Connect with us

Gündem

2026’ya Girerken İsviçre’de Yabancıları İlgilendiren Yeni Dönem: Hangi Kararlar Öne Çıkıyor?

yazar

Published

on

2025 yılını geride bırakmaya hazırlanırken, İsviçre’de 2026 yılıyla birlikte yürürlüğe girecek ya da etkisini daha net hissettirecek kararlar, ülkede yaşayan ve yaşamayı planlayan yabancılar açısından yakından takip ediliyor. Federal hükümetin açıkladığı düzenlemeler, İsviçre’nin göç politikasında istikrarı koruyan ancak uygulamada bazı önemli değişiklikler içeren bir yeni döneme işaret ediyor.

Uzmanlara göre 2026, “ani ve sert değişimlerin” değil; kontrollü göç politikasının dijitalleşme, entegrasyon ve iş gücü odaklı adımlarla güçlendirildiği bir yıl olacak.

Çalışma İzni Kotaları 2026’da Sabit Kaldı

İsviçre Federal Konseyi, 2026 yılı için AB/EFTA dışı ülke vatandaşlarına yönelik çalışma izni kotalarında değişikliğe gitmedi. Buna göre kısa süreli (L tipi) ve uzun süreli (B tipi) oturum ve çalışma izinleri, 2025’te olduğu gibi federal düzeyde belirlenen yıllık kontenjanlar çerçevesinde verilmeye devam edecek.

Bu karar, üçüncü ülkelerden gelen nitelikli iş gücü için rekabetin süreceğini, ancak işverenler açısından planlama güvenliğinin korunacağını gösteriyor. Uzmanlar, başvuruların erken yapılmasının 2026’da da kritik önem taşıdığına dikkat çekiyor.

Schengen Giriş–Çıkış Sistemi Tam Uygulamaya Geçiyor

2026 ile birlikte İsviçre, Schengen bölgesinde hayata geçirilen dijital Giriş–Çıkış Sistemi’ni (EES) tam kapasiteyle uygulamaya başlayacak. Bu sistemle:

  • Pasaportlara manuel damga uygulaması sona erecek,
  • AB/EFTA dışı ülke vatandaşlarının kalış süreleri dijital olarak takip edilecek,
  • Giriş–çıkış geçmişi, vize ve oturum değerlendirmelerinde daha belirleyici olacak.

Yetkililere göre bu adım, hem sınır güvenliğini artırmayı hem de yabancıların kalış sürelerine ilişkin denetimi daha şeffaf hâle getirmeyi amaçlıyor.

Geçici Koruma (S Statüsü) Sahipleri İçin Bürokrasi Azaltıldı

2026’ya girerken dikkat çeken bir diğer düzenleme ise geçici koruma statüsüne (S izni) sahip yabancılar için çalışma süreçlerinin sadeleştirilmesi oldu. Yeni uygulamayla birlikte işverenler, bu statüdeki kişileri işe alırken ek bir çalışma izni süreci yerine basitleştirilmiş bir bildirim sistemi kullanabilecek.

Bu düzenleme, özellikle iş gücü açığının bulunduğu sektörlerde çalışma hayatına katılımı hızlandırmayı hedefliyor.

Ukraynalılar İçin Koruma Statüsü Devam Ediyor

Federal Konsey’in daha önce aldığı kararla, Ukrayna’dan gelen sığınmacılar için geçerli olan geçici koruma statüsü 2027’ye kadar uzatılmıştı. Bu kararın 2026 boyunca da yürürlükte olması, İsviçre’nin insani koruma yaklaşımını sürdürdüğünü gösteriyor. Söz konusu statü, çalışma, eğitim ve sosyal yardımlara erişim haklarını kapsamaya devam edecek.

Göç Politikası Tartışmaları 2026’da da Gündemde

2026 yılı için doğrudan yürürlüğe giren sert kısıtlamalar bulunmasa da, AB ile yürütülen müzakereler ve iç siyasi tartışmalar göç politikalarının geleceğine dair yeni sinyaller veriyor. Özellikle belirli eşiklerin aşılması durumunda göçü sınırlamaya yönelik “koruyucu mekanizmalar”ın gündemde olması, İsviçre’nin göç konusunu yalnızca ekonomik değil, toplumsal etkiler üzerinden de değerlendirdiğini ortaya koyuyor.

