Connect with us

Gündem

37 MİLYON FRANKLIK BÜTÇE ONAYLANDI

yazar

Published

on

📅 Güncelleme Tarihi: 24 Kasım 2024, 18:26
🕒 Okuma Süresi: 4 Dakika

🔔 Tarihi Karar
İsviçre’nin Basel kenti, 2025 Eurovision Şarkı Yarışması’na ev sahipliği yapacak. Bu büyük organizasyon için planlanan 37 milyon Franklık bütçe, halkın %66,6 oranında „Evet“ oyuyla onaylandı. Halk oylamasına, EDU adlı küçük bir siyasi parti tarafından düzenlenen referandum ile gidilmişti.

🗳️ Oylama Sonuçları

  • Evet: %66,6 (38.186 oy)
  • Hayır: %33,4 (19.172 oy)

👥 Hükümet ve Halk Memnun
Basel Kantonu Hükümet Başkanı Conradin Cramer, sonuçtan oldukça memnun:

„Basellilerin üçte ikisinin bu projeyi desteklemesi büyük bir gurur kaynağı. Bu sonuç, organizasyonu güvenli ve keyifli bir şekilde gerçekleştirmek için çalışan tüm ekipler için bir motivasyon kaynağıdır.“

🎤 Dünya’nın Gözü Basel’de Olacak
Eurovision Şarkı Yarışması, Mayıs 2025’te Basel’deki St. Jakobshalle‚de düzenlenecek. Final gecesi için St. Jakob-Park Stadyumu’nda büyük bir halk izleme etkinliği de planlanıyor. Organizasyon, sadece sahne şovlarıyla değil, yan etkinlikler ve şehir çapında gerçekleşecek etkinliklerle de büyük bir ekonomik ve kültürel hareketlilik yaratacak.

💰 Bütçe ve Kazanç
Hükümetin 37,5 milyon Franklık bir harcama öngördüğü bu organizasyon için yaklaşık 2,5 milyon Frank gelir bekleniyor. Basel, yarışma için “Crossing Borders” (Sınırları Aşmak) sloganıyla başvurarak ev sahipliği hakkını kazanmıştı.

📌 Eleştiriler ve Referandum
Referandumun öncüsü EDU, organizasyonu yüksek maliyetli ve ideolojik açıdan tartışmalı bulduğunu ifade etti. EDU yetkilileri, kampanya boyunca polis eksikliği ve güvenlik masraflarına dikkat çekerek organizasyonun finansal açıdan sorumsuz bir karar olduğunu savundu. Ancak geniş siyasi destek ve Basel ekonomisi için olumlu etkiler beklentisi, halkın büyük çoğunluğunun projeye destek vermesinde etkili oldu.

🌟 Basel İçin Büyük Fırsat
Gewerbeverband Direktörü Reto Baumgartner, Eurovision’un Basel için ekonomik ve kültürel anlamda eşsiz bir fırsat olduğunu belirterek, organizasyonun şehrin uluslararası alanda tanıtımına ve ekonomik hareketliliğe büyük katkı sağlayacağını ifade etti.

#Eurovision2025 #Basel #İsviçre #ESC #BüyükŞov

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Gündem

ADD’den İsviçre’de Çanakkale Zaferi Anma Etkinliği

yazar

Published

on

By

İsviçre Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) tarafından, 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü kapsamında 29 Mart 2026 Pazar günü bir anma etkinliği düzenlendi.

Zürih’e bağlı Dübendorf’ta bulunan Restaurant Hecht Saal’de gerçekleştirilen program saat 14.00’te başladı.

Programa Türkiye Cumhuriyeti Başkonsolosu Fazlı Çorman katıldı. Etkinlikte konuşmacı olarak yer alan tarihçi ve araştırmacı yazar Ali Arslan, günün anlam ve önemine ilişkin bir konuşma yaptı.

Programda, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehitler anıldı. Etkinliğe yoğun katılım gerçekleşti.

Continue Reading

Avrupa

İsviçre’ye AB Vatandaşı Olarak Gelen Türkler ile AB Oturumlu Türkler Arasındaki Farklar ve Avantajlar

yazar

Published

on

By

İSVİÇRE — İsviçre’de yaşayan ya da bu ülkeye yerleşmeyi planlayan Türk vatandaşları açısından, European Union vatandaşı olmak ile yalnızca bir AB ülkesinde oturum iznine sahip olmak arasında önemli farklar bulunuyor.

Yurt dışından gelen kişi ve şirketlere danışmanlık hizmeti sunan S-Gate Swissgate’in kurucusu ve gazeteci Cemil Baysal’a göre bu ayrım, özellikle çalışma ve oturum hakları bakımından belirleyici rol oynuyor.

