Dünya
Baba, Kızını Araçta Unutup Ölümüne Sebep Oldu
İtalya’nın Marcon kasabasında, Venedik yakınlarında yaşanan trajik bir olayda, bir baba bir yaşındaki kızını sıcak bir araçta unuttu ve çocuk aşırı ısınmadan hayatını kaybetti.
Olayın Ayrıntıları
Bir adam, kızı küçük yaşta olduğu için onu sabah saatlerinde kreşe bırakmayı unuttu. Bunun yerine işe gitmek üzere yola çıktı ve aracını bir sanayi bölgesindeki park alana park etti. Bu bölgede, yazın sıcaklıklar gölgede 34 dereceye kadar çıkabiliyor.
Fırtına ve Olayın Fark Edilmesi
Adam, kızının araçta unutulduğunu ancak saatler sonra, iş arkadaşlarıyla birlikte öğle tatiline çıkacağı sırada fark etti. Ancak, geç kalan farkındalık, trajik bir sonucun habercisiydi. Olay yerine gelen acil yardım ekipleri, sadece çocuğun ölümünü tespit edebildiler.
Aile Üzerindeki Etkiler
Bu trajik olayın ardından baba, büyük bir şok geçirdi ve Venedik’in Mestre semtindeki hastaneye kaldırıldı. Hem baba hem de çocuğun annesi, psikolojik destek almak üzere profesyonel yardım alıyor.
Sıcaklık ve Güvenlik Uyarıları
Güney Avrupa’da etkili olan yoğun sıcak hava dalgası devam ediyor ve sıcaklıklar gün boyunca 40 dereceyi aşabiliyor. Yetkililer, aşırı sıcakların sağlık üzerindeki olumsuz etkileri konusunda uyarıda bulunuyor. Araçlarda bırakılan çocuklar ve evcil hayvanlar, özellikle bu tür sıcaklık koşullarında büyük risk altındadır. Sıcak havalarda araçların iç sıcaklıklarının hızla artabileceği unutulmamalıdır.
Bu trajik olay, sıcak havalarda araçlarda unutulanların potansiyel tehlikelerine dikkat çekiyor ve toplumu bu tür kazaları önlemeye yönelik bilinçlendirmeyi amaçlıyor.
Araçta Sıcaklık ve Korunma Önlemleri
Sıcaklığa Uyum Sınırı Araştırmaları:
2010 yılında Proceedings of the National Academy of Sciences (PNAS) dergisinde yayınlanan bir çalışma, insan vücudunun yüksek sıcaklıklara uyum sınırını inceledi. Çalışma, nem ve sıcaklık kombinasyonu olarak bilinen Wet-Bulb sıcaklığının 35°C’ye ulaştığında, insan vücudunun terleme yoluyla sıcaklığı yeterince iyi düzenleyemediğini ortaya koydu. Bu sınır aşılırsa, vücut birkaç saat içinde başarısız olabilir.
2021 yılında yapılan bir diğer çalışma, „Human Heat Tolerance and Adaptability to Climate Change“ başlığıyla yayınlandı ve bu sınırın daha düşük olduğunu, 30.6°C civarında olduğunu belirtti. Bu çalışmalar, insan vücudunun yüksek sıcaklıklarla başa çıkmasının ne kadar zorlaştığını göstermektedir. Ancak, bu değerler genellikle yüksek nem içindir ve araçlarda genellikle bu seviyede nem bulunmaz.
ADAC’ın Araçta Sıcaklıktan Kaçınma İpuçları:

- Araçta Sıcaklık Kontrolü:
- Araç kullanmadan önce, tüm kapıları ve camları açarak içeri giren sıcak havanın çıkmasına izin verin.
- Direksiyon simidi, vites kolu ve koltuklar çok sıcak olabilir. Bu yüzeylerin üzerine beyaz bir örtü koyarak yanmaları önleyebilirsiniz.
- Klima Kullanımı:
- Klimayı 22-25°C arası bir sıcaklıkta moderat bir şekilde ayarlayın. İç ve dış sıcaklık arasındaki fark çok büyük olmamalıdır.
- Soğuk hava akışını doğrudan vücudunuza yönlendirmeyin; bu, kas ağrıları ve üşütmelere neden olabilir. Klimanın havayı omuzlardan geçirecek şekilde ayarlandığından emin olun.
- Ayrıca, araç hava filtresinin düzenli olarak değiştirilmesi de sağlığınız açısından faydalı olabilir.
- Güneşten Korunma ve Gölge Park Yeri:
- Aracınızı mümkünse gölgede park edin. Güneş altında araç içindeki sıcaklık hızla tehlikeli seviyelere ulaşabilir.
- Ön cam için bir güneşlik veya termo örtü kullanarak içeriye giren sıcaklığı azaltabilirsiniz.
- Sıvı Tüketimi:
- Yüksek sıcaklıklarda yeterli sıvı tüketmeye dikkat edin. Araçta her zaman su, meyve suyu veya çay bulundurun. Dehidrasyonu önlemek için günde 3 litre sıvı tüketmeniz önerilir.