Genel Değerlendirme

Uzmanlara göre 2026, İsviçre’nin yabancılar politikasında radikal bir kırılma değil, ancak uygulamaların daha sıkı denetlendiği ve dijitalleştiği bir yıl olacak. Çalışma izni kotalarının korunması istikrar sağlarken, giriş–çıkış sistemindeki yenilikler ve çalışma süreçlerindeki sadeleşme yabancılar için yeni bir uyum dönemini beraberinde getiriyor.

2026’ya girerken tablo net:
İsviçre, yabancılar için fırsatların sürdüğü; ancak bu fırsatlara erişimin net kurallar, şeffaf denetimler ve güçlü entegrasyon beklentileriyle mümkün olduğu bir ülke olmaya devam ediyor.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Avrupa

AB’nin Yeni İltica Paktında Yeni Dönem: İsviçre’de Dijital Kayıt ve Sınır Süreçleri Değişiyor

yazar

Published

on

By

Avrupa Birliği’nin uzun süredir hazırlıkları devam eden kapsamlı iltica ve göç reformu uygulama aşamasına girerken, Schengen ve Dublin sistemine bağlı olan İsviçre de yeni kurallara uyum sürecini başlattı. Avrupa genelinde göç yönetimini ortak kurallarla güçlendirmeyi hedefleyen düzenlemeler, sınır kontrollerinden biyometrik kayıt sistemine kadar birçok alanda önemli değişiklikler içeriyor.

Yeni sistem kapsamında iltica başvurusu yapan kişilerin kimlik tespit süreçleri daha ayrıntılı hale getiriliyor. Buna göre 6 yaş ve üzerindeki çocuklar ile yetişkinlerden yalnızca parmak izi değil, yüz biyometrisi de alınarak Avrupa’nın ortak veri tabanına kaydedilecek. Yetkililer, bu uygulamanın farklı ülkelerde yapılan mükerrer iltica başvurularını önlemeyi, kimlik tespitini hızlandırmayı ve güvenlik kontrollerini güçlendirmeyi amaçladığını belirtiyor.

Reformun en dikkat çeken başlıklarından biri ise AB’nin dış sınırlarında uygulanacak hızlandırılmış sınır prosedürleri oldu. İltica başvurularının kabul oranı Avrupa genelinde yüzde 20’nin altında kalan ülkelerden gelen kişiler için dosyalar, Avrupa’ya ilk giriş yaptıkları sınır merkezlerinde daha kısa sürede değerlendirilecek. Bu süreçte başvuruların hızlı şekilde sonuçlandırılması ve şartları karşılamayan kişilerin geri dönüş işlemlerinin daha etkin yürütülmesi hedefleniyor. İsviçre, AB üyesi olmadığı için bu sıkı sınır merkezlerini kendi topraklarında kurmakla yükümlü olmasa da, sistemin getirdiği sıkı Dublin kontrollerinden ve veri paylaşımından doğrudan yararlanacak.

İsviçre açısından da yeni düzenlemeler büyük önem taşıyor. Her ne kadar Avrupa Birliği üyesi olmasa da Schengen ve Dublin anlaşmalarına taraf olan ülke, ortak iltica sisteminin veri tabanı ve kayıt unsurlarını kendi mevzuatına uyarlıyor. İsviçre Devlet Göç Sekreterliği (SEM), 2026 yılı için yaklaşık 25 bin iltica başvurusu beklediğini açıklarken, Avrupa genelinde devreye giren yeni dijital kayıt sisteminin ve güncellenen Dublin kriterlerinin, İsviçre’ye yönelik ikincil göç hareketlerini önlemede ve başvuruları daha etkin yönetmede önemli rol oynayacağını değerlendiriyor.

