Sosyal Medya

Gündem

FERDİ TAYFUR’A VEDA: TÜRK MÜZİĞİNİN ULU ÇINARI EBEDİYETE UĞURLANIYOR

yazar

Yayınlayan

on

Gurbete gelmiş binler, yüzbinlerce insanın şarkılarını yıllarca dinlediği, hatırlarında yaşattığı, anavatan hasretini şarkılarıyla bir nebze giderdiği, çocukluğunun efsane şarkıcısıydı. Ferdi Tayfur, yalnızca sesiyle değil, yaşama dair sözleri ve samimi duruşuyla da gönüllerde taht kurmuş bir sanatçıydı.

Türk müziğinin unutulmaz ismi, şarkılarıyla gönüllere taht kurmuş büyük sanatçı Ferdi Tayfur, 79 yaşında hayata gözlerini yumdu. Karaciğer ve böbrek yetmezliği nedeniyle Antalya’da tedavi gören Tayfur, doktorların tüm çabalarına rağmen kurtarılamadı. Vefat haberi, yalnızca ailesini değil, milyonlarca hayranını da derin bir yasa boğdu.

Türk müziğinin unutulmaz ismi, şarkılarıyla gönüllere taht kurmuş büyük sanatçı Ferdi Tayfur, 79 yaşında hayata gözlerini yumdu. Karaciğer ve böbrek yetmezliği nedeniyle Antalya’da tedavi gören Tayfur, doktorların tüm çabalarına rağmen kurtarılamadı. Vefat haberi, yalnızca ailesini değil, milyonlarca hayranını da derin bir yasa boğdu.

Medical Park Antalya Hastanesi Başhekimliği tarafından yapılan açıklamada, Tayfur’un sağlık durumunun ameliyat sonrası bir süre iyiye gittiği, ancak dün öğlen saatlerinde hızlı ilerleyen organ yetmezliği sebebiyle yoğun bakıma alındığı belirtildi. Başhekimlik, saat 19.38’de sanatçının vefat ettiğini bildirirken, Türk müziğinin bu büyük ismini kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşadıklarını dile getirdi.

MÜZİĞİN VE SİNEMANIN “FERDİ BABA”SI

Ferdi Tayfur, yalnızca sesi ve şarkılarıyla değil, aynı zamanda sinemadaki başarısıyla da milyonların sevgisini kazandı. Şarkılarındaki samimiyet ve filmlerindeki halktan birini yansıtan rolleriyle herkesin hayatına dokundu. Sevenlerinin deyimiyle o, “gariban babası”ydı.

Cenazesi hastane önünde dualarla uğurlanırken, gözyaşları sel oldu. Sevenleri, “Ferdi Baba”nın şarkılarını açarak ona olan sevgilerini dile getirdi. Hastane önünde lokma dağıtıldı, dualar okundu.

“BİR DAHA BÖYLE BİR SANATÇI GELMEZ”

Hayranlarından Ayşegül Can, gözyaşları içinde duygularını dile getirdi:
“Çocukluğumuz Ferdi Tayfur’un şarkılarıyla geçti. Böyle bir sanatçı bir daha gelmez. Pijamalarımızla yola çıktık, ağlaya ağlaya geldik. Onu kaybetmek milletçe büyük bir kayıp.”

75 yaşındaki Süleyman Akdoğan ise Tayfur’la aynı mahallede büyüdüğünü belirterek, “O bizim aileden biriydi. Mahallemizin, Türkiye’nin gururuydu. Garibanın halinden anlardı. Türk milleti, çok kıymetli bir evladını kaybetti,” dedi.

SON YOLCULUĞUNA UĞURLANACAK

Sanatçının cenazesi, 4 Ocak Cumartesi günü İstanbul’da düzenlenecek bir törenle son yolculuğuna uğurlanacak. Tören, saat 12.00’de Atatürk Kültür Merkezi’nde başlayacak, ardından Emirgan Çınaraltı Camii’nde kılınacak ikindi namazıyla birlikte Yeniköy’de aile mezarlığına defnedilecek.

Ferdi Tayfur, ardında milyonların ezbere bildiği şarkılar, filmler ve unutulmaz bir miras bırakarak aramızdan ayrıldı. Onun sesi, yüreklere dokunan şarkılarıyla daima yaşamaya devam edecek.

