Avrupa
Avrupa’dan İsviçre’ye yoğun göç: Almanya, İtalya ve Fransa ilk sırada
İsviçre’de göç konusu, yaklaşan referandum öncesinde yeniden siyasi gündemin merkezine yerleşti. Resmi veriler, ülkeye yönelik göçün büyük bölümünün Avrupa ülkelerinden gerçekleştiğini ortaya koyuyor.
2025 yılında İsviçre’ye net yaklaşık 75 bin kişi göç etti. Bu kişilerin yüzde 68’i Avrupa Birliği (AB) ve Avrupa Serbest Ticaret Birliği (EFTA) ülkelerinden gelirken, yüzde 32’si üçüncü ülkelerden oluştu. Avrupa’dan gelen göçte Almanya, İtalya ve Fransa ilk sıralarda yer aldı.
Uzmanlar, İsviçre’ye yönelik bu yoğun göçün temel nedenlerinden birinin ekonomik faktörler olduğuna dikkat çekiyor. Özellikle Almanya, Fransa ve İtalya gibi komşu ülkelerde yaşayan birçok kişi, daha yüksek maaşlar ve güçlü iş imkânları nedeniyle İsviçre’yi tercih ediyor. Ülkedeki ücret seviyesinin Avrupa ortalamasının üzerinde olması, nitelikli iş gücü için önemli bir çekim unsuru oluşturuyor.
Federal makamların verilerine göre, Avrupa’dan gelen göçmenlerin yüzde 71’i iş amacıyla İsviçre’ye geliyor. Aile birleşimi yaklaşık yüzde 20, eğitim amaçlı göç ise yüzde 7 seviyesinde bulunuyor.
Üçüncü ülke vatandaşlarında ise göç nedenleri farklılık gösteriyor. Bu grupta en yaygın neden yüzde 42 ile aile birleşimi olurken, yüzde 23’lük kesim iltica başvuruları kapsamında ülkeye geliyor. 2025 yılında İsviçre’de 25 bin 781 iltica başvurusu yapılırken, 7 bin 382 kişiye koruma statüsü verildi, 5 bin 5 kişi ise geçici olarak kabul edildi.
İş gücü piyasasında da belirgin farklar dikkat çekiyor. Avrupa’dan gelen göçmenlerin istihdam oranı yüzde 86,8 ile yerli nüfusun (yüzde 84,9) üzerinde seyrederken, üçüncü ülke vatandaşlarında bu oran daha düşük seviyede kalıyor.
İsviçre ekonomisinin sanayi, sağlık, hizmet ve inşaat sektörlerinde hem yüksek nitelikli hem de sezonluk iş gücüne ihtiyaç duyması, göçün büyük ölçüde iş gücü talebiyle şekillendiğini ortaya koyuyor.
14 Haziran’da oylanacak girişim ise ülke nüfusunun 10 milyonla sınırlandırılmasını öngörüyor. Referandum öncesinde göç verileri ve ekonomik etkileri kamuoyunda yoğun şekilde tartışılmaya devam ediyor.
Avrupa
Müslüman Kadın “Dinsiz” Kaydıyla Yakıldı İddiası
Almanya’nın Würzburg kentinde yaşayan 81 yaşındaki Türk kökenli Ayten Heck’in cenazesinin, resmi kayıtlarda dini aidiyetinin bulunmadığı gerekçesiyle yakılması büyük tartışma yarattı. Müslüman kimliğiyle tanındığı belirtilen yaşlı kadının İslami usullere göre defnedilmemesi, Almanya’daki Türk ve Müslüman toplumunda tepkiye neden oldu.
Edinilen bilgilere göre uzun süredir bakım evinde kalan Ayten Heck, sağlık sorunları nedeniyle kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Ölümünün ardından yürütülen resmi işlemlerde ise herhangi bir yakına ulaşılamadığı ve dini bilgisine dair kayıt bulunamadığı öne sürüldü. Yaklaşık iki hafta süren süreç sonunda Heck’in naaşı krematoryuma gönderildi.
Olayın ortaya çıkmasıyla birlikte gözler cenaze işlemleri sırasında neden dini kurumlarla iletişime geçilmediği sorusuna çevrildi. Çünkü Ayten Heck’in çevresi tarafından yıllardır Müslüman olarak bilindiği ifade edildi.
Konuya ilişkin açıklama yapan IGMG Würzburg Şube Başkanı Mürsel Taştan, yaşananların ciddi bir ihmal olduğunu söyledi. Taştan, Ayten Heck’in yaklaşık 7-8 yıldır bakım evinde yaşadığını ve bölgedeki Müslüman toplum tarafından tanındığını belirterek, “Böyle bir durumda camilere ya da dini kuruluşlara haber verilmesi gerekirdi” değerlendirmesinde bulundu.
Taştan ayrıca olayın kendilerine cenazenin yakılmasının ardından ulaştığını ifade ederek, özellikle yalnız yaşayan yaşlı Müslümanların ölüm sonrası işlemlerinde büyük bir koordinasyon eksikliği bulunduğunu söyledi. Almanya’daki veri koruma yasalarının bazı süreçleri zorlaştırdığını kabul eden Taştan, buna rağmen dini cemaatlerle temas kurulmamış olmasını “kabul edilemez” olarak nitelendirdi.
