Dünya
AB Ülkeleri, Suriyeliler için Beşar Esad ile Geri Gönderme Anlaşması Talep Ediyor
Avrupa Birliği (AB) üyesi yedi ülkenin dışişleri bakanları, Suriye’nin diktatörü Beşar Esad ile müzakerelere başlanmasını ve Avrupa’ya sığınan Suriyeli mültecilerin geri gönderilmesini talep etti. Bu çağrı, Esad’ın ülkede gerçekleştirdiği bombalı ve kimyasal gaz saldırılarıyla tanınan yönetimine yönelik yapıldı.
Avusturya, İtalya, Yunanistan, Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Hırvatistan, Slovenya ve Kıbrıs’ın dışişleri bakanları, AB Dışişleri Yüksek Temsilcisi Josep Borrell’e hitaben yazdıkları ortak mektupta, Esad yönetimiyle müzakerelerin başlatılmasını önerdiler. Bakanlar, Suriye’deki insani krizin ve devam eden savaşın AB’nin göç politikalarını olumsuz etkilediğini belirterek, Avrupa’daki Suriye kökenli mültecilerin ülkelerine geri dönmelerinin sağlanmasını hedefliyorlar.
Suriye’de 14 yıl süren çatışmalar sonucunda 14 milyon insan yerinden oldu, 500 binden fazla kişi hayatını kaybetti ve birçok şehir harabeye döndü. Ancak, Esad rejimi halen iktidarda kalmayı başardı. Öte yandan, 16 milyon Suriyeli insan hâlâ insani yardıma ihtiyaç duyuyor ve ülkeyi terk edenler artık yalnızca savaş değil, insani kriz nedeniyle kaçmak zorunda kalıyorlar.
Avusturya Dışişleri Bakanı Alexander Schallenberg, „Ne yazık ki, Esad rejimi hâlâ iktidarda ve bu durum İran ve Rusya’nın desteğiyle mümkün oluyor. Suriye muhalefeti ise parçalanmış durumda veya sürgünde. Avrupa Birliği olarak bu gerçeği göz ardı edemeyiz. Suriye politikamızı köklü bir şekilde gözden geçirmemiz gerekiyor“ dedi.
Schallenberg, AB’nin Suriye politikalarını yeniden değerlendirmesi gerektiğini vurgulayarak, Esad ile görüşmeler yapılmasını ve belirli koşullar altında insani yardım sağlanmasını önerdi. Bu çerçevede, Suriye’den Avrupa’ya gelen mültecilerin güvenli bölgelere geri dönmelerinin teşvik edilmesi hedefleniyor.
AB dışişleri bakanlarının çağrısı, mülteci krizi ve insan hakları ihlalleri gibi karmaşık konuları ele alarak, uluslararası ilişkilerde stratejik bir değişikliğe işaret ediyor.
#SuriyeGeriGönderme #BeşarEsad #ABSuriyePolitikası #GöçKrizi #İnsaniYardım #MülteciGeriGönderme #EsadRejimi #SuriyeSavaşı #ABDışişleri #AlexanderSchallenberg #SuriyeKrizİnceleme #Uluslararasıİlişkiler #SuriyeMültecileri #GeriGöndermeAnlaşması #AvrupaBirliği #suriyeliler #suriye #Syrier #Asyl #Almanya #Avrupa #Sondakika #haber #haberler
Avrupa
Portekiz’de Dehşet: Küçük Çocukları Gözlerini Bağlayıp Ormanda Terk Ettiler
Portekiz’in Setúbal bölgesinde yaşanan olay ülkeyi ayağa kaldırdı. Yaşları 4 ve 5 olan iki küçük çocuk, kırsal bir yolda tek başına ve ağlarken bulundu. Polis, çocukların anneleri ve üvey babaları tarafından ormanlık alanda terk edildiğini değerlendiriyor.
Fransız vatandaşı oldukları belirtilen çocuklar, Salı akşamı Alcácer do Sal ile Comporta arasındaki yolda bir sürücü tarafından fark edildi. Görgü tanıklarına göre sürücü, dikiz aynasında çocukları görünce aracını durdurdu ve durumu polise bildirdi.
