Sosyal Medya

Gündem

İSVİÇRE’DE DUL AYLIKLARINDA KÖKLÜ DEĞİŞİKLİK: HÜKÜMET ÖMÜR BOYU DUL AYLIĞINI KALDIRMAYI PLANLIYOR

yazar

Yayınlayan

on

İsviçre Federal Konseyi (Bundesrat), dul aylıkları konusunda köklü bir değişikliğe gitmeyi planlıyor. Yeni düzenleme ile dul kadınlar, en genç çocukları 25 yaşına gelene kadar aylık almaya devam edecek. Bu karar, İsviçre’de cinsiyetler arası eşitsizliği azaltmayı ve sosyal sistemin güncel toplum ihtiyaçlarına uyum sağlamasını hedefliyor.

Mevcut Durum ve Değişiklikler

Bugüne kadar dul kadınlar, çocuk sahibi olsun ya da olmasın, yaşam boyu dul aylığı alma hakkına sahipti. Ancak dul erkekler bu haktan yalnızca en genç çocukları reşit olana kadar yararlanabiliyordu. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) 2022 yılında bu eşitsizliği eleştirmişti.

Yeni düzenleme, dul aylıklarının yalnızca çocukları desteklemekle yükümlü olanlara verilmesini öngörüyor. Çocukların bakımıyla ilgili yükümlülük sona erdiğinde, dul aylığı da sonlandırılacak.


Kimler Faydalanacak?

  • Dul aylığı, çocuklar 25 yaşına gelene kadar verilecek. Bu yaş sınırı, medeni hal veya cinsiyet fark etmeksizin geçerli olacak.
  • Özel durumlarda, örneğin engelli bir çocuğun bakımını üstlenen ebeveynler için bu aylıklar 25 yaş sonrası da devam edebilecek.
  • Çocuksuz dul bireyler için iki yıllık geçiş süreci sağlanacak. Bu süre zarfında, geçim zorlukları yaşayan dul bireyler maddi destek almaya devam edecek.
  • 58 yaşını doldurmuş ve çocuk sahibi olmayan dul bireyler, maddi sıkıntı yaşamaları durumunda ek yardımlardan faydalanabilecekler.

Reformun Mali Etkisi

Bu reformun, 2026 yılında yürürlüğe girmesi halinde, 2030 yılına kadar İsviçre’nin sosyal güvenlik sisteminde 350 milyon Frank tasarruf sağlaması bekleniyor. Bu tasarrufun 70 milyonu federal bütçeden gelecek.

Tepkiler

Reform, siyasi çevrelerde farklı tepkilerle karşılandı. Muhafazakâr partiler, reformun sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliği açısından olumlu olduğunu belirtirken, Sosyal Demokrat Parti (SP) ve Yeşiller, bu değişikliğin özellikle belirli kadın grupları için zorlayıcı olabileceğini savunuyor.

Yürürlük ve Geçiş Dönemi

Bu yeni düzenleme, 55 yaşın üzerindeki mevcut dul aylığı alan kişileri etkilemeyecek. Bu kişiler, dul aylıklarını almaya devam edecek. Ancak 55 yaşın altındaki dul bireyler, çocuk sahibi değillerse, reformun yürürlüğe girmesinden itibaren iki yıl içinde aylıklarını kaybedebilirler.

Sonuç

Federal Konsey’in kararı, İsviçre’nin sosyal güvenlik sisteminde önemli bir reformu hayata geçirme yolunda önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Ancak, reformun yürürlüğe girmesi için parlamentodan onay alması gerekiyor. Bu süreçte tartışmaların devam etmesi bekleniyor.

