Connect with us

İsviçre

AB Büyükelçisi Künne’den İsviçre’ye Sitem: “Diplomatlar için fazla katı kurallar”

yazar

Published

on

İsviçre, ülkede görev yapan yabancı büyükelçilerin resmî seyahatlerine sınırlama getiriyor. Diplomatik teamüllere göre, bir büyükelçi yılda en fazla dört kantonu ziyaret edebiliyor. Yeni Avrupa Birliği Büyükelçisi Andreas Künne, bu kuralın “fazla katı” olduğunu belirterek uygulamadan duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.

“Yılda dört kanton sınırı” tartışma yarattı

Avrupa Birliği’nin İsviçre Büyükelçisi Andreas Künne (59), kısa süre önce Bern’de göreve başladı. Göreve gelir gelmez ülkeyi daha yakından tanımak isteyen Alman diplomat, dört ziyaret kuralının kendisini şaşırttığını söyledi.

“Mümkün olduğunca çok kantonu görmek istiyorum. Fakat kurallar gereği yılda yalnızca dört kantonu resmî olarak ziyaret edebilirim. Ve elbette iyi bir Avrupalı olarak kurallara uyarım.”
diyen Künne, uygulamayı “üzücü” olarak nitelendirdi.

Bu açıklama, İsviçre’nin diplomatik ziyaret politikasını yeniden gündeme taşıdı. Zira ülkede görev yapan tüm yabancı elçiler, benzer sınırlamalara tabi tutuluyor.

Ziyaret için Bern’den izin şartı

Bir büyükelçi, bir kantona resmî ziyarette bulunmak isterse, önce Dışişleri Bakanlığı (EDA) Protokol Dairesi’nden onay almak zorunda.
Diplomat, planlanan ziyaretini yazılı olarak bildiriyor; bakanlık da her başvuruyu tek tek değerlendiriyor.

Resmî prosedüre göre, bir elçi yılda yalnızca dört kantona ziyaret gerçekleştirebiliyor. Bu sayı, EDA’nın yayımladığı son genelgeyle sabitlenmiş durumda. İstisna olarak sadece Bern ve Cenevre kantonları gösteriliyor, zira bu iki kentte çok sayıda diplomatik temsilcilik bulunuyor.

EDA sözcüsü, uygulamanın amacını şöyle özetliyor:

“Bu ziyaretler, yabancı misyon şeflerinin İsviçre’nin federal yapısını, kantonların rollerini ve ülkenin siyasi çeşitliliğini daha iyi anlamalarına yardımcı oluyor.”

Her yıl onlarca başvuru yapılıyor

İsviçre Dışişleri Bakanlığı’na göre, diplomatik temsilcilikler her yıl ortalama 50 ila 70 arasında ziyaret talebinde bulunuyor.
2024 yılında 64 resmî başvuru işleme alınırken, bu yılın ilk dokuz ayında sayı 66’ya ulaştı.

Bakanlık, sistemin “genel olarak sorunsuz” işlediğini vurguluyor:

“Kantonların büyük çoğunluğu bu talepleri onaylıyor. Süreç dengeli bir şekilde ilerliyor.”

Ancak geçmişte durum her zaman böyle değildi. Diplomasi çevrelerine göre, geçmiş yıllarda bazı “fazla hareketli” elçiler Bern’de huzursuzluk yaratmış.
Kimi kantonlar ise artan ziyaret taleplerini karşılamakta zorlanmıştı.

Kantonlar: “Bu ziyaretler bizim için fırsat”

Kanton yönetimleri ise bu ziyaretleri genellikle olumlu karşılıyor.
Luzern Kanton Hükümeti, diplomatik ilişkilerin yalnızca federal düzeyde değil, kanton bazında da önem kazandığını belirtiyor:

“Yabancı devlet temsilcileriyle kurulan ilişkiler, yerel düzeyde iş birliği ve ekonomik bağlantıları güçlendiriyor.”

Benzer şekilde St. Gallen yönetimi de diplomatik temasların bölgesel tanıtım açısından değerli olduğunu vurguluyor:

“Bu ziyaretler, kantonun uluslararası alanda bilinirliğini artırıyor ve yeni ekonomik bağlantıların kurulmasına katkı sağlıyor.”

Ancak perde arkasında bazı kanton temsilcileri, Bern’in dış politika konusundaki hassasiyetine dikkat çekiyor:

“Federal hükümet, dış politikanın kendi yetkisinde kalmasını istiyor. Bu nedenle kantonların diplomatik düzeyde fazla görünür olmasından hoşlanmıyor. Kısacası, kantonlar bu alanda hâlâ kısa bir ipe bağlı.”

