Sosyal Medya

Gündem

Aargau’da Sahte Doktor Skandalı Büyüyor: İranlı Fatma Y.’nin Güzellik Merkezi Kapatıldı – Çok Sayıda Mağdur Ortaya Çıktı

yazar

Yayınlayan

on

İsviçre’nin Aargau kantonunda faaliyet gösteren İran asıllı güzellik uzmanı Fatma Y. (35), yetkisi olmadığı halde tıbbi estetik işlemler uyguladığı gerekçesiyle büyük bir skandalın merkezine oturdu. Çok sayıda şikâyetin ardından, Wettingen’deki stüdyosu Aargau Sağlık Departmanı tarafından süperprovisorisch (acil) şekilde kapatıldı. Yetkililer, kapatmanın ardından işletmeciye “sonradan” savunma hakkı tanındığını açıkladı.

Şikâyetler bitmedi, salon mühürlendi

Aargau makamları daha önce Fatma Y.’ye çeşitli uyarılar, kısıtlamalar ve yasaklar getirmişti. Ancak iddiaya göre güzellik uzmanı, yetkisi olmadığı halde dolgudan yağ enjeksiyonuna, hatta enjeksiyonlu tıbbi uygulamalara kadar birçok işlemi yapmaya devam etti.

Skandalın patlamasına neden olan son olay ise, stüdyoda yapılan bir kalça dolgusunun ciddi tıbbi komplikasyonlara yol açması oldu. Bu gelişme üzerine salon Kasım 2024 ortasında kapatıldı.

“Mesoterapi” diye gitti, “dolguyla” döndü: 44 yaşındaki müşteri hâlâ tedavi görüyor

Mağdurlar arasında Dietikon’da yaşayan iki çocuk annesi Adelina M. (44) de bulunuyor. Temmuz 2023’te göz altı morluklarından kurtulmak için gittiği salonda kendisine mesoterapi uygulanacağı söylendi. Fakat Adelina’nın iddiasına göre Fatma Y., bunun yerine hyalüronik asit dolgusu enjekte etti. Bu işlem, İsviçre yasalarına göre yalnızca lisanslı hekimler tarafından yapılabiliyor.

İşlem sonrası göz altları moraran, şişen ve biçimsizleşen Adelina M., yaşadıklarını şöyle anlatıyor:

“Beni entetledi. Aynaya bakınca kendimi tanıyamıyordum, bir canavar gibiydim.”

Şikâyet üzerine Fatma Y.’nin, dolgu çözücü Hylase getirmeyi kabul ettiği görülüyor. Ancak mesajlara göre Y., düzeltme işlemi için de para talep etti:
Her enjeksiyon için 100 frank.

İki seansa rağmen dolgu tam olarak çözülemedi. Adelina M.’nin şu ana dek yalnızca düzeltme masrafları 5000 franka ulaştı. Göz çevresi hâlâ kızarık, şişkin ve doku bütünlüğü bozulmuş durumda.

İnternette “Dr. med.”, resmiyette doktor değil

Fatma Y.’nin sosyal medya ve WhatsApp’ta kendisini “Dr. med.” (tıp doktoru) olarak tanıtması da soru işaretleri yarattı. Y., İran’da tıp eğitimi aldığını iddia ediyor ve bir sertifika gösteriyor. Ancak İsviçre Medizinalberuferegister kayıtlarında doktor olarak görünmüyor.

Basına yansıyan fotoğraflarda, beyaz önlük ve stetoskopla poz verdiği görülüyor.

460’tan fazla yorum, karışık tepkiler

Google üzerinde 4,3 yıldız ortalamasına sahip olan güzellik uzmanını savunan olumlu yorumlar kadar, ağır eleştiriler de mevcut. Bir kullanıcı şöyle yazıyor:

“Hinterhof (arka sokak) stüdyosu gibi. Eğitimi yok, malzemeler şüpheli, hijyen zayıf.”

Fatma Y. ise eleştirileri önemsemediğini belirterek şunları söylüyor:

“Yaklaşık 550 yorumum var, 500’ü olumlu. Bu gösteriyor ki o kadar kötü biri değilim.”

