Connect with us

Gündem

Eski Kocasının Öz Kızına Tecavüz Ettiğini Düşünen Kadın, Bıçaklı Saldırı İddiasıyla Hâkim Karşısına Çıkacak

yazar

Published

on

Olay ilk duyulduğunda, saldırıyı gerçekleştirdiği ileri sürülen kadının akıl sağlığının yerinde olmadığı yönünde sosyal medyada çok sayıda yorum yapıldı. Eski kocasının yanında, bebek arabasında iki aylık bir çocuk bulunmasına rağmen saldırının gerçekleştirilmesi de yorumlarda büyük tepkiyle karşılandı ve yadırgandı.

Olayın hemen ardından yapılan resmî açıklamada saldırının nedeni bilinmiyordu. Ancak aylar sonra İsviçre basınına yansıyan savcılık iddianamesi, olayın arkasında çok farklı ve çarpıcı bir iddianın bulunduğunu ortaya koydu.

Gazetenin ulaştığını belirttiği iddianameye göre kadın, eski kocasının kendi öz kızına tecavüz ettiğini ve kızının dünyaya getirdiği bebeğin babasının da eski kocası olduğunu sanıyordu. Savcılık ise kadının bu düşüncesinin gerçeğe dayanmadığını ve yanılgı içinde olduğunu belirtiyor.

Basel’in Gundeldingen semtinde eski kocasına sokak ortasında bıçakla saldırdığı iddia edilen 51 yaşındaki kadın, “kasten öldürmeye teşebbüs” suçlamasıyla 13 Ekim’de Basel Ceza Mahkemesinde hâkim karşısına çıkacak.

Kadın Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı

Olay, 22 Şubat 2026 Pazar günü öğleden sonra Gundeldingerstrasse ile Solothurnerstrasse kavşağı yakınlarında meydana geldi.

İddiaya göre kadın, bebek arabasında iki aylık torunuyla yürüyen eski kocasını bekledi ve ardından bıçakla saldırdı. Yaralanan adam hastaneye kaldırılırken bebek olaydan zarar görmedi.

Basel-Stadt Savcılığı, olayın ardından gözaltına alınan 51 yaşındaki kadının Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğunu açıkladı. Saldırıya uğrayan eski kocanın uyruğu hakkında ise herhangi bir bilgi verilmedi.

1993–2004 yılları arasında evliydiler

Savcılık iddianamesine göre kadın ile eski kocası, 1993–2004 yılları arasında evliydi. Bu evlilikten bir kızları bulunuyor.

İddianamede kadının, eski kocasının kendi öz kızına tecavüz ettiğini ve kızının dünyaya getirdiği bebeğin babasının da eski kocası olduğunu düşündüğü ileri sürülüyor.

Savcılığa göre kadın, “kızının artık rahat etmesi için” eski kocasını öldürmeye karar verdi. Ancak iddianamede, kadının tecavüz ve bebeğin babasına ilişkin düşüncesinin gerçeğe dayanmadığı ve yanılgı içinde olduğu özellikle belirtiliyor.

Haberde sanığın bu konudaki ayrıntılı savunmasına henüz yer verilmiyor.

Evinden 33,5 santimetrelik bıçak aldı

İddianameye göre kadın, evinden toplam uzunluğu 33,5 santimetre olan bir bıçak alarak eski kocasının yaşadığı bölgeye gitti.

Eski kocasının kendisine ne istediğini sorması üzerine kadının küfrettiği ve adamı takip etmeye başladığı ileri sürüldü. Kadının yaya geçidinde eski kocasının baş bölgesine bıçakla saldırmaya çalıştığı, ancak bıçağın adamın sırtına isabet ettiği iddia edildi.

Kadının daha sonra saldırısını sürdürdüğü ve eski kocasını böbrek bölgesinden de yaraladığı öne sürüldü. Adamın, torununu korumak amacıyla bebek arabasını kaldırıma ittiği ve ardından kadının kolunu tutmayı başardığı belirtildi.

