Sosyal Medya

Gündem

BASIN KONSEYİNDEN “20 MINUTEN” GAZETESİNE ELEŞTİRİ: WINDISCH OLAYINDA GAZETECİLİK ETİĞİ İHLAL EDİLDİ

yazar

Yayınlayan

on

Okuma Süresi: 4 Dakika

İsviçre’nin Windisch kentinde 2023 yılında yaşanan tahliye ve Asyl (mülteci) krizi olaylarıyla ilgili olarak “20 Minuten” gazetesi, Basın Konseyi tarafından kısmen kusurlu bulundu.

Basın Konseyi’ne taşınan şikayet süreci, 1,5 yıl sonra karara bağlandı. Konsey, “20 Minuten” gazetesinin mültecilere yönelik haberlerinde doğruluk ve yeterli bilgilendirme sağlanmadığını belirtti.

Tartışmalı Haberler: Kiracılar Mülteciler İçin Mi Tahliye Edildi?

2023 yılının Şubat ayında İsviçre kamuoyunda büyük yankı uyandıran Windisch olayı, “49 kiracının mülteci barınma merkezi için tahliye edildiği” iddialarıyla gündeme gelmişti. “20 Minuten” gazetesinin 27 Şubat 2023 tarihli haberinde, kiracıların evlerinden mültecilere yer açılması amacıyla tahliye edileceği öne sürülmüştü.

Ancak kısa bir süre sonra, tahliyelerin mülteciler için değil, mülk sahibi şirketin yeniden yapılandırma planları nedeniyle yapıldığı anlaşıldı. Mülteci barınma merkezi, binanın yıkımı öncesinde yalnızca geçici bir kullanım olarak planlanmıştı. Bu önemli detayın ilk haberde yer almaması, kamuoyunda yanlış anlaşılmalara yol açtı.

Sostal Demokrat Partisi P İsviçre’nin Tepkisi ve Şikayeti

Söz konusu haberler üzerine SP İsviçre, “20 Minuten” gazetesini, yanlış bilgilendirme ve mültecilere karşı önyargıyı körüklemekle suçlayarak Basın Konseyi’ne başvurdu. Parti, gazetenin Halk Partisi SVP propagandası yaptığını ve bu tür haberlerin toplumsal huzursuzluk yarattığını savundu.

Basın Konseyi’nin Kararı

Basın Konseyi, yaptığı inceleme sonucunda şikayeti kısmen kabul etti. Konsey, “20 Minuten”in ilk haberinde o dönemdeki mevcut bilgilere dayandığını ve bu nedenle bir ihlal olmadığını belirtti. Ancak daha sonra çıkan iki haberde, ortaya çıkan gerçeklerin yeterince yansıtılmadığını ve gerekli düzeltmelerin yapılmadığını vurguladı.

Konsey, gazetenin “gerçeği aktarma” (Zifer 1) ve “düzeltme yapma” (Zifer 5) yükümlülüklerini yerine getirmediğine karar vererek, haberlerin kamuoyunda yanlış bir algıya yol açtığını tespit etti.

SP İsviçre’den Açıklama: Medyanın Sorumluluğu

SP İsviçre Co-Başkanı Cédric Wermuth, Basın Konseyi’nin kararını olumlu karşıladıklarını belirterek, “Mülteciler gibi savunmasız gruplar söz konusu olduğunda medyanın sorumluluğu büyüktür. Yanlış bilgilendirme, önyargıları ve nefret söylemini körükler” ifadelerini kullandı. Wermuth, “20 Minuten” gazetesinden kamuoyundan özür beklediklerini de sözlerine ekledi.

“20 Minuten” Gazetesinin Savunması

“20 Minuten” gazetesi ise karara rağmen, haberlerinin doğruluğunu savundu. Gazete yetkilileri, “İlk haberin zamanında elde edilen verilere dayandığını ve daha sonraki makalelerde bazı detayların tekrarlanmamasının eleştirildiğini” ifade ederek, Basın Konseyi’nin kararını kamuoyuna duyuracaklarını belirtti.

SONUÇ: BASIN ETİĞİNDE DENGE ÖNEMLİ

Windisch olayı, İsviçre’de basın etiği ve medya sorumluluğu konusundaki tartışmaları alevlendirdi. Medyanın, toplumu etkileyen hassas konularda doğruluğu ve şeffaflığı koruma görevi bir kez daha vurgulandı.

