Gündem
İSVİÇRE OTOYOL GENİŞLETME PROJESİNİ REDDETTİ
İsviçre’de yapılan referandumda halk, uzun süredir tartışma konusu olan otoyol genişletme projesine karşı çıktı. Yapılan oylamada, %52,7 oranında bir red oyu verildi ve hükümetin büyük yatırım planı iptal oldu.
Büyük Yatırım, Büyük Hayal Kırıklığı
İsviçre Federal Hükümeti ve parlamentodaki merkez sağ partiler, otoyol ağının genişletilmesi için yaklaşık 4,9 milyar franklık bir bütçe ayırmayı planlamıştı. Ancak, bu öneriye karşı yapılan referandumda halk, projeye karşı durarak, devletin bu yatırımı gerçekleştirmesini engelledi. Ulaştırma Bakanı Albert Rösti için büyük bir yenilgi anlamına gelen bu sonuç, hükümetin otoyol projelerine ilişkin stratejisini gözden geçirmesini gerektirecek.
Neden Karşı Çıkıldı?
Hükümetin genişleme planı, özellikle A1 otoyolundaki yoğun trafik ve tıkanıklığı hafifletmeyi amaçlıyordu. Ancak, yapılan ilk analizlere göre halkın karşıtlığında üç ana faktör öne çıktı. Birincisi, genişlemenin bazı bölgelerde aşırı büyük bulunması, ikincisi, yerel halkın bu projeye yeterince ikna edilememesi ve son olarak, büyük yatırımın devlet bütçesi üzerinde yaratacağı baskılar. Bu sebeplerle halk, projeye karşı çıkarak alternatif ulaşım çözümlerine yönelme çağrısında bulundu.
Kantonlardaki Oylama Sonuçları Çeşitlilik Gösterdi
Oylamanın sonuçları kantonlar arasında büyük farklılıklar gösterdi. Solothurn, Basel-Land, Aargau, Zug ve Schwyz gibi kantonlar, genişleme projesine destek verirken, Neuenburg ve Jura gibi kantonlarda ise güçlü bir karşıt görüş ortaya çıktı. Neuenburg’da red oranı %62,5, Jura’da ise %62,6 seviyesine ulaşırken, diğer kantonlarda ise kararsızlıklar ve bölgesel farklılıklar dikkat çekti.
Gelecek İçin Yeni Talepler ve Eleştiriler
Genişletme projesinin reddedilmesinin ardından, çevre örgütleri ve ulaşım politikalarıyla ilgili gruplar, kamu ulaşımına daha fazla yatırım yapılmasını talep etti. Yeşiller Partisi Başkanı Lisa Mazzone, İsviçre’nin ulaşım politikasının bu kararla birlikte yeni bir yön kazanacağını vurgulayarak, artık çevre dostu ulaşım yöntemlerinin ön plana çıkması gerektiğini belirtti.
Genişletme projesine karşı çıkanlar, uzun vadede daha fazla trafiğe yol açabileceği endişesini dile getirdi ve devletin bu tür büyük yatırımlar yerine sürdürülebilir ulaşım çözümlerine yönelmesi gerektiği görüşünü savundu.
Sonuç: Hükümet Yeni Bir Strateji Arayışında
Halkın, yaklaşık 5 milyar franklık otoyol genişletme yatırımını reddetmesi, hükümetin ulaşım altyapısı ve yatırım politikalarında önemli değişiklikler yapmasını gerektirecek. Yeni stratejiler, daha sürdürülebilir ve çevre dostu ulaşım projelerine odaklanmayı gerektirebilir.
#İsviçreReferandumu #OtoyolGenişlemesi #UlaşımPolitikası #ÇevreDostuTaşıma #İsviçre
Gündem
Bebek Maması Geri Çağırmasının Ardından Tüketici Korumasından Daha Sert Yasa Talebi
BERN – İsviçre’de bazı bebek maması ürünlerinin piyasadan geri çağrılmasının ardından, Tüketici Koruma Vakfı (Konsumentenschutz) mevcut yasal düzenlemeleri yetersiz bulduğunu belirterek daha sıkı mevzuat çağrısında bulundu.