Huzur içinde uyu, Ferdi Baba.

#FerdiTayfur #TürkMüziği #EfsaneSanatçı

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Bebek Maması Geri Çağırmasının Ardından Tüketici Korumasından Daha Sert Yasa Talebi

yazar

Yayınlayan

on

By

BERN – İsviçre’de bazı bebek maması ürünlerinin piyasadan geri çağrılmasının ardından, Tüketici Koruma Vakfı (Konsumentenschutz) mevcut yasal düzenlemeleri yetersiz bulduğunu belirterek daha sıkı mevzuat çağrısında bulundu.

Vakıf, cuma günü yaptığı açıklamada, Fransız gıda şirketi Danone’nin şüpheli ürünlerle ilgili kamuoyunu haftalarca belirsizlik içinde bıraktığını savundu. Açıklamada, geri çağırma kararının gecikmeli olduğu ve bunun ciddi düzenleme boşluklarını ortaya koyduğu ifade edildi.

Danone, perşembe günü İsviçre’de Aptamil markasına ait bir düzineden fazla bebek maması ürününü piyasadan çektiğini duyurmuştu. Geri çağırmanın gerekçesi olarak, ürünlerde Cereulid adlı bakteri toksiniyle kirlenme şüphesi gösterildi. Şirket, kararın Avrupa Birliği’nin yeni belirlediği referans değerler doğrultusunda alındığını açıkladı. Aynı ürünler Almanya ve Avusturya’da bir hafta önce geri çağrılmıştı.

Tüketici Koruma Vakfı, ürünlerin farklı ülkelerde farklı zamanlarda piyasadan çekilmesini “kabul edilemez” olarak nitelendirdi. Vakfın Genel Müdürü Sara Stalder, bu sürecin bebeklerin sağlığını riske attığını belirterek, İsviçre’de tüketicilerin komşu ülkelere kıyasla daha zayıf korunduğunu savundu. Danone ise haber ajanslarının yönelttiği sorulara cuma öğle saatlerine kadar yanıt vermedi.

Açıklamada, Cereulid toksinine ilişkin risklerin aylardır bilindiği, Nestlé’nin de ocak ayında bazı ürünlerini benzer gerekçelerle geri çağırdığı hatırlatıldı.

Tüketici Koruma Vakfı, mevcut durumun gıda sektöründe öz denetimin yetersizliğini ortaya koyduğunu belirterek, yasal çerçevenin sıkılaştırılmasını talep etti. Vakıf, İsviçre’de Cereulid için bağlayıcı bir sınır değer bulunmadığını, bu nedenle üreticilerin ürünlerin sağlık açısından riskli olup olmadığına kendilerinin karar verdiğini vurguladı.

Ayrıca Federal Gıda Güvenliği ve Veterinerlik Dairesi’nin (BLV), üreticilerin hangi sınır değerleri uyguladığına dair tam bir denetime sahip olmadığı ifade edildi. Vakıf, firmaların çoğu zaman ancak kamuoyu baskısı veya resmi müdahale sonrası harekete geçtiğini savundu.

Açıklamada, şirketlerin itibar kaygılarının halk sağlığının önüne geçmemesi gerektiği vurgulanarak, “Ebeveynler, bebeklerine verdikleri ürünlerin güvenli ve sağlığa zararsız olduğundan mutlak surette emin olabilmelidir.” denildi.

Haberin Devamını Oku

Gündem

İsviçre’de Planlanan İslami Kültür Merkezi Yerel Yönetimle Krize Yol Açtı

yazar

Yayınlayan

on

By

SCHWYZ – İsviçre’nin Schwyz kantonuna bağlı Siebnen kasabasında planlanan bir İslami kültür merkezi projesi, yerel yönetim ile projeyi yürüten dernek arasında ciddi görüş ayrılıklarına neden oldu. Proje kapsamında, Albanisch-İslamische Gemeinschaft Altendorf (AIG) adlı derneğin, kasabadaki tarihi Läuffer-Haus binasını satın alarak bir kültür merkezi ve mescit olarak kullanmayı planladığı bildirildi.

AIG Başkanı Sinan Sadriu, projede herhangi bir minare ya da dış mimari değişiklik öngörülmediğini, binanın mevcut yapısının korunacağını ifade etti. Ancak Schübelbach Belediyesi, söz konusu taşınmazın satın alınmasına ilişkin süreçte bazı hukuki ve güvenlik kaygıları bulunduğunu belirterek, kanton makamlarının kararına itiraz etti.