Diplomasi ile federal sistem arasında hassas denge

İsviçre, 26 kantondan oluşan federal bir devlet yapısına sahip. Dış ilişkilerde ise yetki büyük ölçüde Bern’deki federal hükümetin elinde.
Uzmanlara göre, diplomatik ziyaret sınırlaması da tam olarak bu dengeyi koruma amacı taşıyor: Kantonların dış politika alanına fazla müdahil olmaması için kontrollü bir çerçeve çiziliyor.

Buna rağmen, yeni AB Büyükelçisi Künne’nin sözleri, bu sistemin ne kadar katı işlediğini bir kez daha ortaya koydu.
Künne’nin ironik ifadesiyle:

“İsviçre’yi tanımak isterken, sınırlarla tanışıyorsunuz.”

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

İsviçre

Nurdan Eriş’ten Haluk Levent İddiası: “2018’de Evlendik, Servetimi Kaybettim”

yazar

Published

on

By

Ahbap Derneği’ne yönelik soruşturma kapsamında tutuklanan Nurdan Eriş, Haluk Levent ile İsviçre’de evlendiklerini ve yıllar içinde yaptığı para transferleri nedeniyle servetini kaybettiğini öne sürdü. Aynı dosyada ifade veren Sevda Kurt da kendisine evlilik vaadinde bulunulduğunu iddia etti.

Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan Nurdan Eriş’in sulh ceza hâkimliğinde verdiği ifadenin ayrıntıları kamuoyuna yansıdı. Eriş, Haluk Levent ile 2016 yılında İsviçre’de tanıştıklarını, yaklaşık iki yıl süren ilişkinin ardından 2018’de evlendiklerini iddia etti.

Uzun yıllar İsviçre’de ticari faaliyetlerde bulunduğunu belirten Eriş, 2018 yılında şirketini yaklaşık 30 milyon İsviçre frangına sattığını söyledi. Elde ettiği gelirden, Haluk Levent’in yönlendirmesiyle farklı kişi ve hesaplara yüksek tutarlarda para gönderdiğini öne süren Eriş, transferlerin önemli bir bölümünün doğrudan Levent’e değil, onun belirttiği kişilere yapıldığını savundu.

Eriş, Levent’in zaman zaman borçları bulunduğunu, çeşitli kişilerden baskı gördüğünü söyleyerek kendisinden maddi destek istediğini iddia etti. Pandemi döneminde Ahbap’ın çalışmalarına da bağış yaptığını anlatan Eriş, yaşanan süreç sonunda ekonomik açıdan büyük kayba uğradığını belirterek, “Her şeyimi kaybettim. Boşanma kararı aldım” ifadelerini kullandı.

Dosyada ifadesi bulunan 51 yaşındaki Sevda Kurt’un da yaklaşık 20 yıl ABD’de yaşadıktan sonra Türkiye’ye kesin dönüş yaptığı belirtildi. Kurt, Haluk Levent’in kendisine “Biz seninle evlenip çocuk yapacağız” diyerek evlilik vaadinde bulunduğunu ve bu süreçte kendisinden para aldığını öne sürdü. Levent’in evli olduğunu gözaltı sürecinden kısa süre önce öğrendiğini iddia eden Kurt, toplam 230 bin dolar ve 9,4 milyon lira alacaklı olduğunu savundu.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, Ahbap Derneği’nin mali işlemleri, para transferleri ve hesap hareketleri inceleniyor. Haluk Levent ise emniyet ve savcılık ifadelerinde, derneğin mal varlığını kişisel çıkarları için kullandığı yönündeki suçlamaları reddetti.

#haluklevent#ahbap#isviçre#sondakika#haber

Continue Reading

İsviçre

50 Yıllık Efsane: Montreux Caz Festivali Dünya Yıldızlarını Aynı Sahnede Buluşturdu

yazar

Published

on

By

MONTREUX – İsviçre’nin dünyaca ünlü Montreux Caz Festivali, 2016 yılında 50. kuruluş yıl dönümünü görkemli etkinliklerle kutladı. 1-16 Temmuz tarihleri arasında Cenevre Gölü kıyısında düzenlenen festival, iki hafta boyunca on binlerce müzikseveri ağırlarken, dünyanın dört bir yanından gelen sanatçılar unutulmaz performanslara imza attı.

