Ekonomi
İsviçre’deki Konut Kredilerinde Değişim ve Politik Boyut
İsviçre Konut Kredi Piyasasında Büyük Değişim Bekleniyor
Cemil Baysal – İsviçre’nin 2023 yılındaki konut kredi piyasası, belirgin bir etki yaratmamış olabilir; ancak 2024 yılı, özellikle faiz düzenlemeleri açısından önemli bir değişimi vaat ediyor. Yükselen Saron faizleri, piyasayı etkileyerek Sabit Konut Kredileri ile Saron Faiz Modeli arasındaki tercihleri etkiliyor. Özellikle sona eren anlaşmaların ve yeni anlaşmaların zorunluluğu göz önüne alındığında, bir sonraki yılın nasıl şekilleneceği birçok kişinin merak ettiği bir konu haline geldi.
Piyasada Gözle Görülür Değişimler
Konut kredi piyasasında yaşanan son gelişmeler, önümüzdeki döneme dair bir dizi belirsizlik ve değişimi beraberinde getiriyor. 2023’ün son çeyreğine kadar Saron Faiz Modeli, Sabit Konut Kredilerine göre maliyet açısından avantajlı bir seçenek olarak kabul ediliyordu. Ancak bu durum hızlı bir değişimle sarsıldı.
Sabit Konut Kredileri Düşüşte, Saron Faiz Modeli Yükselişte
2023’ün dördüncü çeyreğinin başında, Sabit Konut Kredilerinde faiz oranlarında dramatik bir düşüş başladı. Sadece iki ay içinde on yıllık Sabit Konut Kredi faiz oranları neredeyse yarı yarıya azaldı, Aralık ayında dip noktasına ulaştı ve hafifçe düşük bir seviyede istikrar kazandı.
Günümüzde Sabit Konut Kredi faizleri hala Kasım ayının sonundaki seviyelerin altında bulunuyor. Bu durum, öncelikle on yıllık federal tahvillerin getirilerindeki konsolidasyonu yansıtıyor; bu getiriler önce güçlü bir düşüş yaşadı, ardından yıl sonunda hafifçe yükseldi.
Teklifler ve Eğilimler
On yıllık Sabit Konut Kredilerine yönelik güncel teklifler, Kasım ayındaki %1,78’lik seviyeye kıyasla çekici bir %1,67 seviyesinde bulunuyor. Bu, bankalar, emeklilik fonları ve sigorta şirketlerinin çekici teklifler sunduğunu gösteriyor. Sabit Konut Kredilerinin vadesi arasındaki farklar minimal düzeyde, daha uzun vadelerin hafifçe daha yüksek faiz oranlarına sahip olduğu gözlemleniyor.
Saron Faiz Modeli ve Karşılaştırma
Saron Faiz Modeli, Sabit Konut Kredilerinin faizlerinin düşüşüne karşın, Ekim 2023’ten bu yana önemli bir yeniden finansman maliyeti artışı yaşadı. En cazip Sabit Konut Kredi faiz oranları ile en uygun Saron Faiz Modeli arasındaki faiz farkı, şu anda Sabit Konut Kredisi lehine %0,60’lık bir farka işaret ediyor.

Gelişmelerin Sebepleri ve Öngörüler
Sabit Konut Kredi faizlerindeki düşüş, İsviçre’nin sabit getirili varlık piyasasının istikrarına olan güvene dayanıyor. İsviçre Merkez Bankası, enflasyon artışına kararlı bir şekilde yanıt vererek Frank’ı döviz satışlarıyla güçlendirdi.
Buna karşılık, ABD Federal Rezervi ve Avrupa Merkez Bankası enflasyona farklı tepkiler verdi. Piyasa, ABD ve Euro Bölgesi’nde olası faiz indirimlerini fiyatlandırırken, İsviçre Merkez Bankası henüz böyle bir plan ortaya koymadı.
Uzman Görüşleri ve Piyasa Tepkileri
VZ Vermögenszentrum’dan Adrian Wenger gibi uzmanlar, faiz değişiminin oluşturduğu mevcut fenomeni yakından takip ediyor. Yüksek faizlerden beklenmedik şekilde düşük tekliflere doğru yaşanan bu hızlı değişim, birçok finansman uzmanını şaşırtıyor. Ani değişiklikler ev sahiplerine fırsatlar sunarken, aynı zamanda riskler de barındırıyor.