16 yaşındaki görgü tanığı saldırıyı otobüsten izledi

Olayı 36 numaralı otobüsten izleyen 16 yaşındaki bir görgü tanığı, İsviçre basınına yaptığı açıklamada kadın ile erkeğin önce tartıştığını ve boğuştuğunu söyledi.

Otobüsün kapılarının açılmasının ardından iki erkeğin dışarı çıkarak müdahale ettiğini anlatan tanık, bu kişilerin bıçağı kadının elinden düşürdüğünü ve tarafları ayırarak durumu sakinleştirmeye çalıştığını belirtti.

İddianameye göre ise iki kişi, başlangıçta erkeğin kadına saldırdığını düşünerek adamı tutmaya çalıştı. Kadının bu sırada yeniden bıçağa ulaşmaya çalıştığı, ancak çevredekilerden birinin bıçağı aldığı bildirildi.

Etkisiz hâle getirilen bıçak, polis gelinceye kadar otobüsün ön tarafındaki konsolun üzerine bırakıldı.

Görgü tanığı, tarafların ayrılmasının ardından kadının ağladığını ve hayal kırıklığına uğramış göründüğünü aktardı. Kısa süre sonra olay yerine gelen polis, tanıkların ifadelerini aldı ve kadını gözaltına aldı.

Yaralar ölümcül olabilirdi

Adli tıp raporuna göre adamın yaraları doğrudan hayati tehlike oluşturmadı. Ancak bıçağın daha derine girmesi veya omuz bölgesinde farklı bir noktaya isabet etmesi hâlinde akciğer sönmesi meydana gelebileceği belirtildi.

Bıçağın büyük damarlardan birine isabet etmesi durumunda da adamın hayatının tehlikeye girebileceği kaydedildi.

Savcılık, kadının bıçak kısmı 20 santimetreden uzun olan bir silahla eski kocasına defalarca saldırmasının, adamı yalnızca yaralamak değil öldürmek istediğini gösterdiği görüşünde.

13 Ekim’de yargılanacak

Basel Toplu Taşıma İşletmesi BVB’ye ait kamera görüntülerinin de dava dosyasında bulunduğu açıklandı. Kadın, 13 Ekim’de “kasten öldürmeye teşebbüs” suçlamasıyla Basel Ceza Mahkemesinde hâkim karşısına çıkacak. Duruşmanın en fazla bir buçuk gün sürmesi planlanıyor.

Kesinleşmiş bir mahkeme kararı verilinceye kadar sanık hakkında masumiyet karinesi geçerlidir.
#basel#schweiz#isviçre#haber#haberler

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Gündem

İSVİÇRE’DE AİLELERİN YENİ TERCİHİ: ORTA BÜYÜKLÜKTEKİ ŞEHİRLER ÖNE ÇIKIYOR

yazar

Published

on

By

İsviçre’de çocuklu aileler için en cazip yerleşim yerleri her zaman Zürih ve Cenevre gibi büyük merkezler değil. UBS’nin 2026 Konut Çekiciliği Göstergesi, iyi altyapıyı daha düşük yaşam maliyetleriyle birleştiren orta büyüklükteki şehirlerin aileler açısından öne çıktığını gösteriyor.

Araştırmada İsviçre’deki belediyeler on bölge içinde karşılaştırıldı. Örnek hane olarak iki çocuklu ve yıllık brüt geliri 150 bin frank olan bir aile esas alındı. Değerlendirmede konut ve yaşam giderlerinin yanı sıra ulaşım, altyapı, eğitim, çocuk bakımı, alışveriş ve boş zaman imkânları dikkate alındı.

Kendi bölgelerinde Vevey, Solothurn, Fribourg, Sion, Basel, Luzern, Aarau, Lugano, St. Gallen ve Chur listenin başında yer aldı. Bu on bölgesel liderin dokuzu orta büyüklükteki şehirlerden oluşuyor. Zürih ve Cenevre ise kendi bölgelerinde ilk üçe giremedi.