#İsviçre #DulAylığı #SosyalGüvenlik #Bundesrat #CinsiyetEşitliği #AHV #İsviçreSosyalSistem #Reform #Tasarruf #ToplumsalGelişim #KadınHakları #ErkekHakları #İsviçreHaberleri #Ekonomi #MaliReform #SosyalReform #İsviçreParlamentosu #AİHM #CemilBaysal #İsviçreninSesi #Swissperspektive

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Aldi Suisse, İsviçre’de birçok mağazasını kapatma kararı aldı

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’de faaliyet gösteren indirim marketi Aldi Suisse, 2026 yılı içinde ülke genelinde birçok mağazasını kapatacağını duyurdu. Kapatılacak mağazalar arasında, Zürih’in en işlek noktalarından Bahnhofstrasse’ye yakın konumda bulunan “vitrin mağaza” da yer alıyor.

Aldi Suisse’den yapılan açıklamada, şirketin İsviçre genelinde bazı şubelerini faaliyet dışı bırakacağı belirtilirken, Zürih’te merkezi bir konumda bulunan mağazanın ilkbahar aylarında kapatılacağı doğrulandı. Söz konusu mağaza yaklaşık beş yıl önce hizmete açılmıştı.

Şirketten edinilen bilgilere göre, 31 Ocak itibarıyla Bern’de Kornhausplatz, Baden’de Bahnhofstrasse ve Wallisellen’deki Glatt Alışveriş Merkezi’nde bulunan Aldi şubeleri kapatılacak. Ayrıca Bern kantonundaki Wabern şubesinin de ilkbaharda faaliyetlerine son vermesi planlanıyor.

Aldi Suisse, mağaza kapatma kararlarının maliyetleri düşürme ve verimliliği artırma hedefiyle alındığını belirtti. Şirket sözcüsü, “Uygun fiyatlı perakende modeliyle faaliyet gösteren bir zincir olarak her zaman verimli süreçlere ve sürdürülebilir bir maliyet yapısına odaklanıyoruz. Bu doğrultuda mağaza ağımızı, şirket yapımıza uygun ve daha verimli lokasyonlara göre yeniden düzenliyoruz” açıklamasında bulundu.

Açıklamada, Aldi Suisse’nin İsviçre’deki mağaza ağını sadeleştirmeyi hedeflediği, şirketle örtüşmeyen lokasyonlarda ise gerekli adımların atıldığı vurgulandı. Almanya’daki Aldi Süd’te yaşanan personel azaltımının İsviçre’deki mağaza kapatmalarıyla bağlantılı olmadığı da özellikle belirtildi.

Şirketin İsviçre genelinde Şubat ayı itibarıyla 244 mağazası bulunacağı, orta vadede ise bu sayının 260’a çıkarılmasının hedeflendiği kaydedildi. Aldi Suisse, mağaza kapatmalarına rağmen İsviçre pazarındaki büyüme hedeflerinden vazgeçilmediğini bildirdi.

Yetkililer, kapatma kararlarının istihdam ve faaliyet planları üzerinde sınırlı etki yaratacağını, yeni mağaza ve personel alımlarına yönelik planların ise devam ettiğini ifade etti.

Haberin Devamını Oku

Gündem

SRF, Asyl haberindeki hata nedeniyle özür diledi

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre Radyo ve Televizyonu (SRF), “Tagesschau” bülteninde geri giden asyl ve net göç rakamlarının sunumunda yapılan hata nedeniyle özür dilediğini açıkladı.

SRF’nin pazartesi akşamı yayımlanan “Tagesschau” ana haber bülteninde, Federal hükümet tarafından açıklanan net göç ve asyl başvurularına ilişkin veriler ekrana taşındı. Ancak yayında, düşüş gösteren rakamların ülkeye yapılan toplam göçle ilişkilendirilmeden aktarılması, siyasi tartışmaya yol açtı.

İsviçre Halk Partisi (SVP), söz konusu yayının ardından SRF’yi “manipülatif haber yapmakla” suçladı. Parti tarafından yapılan açıklamada, asyl başvurularındaki düşüşün gerçeği yansıtmadığı, rakamların bağlamından koparılarak sunulduğu öne sürüldü. SVP, bu durumu yaklaşan SRG yarı yarıya küçültme girişimi oylaması öncesinde kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir tutum olarak nitelendirdi.

