Sosyal Medya

Gündem

Federal Mahkeme, Kokain Kaçakçılığı Yapan Kadının İsviçre’de Kalmasına İzin Verdi: Karara Tepki Geldi..

yazar

Yayınlayan

on

İsviçre Federal Mahkemesi, Luzern’de kokain kaçakçılığı yapan 39 yaşındaki Dominikalı kadının ülkede kalmasına karar verdi. Kadın, 1,5 kilogram kokainle suçlanmıştı ve ilk başta 7 yıl süreyle İsviçre’den sınır dışı edilmesi kararı alınmıştı. Ancak, Federal Yüksek Mahkeme, Kanton Mahkemesi’nin bu kararını onayladı ve kadının sınır dışı edilmesine ilişkin kararı iptal etti.

Kararın Arka Planı

İsviçre’nin en yüksek mahkemesi, Luzern’den 39 yaşındaki Dominik Cumhuriyeti vatandaşı kadının sınır dışı edilme kararını bozdu. Kadın, 10 yaşında Dominik Cumhuriyeti’nden İsviçre’ye geldi. Ancak burada eğitim ya da iş kariyeri yapmadı; arkadaş çevresi ve düzenli hobileri de bulunmuyor. Geçimini ve üç çocuğunu sosyal yardımlar ve kokain satışından sağladı; toplamda 1,5 kilogram kokain sattı.

Kokain kaçakçılığı suçundan ilk olarak Luzern Kriminal Mahkemesi tarafından yargılandı ve 7 yıl süreyle İsviçre’den sınır dışı edilme cezası aldı. Ancak bu karar, Kanton Mahkemesi tarafından tekrar değerlendirildi ve sınır dışı kararı iptal edildi. Luzern Başsavcılığı bu karara itirazda bulundu.

Mahkeme Kararının Detayları

Federal Mahkeme, Kanton Mahkemesi’nin kararını onayladı ve kadının ülke dışına çıkarılmaması gerektiğini belirtti. Mahkeme, kararında kadının üç çocuğunun İsviçre’de doğup büyüdüğünü ve Dominik Cumhuriyeti’ne taşınmalarının çocuklar için büyük bir zorluk yaratacağını vurguladı. Ayrıca, kadının İsviçre’deki entegrasyon sürecinin yetersiz olduğunu belirten bazı hakimler, çocukların annelerinin eylemlerinden dolayı mağdur olmamaları gerektiğini savundu.

Mahkeme Görüşleri

Mahkemedeki tartışmalar, sağ ve sol görüşlü hakimler arasında belirgin bir ayrım oluşturdu. Sağ görüşlü hakimler, kadının çocuklarının Dominik Cumhuriyeti’nde eğitim alabileceklerini öne sürdü. Sol görüşlü hakimler ise, çocukların koruma altında tutulması gerektiğini belirtti ve annenin davranışlarının çocukları doğrudan etkilememesi gerektiğine dikkat çekti.

Sonuç

Sonuç olarak, Federal Mahkeme, kadının İsviçre’de kalmasına ve çocuklarının mevcut yaşamlarına devam etmelerine izin verdi. Bu karar, İsviçre’deki sınır dışı politikaları ve insan hakları konularında tartışmalara yol açtı. Kokain kaçakçılığı gibi ciddi suçlarda yabancıların ülke dışına sınır dışı edilmesi gerekliliği konusundaki politikaların esnekliği, bu kararla birlikte yeniden sorgulanmaya başlandı. Özellikle, çok daha hafif suçlardan dolayı yabancıların sınır dışı edildiği durumlar göz önüne alındığında, bu kararın nasıl değerlendirileceği tartışma konusu oldu.

#İsviçreMahkemesi #KokainKaçakçılığı #FederalMahkeme #İsviçreHukuku #ÇocukHakları #SınırDışıKararı #MahkemeKararı #İsviçreHaberleri #TartışmalıKarar #YargıSüreci #DominikanKadın #İsviçredeAdalet

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

İsviçre’de Coop, metal parça riski nedeniyle maydanoz içeren bazı ürünleri geri çağırdı

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’nin önde gelen perakende zincirlerinden Coop, maydanoz içeren bazı ürünlerinde metal yabancı madde bulunma ihtimali nedeniyle geri çağırma kararı aldı.

