Connect with us

Avrupa

Ölümcül ve Dirençli Mantar Avusturya’da Tespit Edildi

yazar

Published

on

Avrupa genelinde artan enfeksiyonlarla gündeme gelen Candidozyma auris, artık Avusturya’da da doğrulandı. Sağlık otoriteleri, yüksek ilaç direnci ve hızlı yayılım kapasitesi nedeniyle bu yeni mantar türünü “acil izlem gerektiren patojen” olarak sınıflandırıyor.

2019’da Japonya’da tanımlanan C. auris, kısa sürede çoklu ilaç direnci geliştirerek, Avrupa’da özellikle hastaneler ve bakım evleri gibi kapalı ortamlarda ciddi salgın riskleri yaratıyor. Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC), en yüksek vaka sayılarının şu anda İspanya, Yunanistan, İtalya ve Romanya’da görüldüğünü bildiriyor.

Yüzeylerde Haftalarca Canlı Kalabiliyor

Mantarın en kritik özelliklerinden biri, insandan insana doğrudan temasla bulaşması ve zorlu yüzeylerde dahi uzun süre hayatta kalabilmesi. Julius-Maximilians-Universität Würzburg Hijyen ve Mikrobiyoloji Enstitüsü Direktörü Prof. Dr. Oliver Kurzai, riskin boyutunu şu sözlerle aktarıyor:

“Bulaşmanın ana kaynağı, birden fazla hastada kullanılan ve tam olarak dezenfekte edilmesi güç olan tıbbi ekipmanlardır.”

C. auris öncelikle deride kolonize oluyor; ancak bağışıklık sistemi baskılanmış bireylerde kana geçerek invasif enfeksiyonlara ve sepsise yol açabiliyor. Tıbbi kayıtlar, bu durumda mortalite oranının yüzde 50’ye kadar çıktığını gösteriyor.

Risk Grupları Net: Zayıf Bağışıklık En Büyük Tehlike

Uzmanlar, mantarın özellikle hastanelerde kırılgan hasta gruplarını etkilediğini belirtiyor. Risk altındaki kişiler arasında:

  • Yoğun bakım hastaları
  • Yeni ameliyat geçirenler
  • Onkoloji hastaları
  • Kronik böbrek yetmezliği nedeniyle diyaliz alanlar
  • Prematüre bebekler
  • Yaşlı bakım evi sakinleri

Bioscientia Hijyen Merkezi Direktörü Dr. Georg-Christian Zinn, RTL’ye yaptığı açıklamada şu uyarıda bulunuyor:

“Bağışıklığı baskılanmış her hasta, bu mantarın potansiyel hedefidir. Bu nedenle enfeksiyon kontrol protokollerinin eksiksiz uygulanması hayati önem taşıyor.”

Korunmanın Tek Etkili Yolu: Doğru Dezenfeksiyon

C. auris’e karşı en etkili savunma, alkol bazlı el antiseptikleri ile titiz el hijyeni olarak gösteriliyor. Uzmanlar, standart dezenfektanların tümünün bu patojene karşı etkili olmadığını, sağlık tesislerinde ürün seçimlerinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Avusturya’da görülen vakalar, C. auris’in Avrupa’da sessiz fakat istikrarlı şekilde yayılmaya devam ettiğini gösteriyor. Sağlık otoriteleri, hastanelerde erken tanı, izolasyon uygulamaları ve sıkı dezenfeksiyon protokollerinin hayati önem taşıdığını belirterek uyarıyor.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Avrupa

Türkiye’de Yaşayan Erkekle Evlendi, Eşi Avusturya’ya Taşındı: Instagram Fotoğrafıyla Aldatıldığını Düşünen Erkeğe Darp ve Tehditten Hapis

yazar

Published

on

By

Avusturya’da yaşayan 24 yaşındaki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı kadın, Türkiye’de yaşayan bir erkekle tanışıp evlendi. Evliliğin ardından erkek Avusturya’ya taşındı ve çiftin iki çocuğu oldu.

