Gündem
SVP ( HALK PARTİ MİLLETVEKİLİ) : SURİYELİ VE AFGANLAR İÇİN KABUL DURDURULSUN
SVP Ulusal Milletvekili Thomas Knutti, Almanya’nın Solingen kentindeki bıçaklı saldırının ardından, Suriye ve Afganistan’dan gelen sığınmacılar için hemen bir kabul durdurma çağrısında bulundu. Ancak Bernli politikacının bu talebi, parlamentoda olumsuz karşılandı.
Olayın Arka Planı Almanya’nın Solingen kentinde, Ağustos ayında, Suriye’den gelen bir mülteci bıçaklı saldırı gerçekleştirerek üç kişiyi öldürdü ve sekiz kişiyi yaraladı.
SVP Ulusal Milletvekili Knutti, bu saldırıyı gerekçe göstererek, Suriye ve Afganistan’dan gelen sığınmacılar için bir kabul durdurma talep etti ve “İsviçre’de de benzer olayların yaşanmaması için” önlem alınması gerektiğini vurguladı.
Parlamentoda bu talep, geniş bir muhalefetle karşılaştı; Nina Schläfli, “Bu talep sadece yasa dışı değil, aynı zamanda insanlık dışıdır” dedi.
İsviçre Mülteci Yardım Kuruluşu (SFH), bu tür bir uygulamanın Cenevre Mülteciler Sözleşmesi ve İsviçre’nin asıl hukuku ile bağdaşmadığını belirtti.
Knutti’nin Gerekçeleri SVP Ulusal Milletvekili Knutti, Almanya’daki bıçaklı saldırılara atıfta bulunarak, “Almanya’da her gün neredeyse bir bıçaklı saldırı oluyor. İsviçre’de de benzer bir durum yaşanmaması için hemen harekete geçilmeli” dedi. Ayrıca, “Mülteci kabulüne son verilmesi, olası terör eylemlerini önleyebilir” ifadesini kullandı.
Mülteci Yardım Kuruluşu İnsan Hakları İhlallerine Dikkat Çekiyor SVP Ulusal Milletvekili’nin önerisi, İsviçre Mülteci Yardım Kuruluşu (SFH) tarafından endişe ile karşılandı. Engeler, “Afganistan ve Suriye’den gelen insanların çoğu burada doğru ve barışçıl bir şekilde yaşamaktadır” dedi. Tekil olaylara dayanarak belirli bir grup insanın suçlu ilan edilmesini eleştirerek, “Bu öneri, İsviçre’nin uzun insani gelenekleri ile bağdaşmıyor” ifadelerini kullandı.
İnsanlık Durumu ve Yasal Yükümlülükler Nina Schläfli, “Afganistan ve Suriye’deki insani durum dayanılmaz. Belirli ülkelerden gelen mültecilere asıl haklarını reddetmek, yalnızca yasa dışı değil, aynı zamanda insanlık dışıdır” dedi.
Orta sağ görüşlerden Nicolò Paganini de bu öneriye karşı çıkarak, “Suçlu mültecilere yönelik hızlı deportasyonlar desteklenmelidir, ancak bu öneri Cenevre Mülteciler Sözleşmesi ile bağdaşmamaktadır” dedi.
Ulusal ve uluslararası hukuk açısından bu tür bir önerinin ciddi sorunlarla karşılaşması bekleniyor. Aynı zamanda, uluslararası sözleşmelerin feshine yönelik artan talepler gündeme gelmekte ve İsviçre’nin sığınma hukukunun yeniden düzenlenmesi yönünde adımlar atılabileceği öne sürülüyor.



#Sığınmacılar #İnsanHakları #İsviçreMülteciYardımKuruluşu #isviçreiltica #asyl #isviçre #schweiz #suisse #svizzera #switzerland #syrier #afganer #afganlı #suriyeli #avrupa #schwiiz
Gündem
Crans-Montana’daki yangın faciası soruşturmasında ciddi hatalar zinciri
CENEVRE – İsviçre’nin Valais (Wallis) kantonuna bağlı Crans-Montana’daki ölümcül yangın faciasına ilişkin yürütülen soruşturmada, savcılık makamının yaptığı hataların art arda ortaya çıkması kamuoyunda tepkilere yol açtı.