Şirketten yapılan açıklamada, söz konusu ürünlerin tüketilmesinin potansiyel sağlık riski oluşturabileceği belirtilerek, tüketicilere ürünleri kullanmamaları çağrısında bulunuldu.

Geri çağırma kapsamına giren ürünler şöyle sıralandı:

  • Betty Bossi doğranmış maydanoz (20 gram)
  • Freshly Made Protein Salad (325 gram)
  • Betty Bossi Salad Protein (325 gram)
  • Sarımsaklı kelebek karides (ön paketli)
  • Sarımsaklı kuyruklu karides (ön paketli)
  • Fırınlık dana rosto (ön paketli)
  • Betty Bossi Petersilie gehackt 20 Gramm
  • – Freshly Made Protein Salad 325 Gramm
  • – Betty Bossi Salad Protein 325 Gramm
  • – Crevetten Butterfly Knoblauch (vorverpackt)
  • – Crevetten Knoblauch Tail on (vorverpackt)
  • – Sonntagsbraten (vorverpackt)

Açıklamada, söz konusu ürünlerin 28 Ocak 2026 tarihinde Coop süpermarketleri, Coop to go şubeleri, Coop City mağazaları, Coop Pronto ve Jumbo satış noktalarında satışa sunulduğu bildirildi.

Riskin tespit edilmesinin ardından ürünlerin satıştan kaldırıldığı kaydedilen açıklamada, daha önce satın alınan ürünlerin mağazalara iade edilebileceği ve satış bedelinin tüketicilere geri ödeneceği ifade edildi.

Coop yetkilileri, tüketici güvenliğinin öncelik olduğunu vurgulayarak, geri çağırma sürecinin tedbir amacıyla başlatıldığını bildirdi.

Haberin Devamını Oku

Gündem

Crans-Montana’daki yangın faciası soruşturmasında ciddi hatalar zinciri

yazar

Yayınlayan

on

By

CENEVRE – İsviçre’nin Valais (Wallis) kantonuna bağlı Crans-Montana’daki ölümcül yangın faciasına ilişkin yürütülen soruşturmada, savcılık makamının yaptığı hataların art arda ortaya çıkması kamuoyunda tepkilere yol açtı.

Valais Başsavcısı Beatrice Pilloud yönetimindeki savcılığın, olayın aydınlatılması sürecinde birçok kritik ihmale imza attığı belirtiliyor. Crans-Montana Belediye Başkanı Nicolas Féraud’nun verdiği son röportajda dile getirdiği yeni ayrıntılar, soruşturmanın sağlıklı yürütülmediği yönündeki eleştirileri daha da güçlendirdi.

Yerel basında yer alan değerlendirmelere göre, soruşturmadaki başlıca sorunlar şu başlıklarda toplanıyor:

Belediye başkanı sorgulanmadı
Belediye Başkanı Féraud, olaydan haftalar sonra yaptığı açıklamada, savcılık tarafından bugüne kadar ifadesine başvurulmadığını söyledi. Oysa facianın yaşandığı barda yangın güvenliği kontrollerinin yeterince yapılıp yapılmadığı konusunda belediyenin sorumluluğu olabileceği ifade ediliyor.

Güvenlik kamerası kayıtları kayboldu
Yangının meydana geldiği “Le Constellation” adlı barın içi ve çevresindeki onlarca güvenlik kamerası görüntüsünün silindiği ortaya çıktı. Savcılığın bu kayıtları zamanında güvence altına almaması “ağır ihmal” olarak nitelendirildi.

Yetki ve tarafsızlık tartışması
Başsavcı Pilloud’un, olaydan sonra kanton ve belediye yetkilileriyle birlikte basın toplantılarına katılması ve yangın alanını belediye başkanıyla birlikte ziyaret etmesi, kuvvetler ayrılığı ilkesine aykırı bulundu. Uzmanlar, hem belediyenin hem de kantonun soruşturmanın muhtemel tarafları arasında olabileceğine dikkat çekiyor.