Kadın, eşinin zamanla kontrolcü davranmaya başladığını, kendisine psikolojik baskı uyguladığını ve iki ayrı olayda fiziksel şiddet kullandığını anlattı.

23 yaşındaki erkek ise Instagram’dan kendisine gönderilen bir fotoğrafa dayanarak eşinin onu aldattığını düşündüğünü söyledi. Ancak kadının eşini aldattığı kanıtlanmadı. Mahkeme, bunun gerekirse boşanma davasında incelenebileceğini belirtti.

St. Pölten Eyalet Mahkemesi; kadının anlatımını, tanık ifadelerini, cep telefonu kayıtlarını ve morlukları gösteren fotoğrafları güvenilir buldu. Erkeğe beş ay ertelenmiş hapis cezası verildi. Karar henüz kesinleşmedi.

Boşanacağını söyleyerek Türkiye’den döndü

Kadın, evlilikte yaşanan sorunların ardından Mart 2026’yı Türkiye’de geçirdi. Buradan eşine, Avusturya’ya döndüğünde boşanmak istediğini bildirdi.

4 Nisan’da Oberndorf in der Ebene’deki eve giderek bazı eşyalarını topladı. Çıkan tartışmada kadın eşinin oyun konsolunu kırdı. Mahkemedeki anlatıma göre erkek de kadını kollarından tutarak duvara itti. Kadının vücudunda oluşan morluklar fotoğraflarla belgelendi.

Kadın, babasının özellikle iki çocuklarını düşünerek eşine bir şans daha vermesi yönünde kendisine baskı yaptığını söyledi. Bunun üzerine yeniden eve döndü. Bir süre çiftin ilişkisinin önceki dönemden daha iyi ilerlediği belirtildi.

Instagram’dan gelen fotoğraf sonrası yeniden şiddet

17 Mayıs’ta erkeğe Instagram üzerinden, eşinin başka bir erkekle birlikte olduğunu gösterdiği ileri sürülen bir fotoğraf gönderildi. Sanık, daha önce de aldatıldığından şüphelendiğini söyledi.

Mahkemede aktarılanlara göre erkek fotoğrafın ardından eşine hakaret etti, onu tutarak duvara itti ve bir tükenmez kalemi boğazına yaklaştırarak tehdit etti. Kadın, “Beni öldüreceğinden korktum” dedi. Erkeğin daha sonra kadının yüzüne tokat attığı belirtildi.

Kadının anlatımına göre eşi, “Aldatılırsam bunu yapmak benim hakkım” anlamına gelen bir ifade kullandı. Ancak aldatma şüphesinin doğru olup olmadığı belirlenmedi. Mahkeme de olası bir aldatmanın şiddet ve tehdidi haklı çıkarmayacağını ortaya koydu.

Sanık suçlamaları reddetti

Daha önce sabıkası bulunmadığı belirtilen 23 yaşındaki erkek, “Hiçbir zaman şiddet olmadı” diyerek suçlamaları reddetti. İddiaların yaklaşan boşanma nedeniyle ortaya atıldığını savundu.

Hâkim ise sanığın gerçeği söylemediği konusunda şüphe bulunmadığını belirterek kadının ve tanıkların ifadelerinin başından itibaren tutarlı ve inandırıcı olduğunu açıkladı.

Mahkeme, erkeği tehlikeli tehdit ve yaralama suçlarından beş ay ertelenmiş hapis cezasına çarptırdı. Üç yıllık denetim süresi uygulanmasına, mahkeme masraflarını ödemesine ve Viyana’ya taşınan kadına 300 Euro manevi tazminat vermesine karar verildi.

Karar henüz kesinleşmedi.

#Avusturya#avrupa#StPölten#austria#Österreich

Continue Reading

Avrupa

“Sadece Korkutmak İstedim” Dedi: Kıskançlık İddiasıyla Partnerini İki Bıçakla Ağır Yaralamakla Suçlanıyor

yazar

Published

on

By

Avusturya’nın St. Pölten kentinde görülen davada, 28 yaşındaki Afganistan vatandaşı bir erkek, sekiz yıldır birlikte olduğu kadına yönelik ağır şiddet, tecavüz ve zorlama suçlamalarıyla hâkim karşısına çıktı. Savcı, dosyadaki iddiaları “dehşet verici” ve “canavarca” sözleriyle tanımladı.

