Avrupa
26 Yıldır Kayıp: Hilal Ercan İçin Yeni Umut — Dev Afiş, 100 Bin Euro Ödül ve Ülke Çapında Kampanya
HAMBURG – Almanya’da 1999 yılında kaybolan 10 yaşındaki Hilal Ercan’dan hâlâ hiçbir iz yok. Aradan geçen 26 yıla rağmen küçük kızın akıbeti gizemini korurken, ailesi pes etmiyor. Hilal’in kardeşi Abbas Ercan, yeni bir kampanya başlatarak Almanya genelinde dikkat çekici bir çağrıda bulundu:
“Kız kardeşime ne yaptın?”
Dev Afiş Hamburg Sokaklarında
Hilal’in ağabeyi Abbas Ercan (38), kardeşinin bulunması için çarpıcı bir adım attı. Hamburg’un Winterhude semtindeki bir binanın iskelesine dev bir afiş asıldı.
Afişte Hilal’in çocukluk fotoğrafı yer alıyor; altında ise dikkat çekici bir mesaj:
“Kız kardeşime ne yaptın?”
Afişin üzerinde ayrıca 100.000 Euro ödül duyurusu bulunuyor. Aile, bu ödülün kaybolma olayıyla ilgili bilgi verebilecek kişileri cesaretlendirmesini umuyor.
Afişin asıldığı yer, şehrin işlek noktalarından biri. Günde binlerce kişinin geçtiği cadde üzerinde bulunan afiş, hem Almanya’daki Türk toplumu hem de Alman kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.
True Fruits’tan Destek: Kayıp Çocukların Yüzleri Smoothie Şişelerinde
Hilal Ercan’ın ailesinin girişimiyle, Almanya merkezli meyve suyu üreticisi True Fruits de dikkat çeken bir kampanyaya katıldı.
Şirket, dört hafta boyunca satışa sunulacak smoothie şişelerinin üzerine Hilal Ercan ve bir diğer kayıp kadın, Scarlett Salice (26)’nin fotoğraflarını bastı.
True Fruits yetkilileri, kampanyanın amacıyla ilgili şu açıklamayı yaptı:
“Bu projeyle, kayıp kişilerin hikâyelerini unutturmamak ve toplumun dikkatini yeniden bu olaylara çekmek istiyoruz.”
Şirket, fotoğrafların Almanya, Avusturya ve İsviçre’deki 30.000 süpermarkette tüketicilerle buluşacağını açıkladı. Kaç adet şişede fotoğrafların yer aldığı ise açıklanmadı.
26 Yıllık Gizem: Ne Oldu Hilal’e?
Hilal Ercan, 27 Ocak 1999 tarihinde Hamburg’un Lurup semtinde, evinin yakınındaki bir alışveriş merkezine sakız almak için gitmişti.
Küçük kız, bir daha eve dönmedi.
O günden bu yana Hilal’den hiçbir haber alınamadı; ne cesedine ulaşıldı, ne de bir şüpheli tespit edildi.
Yıllar içinde Almanya polisi yüzlerce ihbarı değerlendirdi.
Bazı kişiler sorgulandı, birkaç kişi kısa süreli tutuklandı.
Bir şüpheli, Hilal’i öldürdüğünü itiraf etti ancak daha sonra ifadesini geri çekti. Somut bir delil bulunamadığı için dava kapatıldı.
Son olarak 2022 yılında polis ekipleri Hamburg’daki Volkspark bölgesinde yeni aramalar gerçekleştirdi. Ancak sonuç yine olumsuzdu — hiçbir ize ulaşılamadı.
Aile Umudunu Yitirmiyor
Aile için geçen 26 yıl acı dolu.
Kardeş Abbas Ercan, yaşadıkları süreci şöyle anlatıyor:
“Her sabah uyanıyoruz ve hâlâ hiçbir şey bilmiyoruz. Ne yaşadığını, nerede olduğunu, hatta hayatta olup olmadığını bile bilmiyoruz. Biz sadece gerçeği öğrenmek istiyoruz.”