Tartışmaları büyüten bir diğer detay ise Ayten Heck’in yıllardır cenaze fonuna ödeme yaptığının ortaya çıkması oldu. İddiaya göre Heck, ATİB bünyesindeki cenaze fonuna kayıtlıydı ve İslami defin işlemleri için düzenli aidat ödüyordu. Bu bilgi, “Müslüman olduğu bilinmiyordu” yönündeki açıklamaların sorgulanmasına neden oldu.
Würzburg Belediyesi ise yaptığı açıklamada, resmi kayıtlarda dini aidiyete ilişkin net bir bilgi bulunmadığını ve yakınlarına ulaşılamadığı için yasal prosedürün uygulandığını savundu. Ancak yerel Müslüman temsilciler, cenaze sürecinde camiler, Türk dernekleri ve konsolosluklarla iletişim kurulmamış olmasının büyük eksiklik olduğunu dile getiriyor.
Yaşanan olayın ardından Almanya’daki Türk toplumunda, özellikle yalnız yaşayan yaşlı gurbetçilerin ölüm sonrası süreçlerinin daha sıkı takip edilmesi gerektiği yönünde çağrılar yükseldi. Dini kuruluşlar, benzer olayların tekrar yaşanmaması için bakım evleri, hastaneler ve Müslüman cemaatler arasında doğrudan iletişim mekanizması kurulmasını istiyor.
Avrupa
Fransa’dan İsviçre’ye Giriş Yapan Iraklı Sürücünün Soğutmasız Aracında 1,8 Ton Kaçak “Pommes Frites” Yakalandı
Solothurn kantonuna bağlı Flüh kasabasında gerçekleştirilen gümrük kontrolünde, İsviçre’ye kaçak yollarla sokulmak istenen yaklaşık 1,8 ton “Pommes Frites” (parmak patates) ele geçirildi.
Federal Gümrük ve Sınır Güvenliği Dairesi’nin (BAZG) mobil ekipleri, 18 Mayıs 2026 tarihinde Fransa’dan İsviçre’ye giriş yapan İsviçre plakalı bir panelvanı durdurdu. Aracı kullanan 30 yaşındaki Irak uyruklu sürücünün taşıdığı ürünler detaylı incelemeye alındı.
Kontrol sırasında aracın soğutmasız yük bölümünde toplam 1.860 kilogram dondurulmuş parmak patates bulunduğu açıklandı. Yetkililer, ürünlerin İsviçre’ye gerekli gümrük vergileri ve ithalat işlemleri yapılmadan sokulmaya çalışıldığını belirtti.
Denetimlerde ayrıca aracın izin verilen taşıma kapasitesini 670 kilogram aştığı da tespit edildi. Bunun üzerine Federal Gümrük ve Sınır Güvenliği Dairesi tarafından hem gümrük kaçakçılığı hem de aşırı yük taşımacılığı nedeniyle işlem başlatıldı.
Kaçak ürünlere el konulurken, panelvan da geçici olarak müsadere edildi. Sürücü hakkında ise resmi soruşturma açıldığı bildirildi.
Yetkililer, sınır kontrollerinin yalnızca vergi denetimi açısından değil; halk sağlığı, ürün güvenliği ve kaçakçılıkla mücadele açısından da kritik önem taşıdığına dikkat çekti.
Avrupa
İspanya’da Acı İhmal: Araçta Unutulan 2 Yaşındaki Çocuk Hayatını Kaybetti
İspanya’nın kuzeybatısındaki Galiçya bölgesinde yaşanan trajedi, ülkeyi yasa boğdu. Brión kasabasında iki yaşındaki bir kız çocuğu, saatlerce park halindeki aracın içinde unutulmasının ardından hayatını kaybetti.
İspanyol basınında yer alan bilgilere göre olay, sıradan bir okul sabahında meydana geldi. Baba, önce büyük çocuğunu okula bıraktı. Ancak yolculuk sırasında yaptığı bir telefon görüşmesi nedeniyle dikkatinin dağıldığı ve ardından doğrudan evinin alt katındaki iş yerine geçtiği belirtildi. Bu sırada küçük kızının arka koltuktaki çocuk koltuğunda bulunduğunu fark etmediği ifade edildi.
Küçük çocuğun yokluğu ancak öğleden sonra annenin kreşe gitmesiyle ortaya çıktı. Kreş yetkililerinin, çocuğun o gün hiç getirilmediğini söylemesi üzerine aile büyük panik yaşadı. Yapılan aramada küçük kız aracın içinde bulundu.
Yetkililer, gün boyunca etkili olan yüksek sıcaklık nedeniyle çocuğun kapalı araçta ağır susuz kaldığını açıkladı. Sağlık ekipleri tarafından Bertamiráns’taki sağlık merkezine kaldırılan çocuk, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı.
Olayın ardından polis geniş çaplı soruşturma başlatırken, aileye psikolojik destek sağlandığı bildirildi. İspanya’da büyük üzüntü yaratan trajedi, sıcak havalarda çocukların araç içinde bırakılmasının ölümcül sonuçlarını bir kez daha gündeme taşıdı.
Uzmanlar, özellikle yaz aylarında araç içi sıcaklığın dakikalar içinde hayati seviyelere ulaşabileceği uyarısında bulunuyor.
-
Gündem1 Jahr agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem2 Jahren agoERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya2 Jahren agoMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem2 Jahren agoTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