Eleştirilerin ardından SRF’den açıklama geldi. Medya kuruluşu, SVP’nin sosyal medya paylaşımına yaptığı yorumda, 26 Ocak tarihli “Tagesschau” yayınında bir gazetecilik hatası yapıldığını kabul etti. Açıklamada, yurt dışına çıkan kişi sayısının, ülkeye gelenlerle yeterince ilişkilendirilmediği için izleyicilerde yanlış bir algı oluşabileceği belirtildi.

SRF, “Bu hatadan dolayı üzüntü duyuyor ve özür diliyoruz.” ifadesini kullandı. Ayrıca, çarşamba günü yayımlanan ana haber bülteninde söz konusu verilerin daha doğru bir çerçevede yeniden ele alındığı ve gerekli düzeltmenin yapıldığı bildirildi.

Medya kuruluşu, kamuoyunu doğru ve şeffaf biçimde bilgilendirmenin temel ilkeleri olduğunu vurgulayarak, editoryal süreçlerin bu tür hataların tekrarlanmaması için gözden geçirileceğini kaydetti.

Haberin Devamını Oku

Gündem

Akıllı telefonlar kadın sığınma evlerindeki mağdurlar için risk oluşturabiliyor

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’de şiddetten korunmak amacıyla kadın sığınma evlerine başvuran mağdurlar için akıllı telefonların ciddi bir güvenlik riski oluşturabildiği, bazı kadınların konum verileri üzerinden takip edilerek yeniden tehlike altına girdiği bildirildi.

Adresleri güvenlik gerekçesiyle gizli tutulan kadın sığınma evlerinde kalan kişilerin, akıllı telefonlarındaki konum verileri nedeniyle izlenebildiğine dikkati çeken St. Gallen Kadın Sığınma Evi ve Semkyi geçiş konutlarının yöneticisi Silvia Vetsch, bu durumun kendilerini endişelendirdiğini söyledi.

Vetsch, İsviçre’de birden fazla vakada, kadın sığınma evlerinde kalan mağdurların akıllı telefonlarındaki veriler üzerinden takip edilebildiğini belirterek, “Konum bilgileri ortaya çıktığında, failin veya mağdur için tehdit oluşturan kişinin aniden sığınma evinin önünde belirmesi mümkün olabiliyor.” dedi.

Böyle bir durumda derhal polisin bilgilendirildiğini ifade eden Vetsch, güvenlik riski nedeniyle kadınların ve çocukların başka bir sığınma evine nakledilmek zorunda kalındığını aktardı. Bunun mağdurlar için ciddi bir psikolojik yük oluşturduğunu vurgulayan Vetsch, zaten hayatlarının önemli bir bölümünü geride bırakan kadınların yeniden yer değiştirmek zorunda kaldığını kaydetti.

Öte yandan sığınma evlerinin bir “hapishane” olmaması gerektiğine de işaret eden Vetsch, kadınların ve çocukların mümkün olduğunca özgür hareket edebilmesinin önemine dikkati çekti.

St. Gallen Kadın Sığınma Evi’nde bu risklere karşı çeşitli önlemler alındığı bildirildi. Buna göre, sığınma evine kabul edilmeden önce kadınların cep telefonları kontrol ediliyor ve ilk telefon görüşmesinde dahi cihazların kapatılması tavsiye ediliyor. Ayrıca konum paylaşımı, uygulama izinleri ve hareket takibine yol açabilecek tüm özelliklerin devre dışı bırakılması öneriliyor.

Uzmanlar, iz bırakmamak için internetin gizli modda kullanılmasını, çerezlerin ve arama geçmişinin düzenli olarak silinmesini tavsiye ediyor. Aksi halde, kötü niyetli kişilerin mağdurların hangi kadın sığınma evini aradığını dahi tespit edebileceği uyarısında bulunuluyor.

Yetkililer, dijital güvenliğin, şiddetten korunma sürecinin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini vurgulayarak, kadınların ve çocukların güvenliği için teknoloji kullanımında daha fazla bilinçlenilmesi gerektiğini ifade ediyor.

Haberin Devamını Oku

Trendler