Yerel yönetim, dini amaçlı yapıların belediyenin imar ve yapı düzenlemelerinde özel hükümlere tabi olduğunu savunurken, satın alma sürecinde yurt dışından olası finansal etkilerin bulunup bulunmadığının da araştırılması gerektiğini dile getirdi. Belediye bu gerekçeyle, Schwyz Kantonu Ekonomi Dairesi’nin “satın alma için izin gerekmediği” yönündeki kararına karşı resmi şikâyette bulundu.

AIG Başkanı Sadriu ise iddiaları reddederek, projenin finansmanının tamamen yerel Arnavut-İsviçreli çalışanlar tarafından sağlandığını, ne İsviçre devletinden ne de yurt dışından herhangi bir maddi destek alındığını savundu. Sadriu, bu durumun kanton makamlarınca da teyit edildiğini ileri sürdü.

Buna karşın Schübelbach Belediyesi’nden yapılan açıklamada, söz konusu şüphelerin devam ettiği belirtildi. Belediye yetkilileri, sürecin halen hukuki inceleme aşamasında olduğunu ve bu nedenle ayrıntılı açıklama yapmayacaklarını bildirdi.

Belediye ayrıca, satın alma işleminin gerçekleşmesi halinde, binanın kültür merkezi olarak kullanılmasının hukuken uygun olup olmadığının ikinci aşamada ayrıca değerlendirileceğini açıkladı.

Dosya, nihai kararın verilmesi için Schwyz Kantonu Hükümet Konseyi’ne taşınırken, projenin geleceği kanton yönetiminin vereceği karara bağlı hale geldi.

Haberin Devamını Oku

Gündem

Bern Polisi Uyardı: Dolandırıcılar Kendilerini Tesisatçı ve Teknik Görevli Olarak Tanıtıyor

yazar

Yayınlayan

on

By

BERN – İsviçre’nin Bern ve Aargau kantonlarında, kendilerini tesisatçı, teknik servis çalışanı, apartman görevlisi veya enerji şirketi personeli olarak tanıtan dolandırıcıların sayısında artış yaşandığı bildirildi.

Bern Kanton Polisi’nden yapılan açıklamada, şüphelilerin çeşitli bahanelerle konutlara girdikleri, ev sahiplerinin dikkatini sohbetle dağıttıkları ve bu sırada nakit para ile mücevher gibi değerli eşyaları çaldıkları belirtildi.

Benzer yöntem, farklı kılıflar

Polis açıklamasına göre dolandırıcılar genellikle aynı yöntemi izliyor. Şüphelilerden biri, bina yönetimi, bir teknik servis ya da enerji şirketi adına geldiğini söyleyerek kapıyı çalıyor. Elektrik, su veya tesisatla ilgili sözde bir kontrol yapılması gerektiğini ileri sürerek ev sakinlerinin güvenini kazanıyor.

Bu esnada ikinci bir şüpheli, açık bırakılan kapıdan ya da başka bir girişten konuta girerek değerli eşyaları fark edilmeden alıyor. Olay çoğu zaman mağdurların durumu geç fark etmesiyle ortaya çıkıyor.

Polisten uyarı ve tavsiyeler

Bern Kanton Polisi, bu tür dolandırıcılık olaylarına karşı vatandaşlara şu uyarılarda bulundu:

  • Randevusuz gelen kişilerin kesinlikle eve alınmaması,
  • Bilinmeyen kişilerle interkom veya pencere aracılığıyla iletişim kurulması,
  • Mutlaka kimlik ve yetki belgesi talep edilmesi,
  • Bina yönetimi veya ilgili kurumla doğrudan iletişime geçilerek görevin doğrulanması,
  • Şüphe durumunda kapının kilitli tutulması ve daha sonraki bir tarihe randevu verilmesi,
  • Özellikle yaşlı komşuların bu yöntemlere karşı bilgilendirilmesi,
  • Şüpheli durumların derhal 112 veya 117 acil hatları üzerinden polise bildirilmesi.

Yetkililer, dikkatli ve temkinli davranmanın bu tür dolandırıcılıkların önlenmesinde en etkili yöntem olduğunu vurguladı.

Haberin Devamını Oku

Trendler