- Uzun Yolculukları Serin Saatlerde Yapın:
- En yüksek sıcaklıklardan kaçınmak için uzun yolculukları sabah erken veya akşam geç saatlerde yapın. Öğle saatlerinde (12:00-15:00) gölgede bir mola vermek en iyisidir.
- Çocukları ve Hayvanları Araçta Bırakmayın:
- Araç içindeki sıcaklık hızla tehlikeli seviyelere ulaşır. Çocukları, yaşlıları veya hayvanları kısa süreliğine bile olsa araçta bırakmak hayatı tehdit edici olabilir.
- SıcakHavaTehlikesi #AraçİçindeUnutulanÇocuklar #İtalyaOlayı #TrajikKaza #SıcakHavaUyarısı #GüvenlikÖnerileri #ÇocukGüvenliği #AcilDurum #SıcakHavaDalga #Bilinçlenme #italya #italien #avrupa #haber #haberler #çocuk
Dünya
Yeni Belgeler Epstein’in Ölümüne İlişkin Tarih Tartışmasını Gündeme Taşıdı
Reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve insan ticareti suçlamalarıyla yargılanmayı beklerken 2019 yılında cezaevinde ölü bulunan Jeffrey Epstein’in ölümüne ilişkin yeni yayımlanan belgeler, kamuoyunda tartışmaları yeniden alevlendirdi. Dosyalarda yer alan bazı tarih bilgileri, resmî açıklamanın hazırlanma sürecine ilişkin soru işaretlerine yol açtı.
Resmî kayıtlara göre Epstein, 10 Ağustos 2019’da New York’taki Metropolitan Correctional Center adlı federal cezaevinde hücresinde ölü bulunmuştu. Yetkililer, ölüm nedenini intihar olarak açıklamıştı.
Ancak kamuoyuna yansıyan son belgelerde, savcılık tarafından hazırlanan basın açıklaması taslağının 9 Ağustos 2019 tarihini taşıdığı görüldü. Bu durum, açıklama metninin ölümün resmî olarak duyurulmasından önce hazırlanmış olabileceği yönünde yorumlara neden oldu.
Hukuk uzmanları, kamuoyunu yakından ilgilendiren yüksek profilli davalarda farklı senaryolara karşı önceden taslak metin hazırlanmasının olağan bir uygulama olduğunu belirtiyor. Buna karşın bazı çevreler, belge üzerindeki tarih bilgisinin olayın zaman çizelgesi açısından çelişki içerdiğini savunuyor.
Epstein’in ölümü, kamuoyunda uzun süredir çeşitli iddialara ve komplo teorilerine konu oluyor. Sosyal medyada ve bazı internet platformlarında, Epstein’in gerçekte ölmediği ve kimliğinin değiştirilerek başka bir ülkede yaşamaya devam ettiği yönünde doğrulanmamış paylaşımlar da dolaşıma giriyor. Yetkili makamlar ise bu iddialara ilişkin herhangi bir kanıt bulunmadığını ve resmî kayıtlarda ölüm tarihinin 10 Ağustos 2019 olarak yer aldığını vurguluyor.
ABD makamlarından son belgelerle bağlantılı yeni ve kapsamlı bir soruşturma başlatıldığına dair resmî bir açıklama yapılmadı. Epstein’in ölümüyle ilgili tartışmalar ise aradan geçen yıllara rağmen kamuoyundaki yerini koruyor.
Dünya
ABD’ye Seyahat Eden Turistlere Yeni Şart: Sosyal Medya Hesapları İncelenecek
ABD yönetimi, ülkeye vizesiz giriş yapan turistler için güvenlik uygulamalarını genişletmeye hazırlanıyor. ABD İç Güvenlik Bakanlığı tarafından Aralık ayında yayımlanan düzenlemeye göre, elektronik seyahat izni (ESTA) ile ABD’ye giriş yapmak isteyen yabancı ziyaretçilerden son beş yıla ait sosyal medya hesaplarını beyan etmeleri istenecek.
Söz konusu düzenlemenin 60 günlük itiraz süresi pazar günü sona eriyor. Herhangi bir hukuki engel çıkmaması halinde yeni uygulamanın pazartesi günü yürürlüğe girmesi bekleniyor. Karar, İsviçre vatandaşları dahil olmak üzere Avrupa Birliği ülkeleri, İngiltere, İsrail, Avustralya, Japonya ve Güney Kore vatandaşlarını da kapsıyor.
Yeni kurallara göre turistler, X, Facebook ve Instagram gibi platformlardaki kullanıcı hesaplarını ABD sınır yetkililerine bildirmek zorunda kalacak. Bu uygulama daha önce yalnızca vize başvurularında talep ediliyordu.
Kişisel veri talepleri genişletildi
Düzenleme yalnızca sosyal medya hesaplarıyla sınırlı değil. ESTA başvurularında artık son beş yıla ait tüm telefon numaraları, son on yıla ait e-posta adresleri ve aile bireylerine ilişkin ayrıntılı bilgiler de istenecek. Bu kapsamda aile üyelerinin doğum tarihleri, adresleri ve iletişim bilgileri de talep edilecek.