1967 yılında Claude Nobs tarafından yalnızca bir caz festivali olarak kurulan organizasyon, yarım asır içinde rock, pop, soul, blues, elektronik müzik ve dünya müziğini de kapsayan dev bir uluslararası kültür etkinliğine dönüştü. Bugün Montreux, Avrupa’nın en prestijli müzik festivalleri arasında gösteriliyor.

Festivalin en çok konuşulan konserlerinden biri İngiliz rock grubu Muse oldu. Güçlü sahne performansı, etkileyici ışık gösterileri ve hit parçalarıyla binlerce izleyiciyi büyüleyen grup, 50. yıl kutlamalarının simge konserlerinden birine imza attı.

Kutlamaların odak noktasında ise festivalle uzun yıllardır yakın bağları bulunan efsane müzisyen ve yapımcı Quincy Jones vardı. Onun onuruna düzenlenen özel gecelerde A$AP Ferg, elektronik müziğin önemli isimlerinden Flume ve Fransız synth-pop grubu M83 sahne aldı. Bu özel konserler uluslararası platformlarda yayımlanarak festivalin küresel prestijini bir kez daha gözler önüne serdi.

50. yıl programında ayrıca caz, rock ve pop dünyasının birçok seçkin sanatçısı da izleyiciyle buluştu. Farklı müzik türlerini aynı çatı altında buluşturan festival, genç yeteneklere de uluslararası sahnede kendilerini gösterme fırsatı sundu.

Eşsiz Cenevre Gölü manzarası, tarihi atmosferi ve yüksek organizasyon kalitesiyle öne çıkan Montreux Caz Festivali, yalnızca konserlerden ibaret bir etkinlik değil; İsviçre’nin kültürel kimliğini dünyaya tanıtan önemli bir marka olarak kabul ediliyor. Yarım asırlık geçmişini büyük bir coşkuyla kutlayan festival, müzik tarihindeki yerini bir kez daha sağlamlaştırırken, gelecek nesiller için de ilham kaynağı olmayı sürdürüyor.

#Montreux#MontreuxJazzFestival#İsviçre#Muse

Continue Reading

İsviçre

Lord Byron Chillon Şatosu’na 200 Yıl Sonra Yeniden Döndü: Tarih ve Edebiyat Aynı Çatıda Buluştu

yazar

Published

on

By

MONTREUX / İSVİÇRE – İsviçre’nin Cenevre Gölü kıyısında yer alan ve ülkenin en önemli tarihi yapılarından biri kabul edilen Chillon Şatosu (Château de Chillon), 2016 yazında edebiyat dünyasının unutulmaz isimlerinden Lord Byron anısına düzenlenen özel sergiyle uluslararası ziyaretçilerin ilgi odağı oldu. “1816–2016 Byron is Back!” (Byron Geri Döndü) başlıklı etkinlik, ünlü İngiliz şairin şatoda kaleme aldığı “Chillon Mahkûmu” (The Prisoner of Chillon) adlı eserinin 200. yılı dolayısıyla hayata geçirildi.

Temmuz ayı boyunca düzenlenen sergi, Avrupa başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinden gelen edebiyat tutkunlarını, tarih meraklılarını ve kültür gezginlerini Chillon Şatosu’nda buluşturdu. Ziyaretçiler, Byron’un İsviçre seyahati sırasında yaşadığı ilham sürecini anlatan arşiv belgelerini, tarihi objeleri, el yazmaları, multimedya sunumlarını ve döneme ait özel koleksiyonları yakından inceleme fırsatı buldu.

1816 yılında Cenevre Gölü kıyısına gelen Lord Byron, Chillon Şatosu’nun zindanlarında yıllarca hapsedilen Cenevreli din adamı François Bonivard’ın dramatik yaşam öyküsünden etkilenerek dünya edebiyatının klasikleri arasında yer alan “Chillon Mahkûmu” şiirini kaleme aldı. Eser, kısa sürede Avrupa’da büyük yankı uyandırırken Chillon Şatosu’nu da uluslararası bir edebiyat simgesine dönüştürdü.

Bugün her yıl yüz binlerce kişinin ziyaret ettiği Chillon Şatosu, yalnızca Orta Çağ mimarisiyle değil, Victor Hugo’dan Jean-Jacques Rousseau’ya kadar birçok önemli yazara ilham veren kültürel mirasıyla da öne çıkıyor. Byron’un 200. yılı anısına düzenlenen bu özel sergi ise İsviçre’nin kültürel zenginliğini ve dünya edebiyatındaki yerini bir kez daha gözler önüne serdi.

#İsviçre#ChillonŞatosu#ChateauDeChillon#LordByron#ByronIsBack

Continue Reading

Trendler