Savcılık devrede: İlaç Yasası’nı ihlal suçlaması

Aargau Sağlık Departmanı, salonun kapatılmasının ardından Fatma Y. hakkında İsviçre İlaç Yasası (HMG) 86. Madde kapsamında suç duyurusunda bulundu.
Suçlama: Yetkisiz tıbbi ürün kullanmak ve piyasaya sürmek.

Bu suçun cezası:
Para cezası veya 3 yıla kadar hapis.

Üstelik salon kapatıldıktan sonra 3 yeni şikâyet daha yapıldığı bildirildi.

“En azından başkaları zarar görmeyecek”

Hâlâ tedavi sürecinde olan Adelina M., salonun kapatılmasına sevindiğini ifade ediyor:

“En azından diğer insanlar güvende olacak.”

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

İsviçre’de Okullarla İlgili Yeni Öneriler

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’de SVP adlı sağ görüşlü parti, okulların durumunun çok kötü olduğunu söylüyor. Parti, eğitim sisteminde büyük değişiklikler yapılmasını istiyor.

SVP’ye göre birçok çocuk okula yeterli Almanca, Fransızca veya İtalyanca bilmeden başlıyor. Bu durum öğretmenleri zorluyor ve eğitim kalitesini düşürüyor. Parti ayrıca okullarda şiddetin arttığını ve disiplinin azaldığını iddia ediyor.

SVP’nin başlıca önerileri şunlar:

📌 Küçük çocuklar için zorunlu dil testi
📌 Dil testini geçemeyen çocuklar için 1 yıl hazırlık sınıfı
📌 2. sınıftan itibaren tekrar not sistemi
📌 Okullarda daha fazla dikte çalışması ve ezber (şiir ezberleme gibi)
📌 Her sınıfta yabancı dilli çocukların oranı en fazla %30

Parti, bazı ailelerin çocuklarına dili öğretmediğini söylüyor ve bu ailelere ceza verilmesini istiyor. Hatta çok ağır durumlarda oturma izninin iptal edilmesi de gündeme gelebilir.

SVP ayrıca mevcut eğitim sistemini eleştiriyor. “Lehrplan 21” adlı eğitim planını çok bürokratik buluyor. Küçük yaşta ikinci yabancı dil öğrenmenin de çocuklar için zor olduğunu ve ana dili öğrenmeyi zorlaştırdığını söylüyor.

Bu öneriler İsviçre’de büyük tartışma yarattı. Bazı kişiler bu fikirleri destekliyor, bazıları ise çok sert ve ayrımcı olduğunu düşünüyor.

Haberin Devamını Oku

Gündem

Vatandaşlık Kuralları Değişmedi: Komite Kolaylaştırma Teklifine Hayır Dedi

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’de vatandaşlık almak isteyen birçok kişiyi ilgilendiren önemli bir gelişme yaşandı. Parlamento içindeki Siyasi Kurumlar Komitesi, vatandaşlık kurallarını kolaylaştırmak isteyen “Demokrasi Girişimi”ni reddetti. Oylamada 17 milletvekili hayır, 8 milletvekili evet dedi.

Bu girişim, vatandaşlık kurallarının kantonlar yerine federal hükümet tarafından belirlenmesini istiyordu. Ayrıca İsviçre’de yasal olarak yaşayan kişilerin sadece 5 yıl sonra vatandaşlık başvurusu yapabilmesini öneriyordu. Oturma izninin türü önemli olmayacaktı.

Şu anda ise kurallar daha zor. Bir kişinin vatandaşlık alabilmesi için en az 10 yıl İsviçre’de yaşamış olması, C tipi oturma iznine sahip olması ve yaşadığı kanton ile belediyede birkaç yıl kalması gerekiyor.

Komite üyeleri, 5 yılın çok kısa olduğunu söyledi. Ayrıca insanların İsviçre’deki yaşamı, kuralları ve toplumu yeterince tanımadan vatandaş olmasının doğru olmadığını savundular. Onlara göre vatandaşlık, sadece bir belge değil, aynı zamanda topluma uyum anlamına geliyor.