İddianameye göre olaylar mayıs ayında başladı. Savcılık, sanığın önce kadına evinde cinsel saldırıda bulunduğunu, birkaç gün sonra ise onu aldattığından şüphelenerek yeni bir saldırı planladığını öne sürüyor.

19 Mayıs’ta kadın yeniden sanığın yanına gitti. Savcılığa göre 28 yaşındaki erkek, onu bıçakla tehdit etti, soyunmaya zorladı, darbetti ve ağzını bağladı. Ardından biri çakı, diğeri mutfak bıçağı olmak üzere iki ayrı bıçakla ağır şekilde yaraladı. İddianamede, kadının sağ göğüs ucunu kesmeye çalıştığı da yer alıyor.

Savcılık, saldırının amacının yalnızca korkutmak değil, kadını kalıcı biçimde sakatlamak ve “çekiciliğini yok etmek” olduğunu savunuyor.

Sanık ise suçlamaların bir bölümünü kabul etti. Mahkemede, kadını yaralama kararını olaydan iki gün önce WhatsApp üzerinden aldığı hakaret içerikli bir mesajın ardından verdiğini söyledi. “Sadece biraz kan görsün ve korksun istedim” dedi.

Buna karşılık tecavüz suçlamasını reddetti.

Duruşmanın ilerleyen bölümü mağdurun mahremiyetini korumak amacıyla kamuya kapalı sürdürüldü. Mahkeme, olayın ayrıntılarına ilişkin uzman raporu hazırlanması gerektiği gerekçesiyle davayı ileri bir tarihe erteledi.

Sanık hakkında ağır ve kalıcı sonuç doğuran yaralama, tecavüz ve zorlama suçlamaları bulunuyor. Hakkında henüz kesinleşmiş bir hüküm yok.

#Avusturya#StPölten#Mahkeme#KadınaŞidde

Continue Reading

Avrupa

AfD Lideri Alice Weidel: „Suriyeliler Geri Gönderilecekti, Halka Verilen Söz Tutulmadı“

yazar

Published

on

By

Almanya için Alternatif (AfD) Eş Genel Başkanı Alice Weidel, Almanya’nın göç ve vatandaşlık politikalarını sert sözlerle hedef aldı. ZDF kanalına açıklamalarda bulunan Weidel, ülkede yaşayan Suriyeli ve Afgan sığınmacıların durumuna değinerek halka verilen vaatlerin yerine getirilmediğini savundu.

Hükümetin Afganistan ve Suriye politikasını eleştiren Weidel, „Afganlar artık uçaklarla getirilmemeli, bu uygulamaya derhal son verilmelidir. Suriyeliler ülkeye kabul edilirken bize ‚kaçış ve sığınma gerekçeleri bittiğinde hepsi geri gönderilecek‘ dendi. Ancak hiçbir şey yapılmadı. Almanya’daki yaklaşık 1,3 milyon Suriyelinin tamamı vatanlarına geri gönderilmelidir“ dedi.

Suriyelilerin ve sığınmacıların geri gönderilmek yerine hızla Alman vatandaşlığına geçirildiğini öne süren Weidel, işsizlik rakamlarına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
„Neden Alman devleti Suriyelileri vatandaş yapıyor? Geçen yıl kaç işsizin vatandaşlığa alındığını biliyor musunuz? Tam 306 bin. İşsiz Suriyeliler ve sığınmacılar kolayca vatandaş yapılıyor. Artık bu insanları vatandaşlığa geçirmeyi tamamen durdurmalıyız.“

Almanya’nın sınırlarını derhal kapatması gerektiğini belirten AfD lideri, düzensiz göçün engellenmesi ve yeni girişlerin önlenmesi için gerekirse ülkenin Schengen sisteminden çıkması gerektiğini ifade etti.
#almanya#deutschland#avrupa#haber#AfD

Continue Reading

Trendler