Abbas, kardeşinin fotoğrafının yeniden gündeme gelmesiyle, birilerinin vicdanının harekete geçeceğini umuyor:
“Belki birisi bir şey gördü, belki biri yıllar sonra konuşmaya cesaret eder. Biz Hilal’i unutmadık, unutmayacağız.”
Alman Polisi: “Dosya Açık, Her Yeni Bilgi Değerlendiriliyor”
Hamburg Emniyeti’nden yapılan açıklamada, Hilal Ercan dosyasının halen “aktif” olduğu belirtildi.
Yetkililer, kamuoyundan gelecek her türlü yeni bilginin dikkatle inceleneceğini ifade etti.
Toplumdan Destek Yağıyor
Sosyal medyada kampanyaya büyük ilgi var. Almanya’daki Türk toplumu, “Hilal için adalet” etiketiyle destek mesajları paylaşıyor.
Birçok kişi, True Fruits kampanyasının diğer kayıp çocuklar için de örnek olmasını istiyor.
🕯 Hilal Ercan Dosyası – Kısa Bilgiler
- Kayıp tarihi: 27 Ocak 1999
- Kayıp yeri: Hamburg-Lurup
- Yaşı: 10
- Bugünkü yaşı olsaydı: 36
- Son görüldüğü yer: Alışveriş merkezi (Einkaufszentrum Lurup)
- Aile üyeleri: Anne, baba ve ağabeyi Abbas Ercan
- Ödül: 100.000 Euro


Avrupa
Brüksel’de Kadını Savunmak İçin Araya Girdi, Canından Oldu: 54 Yaşındaki Esnaf Öldürüldü
BELÇİKA – Brüksel’de bir tramvayda kadın yolcunun sözlü saldırıya ve ırkçı hakaretlere maruz kaldığını gören 54 yaşındaki esnaf Driss Atounane, kadını savunmak için araya girdikten sonra uğradığı ağır saldırı sonucu hayatını kaybetti. Olay Belçika’da büyük üzüntü ve tepkiye yol açtı.
Tramvayda kadını savunmak için müdahale etti
Olay, 23 Temmuz 2026 Perşembe günü Brüksel’in Evere bölgesinde 55 numaralı tramvayda meydana geldi.
Belçika basınında yer alan bilgilere göre Atounane, tramvayda bir erkek yolcunun bir kadını sözlü olarak taciz ettiğini fark etti. Atounane’nin yakınları, kadına yönelik ırkçı ve İslam karşıtı ifadeler kullanıldığını aktardı. Atounane bunun üzerine kadını savunmak için olaya müdahale etti.
Brüksel toplu taşıma şirketi STIB/MIVB de tramvayda bir kadın yolcu, şüpheli ve kadını savunmak için müdahale eden üçüncü kişi arasında olay yaşandığını doğruladı.
Ağır yaralandı, üç gün sonra hayatını kaybetti
Kadını savunmak için araya giren Atounane bu kez saldırganın hedefi oldu. Belçika basınında aktarılan bilgilere göre başından ağır şekilde yaralanan Atounane hastaneye kaldırıldı ve daha sonra komaya girdi.
Doktorların müdahalesine rağmen 54 yaşındaki esnaf, saldırıdan üç gün sonra 26 Temmuz Pazar günü hayatını kaybetti.
Driss Atounane kimdi?
Hayatını kaybeden Driss Atounane 54 yaşındaydı ve Brüksel’de esnaflık yapıyordu. Yerel basında çevresinde tanınan bir işletmeci ve aile babası olduğu belirtiliyor. Fas odaklı yayınlar Atounane’nin Fas kökenli olduğunu aktarıyor.
