Dünya
ALMANYA’DA ESAD’A BAĞLI PEK ÇOK KİŞİNİN OLDUĞU İDDİA EDİLİYOR

Bir uzmana göre, Esad’a bağlı pek çok kişi yıllardır Almanya’da yaşıyor. Bu kişilerin, Almanya sokaklarında şiddetin tırmanmasına yol açabileceği konusunda uyarılar yapılıyor. Diğer bir endişe ise, Esad karşıtlarının rejimin düşmesinin ardından sadece bir kısmının Suriye’ye geri dönecek olması; Türkiye gibi birçok ülkede yerleşmiş ve çocuklarıyla düzen kurmuş kişilerin ise Suriye’ye dönmeyecek olmaları. Ayrıca, Esad’a bağlı kişilerin de çoğunun Avrupa ülkelerine kaçmış olabileceği endişesi dile getiriliyor.
Önemli Gelişmeler
- Almanya, Esad’a bağlı kişilerin Avrupa’ya kaçma girişimlerinde bulunabileceğini bildiriyor.
- Uzmanlara göre, bu kişilerden birçoğu zaten Avrupa’da yaşıyor, aralarında savaş suçluları da bulunuyor.
- Suriye rejimi yıkıldı ve Esad’ın Moskova’ya kaçtığı belirtiliyor. Ancak Esad’a bağlı olanlar ve destekçileriyle ne olacağı belirsiz. Bu kişiler Libya üzerinden Avrupa’ya ulaşabilecekleri konusunda uyarılar yapılırken, bazı uzmanlar, birçoğunun zaten Almanya’da olduğunu belirtiyor.
Esad’a Bağlı Kişilerin Almanya’da Yaşıyor Olduğu İddiası
2013’ten bu yana Almanya’da yaşayan Lawand Kiki, «Syria Reporting Centre»yi yönetiyor ve Almanya’daki bazı kişilerin Esad rejimi için belirli görevlerde bulunduğunu belirtiyor. Kiki, «Özellikle 2023 yılından sonra birçoğu Almanya’ya gelmeye başladı» diyor.
Suriye rejiminin düşmesiyle birlikte, Esad’a bağlı olanların Avrupa’ya kaçma ihtimalleri de gündeme geldi. Ancak Kiki, bu kişilerin çoğunun zaten Almanya’da yaşadığını belirtiyor, aralarında savaş suçlarına karışmış olanların da bulunduğunu vurguluyor.
Qalamun Koruma Birliği ve Savaş Suçları
Qalamun Koruma Birliği üyelerinin de Avrupa’ya göç ettiği belirtiliyor. Bu grup, özellikle uyuşturucu ticaretiyle rejime hizmet etmişti ve Hezbollah ile Rusya tarafından destekleniyordu. Kiki, «Bu grup yalnızca uyuşturucu ve insan ticaretiyle uğraşmakla kalmadı, aynı zamanda bir savaş birliği kurarak rejim için savaştı ve savaş suçları işledi» diye açıklıyor.
Rejime Bağlı Diğer Şahıslar da Avrupa’da
Ancak yalnızca bu grup değil, rejime bağlı diğer kişilerin de Avrupa’da bulunduğu ve işkence ile cinayet işledikleri belirtiliyor. 2021 yılı Ekim ayında, Suriye yönetimi 20.000 kadar personel ve savaşçının ülkeyi terk etmesine izin vermişti. Birçoğu Libyalı müttefikleriyle savaşmak için Libya’ya gitti, ancak çoğu Avrupa’ya yerleşti.
Bir eski istihbarat görevlisinin örneği de veriliyor; bu kişi, «katliamların yapıldığı» bölgelere baskınlara katılmıştı. Şu anda ise Almanya’da yaşıyor.
Suriye Büyükelçiliği’nin Rolü
Kiki, Suriye Büyükelçiliği’nin, Almanya’daki diğer Suriyeli mültecileri casusluk amacıyla gözetlediğini iddia ediyor. Bu casusluk faaliyetleri, muhalifleri tespit etmek amacıyla gerçekleştirilmiş. Büyükelçilikte çalışan bir personel, bu bilgileri doğrudan Şam’daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na aktarıyordu.
