Connect with us

Dünya

Avusturya’da Suriyelilerin Sayısı 100.000’i Aşıyor: İki Dalga ile Artış ve Toplum Üzerindeki Etkiler

yazar

Published

on

Avusturya, Suriyeli göçmenlerin sayısında büyük bir artış yaşadı. 20 yıl önce ülkede yalnızca 760, 10 yıl önce ise 4000 Suriyeli yaşıyordu. Ancak 2015 ve 2020 yıllarında yaşanan iki büyük göç dalgasıyla bu rakam hızla arttı. Şu anda resmi istatistiklere göre Avusturya’da 95.000 Suriyeli bulunuyor, ancak özel bir inceleme bu sayının 1 Nisan itibarıyla 98.000 olduğunu ortaya koydu. Bu durum, güçlü bir aile birleşimi süreciyle birlikte 100.000 barajının yakında aşılacağını gösteriyor.

Karşılaştırma yapmak gerekirse, Avusturya’da yaklaşık 50.000 Afgan, 80.000 Ukraynalı, ve uzun yıllardır ülkede yaşayan 120.000 Sırp ve Türk yaşıyor. Bu büyük rakamlar, Suriyelilerin toplum içindeki yerini ve entegrasyon süreçlerini öne çıkarıyor.

Medyada Negatif İmaj ve Gerçekler

Son dönemlerde medyada Suriyelilerin suç oranları ve sosyal yardımlarla ilgili olumsuz haberler sıkça yer aldı. Özellikle bazı suç haberleri ve büyük ailelerin sosyal yardım aldığı konuları, Suriyelilere yönelik negatif bir algı yarattı. Ancak bu olumsuz imaj, Avusturya’da uzun süredir yaşayan ve topluma entegre olmuş bazı Suriyelileri gölgede bırakıyor.

Entegre Olmuş Suriyeliler: İş Gücü ve İşletmeler

Suriyelilerin entegrasyon süreci, başta iş gücü olmak üzere birçok alanda başarıyla sürdürülüyor. Örneğin, 2015 yılında gelen Suriyelilerden Bilal Albeirouti, Viyana’da ilk Suriyeli tramvay şoförü olarak biliniyor. Albeirouti, Suriyelilerin Avusturya iş gücüne entegrasyonunda önemli bir rol oynadı ve bu süreçte birçok kişi için ilham kaynağı oldu.

Viyana’daki Brunnenmarkt, Suriyelilerin işletmecilik becerilerini sergilediği bir diğer örnek. Buradaki Suriyeli esnaflar, pazarı Avrupa’nın en büyük açık hava pazarlarından biri yapma konusunda önemli katkılar sağladı.

İki Farklı Suriyeli Grubu: Kentli ve Kırsal

Suriyelilerin entegrasyonunda iki ana grup gözlemleniyor: İlk dalgada gelen kentli Suriyeliler ve ikinci dalgada gelen kırsal Suriyeliler. İlk grup, çoğunlukla şehirlerdeki meslek gruplarına uyum sağlarken, ikinci grup savaş ve mülteci kamplarının etkisiyle daha yüksek bir suç oranı ve eğitim eksikliği ile karşı karşıya kaldı.

Entegrasyon Zorlukları ve Gelecek Perspektifleri

Suriyelilerin işsizlik oranı, Viyana’da %54 seviyelerinde bulunuyor. Kadınların iş gücüne katılım oranı ise düşük. Ayrıca, bazı Suriyelilerin, özellikle gençlerin, antisemitik tutumları, Avusturya’daki Yahudi topluluğu ile ilişkilerde endişelere yol açtı.

Eğitim sistemindeki „brennpunktschulen“ olarak adlandırılan okullarda yüksek oranlarda Müslüman öğrencinin bulunması, entegrasyon sürecinde yaşanan zorlukları gözler önüne seriyor. Bu bağlamda, entegre olmuş Suriyelilerin, yeni gelenlerin entegrasyon süreçlerine destek vermesi, toplumsal uyum açısından kritik öneme sahip.

Avusturya, Suriyeli göçmenlerin entegrasyonunda önemli bir dönüm noktasında bulunuyor. Hem devletin hem de entegre olmuş Suriyelilerin katkılarıyla, bu sürecin başarılı bir şekilde yönetilmesi, toplumun genel refahı açısından büyük önem taşıyor.

#Suriyeliler #GöçmenEntegrasyonu #Avusturya #Brunnenmarkt #SuriyeliToplum #EntegrasyonSorunları #Austria #österreich #syrier

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Dünya

İran Savaşı Küresel Ekonomiyi Sarsıyor: “Son 50 Yılın En Büyük Şoku” mu?

yazar

Published

on

By

Orta Doğu’da devam eden İran savaşı, küresel ekonomi üzerindeki etkileriyle yeniden gündemde. Harvard Üniversitesi ekonomisti Kenneth Rogoff, savaşın dünya ekonomisi için son 50 yılın en büyük büyüme ve fiyat şoku olabileceğini belirtti.