Göç politikalarını destekleyen çevreler, reformun Avrupa genelinde düzensiz göçü kontrol altına alacağını ve iltica sistemindeki suistimalleri azaltacağını savunuyor. İnsan hakları kuruluşları ise özellikle AB dış sınırlarında kurulacak hızlandırılmış işlem merkezlerinin, bireysel başvuruların yeterince ayrıntılı incelenmesini zorlaştırabileceği ve özellikle çocuklar ile kırılgan grupların haklarının korunmasına ilişkin yeni tartışmalar doğurabileceği uyarısında bulunuyor.

Uzmanlara göre yeni iltica paktı, önümüzdeki dönemde yalnızca Avrupa Birliği ülkelerinde değil, Schengen sistemine dahil olan İsviçre’de de göç yönetiminin işleyişini ve dijital altyapısını önemli ölçüde değiştirecek; uygulamanın sahaya yansımaları yakından takip edilecek.

#Asyl#avrupa#iltica#europa#schweiz

Continue Reading

Avrupa

Gurbetçilere Yol Uyarısı: Sınır Kapılarında Nakit ve POS Dolandırıcılığı Alarmı

yazar

Published

on

By

Yaz tatili için karayoluyla Türkiye’ye giden gurbetçilerin sayısının Temmuz ayının ilk haftasında zirveye ulaşmasıyla birlikte, yol güzergâhlarından gelen uyarılar da artmaya başladı. Özellikle Balkan rotasını kullanan sürücüler, sosyal medya platformları ve gurbetçi forumlarında hem POS cihazlarıyla yapılan yüksek tutarlı tahsilatlar hem de sınır kapılarındaki nakit para denetimleri konusunda birbirlerini dikkatli olmaları için uyarıyor.

Son günlerde en fazla şikâyet edilen konuların başında, Sırbistan ve Bulgaristan’daki bazı otoyol akaryakıt istasyonlarında yaşanan ödeme işlemleri geliyor. İddialara göre bazı noktalarda ödeme sırasında Euro yerine yerel para birimi üzerinden işlem yapılarak kur farkından kaynaklanan yüksek tutarlar kartlara yansıtılabiliyor. Uzmanlar, sürücülerin POS cihazının ekranında hangi para birimiyle işlem yapıldığını mutlaka kontrol etmelerini, mümkünse işlemin Euro yerine yerel para biriminde yapılmasını istemelerini ve ödeme fişini ayrılmadan önce incelemelerini tavsiye ediyor.

Bankacılık uzmanları ayrıca, temassız ödeme veya kart şifresi girilmeden önce POS ekranında görünen tutarın dikkatle kontrol edilmesi gerektiğini belirtiyor. Şüpheli bir işlem fark edilmesi halinde ise banka ile vakit kaybetmeden iletişime geçilmesi ve kartın gerektiğinde kullanıma kapatılması öneriliyor.

Yolculuk sırasında dikkat edilmesi gereken bir diğer önemli konu ise sınır kapılarındaki nakit para kontrolleri. Hırvatistan ve Sırbistan başta olmak üzere güzergâhtaki birçok ülkede gümrük görevlileri yüksek tutarda nakit taşıyan yolcular üzerinde denetimlerini artırmış durumda. Kişi başına 10 bin avro veya eşdeğer döviz üzerindeki nakdin, ilgili ülkenin kuralları doğrultusunda yazılı olarak beyan edilmesi gerekiyor.

Gümrük mevzuatına aykırı şekilde beyan edilmeyen yüksek tutarlı nakitlerin tespit edilmesi halinde, paraya geçici olarak el konulması, idari para cezası uygulanması ve paranın kaynağına ilişkin inceleme başlatılması mümkün olabiliyor. Son günlerde bazı gurbetçi ailelerin bu nedenle sınır kapılarında uzun süre bekletildiği ve nakitlerine el konulduğuna ilişkin paylaşımlar da dikkat çekiyor.