Bunun yanı sıra, başka bir büyükelçilik çalışanının Almanya’da bir para transfer şirketi ve Libya’da bir otobüs firması işlettiği ve bu faaliyetleri ile savaşçıları taşıdığı belirtiliyor. Kiki, «Büyükelçilik aslında bir suçlular ağından başka bir şey değil» diyor.
Almanya Sokaklarında Şiddet Tehlikesi
Kiki, rejimle bağlantılı kişilerin Avrupa’ya geldiğinde, eski hesapların açılabileceği ve Almanya sokaklarında şiddetin artabileceğini uyarısında bulunuyor. Örneğin, bir mülteci, kardeşini öldüren bir Esad yanlısını tanıyorsa, bu tür olaylar sokak şiddetini tetikleyebilir.
Esad’ın Eski Yanlılarının Geleceği Belirsiz
Kiki, Esad rejiminin yıkılmasından sonra Avrupa’ya gelen Esad yanlılarıyla ilgili kesin bir veriye sahip olmadıklarını belirtiyor. Binlerce kişinin, özellikle üst düzey güvenlik personelinin kaybolduğuna dikkat çekiyor ve «Nerede oldukları bilinmiyor, ancak birçoğunun Almanya’ya gelmeye çalışacağı kesin» diyor.
Bu gelişmeler, Almanya’daki güvenlik güçlerini ve mülteci politikalarını zorlu bir sınavla karşı karşıya bırakabilir.
Dünya
TRUMP’IN GÜMRÜK VERGİLERİ TEPKİ TOPLUYOR: McDONALD’S İSVİÇRE’DE NASIL YANIT VERİYOR?

📍 Güncelleme tarihi: 8 Nisan 2025
✍️ Hazırlayan: Cemil Baysal
ABD eski Başkanı ve Cumhuriyetçi başkan adayı Donald Trump’ın yeniden uygulamaya koyduğu gümrük tarifeleri, Avrupa’da Amerikan ürünlerine karşı tepkilere neden oluyor. İsviçre’de faaliyet gösteren McDonald’s ise bu durumun satışları nasıl etkileyeceğiyle ilgili açıklamalarda bulundu.
BOYKOT SESLERİ YÜKSELİYOR MU?
Geçtiğimiz aylarda Kanada’da bir kafe, Americano kahvesinin ismini “Canadiano” olarak değiştirmişti. Benzer tepkilerin İsviçre’ye sıçraması ihtimali göz ardı edilmiyor. Özellikle sosyal medyada “Big Mac boykotu” gibi ifadeler yer almaya başladı.
Bu konuyla ilgili olarak McDonald’s İsviçre CEO’su Lara Skripitsky, firmanın Zürih’te düzenlenen yıllık basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Skripitsky, “Restoranlarımız şu an çok yoğun, işler iyi gidiyor,” diyerek genel durumun olumlu olduğunu belirtti. Ancak Trump’ın uluslararası tutumunun bir tehdit unsuru olabileceğini de kabul etti.
İsviçre’de son dönemde iki olay yaşandı: Sirnach TG’de bir müşteri yüksek sesle tepki gösterdi, Biel BE’de ise bir McDonald’s şubesinin duvarına boykot çağrısı içeren bir graffiti yazıldı.
FRANSA’DA %57’Sİ BOYKOTA HAZIR
McDonald’s İsviçre henüz büyük bir boykot etkisi görmemiş olsa da, örneğin Fransa’da yapılan bir ankette halkın %57’si ABD ürünlerini boykot etmeye hazır olduğunu belirtti. Ayrıca, Goeuropean.org gibi siteler Amerikan markalarının Avrupa alternatiflerini listeliyor.
YERLİ ÜRETİME AĞIRLIK VERİYORLAR
Lara Skripitsky, McDonald’s’ın İsviçre pazarına olan bağlılığını vurguladı. Şirket 1976’dan bu yana ülkede faaliyet gösteriyor ve şu anda 183 şubesi bulunuyor. Bunların %93’ü bağımsız işletmeciler tarafından yönetiliyor.