Atounane’nin bir yabancıyı korumak için araya girmesi ve bunun sonucunda yaşamını yitirmesi, ailesinin yanı sıra Brüksel’deki çevresinde de büyük üzüntü yarattı.
Kadının kimliği ve uyruğu açıklanmadı
Atounane’nin yardım ettiği kadının 67 yaşında olduğu yönünde bilgiler bulunuyor. Ancak kadının adı ve uyruğu resmi olarak açıklanmış değil.
Aynı şekilde saldırganın uyruğuna ilişkin de doğrulanmış bir açıklama bulunmuyor.
Şüpheli yakalanarak tutuklandı
Saldırının ardından şüpheli polis tarafından yakalandı ve tutuklandı. Soruşturma hâkimi ayrıca şüphelinin psikiyatrik değerlendirmeden geçirilmesini istedi.
Brüksel Savcılığı tarafından yürütülen soruşturma devam ediyor.
Atounane’nin ölümü, Belçika’da toplu taşımada şiddet ve ırkçı saldırılar konusunda yeniden tartışma başlatırken, 54 yaşındaki esnafın bir kadını savunmak için yaptığı müdahale kamuoyunda geniş yankı buldu.
Avrupa
Slovakya’da 3 Yaşındaki Mario 33 Saat Sonra Sağ Bulundu: Gönüllüler, Medyumun Tarifinin Kendilerini Çocuğa Götürdüğünü Söyledi
SLOVAKYA – Slovakya’nın Huncovce kasabasında kaybolan 3 yaşındaki Mario, yaklaşık 33 saat süren geniş çaplı aramanın ardından ormanlık alanda sağ bulundu. Olayın en dikkat çekici ayrıntısı ise aramaya katılan gönüllülerin, İngiltere’de yaşayan Slovak medyum Rene’nin telefonla verdiği tarifleri izleyerek çocuğun bulunduğu noktaya ulaştıklarını söylemesi oldu.
Mısır tarlasında oynarken kayboldu
Mario, pazartesi sabahı diğer çocuklarla birlikte bir mısır tarlasında oynarken kayboldu. Diğer çocukların onsuz geri dönmesi üzerine bölgede geniş çaplı arama çalışması başlatıldı.
Polis, itfaiye ve sağlık ekiplerinin yanı sıra çok sayıda gönüllü aramaya katıldı. Slovak basınında yer alan bilgilere göre, bölgedeki Roman yerleşiminden yaklaşık 450 kişi de çalışmalara destek verdi.
33 saat boyunca yalınayak kaldı
Üç yaşındaki çocuğun kayıp olduğu sürede tarlalar, çayırlar ve ormanlık alanlardan geçerek yaklaşık 8 kilometre yol aldığı belirtildi.
Mario’nun yalınayak olduğu, üzerinde çok az giysi bulunduğu ve bir geceyi yiyecek ve su olmadan dışarıda geçirdiği aktarıldı.
Medyum İngiltere’den telefonla yönlendirdi
Slovak gazetesi Nový Čas’ın aktardığına göre, İngiltere’de yaşayan ve “Renko Star” adıyla tanınan Rene isimli Slovak medyum da arama çalışmalarına uzaktan dahil oldu.
Aramaya katılan Adam isimli gönüllü, Rene’nin kendilerini telefon üzerinden yönlendirdiğini anlattı. Gönüllünün ifadesine göre medyum; tek başına duran bir çam ağacı, çakıllı yol, kulübe, bariyer ve ardından bir çalılık gibi belirli noktaları tarif etti.
Gönüllüler: “Tarifleri izledik ve Mario’yu bulduk”
Mario’yu bulan Marek de arama sırasında telefon kamerasının açık olduğunu ve Rene ile sürekli bağlantıda kaldıklarını söyledi. Gönüllülerin anlatımına göre grup, verilen yönlendirmeleri takip etti ve sonunda Mario’yu tarif edilen bölgedeki çalılıkların arasında sağ buldu.