Vakıf, cuma günü yaptığı açıklamada, Fransız gıda şirketi Danone’nin şüpheli ürünlerle ilgili kamuoyunu haftalarca belirsizlik içinde bıraktığını savundu. Açıklamada, geri çağırma kararının gecikmeli olduğu ve bunun ciddi düzenleme boşluklarını ortaya koyduğu ifade edildi.
Danone, perşembe günü İsviçre’de Aptamil markasına ait bir düzineden fazla bebek maması ürününü piyasadan çektiğini duyurmuştu. Geri çağırmanın gerekçesi olarak, ürünlerde Cereulid adlı bakteri toksiniyle kirlenme şüphesi gösterildi. Şirket, kararın Avrupa Birliği’nin yeni belirlediği referans değerler doğrultusunda alındığını açıkladı. Aynı ürünler Almanya ve Avusturya’da bir hafta önce geri çağrılmıştı.
Tüketici Koruma Vakfı, ürünlerin farklı ülkelerde farklı zamanlarda piyasadan çekilmesini “kabul edilemez” olarak nitelendirdi. Vakfın Genel Müdürü Sara Stalder, bu sürecin bebeklerin sağlığını riske attığını belirterek, İsviçre’de tüketicilerin komşu ülkelere kıyasla daha zayıf korunduğunu savundu. Danone ise haber ajanslarının yönelttiği sorulara cuma öğle saatlerine kadar yanıt vermedi.
Açıklamada, Cereulid toksinine ilişkin risklerin aylardır bilindiği, Nestlé’nin de ocak ayında bazı ürünlerini benzer gerekçelerle geri çağırdığı hatırlatıldı.
Tüketici Koruma Vakfı, mevcut durumun gıda sektöründe öz denetimin yetersizliğini ortaya koyduğunu belirterek, yasal çerçevenin sıkılaştırılmasını talep etti. Vakıf, İsviçre’de Cereulid için bağlayıcı bir sınır değer bulunmadığını, bu nedenle üreticilerin ürünlerin sağlık açısından riskli olup olmadığına kendilerinin karar verdiğini vurguladı.
Ayrıca Federal Gıda Güvenliği ve Veterinerlik Dairesi’nin (BLV), üreticilerin hangi sınır değerleri uyguladığına dair tam bir denetime sahip olmadığı ifade edildi. Vakıf, firmaların çoğu zaman ancak kamuoyu baskısı veya resmi müdahale sonrası harekete geçtiğini savundu.
Açıklamada, şirketlerin itibar kaygılarının halk sağlığının önüne geçmemesi gerektiği vurgulanarak, “Ebeveynler, bebeklerine verdikleri ürünlerin güvenli ve sağlığa zararsız olduğundan mutlak surette emin olabilmelidir.” denildi.
Gündem
İsviçre’de Planlanan İslami Kültür Merkezi Yerel Yönetimle Krize Yol Açtı
SCHWYZ – İsviçre’nin Schwyz kantonuna bağlı Siebnen kasabasında planlanan bir İslami kültür merkezi projesi, yerel yönetim ile projeyi yürüten dernek arasında ciddi görüş ayrılıklarına neden oldu. Proje kapsamında, Albanisch-İslamische Gemeinschaft Altendorf (AIG) adlı derneğin, kasabadaki tarihi Läuffer-Haus binasını satın alarak bir kültür merkezi ve mescit olarak kullanmayı planladığı bildirildi.
AIG Başkanı Sinan Sadriu, projede herhangi bir minare ya da dış mimari değişiklik öngörülmediğini, binanın mevcut yapısının korunacağını ifade etti. Ancak Schübelbach Belediyesi, söz konusu taşınmazın satın alınmasına ilişkin süreçte bazı hukuki ve güvenlik kaygıları bulunduğunu belirterek, kanton makamlarının kararına itiraz etti.
