İsviçre
Sağlık Sigortasına Yüz Milyonlarca Ek Maliyet: Zayıflama Enjeksiyonu WEGOVY Kapsama Alınıyor
Cemil Baysal
Bu aydan itibaren sağlık sigortaları, zayıflama enjeksiyonu Wegovy’nin maliyetlerini de karşılamaya başladı. Bu durum muhtemelen sigorta primlerine ciddi bir darbe vuracak.
Bu ilaç iştahı azaltıyor ve kilo vermede etkili bir şekilde yardımcı oluyor. Yeni olarak, artık adipöz kişilere de reçete ediliyor, ancak bunun karşılığında bir diyet ve artan fiziksel aktivite taahhüt etmeleri gerekiyor.
Wegovy, zaten Ozempic ve Saxenda gibi sigorta tarafından karşılanan ilaçlı zayıflama yöntemlerine bir yenisini ekliyor. Bu, Ozempic’in diyabet hastalarının tedavisindeki tedarik sıkıntılarını azaltabilir.
Ancak, enjeksiyonlu kürlerle ilişkilendirilen zayıflama maliyetleri sağlık sigortalarına büyük bir yük getiriyor. İsviçre’de yetişkinlerin yaklaşık yüzde 11 ila 13’ünün fazla kilolu olduğu tahmin ediliyor. Kilolarını düzeltmek için ilaçlı yöntemlere yönelen insanların sayısı arttıkça, Ozempic’in diyabet hastalarına olan arzında sıkıntılar ortaya çıktı; bu sorunun Wegovy’nin tanıtımı ile çözülebileceği düşünülüyor.
Sağlık Sigortaları, kilo kaybı enjeksiyonu Wegovy’nin maliyetlerini karşılamaya başlamasıyla büyük bir finansal sarsıntıya uğruyor. Her bir tedavinin aylık maliyeti neredeyse 190 İsviçre Frank’ı civarında, bu da Federal Sağlık Dairesi’nin öngörüsüne göre temel sağlık sigortası için 100 milyon Frank’ı aşan bir maliyet artışına işaret ediyor.
Giacometti’nin açıklamalarına göre, bu mali yükün halka sağlık sigorta primlerine yansıması kaçınılmaz gibi görünüyor. Ancak, Santésuisse Sağlık Sigortaları Birliği’nden Matthias Müller ve diğer uzmanlar, Wegovy’nin kullanımının sadece yetişkin nüfusun yüzde ikisi tarafından benimsenmesi durumunda sigortalar için bu rakamın 300 milyon Frank’a kadar çıkabileceği uyarısında bulunuyor. Bu durum, henüz doktor maliyetleri dahil edilmediğinden, gerçek maliyetin tam olarak anlaşılmadığı bir gerçek.
Wegovy’nin piyasaya sürülmesiyle birlikte, sağlık sigortaları bu ek yük ile başa çıkmakta zorlanırken, bireylerin ve genel sağlık sisteminin finansal dengesi büyük bir belirsizlik içine sürükleniyor. Wegovy’nin getirdiği mali sıkıntılar, sağlık sektöründeki paydaşlar ve sigortalılar arasında endişe yaratıyor ve bu durumun nasıl yönetileceği konusunda belirsizlikler devam ediyor.
Finansal zorluklara rağmen, düşük kalori alımı ve daha fazla fiziksel aktivite gibi ek bir diyetle birlikte kullanıldığında, az kilolu insanların kalp-damar hastalıkları, kalp krizi, diyabet veya hatta kansere daha az yakalanma olasılığı gibi sağlık üzerindeki olumlu etkileri düşünüldüğünde, uzun vadeli faydalar sunabilir. Bu konuda yapılan çalışmalar bunu doğrulamakta.
İsviçre ve Almanya’da Obezite ile İlgili Gelişmeler:
İsviçre:
- İsviçre’de obezite, Avrupa ve dünya ortalamalarının altında olsa da artış trendi gösteriyor.
- Federal Sağlık Dairesi, kilo sorunlarına bağlı sağlık risklerinin arttığını belirtiyor.