Bakan Karin Keller-Sutter’dan Banka Düzenlemelerine İlişkin: “Harekete Geçmeliyiz”
“Wir müssen handeln – wir haben keine andere Wahl.” diyerek Federal Hükümet Üyesi Karin Keller-Sutter, “NZZ” ile yaptığı özel röportajda mevcut duruma ve bankacılık sektöründeki gerekli değişikliklere değindi. Özellikle Credit Suisse durumuna benzer bir banka kurtarma durumunun İsviçre’yi olası tehlikelerden korumasına dikkat çekti.

“Başka seçeneğimiz yok – harekete geçmeliyiz,” vurgulayan Keller-Sutter, bir büyük bankanın ülke üzerinde ciddi sonuçlar doğurmadan batışına olanak sağlayacak mekanizmaların oluşturulmasının kaçınılmaz olduğunu belirtti. Bu önlemlerin, sistemik olarak önemli bankalara düşmanlık değil, İsviçre ekonomisine karşı sorumluluk eylemi olduğunu vurguladı.
Parlamento için somut öneriler sorulduğunda, “Tasarı hazır. Ancak Federal Konsey’deki tartışmaya önceden katılamam,” şeklinde dikkatli bir yanıt verdi. Yerel düzenlemelerin ve diğer ülkelerle karşılaştırmaların analiz edildiğini ve bu çalışmaların temel amacının devlet ve vergi mükelleflerini korumak olduğunu vurguladı.
Credit Suisse’in UBS tarafından kurtarılmasında Finma’nın rolüne değinirken Keller-Sutter, “Finma’nın yönetim kurulunu seçiyoruz ancak bu kurul bağımsız olarak çalışıyor,” diyerek Federal Konsey’in rolüne detaylı olarak girmediğini ve bunun parlamentonun sorumluluğunda olduğunu vurguladı.
Credit Suisse’in tasfiye edilme olasılığı konusunda “Teoride mümkün olabilirdi, ancak bunun ciddi risklerle dolu olduğunu” belirtti. Bankanın yönetiminin kendi batışından sorumlu olduğunu ve bir tasfiyenin daha büyük riskler taşıdığını vurguladı.
Son olarak, finans sektörünü daha önce hiç büyük bir bankada uygulanmamış düzenlemelerin deneme alanına dönüştürmemek gerektiğini vurguladı. “Ekonomimizle Rus ruletine girme hakkımız yoktu,” diyerek özetledi.
Haberin Özeti: Belirsiz Bir Gelecek
2024, İsviçre finans dünyası için belirsizliklerle dolu bir yıl vaat ediyor. Konut kredi piyasasındaki değişimler, tüketiciler ve politika yapıcılar için hem fırsatları hem de riskleri beraberinde getiriyor. Bu dinamik durum, piyasada yer alanların dikkatlice seçenekleri değerlendirmesini gerektiriyor.
Ekonomi
S-Gate İsviçre, şirket kurma ve stratejik danışmanlık hizmetleri sunuyor
ZUG – İsviçre merkezli danışmanlık platformu S-Gate, uluslararası girişimcilere ve şirketlere yönelik sunduğu kapsamlı hizmetlerle, yalnızca şirket kuruluşu ve adres teminiyle sınırlı kalmayan bir iş modeliyle faaliyet gösteriyor.
S-Gate, şirket kuruluşu (GmbH/AG), yasal iş adresi sağlanması, banka hesabı açılışı ve KDV kaydı gibi temel idari işlemlerin yanı sıra, firmaların İsviçre ve Avrupa pazarındaki konumlanmasına yönelik stratejik danışmanlık hizmetleri de sunuyor.
Şirket yetkilileri, S-Gate’in İsviçre’de yaygın olan “ofis adresi verme ve şirket kurma” hizmetlerinden farklı olarak, müşterilerinin gerçek ticari ihtiyaçlarına odaklandığını vurguluyor. Bu kapsamda firmalar adına iş görüşmeleri organize edildiği, potansiyel iş ortaklarıyla temaslar kurulduğu, pazara giriş stratejilerinin birlikte planlandığı ve marka bilinirliğini artırmaya yönelik çalışmalar yürütüldüğü belirtiliyor. Amaç, şirketlerin yalnızca resmen kurulması değil, Avrupa pazarında sürdürülebilir ve güvenilir bir şekilde faaliyet göstermesi olarak ifade ediliyor.
Uzman kadro ve “İsviçre güveni”
S-Gate bünyesinde finans, ekonomi ve yönetim danışmanlığı alanlarında uzman profesyonellerin görev yaptığı, ekibin uluslararası ticaret, vergi planlaması, şirket yapılanması ve yatırım danışmanlığı konularında deneyime sahip müşavirlerden oluştuğu kaydediliyor.