Bar sahibinin gözaltı süreci tartışmalı
Facianın yaşandığı barın sahibi Jacques Moretti, günlerce serbest kaldıktan sonra 9 Ocak’ta gözaltına alındı, ancak kısa süre sonra 200 bin İsviçre frangı kefaletle serbest bırakıldı. Eleştirmenler, bunun delillerin karartılması riskini artırdığını savunuyor.

Otopsi sürecinde karmaşa
Yangında hayatını kaybeden bazı kurbanlara hiç otopsi yapılmadığı, bazılarının ise geç otopsiye alındığı belirtildi. 17 yaşındaki Trystan Pidoux’nun cenazesinin, son anda otopsi kararı alınması nedeniyle ertelenmesi kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.

Hukuki usul hataları
Savcılığın, mağdur ailelerin avukatlarının sorgulamalara katılmasını önce engellemeye çalıştığı, ardından da bazı mağdur yakınlarına, kanton yargı kurulunda görev yapan avukatları tavsiye ettiği bildirildi. Bu durum tarafsızlık konusunda soru işaretlerine yol açtı.

İletişim eleştirileri
Savcılık, olaydan kısa süre sonra basına bilgi vermeyi bırakacağını ve sadece yazılı açıklamalar yapacağını duyurdu. Uzmanlar, böylesine ciddi bir olayda şeffaf ve düzenli bilgilendirmenin hayati önemde olduğunu vurguluyor.

Olağanüstü savcı talebi reddedildi
Ulusal ve uluslararası baskılara rağmen, bağımsız bir “olağanüstü savcı” atanması talebinin kanton makamları tarafından reddedilmesi de eleştirilerin odağında. Bu durumun, soruşturmanın güvenilirliğine zarar verdiği ifade ediliyor.

Crans-Montana’daki yangın faciası, İsviçre’de son yılların en ağır olaylarından biri olarak kayıtlara geçmişti. Soruşturmada yaşanan aksaklıklar ise hem mağdur ailelerinin hem de kamuoyunun adalet sürecine olan güvenini zedelemiş durumda.

Haberin Devamını Oku

Gündem

İsviçre hükümeti SVP’nin “sınır güvenliği” girişimini reddetti

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre Federal Hükümeti (Bundesrat), İsviçre Halk Partisi’nin (SVP) sunduğu “İltica suistimaline son verilsin (Sınır güvenliği girişimi)” başlıklı halk oylaması girişimini reddettiğini açıkladı.

Hükümetten cuma günü yapılan yazılı açıklamada, söz konusu girişimin uygulanmasının zor olduğu ve ciddi olumsuz sonuçlar doğurabileceği belirtildi.

Federal Hükümet, girişimin kabul edilmesi halinde yüksek maliyetler ortaya çıkacağını, bunun hem federal yönetim hem de kantonlar ve özellikle sınır bölgeleri üzerinde ağır bir yük oluşturacağını vurguladı.

Açıklamada ayrıca, İsviçre’nin Avrupa Birliği ile yürüttüğü Schengen ve Dublin anlaşmalarının tehlikeye girebileceğine dikkat çekildi. Bu anlaşmaların sona ermesi durumunda, Avrupa içinde sığınmacıların ikinci kez başka ülkelere yönelmesi anlamına gelen “ikincil göçün” artabileceği, bunun da ülkenin iç güvenliğini zayıflatabileceği ifade edildi.

Federal Hükümet, girişimde yer alan taleplerin “aşırı ve radikal” nitelikte olduğunu belirterek, bu nedenle dolaylı bir karşı öneri ya da doğrudan bir alternatif tasarı hazırlamayı da düşünmediğini bildirdi.

SVP’nin girişimi, İsviçre sınırlarında daha sıkı kontroller yapılmasını ve iltica başvurularına ilişkin uygulamaların köklü biçimde değiştirilmesini öngörüyor. Ancak hükümet, mevcut uluslararası yükümlülükler ve güvenlik iş birliği mekanizmaları göz önünde bulundurulduğunda bu yaklaşımın ülke çıkarlarına hizmet etmeyeceği görüşünde.

Haberin Devamını Oku

Trendler