Uzmanlar, Türkiye yoluna çıkacak vatandaşlara güzergâh üzerindeki ülkelerin güncel gümrük kurallarını önceden incelemelerini, yüksek miktarda nakit taşımak yerine güvenli bankacılık yöntemlerini tercih etmelerini ve kartla ödeme yaparken POS ekranındaki para birimi ile işlem tutarını mutlaka kontrol etmelerini öneriyor. Özellikle yoğun yaz sezonunda yapılacak küçük kontrollerin, hem maddi kayıpların hem de sınır kapılarında yaşanabilecek mağduriyetlerin önüne geçebileceği belirtiliyor.

#silayolu#izin#tatil#turkiye#haber

Continue Reading

Gündem

İsviçre’de Bir İlk: Çocuk Hastanesinde “Martha’s Rule” Kalıcı Hale Geldi

yazar

Published

on

By

İsviçre sağlık sisteminde hasta haklarını ve çocuk güvenliğini güçlendiren önemli bir adım atıldı. Luzern’deki Merkezi İsviçre Çocuk Hastanesi (Kinderspital Zentralschweiz), başarılı pilot uygulamanın ardından 6 Temmuz itibarıyla “Martha’s Rule” (Martha Yasası) sistemini kalıcı olarak hayata geçiren ülkedeki ilk sağlık kurumu oldu. Yeni uygulama, hastanede tedavi gören çocukların ailelerine kritik durumlarda ikinci bir tıbbi değerlendirme talep etme hakkı tanıyor.

Aileler Bağımsız Uzman Ekibini Doğrudan Çağırabilecek

“Martha’s Rule” kapsamında anne ve babalar, çocuklarının sağlık durumunun kötüleştiğini düşündüklerinde ve mevcut tedavi ekibinin müdahalesini yetersiz bulduklarında, doğrudan bağımsız yoğun bakım veya kritik bakım ekibinden acil ikinci değerlendirme isteyebilecek. Böylece tedaviyi yürüten ekipten bağımsız uzmanlar kısa sürede devreye girerek çocuğun durumunu yeniden değerlendirecek.

Pilot Uygulama Olumlu Sonuç Verdi

Hastanenin bağlı bulunduğu LUKS Grubu, kalıcı uygulamaya geçmeden önce yürütülen pilot sürecin başarılı geçtiğini açıkladı. Deneme döneminde aileler sistemi yaklaşık 40 kez kullanırken, iki başvuruda bağımsız uzman ekibin ikinci değerlendirmesiyle olası risklerin önüne geçildi. Uzmanlar, çocukların sağlık durumundaki küçük ancak kritik değişiklikleri çoğu zaman ilk fark eden kişilerin anne ve babalar olduğuna dikkat çekiyor.

Yeni Hastanenin Dijital Altyapısına Entegre Edildi

Merkezi İsviçre Çocuk Hastanesi, sonbaharda Luzern’de hizmete açılacak yeni binasına taşınmaya hazırlanıyor. “Martha’s Rule” çağrı ve takip sistemi de yeni hastanenin dijital klinik altyapısına ve hasta odalarındaki bilgi panellerine kalıcı olarak entegre edildi.

Göçmen Aileler İçin Önemli Bir Güvence

Yeni uygulamanın özellikle göçmen aileler için önemli bir güvence sağlaması bekleniyor. Dil engeli, iletişim zorlukları veya İsviçre sağlık sistemine yeterince hâkim olmama gibi nedenlerle endişelerini dile getirmekte zorlanan aileler, artık doğrudan bağımsız uzman ekibinden değerlendirme talebinde bulunabilecek.

İngiltere’den İsviçre’ye Uzanan Hasta Güvenliği Modeli

“Martha’s Rule”, İngiltere’de 13 yaşındaki Martha Mills’in sepsis nedeniyle yaşamını yitirmesi ve ailesinin uyarılarının zamanında dikkate alınmadığının ortaya çıkmasının ardından geliştirilen bir hasta güvenliği modeli olarak hayata geçirildi. İsviçre’de ilk kez Luzern’de kalıcı olarak uygulanmaya başlayan sistemin, önümüzdeki dönemde diğer kantonlardaki çocuk hastaneleri ve üniversite kliniklerine de örnek olması bekleniyor.

#İsviçre#Luzern#schweiz#luzern#MarthasRule

Continue Reading

Trendler