Şirketin öne çıkan yönlerinden birinin de, özellikle Türkiye başta olmak üzere bazı ülkelerde firmaların karşılaştığı itibar ve güven sorunlarının aşılmasına katkı sağlaması olduğu ifade ediliyor. S-Gate, İsviçre merkezli yapısı, ülkenin finansal sistemi ve hukuki altyapısının sağladığı güvenilirlik sayesinde, şirket ve markaların uluslararası pazarlarda daha güçlü bir kurumsal kimlik kazanmasına destek veriyor.
Şirket yetkilileri, S-Gate’in klasik anlamda yalnızca şirket kurma ve ofis adresi temin etme hizmeti sunan yapılardan ayrıldığını vurguluyor. Buna göre S-Gate, firmaların İsviçre’deki potansiyel iş ortaklarıyla doğrudan temas kurmasını sağlıyor, uygun integratör ve yerel iş ağı bulunması sürecini yönetiyor ve pazara giriş aşamasını uçtan uca koordine ediyor. Ayrıca İsviçre bankacılık sistemi ve ülkenin uluslararası alanda sahip olduğu yüksek güvenilirlik sayesinde, şirketlerin kurumsal itibarı ve yatırımcılar nezdindeki algısının güçlendiği, bunun da marka değerine ve finansmana erişime olumlu katkı sağladığı ifade ediliyor.
Yetkililer, “İsviçre şemsiyesi” olarak tanımlanan bu yapı sayesinde firmaların yabancı yatırımcılar, bankalar ve iş ortakları nezdinde daha güvenilir algılandığını, bunun da ticari ilişkilerin kurulmasını kolaylaştırdığını vurguluyor.
S-Gate’in merkezi Zug Kantonu’nda bulunurken, şirket İsviçre’nin yanı sıra Almanya ve Avusturya başta olmak üzere Avrupa pazarına açılmak isteyen firmalara danışmanlık hizmeti veriyor. Platform, aynı zamanda İsviçreli şirketlerin Türkiye pazarına girişinde de stratejik rehberlik sağlıyor.
Daha fazla bilgi :www.s-gate.ch

Ekonomi
Kamu Kurumlarında Öncelik İsviçrelilere mi Veriliyor?
İsviçre’de kamu kurumlarında çalışan yabancı uyrukluların oranı son yıllarda neredeyse sabit kaldı. Federal yönetimde görev yapan personelin yalnızca %5’i yabancı uyruklu. Bu durum, İsviçre’nin genel iş gücündeki %34’lük yabancı çalışan oranıyla kıyaslandığında dikkat çekici bir fark yaratıyor.
İsviçre basınında yer alan haberlerde, bu durum “Ausgerechnet beim Bund bleiben die Schweizer fast unter sich” başlığıyla gündeme taşındı.
Bu ifade, “Yabancıların en az olduğu yer, ironik biçimde devletin kendisi” şeklinde yorumlandı.
Başlık, “Tam da federal yönetimde, İsviçreliler neredeyse kendi aralarında kalıyor” anlamına gelerek, konunun ironik yönüne dikkat çekti.
Yabancı Uzmanlar Kamuya Giremiyor
Ekonomi çevreleri, kamu yönetiminde yabancı çalışan oranının düşüklüğünü “sistematik bir tercih” olarak değerlendiriyor.
Resmî gerekçe güvenlik, gizlilik ve vatandaşlık şartları olarak açıklansa da, uzmanlara göre bu durum kamuya girişte İsviçrelilere fiili bir öncelik tanındığı anlamına geliyor.
Bir ekonomi analisti şu değerlendirmeyi yaptı:
“Özel sektörde uluslararası uzmanlar olmadan birçok sektör ayakta kalamaz. Ancak kamu tarafında yabancılar neredeyse hiç yer bulamıyor. Bu fark uzun vadede bilgi akışını ve yeniliği zayıflatıyor.”
Avrupa Açılıyor, İsviçre Kapalı Kalıyor
Komşu Almanya, kamu kurumlarında yabancı uzman istihdamını artırmak için dil ve vatandaşlık şartlarını gevşetmiş durumda.
İsviçre’de ise başvuru süreçleri uzun, güvenlik kontrolleri sıkı, vatandaşlık koşulları katı. Bu da yabancı profesyonellerin kamuya yönelmesini neredeyse imkânsız hale getiriyor.
