Avrupa
Berlin’de bir ilk: Türk kökenli bilim insanı Fatma Deniz rektör oldu
Almanya’da Berlin Teknik Üniversitesi’ne (TU Berlin) Prof. Dr. Fatma Deniz’in rektör olarak seçilmesi, ülkede ve uluslararası akademi çevrelerinde dikkat çekti.
Bilgisayar bilimci ve yapay zeka araştırmacısı olan Deniz, üniversite senatosunun oy çokluğuyla rektörlük görevine seçildi. Görevine Nisan 2026 itibarıyla başlayacak olan Deniz’in görev süresinin dört yıl olacağı bildirildi.
Daha önce üniversitede dijitalleşme ve sürdürülebilirlikten sorumlu rektör yardımcılığı görevini yürüten Deniz, aynı zamanda TU Berlin’de profesör olarak görev yapıyordu.
Türkiye’de eğitim gördükten sonra Almanya ve ABD’de akademik çalışmalarını sürdüren Deniz, özellikle yapay zeka, veri bilimi ve insan beyninde dil işleme süreçleri üzerine yaptığı araştırmalarla tanınıyor.
Deniz’in rektörlüğe seçilmesi, Berlin Teknik Üniversitesi tarihinde bir ilk olarak değerlendirilirken, Almanya’daki Türk kökenli bilim insanları açısından da önemli bir başarı olarak görülüyor.
Uzmanlar, Deniz’in disiplinler arası çalışmaları ve dijitalleşme alanındaki deneyiminin, üniversitenin bilimsel ve kurumsal gelişimine katkı sağlamasının beklendiğini ifade ediyor.
Avrupa
EuroAirport’ta bakım süreci
Fransa ile İsviçre sınırında bulunan EuroAirport Basel-Mulhouse-Freiburg Havalimanı’nda ana pistin kapatılması nedeniyle uçuşlarda ciddi iptal ve kısıtlamalar yaşanacak.
Havalimanı yetkilileri, 15 Nisan–20 Mayıs 2026 tarihleri arasında ana pistin tamamen kapatılacağını ve bu süreçte uçuşların yalnızca ikinci, daha kısa pistten sınırlı şekilde gerçekleştirileceğini açıkladı.
Bu durumun hava trafiğini önemli ölçüde etkilemesi beklenirken, mevcut planlamaya göre uçuşların yaklaşık yüzde 60’ının iptal edileceği bildirildi.
Normalde 100’den fazla destinasyona uçuş yapılan havalimanında, bu dönemde yalnızca yaklaşık 29 noktaya sefer düzenlenmesi planlanıyor.
Yetkililer, sınırlı kapasite nedeniyle çoğu havayolu şirketinin seferlerini askıya aldığını, yalnızca bazı havayollarının –özellikle düşük maliyetli taşıyıcıların– azaltılmış programla uçuşlarını sürdüreceğini belirtti.
Bu kapsamda özellikle Avrupa’daki büyük şehirler ve bazı turistik destinasyonlara uçuşların devam edeceği, ancak sefer sıklıklarının ciddi şekilde düşeceği ifade edildi.
Yetkililer, bu dönemde seyahat planı olan yolcuların uçuşlarının iptal edilme veya değiştirilme ihtimaline karşı havayolu şirketleriyle iletişime geçmeleri ve güncel bilgileri kontrol etmeleri gerektiğini bildirdi.
Ana pistte yapılacak yenileme çalışmalarının uzun vadede operasyonel güvenliği artırmayı hedeflediği kaydedildi.
Avrupa
İspanya’da Tartışma Yaratan Karar: “El Öpmek” Cinsel Saldırı Sayıldı! 1.500 Euro Ceza ve Tepkiler Gündemde
İspanya’da bir mahkemenin verdiği karar, hem ülkede hem de uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Madrid’de bir otobüs durağında yaşanan olayda, bir erkek, bir kadının elini onun açık rızası olmadan öptü. Mahkeme bu davranışı “basit bir jest” olarak değil, cinsel saldırı kapsamında değerlendirdi.
Sanık, mahkeme tarafından 1.500 euro para cezasına çarptırıldı. Kararın dayanağı ise İspanya’da 2022 yılında yürürlüğe giren ve “yalnızca evet, evettir” ilkesine dayanan yasa oldu. Bu yasaya göre, karşı tarafın açık rızası olmadan gerçekleşen her türlü fiziksel temas, cinsel suç olarak değerlendirilebiliyor.
Cinsel istismar mı, cinsel saldırı mı?
Hukuki açıdan bu olay “cinsel istismar” değil, “cinsel saldırı” (daha geniş bir suç tanımı) olarak nitelendirildi. Ancak bu, en ağır suç kategorisi olduğu anlamına gelmiyor. Şiddet içeren ya da daha ağır vakalar, çok daha ciddi cezalarla karşılanıyor. Bu olayda fiziksel temasın sınırlı olması nedeniyle ceza para cezası ile sınırlı kaldı.