İsviçre ile Avrupa Birliği arasında imzalanan serbest dolaşım anlaşmaları kapsamında, AB vatandaşı olan kişiler ülkeye daha avantajlı koşullarda giriş yapabiliyor. AB pasaportuna sahip Türk kökenli bireyler, İsviçre’ye vizesiz seyahat edebiliyor ve belirli şartlar dahilinde ülkede çalışma ve oturum iznini daha kolay alabiliyor. Bu kişiler iş piyasasına serbestçe erişebilirken, iş değiştirme veya kendi işini kurma konusunda da geniş haklara sahip oluyor.

Buna karşılık, bir AB ülkesinde yalnızca oturum izni bulunan ancak AB vatandaşı olmayan Türkler, İsviçre açısından “üçüncü ülke vatandaşı” statüsünde değerlendiriliyor. Bu nedenle, Avrupa’da oturum iznine sahip olmak İsviçre’ye geçişte ek bir avantaj sağlamıyor. Bu kişiler İsviçre’ye vizesiz olarak en fazla 90 gün turistik amaçlı giriş yapabilse de bu durum çalışma veya yerleşme hakkı anlamına gelmiyor.

Bu statüdeki kişilerin İsviçre’de çalışabilmesi için işveren tarafından çalışma ve oturum izni başvurusunun yapılması gerekiyor. Ayrıca işverenin, ilgili pozisyon için İsviçre’de veya AB vatandaşları arasında uygun aday bulunamadığını ve söz konusu kişiye neden ihtiyaç duyulduğunu kanton ve federal göç makamlarına kanıtlaması şart koşuluyor. İsviçre’de uygulanan kota sistemi de bu süreci daha sınırlı ve zorlu hale getiriyor.

B ve C Oturum İzinleri Arasındaki Farklar

İsviçre’de oturum izinleri arasında en yaygın olanlardan ikisi B ve C izinleridir.

B Oturumu (Geçici Oturum İzni):

  • Süreli bir oturum iznidir (genellikle 1 yıl verilir ve uzatılır)
  • Çalışma hakkı içerir ancak bazı durumlarda iş değişiklikleri izne tabi olabilir
  • Kantonlar arasında taşınma belirli şartlara bağlıdır
  • Daha sınırlı haklar sunar

C Oturumu (Yerleşim İzni):

  • Süresiz oturum hakkı sağlar (ancak kart her 5 yıl bazı şartlar denetlenerek yenilenir)
  • İş değiştirme ve iş kurma konusunda tam serbestlik sağlar
  • Kanton değiştirme daha kolaydır
  • Sosyal ve ekonomik haklar açısından İsviçre vatandaşlarına oldukça yakın haklar sunar

C oturumu, halk arasında “süresiz oturum” olarak bilinir. Ancak kayıtsız koşulsuz süresiz değildir.

Continue Reading

Gündem

Zürih’te McDonald’s Krizi: Emma Thompson’dan Destek

yazar

Published

on

By

Zürih’in tarihi Limmatquai bölgesinde açılması planlanan bir McDonald’s şubesi tartışmalara yol açtı. Projeye karşı çıkanlara, Oscar ödüllü İngiliz oyuncu Emma Thompson da destek verdi.

Yerel basında yer alan haberlere göre Thompson, imza kampanyasına katılarak projeyi sert sözlerle eleştirdi. Ünlü oyuncu, planlanan fast-food restoranını “kendine zarar verme” olarak nitelendirdi ve yetkililere projeyi yeniden değerlendirme çağrısı yaptı.

📍 Projeye yerel tepki büyüyor

Yeni şubenin Limmatquai 48 adresinde açılması planlanıyor. Ancak bölge sakinleri projeye karşı çıkıyor. Bir mahalle derneği öncülüğünde başlatılan kampanya kısa sürede yaklaşık 1600 imzaya ulaştı.

Protestocuların başlıca endişeleri şunlar:

  • Gece geç saatlere kadar açık olacak işletmenin yaratacağı gürültü
  • Artacak çöp ve trafik yoğunluğu
  • Tarihi dokunun zarar görme riski

🏢 Şirketten açıklama

McDonald’s ise eleştirileri reddediyor. Şirket, projenin bulunduğu bölgeye uygun şekilde planlandığını ve gerekli tüm resmi izinlerin alındığını açıkladı.

⚖️ Karar mahkemede

Projeyle ilgili son karar, kantonun inşaat itiraz mahkemesi tarafından verilecek. Projeye karşı çıkanlar ise olumsuz bir karar çıkması durumunda süreci daha üst mahkemelere taşımaya hazır olduklarını belirtiyor.

Continue Reading

Trendler