Portekiz basınına konuşan bir tanık, erkek çocuğun Fransızca olarak “Anne ve babamız bizi burada bıraktı” dediğini aktardı.
Soruşturmayı yürüten Portekiz Cumhuriyet Ulusal Muhafızları (GNR), çocukların yanlarında yalnızca birkaç parça kıyafet, iki portakal ve iki şişe su bulunan küçük sırt çantaları taşıdığını açıkladı.
Olayın en sarsıcı ayrıntısı ise çocukların gözlerinin bağlanmış olabileceği yönündeki iddialar oldu. Yerel medya kuruluşu SIC Notícias’a göre çocuklara “oyuncak aramaları” söylendi, ardından göz bantları çıkarıldığında yalnız olduklarını fark ederek paniklediler.
Çocuklar önce bölgedeki bir fırına götürüldü, ardından sağlık kontrolü için hastaneye sevk edildi. Daha sonra Portekiz’deki çocuk koruma sistemi ile Fransız makamlarının gözetimine alındıkları açıklandı. Fransız Dışişleri Bakanlığı, iki çocuğun sağlık durumunun iyi olduğunu duyurdu.
Polis soruşturması kapsamında çocukların annesi olduğu belirtilen 41 yaşındaki kadın ile 55 yaşındaki üvey baba, Fátima kentinde gözaltına alındı. Şüphelilerin bir kafede oturdukları sırada ihbar üzerine yakalandıkları bildirildi.
Haklarında “çocukları terk etme”, “küçük yaştaki bireyleri tehlikeye atma” ve “aile içi şiddet” suçlamalarıyla işlem başlatıldığı açıklandı.
Portekiz devlet televizyonu RTP ise annenin çocukları biyolojik babanın izni olmadan yurtdışına çıkardığını öne sürdü. Çocukların babasının günler önce resmi şikâyette bulunduğu belirtildi.
Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
Dünya
İsrail’den ölüm cezası kararı, İsviçre’den eleştiri
İsrail Parlamentosu (Knesset), idam cezasını yeniden uygulanabilir hale getirme kararı aldı. Bu karar uluslararası alanda tepki çekti. İsviçre Dışişleri Bakanlığı’ndan Büyükelçi Tim Enderlin, kararı “üzüntü verici” ve “geriye doğru bir adım” olarak değerlendirdi.
⚖️ Ne Oldu?
İsrail Parlamentosu, yaklaşık 60 yıldır uygulanmayan ölüm cezasını yeniden gündeme alan bir karar aldı.
Bu karar:
- Ölüm cezasının kapsamını genişletiyor
- İsrail’in yıllardır uyguladığı fiili moratoryumu (uygulamama durumu) sona erdirebilir
Ancak yasa henüz tamamen kesinleşmiş değil:
- İsrail içinde hâlâ tartışılıyor
- Mahkemeler, sivil toplum ve bazı siyasi gruplar karara karşı çıkıyor
🇨🇭 İsviçre Ne Diyor?
İsviçre Dışişleri’nden Tim Enderlin:
👉 Kararı “büyük bir üzüntüyle” karşıladıklarını söyledi
👉 Ölüm cezasının genişletilmesini “geri adım” olarak nitelendirdi
İsviçre:
- 2023’ten beri bu konuda İsrail ile diplomatik temas kurduğunu açıkladı
- Hem Bern’de hem Tel Aviv’de girişimlerde bulundu
⚠️ İnsan Hakları ve Ayrımcılık Endişesi
İsviçre’nin en önemli kaygılarından biri:
- Ölüm cezasının fiilen sadece Filistinlilere uygulanabileceği iddiası
Enderlin bu konuda:
- Durumun henüz net olmadığını
- Ancak eğer böyle bir ayrımcılık varsa bunun
👉 uluslararası insan hakları anlaşmalarına aykırı olacağını söyledi
İsviçre ayrıca İsrail’e:
👉 “Uluslararası yükümlülüklerine uyması gerektiğini” hatırlattı
🌍 Küresel Perspektif
- Dünyada ülkelerin yaklaşık 3’te 2’si ölüm cezasını kaldırdı ya da uygulamıyor
- Ancak bazı ülkelerde (özellikle İran ve Suudi Arabistan’da) idamlar artıyor
İsviçre’ye göre:
👉 Genel eğilim olumlu olsa da bazı bölgelerde kötüleşme var
📌 Genel Değerlendirme
Bu gelişme:
- İsrail’de önemli bir hukuki ve siyasi değişim anlamına geliyor
- Uluslararası alanda insan hakları tartışmalarını yeniden alevlendirdi
İsviçre ise net bir şekilde:
👉 “İdam cezası her durumda yanlıştır ve kaldırılmalıdır” görüşünü sürdürüyor
Dünya
İran Savaşı Küresel Ekonomiyi Sarsıyor: “Son 50 Yılın En Büyük Şoku” mu?