Toplum ikiye bölündü
Karar, kamuoyunda farklı tepkilere yol açtı:
- Olumlu görüşler:
Kadın hakları savunucuları ve bazı hukukçular, kararın önemli bir mesaj verdiğini belirtti. Rızanın açık ve net olması gerektiğini vurgulayan bu kesimler, “küçük” görülen davranışların bile kişisel sınır ihlali olabileceğine dikkat çekti. - Olumsuz görüşler:
Bazı kesimler ise kararın “aşırı” olduğunu savundu. Geleneksel olarak bazı toplumlarda el öpmenin bir saygı göstergesi olduğunu belirten eleştirmenler, bu tür davranışların suç kapsamına alınmasının günlük hayatı zorlaştırabileceğini ifade etti.
Rıza kavramı yeniden tartışılıyor
Uzmanlara göre bu karar, modern hukuk sistemlerinde rızanın ne kadar merkezi hale geldiğini bir kez daha ortaya koydu. Artık sadece fiziksel şiddet değil, karşı tarafın istemediği her türlü temas da hukuki sonuçlar doğurabiliyor.
İspanya’daki bu karar, benzer durumların diğer ülkelerde nasıl değerlendirileceği sorusunu da gündeme taşırken, “nerede sınır başlar?” tartışmasını yeniden alevlendirdi.
Avrupa
Yurtdışında Yaşayan İsviçreliler: Sayı Artıyor, Almanya İkinci Sırada
2025 yılı sonunda yurtdışında yaşayan İsviçre vatandaşlarının sayısı artmaya devam etti. İsviçre Federal İstatistik Ofisi (BFS) verilerine göre toplam sayı yaklaşık 836 bin kişiye ulaştı. Ancak artış hızı önceki yıla kıyasla bir miktar yavaşladı.
Açıklanan verilere göre yurtdışındaki İsviçrelilerin neredeyse yarısı komşu ülkelerde yaşıyor. En büyük topluluk Fransa’da bulunurken, Almanya ikinci sırada yer aldı. Almanya’da yaşayan İsviçreli sayısı 102 bini aşarken, İtalya, Avusturya ve Lihtenştayn diğer önemli komşu ülkeler arasında yer aldı.
BFS, büyüme oranının yüzde 1,4’e gerilediğini ve bu düşüşte bazı ülkelerde ölüm bildirimlerinin daha doğru yapılmasının etkili olduğunu belirtti. Yurtdışında yaşayan İsviçrelilerin yüzde 21’i 18 yaş altındayken, çoğunluğu 18-64 yaş aralığında bulunuyor. 65 yaş ve üzeri nüfusun oranı ise yüzde 24 olarak kaydedildi.
Avrupa hâlâ merkez konumunda
Yurtdışındaki İsviçrelilerin yüzde 64’ü Avrupa’da yaşamaya devam ediyor. Bu da yaklaşık 538 bin kişiye karşılık geliyor. Avrupa dışındaki en büyük topluluk ise Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunuyor. ABD’yi Kanada ve Avustralya takip ediyor.
Kıtalar arasında en hızlı büyüme Asya’da gözlemlendi. Asya’da artış oranı yüzde 3’e ulaşırken, Avrupa’da yüzde 1,5, Kuzey Amerika’da yüzde 1,1 seviyesinde kaldı. Afrika, Okyanusya ve Latin Amerika’da ise daha sınırlı artışlar kaydedildi.
Sınır bölgeleri öne çıkıyor
İsviçrelilerin özellikle sınır bölgelerinde yoğunlaştığı dikkat çekiyor. Fransa’da Haute-Savoie bölgesi en büyük İsviçreli nüfusa ev sahipliği yaparken, Almanya’da Berlin başı çekiyor. Ayrıca Lörrach, Waldshut ve Konstanz gibi sınır bölgeleri de öne çıkıyor.
Türkiye’deki İsviçreliler
Türkiye, İsviçrelilerin yoğun olarak yaşadığı ülkeler arasında üst sıralarda yer almasa da dikkat çeken bir destinasyon olmaya devam ediyor. Türkiye’de yaşayan İsviçreli vatandaşlar genellikle İstanbul, İzmir ve Antalya gibi büyük şehirler ile turistik bölgelerde bulunuyor.
Uzmanlara göre daha uygun yaşam maliyetleri, iklim avantajı ve özellikle emekliler için cazip yaşam koşulları Türkiye’yi tercih edilir kılıyor. Bununla birlikte Türkiye’deki İsviçreli nüfus, Avrupa’daki büyük topluluklara kıyasla hâlâ sınırlı bir paya sahip.
Genel tablo, İsviçrelilerin yurtdışında yaşamaya olan ilgisinin sürdüğünü ancak büyümenin daha dengeli bir seyir izlediğini gösteriyor. Türkiye ise bu dağılım içinde küçük ama potansiyeli olan bir seçenek olarak öne çıkıyor.
-
Gündem1 Jahr agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem1 Jahr agoERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya1 Jahr agoMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem1 Jahr agoTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