Valais Başsavcısı Beatrice Pilloud yönetimindeki savcılığın, olayın aydınlatılması sürecinde birçok kritik ihmale imza attığı belirtiliyor. Crans-Montana Belediye Başkanı Nicolas Féraud’nun verdiği son röportajda dile getirdiği yeni ayrıntılar, soruşturmanın sağlıklı yürütülmediği yönündeki eleştirileri daha da güçlendirdi.
Yerel basında yer alan değerlendirmelere göre, soruşturmadaki başlıca sorunlar şu başlıklarda toplanıyor:
Belediye başkanı sorgulanmadı
Belediye Başkanı Féraud, olaydan haftalar sonra yaptığı açıklamada, savcılık tarafından bugüne kadar ifadesine başvurulmadığını söyledi. Oysa facianın yaşandığı barda yangın güvenliği kontrollerinin yeterince yapılıp yapılmadığı konusunda belediyenin sorumluluğu olabileceği ifade ediliyor.
Güvenlik kamerası kayıtları kayboldu
Yangının meydana geldiği “Le Constellation” adlı barın içi ve çevresindeki onlarca güvenlik kamerası görüntüsünün silindiği ortaya çıktı. Savcılığın bu kayıtları zamanında güvence altına almaması “ağır ihmal” olarak nitelendirildi.
Yetki ve tarafsızlık tartışması
Başsavcı Pilloud’un, olaydan sonra kanton ve belediye yetkilileriyle birlikte basın toplantılarına katılması ve yangın alanını belediye başkanıyla birlikte ziyaret etmesi, kuvvetler ayrılığı ilkesine aykırı bulundu. Uzmanlar, hem belediyenin hem de kantonun soruşturmanın muhtemel tarafları arasında olabileceğine dikkat çekiyor.
Bar sahibinin gözaltı süreci tartışmalı
Facianın yaşandığı barın sahibi Jacques Moretti, günlerce serbest kaldıktan sonra 9 Ocak’ta gözaltına alındı, ancak kısa süre sonra 200 bin İsviçre frangı kefaletle serbest bırakıldı. Eleştirmenler, bunun delillerin karartılması riskini artırdığını savunuyor.
Otopsi sürecinde karmaşa
Yangında hayatını kaybeden bazı kurbanlara hiç otopsi yapılmadığı, bazılarının ise geç otopsiye alındığı belirtildi. 17 yaşındaki Trystan Pidoux’nun cenazesinin, son anda otopsi kararı alınması nedeniyle ertelenmesi kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.
Hukuki usul hataları
Savcılığın, mağdur ailelerin avukatlarının sorgulamalara katılmasını önce engellemeye çalıştığı, ardından da bazı mağdur yakınlarına, kanton yargı kurulunda görev yapan avukatları tavsiye ettiği bildirildi. Bu durum tarafsızlık konusunda soru işaretlerine yol açtı.
İletişim eleştirileri
Savcılık, olaydan kısa süre sonra basına bilgi vermeyi bırakacağını ve sadece yazılı açıklamalar yapacağını duyurdu. Uzmanlar, böylesine ciddi bir olayda şeffaf ve düzenli bilgilendirmenin hayati önemde olduğunu vurguluyor.
Olağanüstü savcı talebi reddedildi
Ulusal ve uluslararası baskılara rağmen, bağımsız bir “olağanüstü savcı” atanması talebinin kanton makamları tarafından reddedilmesi de eleştirilerin odağında. Bu durumun, soruşturmanın güvenilirliğine zarar verdiği ifade ediliyor.
Crans-Montana’daki yangın faciası, İsviçre’de son yılların en ağır olaylarından biri olarak kayıtlara geçmişti. Soruşturmada yaşanan aksaklıklar ise hem mağdur ailelerinin hem de kamuoyunun adalet sürecine olan güvenini zedelemiş durumda.
Gündem
İsviçre hükümeti SVP’nin “sınır güvenliği” girişimini reddetti
İsviçre Federal Hükümeti (Bundesrat), İsviçre Halk Partisi’nin (SVP) sunduğu “İltica suistimaline son verilsin (Sınır güvenliği girişimi)” başlıklı halk oylaması girişimini reddettiğini açıkladı.