Sonuçlarda en belirleyici unsurlardan biri yaşam maliyeti oldu. Araştırmaya göre Vevey’de incelenen ailenin giderleri Cenevre’den yaklaşık yüzde 15 daha düşük. Aarau’da maliyetler Zürih’in yaklaşık yüzde 28, Schaffhausen’de ise yüzde 34 altında hesaplandı. Bu şehirler aynı zamanda eğitim, çocuk bakımı, alışveriş, ulaşım ve sosyal yaşam açısından güçlü bir altyapı sunuyor.

Ticino sıralamasında Lugano ilk sıraya yerleşti. Lugano’yu Locarno, Tenero-Contra, Ascona, Muralto, Val Mara, Minusio, Melide, Morcote ve Bellinzona izledi. Fransızca konuşulan bölgede Vevey ve Fribourg’un yanı sıra Morges ve Granges-Paccot gibi yerleşimler de yüksek çekicilikleriyle dikkat çekti.

Ancak araştırma, herkes için tek bir “en iyi şehir” bulunduğunu söylemiyor. Sonuçlar seçilen aile modeline ve gelir düzeyine göre değişiyor. Daha yüksek gelirli aileler için vergi avantajları daha büyük rol oynarken, düşük gelirli hanelerde uygun konut ve günlük yaşam giderleri daha fazla önem kazanıyor.

UBS’ye göre taşınmaların yaklaşık yüzde 70’i 10 kilometreden daha kısa mesafelerde gerçekleşiyor. Bu nedenle sıralama, ülke genelinde mutlak bir yarıştan çok aynı bölgedeki gerçekçi yerleşim seçeneklerini karşılaştırıyor.

#İsviçre#schweiz#bern#zürich#suisse

Continue Reading

Gündem

NEUCHÂTEL’DE KAĞITSIZ GÖÇMENLER İÇİN YENİ DÖNEM: BELİRLİ ŞARTLARLA OTURUM BAŞVURUSU

yazar

Published

on

By

Neuchâtel Kantonu, uzun yıllardır İsviçre’de oturum izni olmadan yaşayan ve çalışan bazı kişilerin durumlarının incelenmesini sağlayan geçici uygulamayı 1 Eylül 2026’da başlattı. Cenevre’de yürütülen “Papyrus” modelinden esinlenen program, 30 Kasım 2027’ye kadar toplam 15 ay uygulanacak.

Uygulama genel bir af veya otomatik oturum hakkı anlamına gelmiyor. Her dosya ayrı ayrı değerlendirilecek ve bütün koşulların karşılanması gerekecek. Program, AB veya EFTA dışındaki ülkelerin vatandaşlarına yönelik. Başvuru sahibinin çalışıyor ve sosyal yardıma ihtiyaç duymadan mali açıdan bağımsız olması gerekiyor.

Temel koşul, İsviçre’de kesintisiz en az 10 yıldır yaşamak ve bunun son üç yılını Neuchâtel Kantonu’nda geçirmiş olmak. Okula devam eden en az bir çocuğu bulunan ailelerde İsviçre’de aranan ikamet süresi beş yıla düşüyor; son üç yılın yine Neuchâtel’de geçirilmesi şartı aranıyor. Hanedeki yetişkinlerin en az A1 düzeyinde Fransızca bilmesi, geçerli pasaporta sahip olması, sabıka kaydının temiz olması ve icra borcu bulunmaması da koşullar arasında.

Hakkında ülkeden çıkarma kararı bulunanlar ile İsviçre’de daha önce iltica başvurusu yapmış kişiler bu uygulamadan yararlanamıyor. İltica alanına giren kişiler için farklı federal kurallar ve işlemler geçerli.