Okuma Süresi: 4 Dakika

#İsviçre #Suisse #Svizzera #Switzerland #Windisch #AsylKrizi #20Minuten #BasınKonseyi #MülteciKrizi #SPİsviçre #CédricWermuth #switzerland #medien #presseschweiz #isviçrebasını #isviçretürkmedyası #

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Aldi Suisse, İsviçre’de birçok mağazasını kapatma kararı aldı

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’de faaliyet gösteren indirim marketi Aldi Suisse, 2026 yılı içinde ülke genelinde birçok mağazasını kapatacağını duyurdu. Kapatılacak mağazalar arasında, Zürih’in en işlek noktalarından Bahnhofstrasse’ye yakın konumda bulunan “vitrin mağaza” da yer alıyor.

Aldi Suisse’den yapılan açıklamada, şirketin İsviçre genelinde bazı şubelerini faaliyet dışı bırakacağı belirtilirken, Zürih’te merkezi bir konumda bulunan mağazanın ilkbahar aylarında kapatılacağı doğrulandı. Söz konusu mağaza yaklaşık beş yıl önce hizmete açılmıştı.

Şirketten edinilen bilgilere göre, 31 Ocak itibarıyla Bern’de Kornhausplatz, Baden’de Bahnhofstrasse ve Wallisellen’deki Glatt Alışveriş Merkezi’nde bulunan Aldi şubeleri kapatılacak. Ayrıca Bern kantonundaki Wabern şubesinin de ilkbaharda faaliyetlerine son vermesi planlanıyor.

Aldi Suisse, mağaza kapatma kararlarının maliyetleri düşürme ve verimliliği artırma hedefiyle alındığını belirtti. Şirket sözcüsü, “Uygun fiyatlı perakende modeliyle faaliyet gösteren bir zincir olarak her zaman verimli süreçlere ve sürdürülebilir bir maliyet yapısına odaklanıyoruz. Bu doğrultuda mağaza ağımızı, şirket yapımıza uygun ve daha verimli lokasyonlara göre yeniden düzenliyoruz” açıklamasında bulundu.

Açıklamada, Aldi Suisse’nin İsviçre’deki mağaza ağını sadeleştirmeyi hedeflediği, şirketle örtüşmeyen lokasyonlarda ise gerekli adımların atıldığı vurgulandı. Almanya’daki Aldi Süd’te yaşanan personel azaltımının İsviçre’deki mağaza kapatmalarıyla bağlantılı olmadığı da özellikle belirtildi.

Şirketin İsviçre genelinde Şubat ayı itibarıyla 244 mağazası bulunacağı, orta vadede ise bu sayının 260’a çıkarılmasının hedeflendiği kaydedildi. Aldi Suisse, mağaza kapatmalarına rağmen İsviçre pazarındaki büyüme hedeflerinden vazgeçilmediğini bildirdi.

Yetkililer, kapatma kararlarının istihdam ve faaliyet planları üzerinde sınırlı etki yaratacağını, yeni mağaza ve personel alımlarına yönelik planların ise devam ettiğini ifade etti.

Haberin Devamını Oku

Gündem

SRF, Asyl haberindeki hata nedeniyle özür diledi

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre Radyo ve Televizyonu (SRF), “Tagesschau” bülteninde geri giden asyl ve net göç rakamlarının sunumunda yapılan hata nedeniyle özür dilediğini açıkladı.

SRF’nin pazartesi akşamı yayımlanan “Tagesschau” ana haber bülteninde, Federal hükümet tarafından açıklanan net göç ve asyl başvurularına ilişkin veriler ekrana taşındı. Ancak yayında, düşüş gösteren rakamların ülkeye yapılan toplam göçle ilişkilendirilmeden aktarılması, siyasi tartışmaya yol açtı.

İsviçre Halk Partisi (SVP), söz konusu yayının ardından SRF’yi “manipülatif haber yapmakla” suçladı. Parti tarafından yapılan açıklamada, asyl başvurularındaki düşüşün gerçeği yansıtmadığı, rakamların bağlamından koparılarak sunulduğu öne sürüldü. SVP, bu durumu yaklaşan SRG yarı yarıya küçültme girişimi oylaması öncesinde kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir tutum olarak nitelendirdi.