Hükümetten cuma günü yapılan yazılı açıklamada, söz konusu girişimin uygulanmasının zor olduğu ve ciddi olumsuz sonuçlar doğurabileceği belirtildi.
Federal Hükümet, girişimin kabul edilmesi halinde yüksek maliyetler ortaya çıkacağını, bunun hem federal yönetim hem de kantonlar ve özellikle sınır bölgeleri üzerinde ağır bir yük oluşturacağını vurguladı.
Açıklamada ayrıca, İsviçre’nin Avrupa Birliği ile yürüttüğü Schengen ve Dublin anlaşmalarının tehlikeye girebileceğine dikkat çekildi. Bu anlaşmaların sona ermesi durumunda, Avrupa içinde sığınmacıların ikinci kez başka ülkelere yönelmesi anlamına gelen “ikincil göçün” artabileceği, bunun da ülkenin iç güvenliğini zayıflatabileceği ifade edildi.
Federal Hükümet, girişimde yer alan taleplerin “aşırı ve radikal” nitelikte olduğunu belirterek, bu nedenle dolaylı bir karşı öneri ya da doğrudan bir alternatif tasarı hazırlamayı da düşünmediğini bildirdi.
SVP’nin girişimi, İsviçre sınırlarında daha sıkı kontroller yapılmasını ve iltica başvurularına ilişkin uygulamaların köklü biçimde değiştirilmesini öngörüyor. Ancak hükümet, mevcut uluslararası yükümlülükler ve güvenlik iş birliği mekanizmaları göz önünde bulundurulduğunda bu yaklaşımın ülke çıkarlarına hizmet etmeyeceği görüşünde.
Gündem
İsviçre hükümeti tütün reklamlarına daha sıkı kurallar getiriyor
İsviçre Federal Hükümeti (Bundesrat), cuma günü yapılan toplantıda tütün ürünleri ve elektronik sigaralara yönelik reklamların daha da sınırlandırılmasını öngören yeni önlemleri açıkladı.
Hükümetten yapılan açıklamada, reklam, satış teşviki ve sponsorluk alanlarında ek kısıtlamalar getirileceği, bu adımlarla özellikle çocuklar ve gençlerin korunmasının hedeflendiği belirtildi.
Basında reklama yasak
Yeni düzenlemeyle birlikte basında tütün reklamları genel olarak yasaklanacak. Ancak okuyucu kitlesinin yüzde 98’ini yetişkinlerin oluşturduğu ve büyük ölçüde abonelik yoluyla satılan yayınlar bu kapsamın dışında tutulacak.
Ayrıca tütün ürünlerinin satış noktalarında reklam yapılması da yasaklanacak.
Etkinlikler ve internet reklamlarına ek sınırlamalar
İnternet ortamında da yeni kısıtlamalar uygulanacak. Buna göre, yaş kontrolü bulunmayan internet sitelerinde tütün ürünleri ve elektronik sigaraların reklamına izin verilmeyecek.
Reşit olmayanların katılabildiği etkinliklerde tütün ürünleri sponsorluğu da zorlaştırılacak. Sponsorluk yapılabilmesi için, reklamların etkinlik alanında çocuklar ve gençler tarafından görülmemesi veya erişilememesinin garanti altına alınması gerekecek.
Yeni düzenlemeler 2027’de yürürlüğe girecek
İsviçre’de halihazırda tütün ürünleri ve elektronik sigaraların reşit olmayanlara satışı yasak durumda bulunuyor. Ayrıca 2024’ten bu yana çeşitli reklam kısıtlamaları da uygulanıyor.
Federal Hükümet, mevcut yasa değişikliğiyle halk oylamasıyla kabul edilen “Çocuklar ve gençler için tütün reklamsız bir ortam” girişimini hayata geçirmeyi amaçlıyor.
Tasarı, ilgili tarafların görüş bildireceği istişare (vernehmlassung) sürecine gönderilecek. Hükümet, yeni kuralların 2027 yılı başında yürürlüğe girmesini öngörüyor.
-
Gündem1 yıl önceTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 yıl önceİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 yıl önceİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 yıl önceDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 yıl önceKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem1 yıl önceERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya1 yıl önceMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem1 yıl önceTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