Ancak medyumun çocuğun bulunmasındaki rolüne ilişkin anlatımın aramaya katılan gönüllülerin ifadelerine dayandığını özellikle belirtmek gerekiyor. Medyumluk yoluyla kayıp kişilerin yerinin belirlenebildiğini ortaya koyan bilimsel olarak kabul edilmiş bir yöntem bulunmuyor.
Kesin olan ise 3 yaşındaki Mario’nun yaklaşık 33 saat süren aramanın ardından sağ bulunması ve ailesine kavuşması.
Kaynak: Nový Čas
Avrupa
Avusturya’da Eşinin Üzerine Sıcak Su Döktü: İkinci Derece Yanık Oluştu, Mahkeme Son Bir Şans Verdi
AVUSTURYA – Salzburg eyaletinin Pinzgau bölgesinde yaşayan ve mahkeme kayıtlarında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğu belirtilen 31 yaşındaki bir erkek, boşanma aşamasında olduğu eşinin yaralanmasına neden olan olay nedeniyle Salzburg Eyalet Mahkemesi’nde hâkim karşısına çıktı. Kadının göğüs bölgesinde ikinci derece yanıklar oluşurken, sanık yaklaşık 2 bin euro tazminat ödemeyi kabul etti. Mahkeme ise belirli şartlara uyulması koşuluyla yargılamayı geçici olarak durdurdu.
Olay, çift arasında yaşanan bir tartışma sırasında meydana geldi. Mahkemede aktarılan bilgilere göre 31 yaşındaki sanık, tartışma sırasında içinde temizlik suyu bulunan bir kovayı eşine doğru fırlattı. Kovadaki sıcak su kadının üzerine döküldü.
Doktorların tespitine göre kadın, özellikle göğüs bölgesinde ikinci derece yanıklara maruz kaldı.
“Suyun sıcak olduğunu bilmiyordum”
Sanık mahkemede kovadaki suyun sıcak olduğunu bilmediğini savundu. Suyun sıcak olduğunu fark ettiğinde kendisinin de büyük şaşkınlık yaşadığını söyleyen adam, olayın hemen ardından sağlık ekiplerini aradığını belirtti.
Boşanma sürecindeki çiftin ortak bir çocuğunun bulunduğu bildirildi. Sanık duruşmada eyleminin sorumluluğunu üstlendi ve eşinin yaşadığı yaralanma nedeniyle yaklaşık 2 bin euro tazminat ödemeyi kabul etti.
Hâkim: “Size son bir şans veriyoruz”
Mahkeme, sanığın kovadaki suyun sıcak olduğunu bilmediğine ilişkin savunmasını inandırıcı buldu. Hâkim, sanığa “son bir şans” verildiğini belirterek davayı şimdilik durdurdu.
Hâkim ayrıca bir kişinin göğüs bölgesinde ikinci derece yanıklara neden olmasının ciddi sonuçları bulunduğunu, yaralanmanın görünüm açısından da önemli etkiler yaratabileceğini vurguladı.
Doktorların değerlendirmesine göre ise kadının yaralarının kalıcı iz bırakmadan iyileşmesi bekleniyor.
Tazminat ve temas yasağı takip edilecek
Yargılamanın geçici olarak durdurulması, sürecin tamamen kapandığı anlamına gelmiyor. Denetimli serbestlik birimi, sanığın taahhüt ettiği tazminatı ödeyip ödemediğini kontrol edecek.
Kadının sanıkla artık iletişim kurulmasını istemediği de mahkemeye bildirildi. Bu nedenle 31 yaşındaki erkeğin söz konusu talebe uyup uymadığı da denetlenecek. Çiftin ortak çocuğuyla ilgili ise ayrı bir görüşme düzenlemesinin bulunduğu belirtildi.
-
Gündem2 Jahren agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem2 Jahren ago
ERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya2 Jahren ago
META’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem2 Jahren ago
TÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