Yerel yönetim, dini amaçlı yapıların belediyenin imar ve yapı düzenlemelerinde özel hükümlere tabi olduğunu savunurken, satın alma sürecinde yurt dışından olası finansal etkilerin bulunup bulunmadığının da araştırılması gerektiğini dile getirdi. Belediye bu gerekçeyle, Schwyz Kantonu Ekonomi Dairesi’nin “satın alma için izin gerekmediği” yönündeki kararına karşı resmi şikâyette bulundu.
AIG Başkanı Sadriu ise iddiaları reddederek, projenin finansmanının tamamen yerel Arnavut-İsviçreli çalışanlar tarafından sağlandığını, ne İsviçre devletinden ne de yurt dışından herhangi bir maddi destek alındığını savundu. Sadriu, bu durumun kanton makamlarınca da teyit edildiğini ileri sürdü.
Buna karşın Schübelbach Belediyesi’nden yapılan açıklamada, söz konusu şüphelerin devam ettiği belirtildi. Belediye yetkilileri, sürecin halen hukuki inceleme aşamasında olduğunu ve bu nedenle ayrıntılı açıklama yapmayacaklarını bildirdi.
Belediye ayrıca, satın alma işleminin gerçekleşmesi halinde, binanın kültür merkezi olarak kullanılmasının hukuken uygun olup olmadığının ikinci aşamada ayrıca değerlendirileceğini açıkladı.
Dosya, nihai kararın verilmesi için Schwyz Kantonu Hükümet Konseyi’ne taşınırken, projenin geleceği kanton yönetiminin vereceği karara bağlı hale geldi.
Gündem
Bern Polisi Uyardı: Dolandırıcılar Kendilerini Tesisatçı ve Teknik Görevli Olarak Tanıtıyor
BERN – İsviçre’nin Bern ve Aargau kantonlarında, kendilerini tesisatçı, teknik servis çalışanı, apartman görevlisi veya enerji şirketi personeli olarak tanıtan dolandırıcıların sayısında artış yaşandığı bildirildi.
Bern Kanton Polisi’nden yapılan açıklamada, şüphelilerin çeşitli bahanelerle konutlara girdikleri, ev sahiplerinin dikkatini sohbetle dağıttıkları ve bu sırada nakit para ile mücevher gibi değerli eşyaları çaldıkları belirtildi.
Benzer yöntem, farklı kılıflar
Polis açıklamasına göre dolandırıcılar genellikle aynı yöntemi izliyor. Şüphelilerden biri, bina yönetimi, bir teknik servis ya da enerji şirketi adına geldiğini söyleyerek kapıyı çalıyor. Elektrik, su veya tesisatla ilgili sözde bir kontrol yapılması gerektiğini ileri sürerek ev sakinlerinin güvenini kazanıyor.
Bu esnada ikinci bir şüpheli, açık bırakılan kapıdan ya da başka bir girişten konuta girerek değerli eşyaları fark edilmeden alıyor. Olay çoğu zaman mağdurların durumu geç fark etmesiyle ortaya çıkıyor.
Polisten uyarı ve tavsiyeler
Bern Kanton Polisi, bu tür dolandırıcılık olaylarına karşı vatandaşlara şu uyarılarda bulundu:
- Randevusuz gelen kişilerin kesinlikle eve alınmaması,
- Bilinmeyen kişilerle interkom veya pencere aracılığıyla iletişim kurulması,
- Mutlaka kimlik ve yetki belgesi talep edilmesi,
- Bina yönetimi veya ilgili kurumla doğrudan iletişime geçilerek görevin doğrulanması,
- Şüphe durumunda kapının kilitli tutulması ve daha sonraki bir tarihe randevu verilmesi,
- Özellikle yaşlı komşuların bu yöntemlere karşı bilgilendirilmesi,
- Şüpheli durumların derhal 112 veya 117 acil hatları üzerinden polise bildirilmesi.
Yetkililer, dikkatli ve temkinli davranmanın bu tür dolandırıcılıkların önlenmesinde en etkili yöntem olduğunu vurguladı.
-
Gündem1 yıl önceTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 yıl önceİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 yıl önceİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 yıl önceDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 yıl önceKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem1 yıl önceERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya1 yıl önceMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem1 yıl önceTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