Malzeme tedarikinde de İsviçreli çiftçilere öncelik veriliyor. 6.400 yerel tarım işletmesi süt, et, buğday, salata ve domates gibi ürünleri tedarik ediyor. 2024 yılında toplam 235 milyon Frank’lık alışverişin %85’i yerli firmalardan yapıldı. Şirketin İsviçre’de 8.300 çalışanı bulunuyor.
FİYATLAR SABİT, OYUNCAKLAR GERİ DÖNDÜ
McDonald’s, ekonomik zorluklara rağmen fiyatlarını korumayı sürdürüyor. “Big Bang Menüsü” şu anda 9.50 Frank’tan satılırken, çocuk menüsü “Happy Meal” 20 yıl önceki fiyatı olan 6.90 Frank’ta sabit tutuluyor.
Happy Meal’de bir başka değişiklik ise oyuncaklar. Sürdürülebilirlik amacıyla bir süreliğine karton oyuncaklara geçilmişti. Ancak müşteri talebi doğrultusunda plastik figürler geri döndü. Şu anda popüler video oyunu Minecraft karakterleri menülerle birlikte veriliyor.
YATIRIMLAR SÜRÜYOR
McDonald’s, 2025 yılında da büyümeye devam etmeyi hedefliyor. Beş yeni şube açılması planlanırken, 2024-2026 yılları arasında toplamda 250 milyon Frank’lık yatırım yapılması bekleniyor. Şirket, İsviçre’nin en büyük restoran zinciri konumunu koruyor.
Avrupa
NEDEN BİRÇOK PASAPORT AYNI RENKTE?

Pasaportlar sadece seyahat belgesi değil, aynı zamanda politik ve kültürel semboller! ✈️🌐 İşte renklerin ardındaki anlamlar:
🔵 Mavi – 84 ülke
En popüler renk! ABD, Mercosur ülkeleri, Karayipler… 🌊
➡️ “Yeni Dünya” simgesi
🔴 Kırmızı – Avrupa & Komünist ülkeler
AB ülkeleri, Türkiye, Çin, Rusya 🇨🇭
➡️ Estetik tercih + siyasi bağlam
🟢 Yeşil – İslam ülkeleri & Batı Afrika
Peygamberin favori rengi 🌙
➡️ İnanç ve bölgesel aidiyet
⚫ Siyah – Nadir ama güçlü
Sadece 7 ülke! Yeni Zelanda 🇳🇿, Malawi, Kongo vs.
➡️ Maori kültürüne gönderme, prestij
🇯🇵 Japonya: Renge göre süre!
🔴 10 yıl – 🔵 5 yıl
➡️ Akıllı sistem!
📏 Koyu tonlar neden yaygın?
🧳 Dayanıklılık, 🧼 Temizlik, 👑 Ciddiyet!
Gold baskı + doku = Resmi görünüm ✅
📌 Her pasaport bir tasarım hikâyesi ve diplomatik mesajdır. Sadece seyahat değil, cep boyutunda dünya siyaseti taşırız! 🌍🖐️
Avrupa
LE PEN’E SİYASET YASAĞI: ULUSAL BİRLİK SOKAĞA İNİYOR

📆 01 Nisan 2025
🕒 Okuma süresi: 4 dakika
Fransa’da aşırı sağcı lider Marine Le Pen’in beş yıl kamu görevinden men edilmesi, ülke genelinde siyasi sarsıntı yarattı. Le Pen’in partisi Ulusal Birlik (RN), kararı “demokratik olmayan bir müdahale” olarak nitelendirerek hafta sonu ülke genelinde protestolar düzenleme çağrısında bulundu.
RN lideri Jordan Bardella, Europe 1 radyosuna yaptığı açıklamada “Fransızların öfkelenmesi gerektiğine inanıyorum. Bu hafta sonu sokaklara çıkacağız. Demokratik ve barışçıl gösteriler düzenleyeceğiz” dedi. Protestoların detayları henüz netleşmedi ancak RN, bildiriler dağıtıp halk toplantıları düzenleyeceğini duyurdu.