Komite, girişimin entegrasyon şartlarını zayıflattığını ve bunun uzun vadede sorun yaratabileceğini düşünüyor. Bu yüzden teklifi fazla ileri giden bir adım olarak değerlendirdi.

Buna rağmen komite, insanların günümüzde daha sık şehir ve kanton değiştirdiğini kabul ediyor. Bu nedenle yeni bir öneri sundu: Vatandaşlık için kanton ve belediyede yaşama süresi 2 veya 3 yıla indirilebilir. Ayrıca kantonların daha uzun süre şartı koymaması isteniyor. Bu öneri şimdi Senato’daki komite tarafından incelenecek.

Bazı milletvekilleri ise girişimi destekledi. Onlara göre ülke genelinde aynı kurallar olursa sistem daha şeffaf ve adil olur, insanlar için fırsat eşitliği artar.

İsviçre federal hükümeti de bu girişime karşı çıkıyor. Son kararı ise önümüzdeki dönemde tüm parlamento verecek.

Haberin Devamını Oku

Gündem

İsviçre’de kadın-erkek ücret farkı azalıyor ancak eşitlik için yol uzun

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’de kadınlar ile erkekler arasındaki ücret farkının son yıllarda azaldığı, ancak tam anlamıyla ücret eşitliğine ulaşmanın hâlâ uzun zaman alacağı bildirildi.

Federal İstatistik Ofisinin (BFS) yayımladığı son Ücret Yapısı Araştırması’na (LSE) göre, ülkede kadın ve erkek arasındaki ücret farkı 2024 yılında yüzde 8,4 olarak kaydedildi. Bu oran 2022’de yüzde 9,5 seviyesindeydi.

Veriler, ücret farkının özellikle üst düzey pozisyonlarda daha belirgin olduğunu ortaya koydu. Yönetici konumundaki kadınların aylık ortalama geliri 10 bin 77 İsviçre frangı olurken, erkeklerde bu rakam 11 bin 715 franga ulaştı. Böylece kadınlar aleyhine fark yüzde 14 olarak hesaplandı. Yönetici olmayan pozisyonlarda ise ücret farkı yüzde 5,2 düzeyinde kaldı.

Bern Üniversitesi Ekonomi Coğrafyası Profesörü Heike Mayer, ücret farkındaki azalmanın olumlu bir gelişme olduğunu belirterek bu eğilimin süreceğini söyledi. Kadınların eğitim seviyesinin yükseldiğini ve erkeklerin ağırlıkta olduğu meslek alanlarında daha fazla yer almaya başladığını vurgulayan Mayer, üniversitelerde kadın öğrenci oranının yaklaşık yüzde 60’a ulaştığını ifade etti.

Mayer, ücrette cinsiyet farkının tamamen ortadan kalkmasının uzun zaman alacağını belirterek farkın bir bölümünün açıklanamadığını, bir bölümünün ise yapısal nedenlerden kaynaklandığını kaydetti. Uzmanlara göre kadınların sektörlerde ve yönetim kademelerinde yeterince temsil edilmemesi, önyargılar, ayrımcılık ve bakım yükünün büyük ölçüde kadınların üzerinde olması eşitsizliği derinleştiriyor.

İşçi sendikaları da daha sert önlemler çağrısında bulunuyor. Unia Sendikası ekonomistlerinden Noémie Zurlinden, kadınların aynı işi yapmalarına rağmen daha düşük ücret aldığını belirterek şirketleri sorumluluk almaya çağırdı.

Syndicom Sendikası ise açıklanamayan ücret farklarını “ayrımcılık” olarak nitelendirerek eşit işe eşit ücretin temel bir hak olduğunu vurguladı. Sendika sözcüsü Romi Hofer, ücret eşitsizliğinin ne zaman tamamen sona ereceğine dair net bir tarih vermenin mümkün olmadığını, ancak denetim ve yaptırımların şart olduğunu ifade etti.

Haberin Devamını Oku

Trendler