Başvurmak isteyenlerin ilk olarak Neuchâtel Protestan Sosyal Merkezi CSP ile iletişime geçmesi gerekiyor. İlk görüşme anonim, ücretsiz ve gizli gerçekleştiriliyor. CSP, şartların karşılanıp karşılanmadığını kontrol ediyor ve uygun kişilerin belgelerini hazırlamasına yardım ediyor. Dosya daha sonra kanton göç makamlarınca inceleniyor. Kantonun uygun bulduğu başvurularda son kararı Federal Göç Sekreterliği SEM veriyor. Onay hâlinde B oturum izni düzenlenebiliyor.

Programa katılarak çalışanının durumunu ve çalışma ilişkisini yasal hâle getiren işverenler hakkında bu süreç kapsamında ceza soruşturması açılmayacağı belirtiliyor. Kanton, uygulamayla kayıt dışı çalışmayı ve savunmasız kişilerin sömürülmesini azaltmayı hedefliyor.

#İsviçre#Neuchâtel#Göç#Oturumİzni

Continue Reading

Gündem

TİCİNO’DA TIP ARAŞTIRMALARI HIZLANIYOR: YENİ TEDAVİLER MALİYETLERİ DÜŞÜREBİLİR

yazar

Published

on

By

Lugano, 4 Eylül’de İsviçre’nin İtalyanca konuşulan bölgesindeki tıp araştırmacılarını, doktorları ve sağlık çalışanlarını bir araya getiren 15. İnsan Tıbbı Araştırma ve İnovasyon Günü’ne ev sahipliği yaptı. Etkinlik, Lugano’daki USI Doğu Kampüsü’nde EOC Tıp Eğitimi ve Araştırma Birimi, EOC Klinik Araştırmalar Birimi ve İsviçre İtalyan Üniversitesi tarafından düzenlendi.

Günün temel mesajı, “Araştırmanın yapıldığı yerde daha iyi tedavi sunulur” oldu. Klinik araştırma yürüten hastanelerde hastalar yeni ilaçlara, gelişmiş teşhis yöntemlerine ve yenilikçi tedavilere daha erken erişebiliyor. Araştırmalar yalnızca yeni yöntemler geliştirmeyi değil, mevcut tedavilerden hangisinin hangi hasta için daha etkili olduğunu belirlemeyi de sağlıyor.

Ticino Kanton Hastaneleri Kurumu EOC’den Dr. Panagiotis Stathis, klinik çalışmaların bazı tedavileri daha verimli ve daha az maliyetli hâle getirebildiğine dikkat çekti. Araştırma sayesinde etkisi sınırlı uygulamaların ayıklanması, hastaya daha uygun tedavinin seçilmesi ve gereksiz müdahalelerin azaltılması mümkün olabiliyor. Bu yaklaşım hem hastanın yaşam kalitesine hem de sağlık sisteminin kaynaklarını daha doğru kullanmasına katkı sağlıyor.

Ancak haberde geçen “maliyetleri düşürme” ifadesi, bütün sağlık giderlerinin hemen azalacağı anlamına gelmiyor. Yeni ilaçlar ve teknolojiler başlangıçta yüksek maliyet yaratabiliyor. Tasarruf; doğru teşhis, etkili tedavi seçimi, komplikasyonların önlenmesi ve hastanede kalış süresinin azaltılması gibi uzun vadeli sonuçlarla ortaya çıkabiliyor.

Etkinlikte klinik ve epidemiyolojik araştırmaların yanı sıra temel, hesaplamalı ve hemşirelik araştırmalarının da ele alınması planlandı. Böylece yalnızca doktorların değil, farklı sağlık disiplinlerinin yürüttüğü çalışmalar aynı platformda buluştu.

Uzmanlara göre araştırmaların devamlılığı için finansman, eğitimli personel, hasta katılımı ve kurumlar arası işbirliği gerekiyor. Ticino’daki toplantının amacı da araştırma sonuçlarını paylaşmak, genç bilim insanlarını desteklemek ve yeni çalışmaların önünü açmak.

Continue Reading

Trendler