- Sağlık sigortaları, kilo kaybını destekleyici tedavilere yönelik mali yükü artırıyor.
- Wegovy adlı zayıflama enjeksiyonu, kilo sorunlarına çözüm olarak öne çıkıyor, ancak maliyeti sağlık sigortalarını zorluyor.
Almanya:
- Almanya’da obezite oranları İsviçre’ye kıyasla yüksek; özellikle erkeklerde yüzde 66, kadınlarda yüzde 50 oranında kilolu.
- Obezite, hipertansiyon, kronik iltihap ve metabolik sorunlara yol açarak sağlık üzerinde olumsuz etkiler bırakıyor.
- Ülkede obezite tedavisine yönelik ilaçlar ve yöntemler sürekli olarak gelişiyor.
- Yeni bir ilaç adayı olan VK2735, kilo kaybında umut vaat ediyor; ancak henüz geliştirme aşamasında.
Her iki ülkede de obezitenin sağlık sigortaları ve genel sağlık sistemine olan etkisi giderek artarken, yeni tedavi yöntemleri ve ilaçlar üzerindeki çalışmalar devam ediyor. Özellikle Almanya’da VK2735’in kilo kaybında potansiyel etkisi, dikkat çekici bir gelişme olarak öne çıkıyor.
İsviçre
Migros “Save Food” Ürün Serisini Başlattı: Gıda İsrafına Karşı Yeni Adım
ZÜRİH – İsviçre’nin önde gelen perakende zincirlerinden Migros, gıda israfını azaltmak amacıyla “Save Food” adlı yeni bir ürün serisini piyasaya sürdü. Şirketten pazartesi günü yapılan açıklamada, yeni ürün hattının görsel standartlara uymayan meyve ve sebzeleri kapsadığı bildirildi.
Migros, “Save Food” serisiyle hem gıda atığını azaltmayı hem de tarım sektörünü desteklemeyi ve tüketicilerde farkındalık oluşturmayı hedefliyor. Açıklamada, söz konusu ürünlerin düzensiz şekiller, küçük boyutlar ya da hava koşullarına bağlı yüzey kusurları gibi nedenlerle standart ürünlerden ayrışabileceği; ancak tat ve besin değeri açısından herhangi bir farklılık taşımadığı vurgulandı.
Yeni ürün serisinin ilk aşamasında İsviçre menşeli patatesler satışa sunulacak. Migros, 2025 yılındaki iyi hasat nedeniyle özellikle patateslerin bu uygulama için uygun olduğunu belirtti. Ürünlerin mağazalara hangi tarihte ulaşacağı ve satış fiyatlarına ilişkin ise henüz ayrıntı paylaşılmadı.
Migros’un 2024 yılı faaliyet raporuna göre şirketin gıda atığı oranı yüzde 1,18 seviyesinde gerçekleşti. Bu atıkların büyük bölümünün hayvan yemi ya da biyogaz üretiminde değerlendirildiği, yalnızca binde birlik kısmın imha edildiği ifade edildi.
Migros’un en büyük rakibi Coop ise benzer bir uygulamayı 2013 yılında “Ünique” markasıyla başlatmıştı. Coop, 2024 yılında yaklaşık 3 bin 20 ton meyve ve sebzeyi bu yolla kurtardığını açıklamıştı.
Federal Çevre Dairesi’nin (Bafu) verilerine göre İsviçre’de her yıl üretimden tüketime kadar olan süreçte yaklaşık 2,8 milyon ton gıda kaybı yaşanıyor. Bu miktar kişi başına yılda yaklaşık 310 kilogram önlenebilir gıda kaybına karşılık geliyor. Federal Hükümet, gıda israfına karşı eylem planı kapsamında 2030 yılına kadar önlenebilir kayıpları 2017 seviyesine kıyasla yarıya indirmeyi hedefliyor. Migros da bu hedefi desteklediğini duyurdu.