Temsiliyet Sorunu Büyüyor
Sosyologlar, federal yönetimin bugünkü yapısının İsviçre toplumunun çeşitliliğini yansıtmadığını vurguluyor.
Ülke nüfusunun üçte biri yabancı kökenliyken, kamu kurumlarında bu oran yalnızca yirmide bir. Uzmanlara göre bu durum, toplumsal temsiliyet ve adalet açısından “endişe verici bir dengesizlik.”
Uzmanlardan Politika Değişikliği Çağrısı
Uzmanlar, kamu yönetiminde istihdam politikalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini savunuyor.
“Yabancı çalışanlara kapı açmak, sadece bir iyi niyet göstergesi değil, modern bir devletin gereğidir.”
Kamu kurumlarının daha açık ve uluslararası bir işe alım sistemi geliştirmesi öneriliyor.
Ekonomi
İsviçre, dijital rekabetin yeni dünya lideri
IMD raporuna göre İsviçre, ilk kez küresel dijital rekabet endeksinde zirvede
İsviçre, dijital rekabet alanında dünyanın en güçlü ülkesi unvanını kazandı. Uluslararası Yönetim Geliştirme Enstitüsü’nün (IMD) her yıl yayımladığı “World Digital Competitiveness Ranking” (WDCR) raporuna göre ülke, bu yıl ilk kez küresel dijital rekabet endeksinde birinci sıraya yerleşti.
Geçtiğimiz yıllarda sıralamanın zirvesinde yer alan Singapur bu yıl üçüncü sıraya gerilerken, ABD ikinci sıradaki yerini korudu. Böylece İsviçre, dijital dönüşümün merkezine yerleşen veri altyapısı, inovasyon kapasitesi ve dijital beceri geliştirme politikalarıyla dünya liderliğini elde etti.
🔍 Üç alanda zirveye taşıyan faktörler
IMD, ülkelerin dijital rekabet gücünü üç temel boyutta değerlendiriyor:
- Bilgi (Knowledge) – Eğitim sistemi, bilimsel araştırma kapasitesi ve yetenekli iş gücü.
- Teknoloji (Technology) – Dijital altyapı, yatırım ortamı ve regülasyon çerçevesi.
- Geleceğe Hazırlık (Future Readiness) – Şirketlerin dijital dönüşüm adaptasyonu, toplumun yeniliklere açıklığı ve dijital yönetişim.
İsviçre, özellikle bilgi ve geleceğe hazırlık alanlarında rakiplerine açık ara fark atarken, teknoloji boyutunda da önemli bir sıçrama kaydetti. Ülkenin araştırma odaklı ekonomi modeli, yüksek Ar-Ge harcamaları ve eğitimde dijital yetkinliklerin güçlendirilmesi bu başarının temel nedenleri arasında gösteriliyor.
⚠️ “Liderliği korumak daha zor olacak”
Uzmanlar, İsviçre’nin dijital liderliğinin kalıcı hale gelmesi için sürdürülebilir stratejilere ihtiyaç duyulduğuna dikkat çekiyor. IMD araştırmacılarına göre; küresel veri düzenlemeleri, yapay zekâ standartları ve uluslararası dijital ticaret dengeleri, İsviçre’nin önümüzdeki dönemdeki konumunu doğrudan etkileyecek.
“Birinci sıraya çıkmak kadar orada kalmak da zor” diyen IMD yetkilileri, ülkenin özellikle teknolojik altyapı yatırımlarını ve dijital girişim ekosistemini daha da güçlendirmesi gerektiğini vurguluyor.
🌍 Küresel tablo
- 1. İsviçre
- 2. ABD
- 3. Singapur
- 4. Danimarka
- 5. Hollanda
Rapora göre Avrupa ülkeleri dijital rekabette genel olarak güç kazanırken, Asya ülkeleri yenilik hızında hâlâ yüksek bir ivmeye sahip.
💬 Uzman yorumu
Dijital ekonomi analisti Dr. Michael Reiter’e göre, İsviçre’nin başarısı tesadüf değil:
“İsviçre uzun süredir dijital dönüşümü sadece teknoloji yatırımı olarak değil, bir eğitim ve yönetişim meselesi olarak görüyor. Bu bütüncül yaklaşım ülkeyi dünya liderliğine taşıdı.”
-
Gündem1 yıl önceTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 yıl önceİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 yıl önceİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 yıl önceDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 yıl önceKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem1 yıl önceERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya1 yıl önceMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem1 yıl önceTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