📊 Öne çıkanlar

  • Küresel petrol arzı savaş nedeniyle %11–15 oranında azaldı
  • Brent petrol fiyatı varil başına 107 doların üzerine çıktı
  • İsviçre ekonomisinin büyümesinde 2027’ye kadar %0,6 düşüş bekleniyor

⚠️ Petrol arzındaki daralma endişe yaratıyor

Uzmanlara göre İran savaşı, küresel petrol arzında ciddi bir daralmaya yol açtı. Bu oran, 1970’lerdeki petrol krizinden bile daha yüksek seviyelere işaret ediyor. O dönemde arz kaybı %7–8 civarındaydı ve dünya genelinde yüksek enflasyon ile ekonomik daralma yaşanmıştı.

🏛️ “Şok büyük, ancak tablo farklı”

Raiffeisen Başekonomisti Fredy Hasenmaile, mevcut enerji şokunun büyüklüğünü kabul etmekle birlikte, günümüz koşullarının 1970’lerden farklı olduğuna dikkat çekti. Batı ülkelerinin enerji bağımlılığının azalması ve savaş öncesi petrol arz fazlası, etkilerin sınırlanabileceğine işaret ediyor.

Hasenmaile, Rogoff’un değerlendirmelerini “fazla karamsar” bulsa da mevcut petrol fiyatlarının ekonomi için ciddi bir şok oluşturduğunu vurguladı.

🇨🇭 İsviçre ekonomisi nasıl etkileniyor?

ETH Zürich bünyesindeki KOF Konjonktür Araştırma Merkezi’ne göre, petrol fiyatlarının yüksek kalması halinde İsviçre ekonomisinin büyümesi 2027 yılına kadar %0,6 daha düşük gerçekleşebilir.

İsviçre açısından en önemli riskler:

  • Yüksek enerji maliyetleri
  • Artan enflasyon baskısı
  • Faiz artışı ihtimali
  • Güçlenen İsviçre Frangı nedeniyle ihracatın zorlaşması

🏭 Özellikle bazı sektörler risk altında

Savaşın etkileri özellikle şu alanlarda hissediliyor:

  • Sanayi ve teknoloji sektörü: Zaten krizden çıkan sektör için yeni darbe
  • Enerji yoğun sektörler: Kağıt, metal üretimi ve gıda üretimi
  • Turizm ve lüks tüketim: Talep düşüşü riski

🌐 Küresel görünüm

Uzmanlar, savaşın uzaması halinde enflasyonun birçok ülkede yeniden yükselişe geçebileceğini belirtiyor. Bu durum, merkez bankalarını faiz artırmaya zorlayabilir.

Buna rağmen mevcut değerlendirmelere göre, İsviçre ve küresel ekonomi için kısa vadede bir resesyon beklentisi bulunmuyor.

Continue Reading

Dünya

Dünyada sadece 13 ülkede hava güvenli: İsviçre listede yok

yazar

Published

on

By

Yeni yayımlanan bir rapora göre, dünya genelinde hava kirliliği ciddi boyutlara ulaştı. Sadece 13 ülkede hava kalitesi güvenli seviyede bulunurken, İsviçre bu ülkeler arasında yer almadı.

İsviçre merkezli hava kalitesi ölçüm şirketi IQAir’in hazırladığı “Dünya Hava Kalitesi Raporu”, 143 ülkedeki 9 binden fazla şehrin verilerini analiz etti. Sonuçlara göre 130 ülke, Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği ince partikül (PM2,5) sınır değerini aşıyor.

Hava kalitesi kötüleşiyor

Rapora göre dünya genelinde hava kalitesi giderek kötüleşiyor. Şehirlerin yalnızca yüzde 14’ü Dünya Sağlık Örgütü’nün standartlarını karşılayabiliyor. Bu oran bir önceki yıl yüzde 17 seviyesindeydi. Uzmanlara göre orman yangınları ve iklim değişikliği, hava kirliliğini artıran başlıca nedenler arasında yer alıyor.

En temiz havaya sahip ülkeler arasında Fransız Polinezyası, Porto Riko, İzlanda, Avustralya ve Estonya bulunuyor. Buna karşılık en kirli hava Pakistan, Bangladeş ve Tacikistan gibi ülkelerde ölçüldü.

İsviçre’de durum kötüleşti

Rapora göre İsviçre’de hava kalitesi son bir yılda yüzde 30’dan fazla kötüleşti. PM2,5 seviyesi 7,3’ten 9,7 mikrograma yükselerek, Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği sınırın neredeyse iki katına çıktı.