ESTA sistemi sayesinde İsviçre vatandaşları ABD’ye vizesiz olarak 90 güne kadar seyahat edebiliyor. Elektronik pasaporta sahip yolcuların başvurularını seyahatten en az 72 saat önce yapmaları öneriliyor. Onaylanan ESTA belgesi iki yıl boyunca geçerli olup bu süre içinde çoklu giriş imkanı sağlıyor.
ABD yönetimi: Ulusal güvenlik gerekçesi
ABD yönetimi, yeni uygulamayı “ülkeyi yabancı teröristler ve ulusal güvenliği tehdit eden unsurlardan koruma” gerekçesiyle savunuyor. Başkan Donald Trump yönetimi daha önce de yabancı öğrenciler ve nitelikli çalışanlar için vize şartlarını sıkılaştırmıştı.
Avrupa’da veri güvenliği endişesi
Almanya Federal Veri Koruma Ofisi’nden yapılan açıklamada, düzenlemenin “endişeyle karşılandığı” bildirildi. Yetkililer, vatandaşların ABD’ye seyahat etmeden önce kişisel verilerini bu kapsamda paylaşmaya hazır olup olmadıklarını dikkatle değerlendirmeleri gerektiğini vurguladı.
Açıklamada, toplanacak veri miktarının artmasının başvuru sürecinde hatalara yol açabileceği ve yanlış değerlendirme riskini yükseltebileceği uyarısı yapıldı.
ESTA ücretine zam
Öte yandan ESTA başvuru ücreti de son aylarda yaklaşık iki katına çıkarıldı. Daha önce 21 dolar olan ücret 40 dolara yükseldi. Alman Otomobil Kulübü ADAC, özellikle çocukların da tam ücret ödemek zorunda olması nedeniyle ailelerin ciddi mali yükle karşı karşıya kalacağını belirtti. Beş kişilik bir ailenin yalnızca giriş izni için yaklaşık 155 İsviçre frangı ödemesi gerekiyor.
Yeni düzenleme, ABD’ye turistik seyahat planlayanlar arasında gizlilik ve veri güvenliği tartışmalarını da beraberinde getirdi.
Dünya
İsviçreli Avukatlardan Dışişleri Bakanı Cassis Hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesine Başvuru
BERN – İsviçre’de 25 avukat, Dışişleri Bakanı Ignazio Cassis hakkında, Gazze’deki savaş bağlamında “soykırıma yardım” suçlamasıyla Uluslararası Ceza Mahkemesi nezdinde başvuruda bulundu.
Avukatlar tarafından yapılan açıklamada, Cassis’in İsviçre Dışişleri Bakanlığı’nın (EDA) başındaki isim olarak, Gazze’deki çatışmalar sırasında savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve soykırıma yardım niteliğinde eylemlere zemin hazırladığı öne sürüldü. Başvurunun, UCM Savcılığına “bilgi notu” şeklinde sunulduğu belirtildi.
Avukatlar, Uluslararası Adalet Divanı nın 24 Mayıs 2024’te, Gazze’de soykırım riski bulunduğuna dair tespitini hatırlatarak, Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi uyarınca İsviçre’nin bu riski önlemek için diplomatik, ekonomik ve siyasi nüfuzunu kullanması gerektiğini savundu. Ancak İsviçre’nin bu yönde yeterli adım atmadığı ileri sürüldü.
Başvuruda, İsviçre’nin İsrail ile ekonomik ve askeri ilişkilerini sürdürdüğü, çift kullanımlı (sivil ve askeri) ürün ihracatının 2024’te 16,7 milyon franka ulaştığı, ayrıca İsviçre Merkez Bankasının İsrail savunma sanayisine yatırım yaptığı iddialarına yer verildi. Avukatlar, İsviçre ordusu temsilcilerinin son yıllarda İsrail’e çok sayıda resmi ziyaret gerçekleştirdiğini de öne sürdü.
İsviçre Dışişleri Bakanlığı ise konuya ilişkin yaptığı açıklamada, bir grup avukatın UCM Savcılığına İsviçre’nin Gazze politikasına dair bilgi sunduğunu doğrulayarak, bu bilgilerin hukuki açıdan değerlendirilmesinin savcılığın yetkisinde olduğunu bildirdi.
EDA açıklamasında ayrıca, Federal Konseyin Gazze savaşına ilişkin tutumunun net olduğu vurgulandı. İsviçre’nin önceliklerinin kalıcı ateşkes sağlanması, tüm rehinelerin serbest bırakılması ve insani yardıma engelsiz erişim olduğu ifade edildi. Açıklamada, İsviçre’nin Orta Doğu’da toplam 150 milyon İsviçre frangı tutarında insani yardım taahhüdünde bulunduğu hatırlatıldı.
UCM Savcılığının, yapılan başvuruyu inceleyip incelemeyeceğine ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı.
-
Gündem1 yıl önceTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 yıl önceİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 yıl önceİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 yıl önceDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 yıl önceKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem1 yıl önceERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya1 yıl önceMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem1 yıl önceTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


