ve İnovasyon Günü’ne ev sahipliği yaptı. Etkinlik, Lugano’daki USI Doğu Kampüsü’nde EOC Tıp Eğitimi ve Araştırma Birimi, EOC Klinik Araştırmalar Birimi ve İsviçre İtalyan Üniversitesi tarafından düzenlendi.

Günün temel mesajı, “Araştırmanın yapıldığı yerde daha iyi tedavi sunulur” oldu. Klinik araştırma yürüten hastanelerde hastalar yeni ilaçlara, gelişmiş teşhis yöntemlerine ve yenilikçi tedavilere daha erken erişebiliyor. Araştırmalar yalnızca yeni yöntemler geliştirmeyi değil, mevcut tedavilerden hangisinin hangi hasta için daha etkili olduğunu belirlemeyi de sağlıyor.

Ticino Kanton Hastaneleri Kurumu EOC’den Dr. Panagiotis Stathis, klinik çalışmaların bazı tedavileri daha verimli ve daha az maliyetli hâle getirebildiğine dikkat çekti. Araştırma sayesinde etkisi sınırlı uygulamaların ayıklanması, hastaya daha uygun tedavinin seçilmesi ve gereksiz müdahalelerin azaltılması mümkün olabiliyor. Bu yaklaşım hem hastanın yaşam kalitesine hem de sağlık sisteminin kaynaklarını daha doğru kullanmasına katkı sağlıyor.

Ancak haberde geçen “maliyetleri düşürme” ifadesi, bütün sağlık giderlerinin hemen azalacağı anlamına gelmiyor. Yeni ilaçlar ve teknolojiler başlangıçta yüksek maliyet yaratabiliyor. Tasarruf; doğru teşhis, etkili tedavi seçimi, komplikasyonların önlenmesi ve hastanede kalış süresinin azaltılması gibi uzun vadeli sonuçlarla ortaya çıkabiliyor.

Etkinlikte klinik ve epidemiyolojik araştırmaların yanı sıra temel, hesaplamalı ve hemşirelik araştırmalarının da ele alınması planlandı. Böylece yalnızca doktorların değil, farklı sağlık disiplinlerinin yürüttüğü çalışmalar aynı platformda buluştu.

Uzmanlara göre araştırmaların devamlılığı için finansman, eğitimli personel, hasta katılımı ve kurumlar arası işbirliği gerekiyor. Ticino’daki toplantının amacı da araştırma sonuçlarını paylaşmak, genç bilim insanlarını desteklemek ve yeni çalışmaların önünü açmak.

Continue Reading

Trendler