Orta Doğu’da devam eden İran savaşı, küresel ekonomi üzerindeki etkileriyle yeniden gündemde. Harvard Üniversitesi ekonomisti Kenneth Rogoff, savaşın dünya ekonomisi için son 50 yılın en büyük büyüme ve fiyat şoku olabileceğini belirtti.
📊 Öne çıkanlar
- Küresel petrol arzı savaş nedeniyle %11–15 oranında azaldı
- Brent petrol fiyatı varil başına 107 doların üzerine çıktı
- İsviçre ekonomisinin büyümesinde 2027’ye kadar %0,6 düşüş bekleniyor
⚠️ Petrol arzındaki daralma endişe yaratıyor
Uzmanlara göre İran savaşı, küresel petrol arzında ciddi bir daralmaya yol açtı. Bu oran, 1970’lerdeki petrol krizinden bile daha yüksek seviyelere işaret ediyor. O dönemde arz kaybı %7–8 civarındaydı ve dünya genelinde yüksek enflasyon ile ekonomik daralma yaşanmıştı.
🏛️ “Şok büyük, ancak tablo farklı”
Raiffeisen Başekonomisti Fredy Hasenmaile, mevcut enerji şokunun büyüklüğünü kabul etmekle birlikte, günümüz koşullarının 1970’lerden farklı olduğuna dikkat çekti. Batı ülkelerinin enerji bağımlılığının azalması ve savaş öncesi petrol arz fazlası, etkilerin sınırlanabileceğine işaret ediyor.
Hasenmaile, Rogoff’un değerlendirmelerini “fazla karamsar” bulsa da mevcut petrol fiyatlarının ekonomi için ciddi bir şok oluşturduğunu vurguladı.
🇨🇭 İsviçre ekonomisi nasıl etkileniyor?
ETH Zürich bünyesindeki KOF Konjonktür Araştırma Merkezi’ne göre, petrol fiyatlarının yüksek kalması halinde İsviçre ekonomisinin büyümesi 2027 yılına kadar %0,6 daha düşük gerçekleşebilir.
İsviçre açısından en önemli riskler:
- Yüksek enerji maliyetleri
- Artan enflasyon baskısı
- Faiz artışı ihtimali
- Güçlenen İsviçre Frangı nedeniyle ihracatın zorlaşması
🏭 Özellikle bazı sektörler risk altında
Savaşın etkileri özellikle şu alanlarda hissediliyor:
- Sanayi ve teknoloji sektörü: Zaten krizden çıkan sektör için yeni darbe
- Enerji yoğun sektörler: Kağıt, metal üretimi ve gıda üretimi
- Turizm ve lüks tüketim: Talep düşüşü riski
🌐 Küresel görünüm
Uzmanlar, savaşın uzaması halinde enflasyonun birçok ülkede yeniden yükselişe geçebileceğini belirtiyor. Bu durum, merkez bankalarını faiz artırmaya zorlayabilir.
Buna rağmen mevcut değerlendirmelere göre, İsviçre ve küresel ekonomi için kısa vadede bir resesyon beklentisi bulunmuyor.
-
Gündem1 Jahr agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem2 Jahren agoERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya2 Jahren agoMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem2 Jahren agoTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