İsviçre
Anket: İsviçrelilerin Çoğunluğu 5 Rappenlik (5 Kuruşluk) Madeni Paranın Kaldırılmasını İstiyor
ST. GALLEN – İsviçre’de yapılan bir kamuoyu araştırmasına göre, halkın çoğunluğu 5 rappenlik (5 kuruşluk) madeni paranın tedavülden kaldırılmasını destekliyor. Ancak nakit para kullanımına yönelik genel eğilim güçlü şekilde devam ediyor.
St. Gallen Üniversitesi’nin (HSG) Edelmetaller Araştırması kapsamında, değerli madenler şirketi Philoro ile iş birliği içinde gerçekleştirilen ankete göre, katılımcıların yüzde 54’ü 5 rappenlik madeni paranın kaldırılmasından yana görüş bildirdi.
Philoro İsviçre CEO’su Christian Brenner, desteğin özellikle Ticino ve Fransızca konuşulan İsviçre bölgelerindeki belirgin eğilimden kaynaklandığını ifade etti. Ankete göre Ticino’da katılımcıların yüzde 80’i en küçük madeni para biriminin kaldırılmasını desteklerken, bu oran Fransızca konuşulan bölgelerde yüzde 68 olarak ölçüldü. Almanca konuşulan bölgelerde ise görüşlerin daha dengeli olduğu belirtildi.
Öte yandan, nakit paraya olan bağlılığın sürdüğü kaydedildi. Araştırma, tamamen nakitsiz bir yaşamı mümkün görenlerin oranının azaldığını ortaya koydu. Son ankette katılımcıların yalnızca yüzde 11,2’si nakit paranın tamamen kaldırılmasını desteklediğini belirtti. Bu oran 2024’te yüzde 12,4, 2023’te ise yüzde 28 seviyesindeydi.
Sonuçlar, gençlerin nakitsiz ödeme yöntemlerine daha açık olduğunu gösterdi. Eğitim ve gelir seviyesi yüksek bireylerin de madeni para ve banknot kullanımını daha kolay bırakabildiği ifade edildi.
St. Gallen Üniversitesi Pazarlama ve Müşteri İçgörüsü Enstitüsü tarafından Temmuz–Eylül 2025 döneminde çevrim içi olarak gerçekleştirilen ankete, Almanca, Fransızca ve İtalyanca konuşulan bölgelerden toplam 3 bin 12 yetişkin katıldı. Çalışmanın örnekleminin temsili nitelik taşıdığı bildirildi.
İsviçre
Zürih’te Camiye Yumurtalı Saldırı
ZÜRİH – Zürih’in Oerlikon semtinde bulunan Mimar Sinan Camii geçtiğimiz hafta yumurtalı saldırının hedefi oldu. Cami binasının giriş kapısına çiğ yumurta atıldığı, olayın ardından cami çevresinde de benzer vakaların yaşandığı bildirildi. Olay, hem cemaatte hem de sosyal medyada tepkiye yol açtı.
Görgü tanıklarının aktardığına göre, kimliği belirsiz kişi ya da kişiler cami binasının kapısına bir kutu dolusu çiğ yumurta fırlattı. Giriş kısmında yumurta kalıntılarının görüldüğü fotoğraflar sosyal medyada da paylaşıldı.
Zürih Şehir Polisi, olaydan haberdar olduklarını açıkladı. Polis sözcüsü Pascal Siegenthaler, olayın kendilerine bildirildiğini ve şehir bünyesindeki “Brückenbauer” biriminin cami yetkilileriyle temas halinde olduğunu belirtti. Maddi hasar oluşmadığı için cami yönetiminin resmi şikâyette bulunmadığı kaydedildi.
Zürih Belediyesi’ne bağlı Brückenbauer birimi, farklı kültürler arasında karşılıklı saygıyı teşvik etmeyi ve topluluklar arası sorunlarda arabuluculuk yapmayı amaçlıyor. Olay, kentte birlikte yaşama kültürü ve güvenlik konularını yeniden gündeme taşıdı.
-
Gündem1 yıl önceTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 yıl önceİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 yıl önceİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 yıl önceDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 yıl önceKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem1 yıl önceERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya1 yıl önceMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem1 yıl önceTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