Hafta başında RN’nin kalesi olan Henin-Beaumont’ta “Demokrasiyi kurtaralım. Le Pen’i destekleyin!” yazılı bildiriler dağıtıldı.
“MÜESSES NİZAM NÜKLEER BOMBA ATTI”
Le Pen, kendisine yöneltilen suçlamalar karşısında temyiz başvurusunda bulunduğunu duyurdu. RN milletvekillerine seslenen Le Pen, “Pes etmeyeceğiz” diyerek mahkemenin kararını “müesses nizamın kendisine attığı nükleer bomba” olarak tanımladı.
Le Pen, “Bu kadar sert önlemler alıyorlarsa demek ki kazanmanın eşiğindeyiz” ifadelerini kullandı.
YARGI KARARI VE SÜREÇ NASIL İŞLEYECEK?
Fransız mahkemesi, Marine Le Pen’i Avrupa Parlamentosu fonlarını siyasi amaçlarla kullanmak suçlamasından 4 yıl hapse mahkûm etti. Ceza, iki yılı tecilli olmak üzere, iki yılı ev hapsi olarak belirlendi. Ayrıca 100 bin euro para cezası verildi.
Kamu görevinden men kararı ise derhal yürürlüğe girdi. Temyiz süreci başlatılmış olsa da, Fransa’daki mahkeme süreçlerinin uzun sürmesi nedeniyle 2027 seçimlerine kadar sonuçlanması düşük ihtimal olarak değerlendiriliyor.
Hukuk tarihçisi Pierre Allorant, temyiz sürecinin hızla tamamlanmasının zor olduğunu ifade ederken; anayasa uzmanı Benjamin Morel, Le Pen’in Anayasa Konseyi’ne başvurarak kararın anayasaya aykırılığını ileri sürebileceğini belirtti.
FRANSA SİYASETİNDEN FARKLI TEPKİLER
Karar, Fransız siyasetinde geniş yankı buldu.
- Cumhuriyetçiler Partisi’nden Laurent Wauquiez: “Bu çok istisnai bir karar. Demokratik bir ülkede seçilmiş bir milletvekilinin seçimlere katılamaması sağlıklı değildir.”
- Jean-Luc Mélenchon (Boyun Eğmeyen Fransa): “Seçilmiş bir temsilcinin görevden alınmasına halk karar verir.”
- François Hollande (eski Cumhurbaşkanı, Sosyalist Parti): “Yargının bağımsızlığına saygı gösterilmeli.”
KAMUOYU NE DİYOR?
Elabe tarafından yapılan ankete göre:
- Yüzde 57, mahkeme kararını normal buldu.
- Yüzde 42, kararın taraflı olduğunu düşünüyor.
- BFM TV anketine göre ise, yüzde 42 kararın memnuniyet verici olduğunu belirtirken, yüzde 29 memnun olmadığını, yüzde 29 ise ilgisiz olduğunu belirtti.
MELONİ’DEN DESTEK, AVRUPA’DAN SESSİZLİK
Karara, Rusya, Macaristan ve ABD’den sonra İtalya’dan da tepki geldi.
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, “Demokrasiye değer veren hiçbir insan, çoğunluk partisinin liderini hedef alan böyle bir kararı memnuniyetle karşılayamaz” dedi.
📍 Yorum:
Marine Le Pen’e verilen kamu görevi yasağı, sadece hukuki değil aynı zamanda siyasi bir mücadeleye dönüşmüş durumda. Ulusal Birlik’in bu hafta sonu sahaya inmesi, Fransa’da seçim öncesi tansiyonu daha da yükseltecek gibi görünüyor.
-
E-Dergi1 yıl önce
İsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
Ekonomi1 yıl önce
İsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
İsviçre1 yıl önce
Dünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam12 ay önce
Kıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem5 ay önce
ERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya5 ay önce
META’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem5 ay önce
TÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ
-
Kültür Sanat1 yıl önce
Ferdi Tayfur’un Mücadele Dolu Hikayesi: Şeker Hastalığı ve Organ Nakli