Bu artışta, Kuzey Amerika’daki orman yangınlarından gelen duman ile Afrika’dan taşınan Sahra tozunun etkili olduğu belirtildi.

İsviçre, 143 ülke arasında hava kirliliği sıralamasında 98’inci sıraya geriledi. Ülkenin hava kalitesi hâlâ bazı Avrupa ülkelerinden daha iyi olsa da, Rusya, Almanya ve Fas’ın gerisinde kaldı.

En kirli şehirler Liestal ve Chiasso

Raporda İsviçre’deki şehirler de ayrı ayrı incelendi. Buna göre en kirli havaya sahip şehirler Liestal (BL) ve Chiasso (TI) oldu. Her iki şehirde de PM2,5 değeri 13,5 mikrogram olarak ölçüldü.

En temiz hava ise Ticino kantonundaki Gambarogno’da kaydedildi. Burada PM2,5 seviyesi 4,7 mikrogram olarak belirlendi.

Uzmanlar, hava kirliliğinin Avrupa’da her yıl yüz binlerce insanın ölümüne neden olduğunu hatırlatarak, acil önlemler alınması gerektiğini vurguluyor.

Continue Reading

Dünya

ORTADOĞU GERİLİMİ İSVİÇRE TURİZMİNİ ETKİLİYOR: OTELLERDE İPTAL DALGASI

yazar

Published

on

By

Ortadoğu’daki savaşın etkileri İsviçre turizm sektöründe hissedilmeye başladı. Özellikle Asya’dan gelen grup rezervasyonlarında yaşanan iptaller, bazı otellerde ciddi kayıplara yol açıyor.

Sektör temsilcilerine göre, savaş nedeniyle Dubai, Abu Dabi ve Doha gibi önemli aktarma merkezlerinde uçuşların aksaması, Avrupa’ya gelen turist akışını olumsuz etkiliyor. Bu durum, İsviçre’deki otellerde rezervasyon iptallerine neden oluyor.

5 günde 4 bin 800’den fazla iptal

Schwyz kantonunda otel işleten Stojan Stevanovic, savaşın etkisini ilk hissedenlerden biri oldu. Stevanovic, yalnızca beş gün içinde iki otelinde toplam 120 grubun, yani 4 bin 800’den fazla misafirin rezervasyonunu iptal ettiğini söyledi.

Yılın başında son 10 yılın en yoğun rezervasyon dönemini yaşadıklarını belirten otelci, önümüzdeki aylarda rezervasyonlarda büyük boşluklar oluştuğunu ifade etti.

Asyalı turistlere bağımlılık dikkat çekiyor

Stevanovic’in işlettiği otellerde müşterilerin yaklaşık yüzde 85’ini Asyalı turistler oluşturuyor. Bu nedenle özellikle Asya’dan gelen grup iptalleri, işletmeleri doğrudan etkiliyor.

Turizm sektöründe faaliyet gösteren diğer bölgelerde de benzer bir tablo gözleniyor. Luzern’de bazı otellerde talep geçen yıl seviyesinde kalırken, bazı işletmelerde kısa süreli iptaller ve müşteri sayısında düşüş yaşanıyor.

Asıl risk yaz aylarında

Uzmanlara göre, Asya ve Orta Doğu’dan gelen turist sayısı yaz aylarında zirveye ulaşıyor. Savaşın uzaması halinde yaz sezonunda turizm sektörünün daha ciddi etkilenebileceği belirtiliyor.

Sektör temsilcileri, uçuş bağlantılarındaki kısıtlamaların devam etmesi durumunda rezervasyonların daha da düşebileceğine dikkat çekiyor.

Alternatif pazarlar umut veriyor

Öte yandan, Covid-19 döneminde edinilen tecrübeler sektör için bir avantaj olarak görülüyor. Birçok otel, pandemi sürecinde müşteri portföyünü çeşitlendirerek farklı pazarlara yöneldi.

Özellikle ABD ve Avrupa’dan gelen turistlerin artması, bazı otellerin kayıpları telafi etmesine yardımcı oluyor.

Bazı işletmeler ise yeni tur operatörleriyle çalışarak farklı rotalar üzerinden turist çekmeye başladı.


Büyük kriz ihtimali şimdilik sınırlı

Sektörde yaşanan belirsizliğe rağmen, uzmanlar büyük bir kriz ihtimalinin henüz kesinleşmediğini belirtiyor. Turistlerin alternatif uçuş rotalarıyla Avrupa’ya ulaşmaya devam etmesi, sektör için önemli bir umut kaynağı olarak görülüyor.

Continue Reading

Trendler