Eleştirilerin ardından SRF’den açıklama geldi. Medya kuruluşu, SVP’nin sosyal medya paylaşımına yaptığı yorumda, 26 Ocak tarihli “Tagesschau” yayınında bir gazetecilik hatası yapıldığını kabul etti. Açıklamada, yurt dışına çıkan kişi sayısının, ülkeye gelenlerle yeterince ilişkilendirilmediği için izleyicilerde yanlış bir algı oluşabileceği belirtildi.

SRF, “Bu hatadan dolayı üzüntü duyuyor ve özür diliyoruz.” ifadesini kullandı. Ayrıca, çarşamba günü yayımlanan ana haber bülteninde söz konusu verilerin daha doğru bir çerçevede yeniden ele alındığı ve gerekli düzeltmenin yapıldığı bildirildi.

Medya kuruluşu, kamuoyunu doğru ve şeffaf biçimde bilgilendirmenin temel ilkeleri olduğunu vurgulayarak, editoryal süreçlerin bu tür hataların tekrarlanmaması için gözden geçirileceğini kaydetti.

Haberin Devamını Oku

Gündem

Akıllı telefonlar kadın sığınma evlerindeki mağdurlar için risk oluşturabiliyor

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’de şiddetten korunmak amacıyla kadın sığınma evlerine başvuran mağdurlar için akıllı telefonların ciddi bir güvenlik riski oluşturabildiği, bazı kadınların konum verileri üzerinden takip edilerek yeniden tehlike altına girdiği bildirildi.

Adresleri güvenlik gerekçesiyle gizli tutulan kadın sığınma evlerinde kalan kişilerin, akıllı telefonlarındaki konum verileri nedeniyle izlenebildiğine dikkati çeken St. Gallen Kadın Sığınma Evi ve Semkyi geçiş konutlarının yöneticisi Silvia Vetsch, bu durumun kendilerini endişelendirdiğini söyledi.

Vetsch, İsviçre’de birden fazla vakada, kadın sığınma evlerinde kalan mağdurların akıllı telefonlarındaki veriler üzerinden takip edilebildiğini belirterek, “Konum bilgileri ortaya çıktığında, failin veya mağdur için tehdit oluşturan kişinin aniden sığınma evinin önünde belirmesi mümkün olabiliyor.” dedi.

Böyle bir durumda derhal polisin bilgilendirildiğini ifade eden Vetsch, güvenlik riski nedeniyle kadınların ve çocukların başka bir sığınma evine nakledilmek zorunda kalındığını aktardı. Bunun mağdurlar için ciddi bir psikolojik yük oluşturduğunu vurgulayan Vetsch, zaten hayatlarının önemli bir bölümünü geride bırakan kadınların yeniden yer değiştirmek zorunda kaldığını kaydetti.

Öte yandan sığınma evlerinin bir “hapishane” olmaması gerektiğine de işaret eden Vetsch, kadınların ve çocukların mümkün olduğunca özgür hareket edebilmesinin önemine dikkati çekti.

St. Gallen Kadın Sığınma Evi’nde bu risklere karşı çeşitli önlemler alındığı bildirildi. Buna göre, sığınma evine kabul edilmeden önce kadınların cep telefonları kontrol ediliyor ve ilk telefon görüşmesinde dahi cihazların kapatılması tavsiye ediliyor. Ayrıca konum paylaşımı, uygulama izinleri ve hareket takibine yol açabilecek tüm özelliklerin devre dışı bırakılması öneriliyor.

Uzmanlar, iz bırakmamak için internetin gizli modda kullanılmasını, çerezlerin ve arama geçmişinin düzenli olarak silinmesini tavsiye ediyor. Aksi halde, kötü niyetli kişilerin mağdurların hangi kadın sığınma evini aradığını dahi tespit edebileceği uyarısında bulunuluyor.

Yetkililer, dijital güvenliğin, şiddetten korunma sürecinin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini vurgulayarak, kadınların ve çocukların güvenliği için teknoloji kullanımında daha fazla bilinçlenilmesi gerektiğini ifade ediyor.

Haberin Devamını Oku

Trendler