Sosyal Medya

Gündem

Juso’nun Miras Vergisi Girişimine Karşı Cephe, Dokuz Kat Daha Büyük Bütçeyle Kampanya Yürütüyor

yazar

Yayınlayan

on

İsviçre’de 30 Kasım’da yapılacak referandumda halk, Juso’nun (İsviçre Sosyalist Gençliği) önerdiği Miras Vergisi Girişimi hakkında karar verecek. Ancak oylama öncesi kampanya sürecinde taraflar arasındaki mali güç farkı dikkat çekiyor.

“Hayır” kampanyası milyonlarla finanse ediliyor

Federal Mali Denetim Kurumu’nun (EFK) yayımladığı verilere göre, girişime karşı olan çevreler toplamda 3,67 milyon İsviçre frangı bütçe ayırdı.
Bu miktar, girişimi destekleyenlerin bütçesinin dokuz katı.

En büyük pay, “Aşırı Juso Girişimine Hayır” adlı ittifaka ait. Bu grubun kampanya bütçesi 1,2 milyon frank.
Söz konusu paranın önemli bir kısmı, ülkenin önde gelen iş dünyası örgütü Economiesuisse tarafından sağlandı.
Ayrıca FDP (Hür Demokrat Parti) kampanyaya 950 bin frank, Swiss Family Business platformu ve sanayi birliği Swissmem ise yüz binlerce frank katkıda bulundu.
Bunun dışında çeşitli kantonlardaki ticaret ve sanayi odaları da 50 bin frankın üzerinde bütçeler açıkladı.

Juso’nun mütevazı bütçesi: 400 bin frank

Buna karşılık Juso, yani girişimi hazırlayan gençlik örgütü, sadece 400 bin franklık bir bütçeyle kampanya yürütüyor.
Bu miktarın yaklaşık yüzde 10’u, Juso’nun ana partisi olan İsviçre Sosyal Demokrat Partisi (SP) tarafından sağlanıyor.
Yani ekonomik güç açısından bakıldığında, “hayır” cephesi “evet” kampanyasından neredeyse on kat daha fazla harcama yapabiliyor.

Miras vergisi girişimi ne istiyor?

Juso’nun teklifi, yüksek servetlerin miras yoluyla el değiştirmesi durumunda daha adil bir vergilendirme yapılmasını öngörüyor.
Amaç, büyük miraslardan elde edilecek ek vergi gelirlerini sosyal politikalar ve iklim koruma projeleri için kullanmak.
Girişim, servet eşitsizliğini azaltmayı ve refahın daha adil dağılmasını hedefliyor.

Ancak iş dünyası ve liberal partiler, bu önerinin girişimciliği cezalandıracağını, aile şirketlerini zora sokacağını ve ekonomik büyümeyi yavaşlatacağını savunuyor.

Aynı gün ikinci oylama: Vatandaşlık Hizmeti Girişimi

30 Kasım’da sandığa gidecek seçmenler, aynı zamanda Service-citoyen (Vatandaşlık Hizmeti) Girişimi için de oy kullanacak.
Bu girişim, tüm vatandaşların –cinsiyet ya da yaş farkı olmaksızın– ülke hizmetine katkı sunmasını, yani bir tür “sivil görev” sistemini hayata geçirmeyi amaçlıyor.

Bu konuda yürütülen kampanyalarda harcama miktarları oldukça dengeli:

  • Girişimi destekleyenler (Piratenpartei, Vatandaşlık Hizmeti Derneği ve Milis Sistemini Destekleme Derneği) toplamda yaklaşık 335 bin frank topladı.
  • Girişime karşı olan “Sicherheit Schweiz” (İsviçre Güvenlik İttifakı) ise 275 bin frank harcamayı planlıyor.

Bu bütçeler de ağırlıklı olarak Economiesuisse, Swissmem ve Askerî Dernekler Birliği gibi kuruluşlardan sağlanıyor.

Yeni şeffaflık kuralları

Federal Mali Denetim Kurumu, bu rakamları yayımlayarak, İsviçre’nin yeni “kampanya finansmanı şeffaflığı yasası” gereği ilk kez detaylı veri paylaşımı yaptı.
Yeni düzenlemeye göre, 50 bin frankı aşan tüm kampanya bütçeleri ve 15 bin franktan büyük bağışlar kamuoyuna açıklanmak zorunda.

Son anketler: Juso’nun işi zor, vatandaşlık hizmeti başa baş

SRG’nin Ekim ayında yaptığı kamuoyu yoklamasına göre, Juso’nun Miras Vergisi Girişimi’nin reddedilme ihtimali yüksek.
Ankete katılanların %62’si “hayır”, %35’i “evet” oyu vereceğini belirtti.

Öte yandan Vatandaşlık Hizmeti Girişimi için tablo çok daha dengeli.
Katılımcıların %48’i evet, %46’sı hayır diyor. Yani sonuç, son haftalarda yürütülecek kampanyalara bağlı olarak değişebilir.

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

İsviçre’de Coop, metal parça riski nedeniyle maydanoz içeren bazı ürünleri geri çağırdı

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’nin önde gelen perakende zincirlerinden Coop, maydanoz içeren bazı ürünlerinde metal yabancı madde bulunma ihtimali nedeniyle geri çağırma kararı aldı.

Şirketten yapılan açıklamada, söz konusu ürünlerin tüketilmesinin potansiyel sağlık riski oluşturabileceği belirtilerek, tüketicilere ürünleri kullanmamaları çağrısında bulunuldu.

Geri çağırma kapsamına giren ürünler şöyle sıralandı:

  • Betty Bossi doğranmış maydanoz (20 gram)
  • Freshly Made Protein Salad (325 gram)
  • Betty Bossi Salad Protein (325 gram)
  • Sarımsaklı kelebek karides (ön paketli)
  • Sarımsaklı kuyruklu karides (ön paketli)
  • Fırınlık dana rosto (ön paketli)
  • Betty Bossi Petersilie gehackt 20 Gramm
  • – Freshly Made Protein Salad 325 Gramm
  • – Betty Bossi Salad Protein 325 Gramm
  • – Crevetten Butterfly Knoblauch (vorverpackt)
  • – Crevetten Knoblauch Tail on (vorverpackt)
  • – Sonntagsbraten (vorverpackt)

Açıklamada, söz konusu ürünlerin 28 Ocak 2026 tarihinde Coop süpermarketleri, Coop to go şubeleri, Coop City mağazaları, Coop Pronto ve Jumbo satış noktalarında satışa sunulduğu bildirildi.

Riskin tespit edilmesinin ardından ürünlerin satıştan kaldırıldığı kaydedilen açıklamada, daha önce satın alınan ürünlerin mağazalara iade edilebileceği ve satış bedelinin tüketicilere geri ödeneceği ifade edildi.

Coop yetkilileri, tüketici güvenliğinin öncelik olduğunu vurgulayarak, geri çağırma sürecinin tedbir amacıyla başlatıldığını bildirdi.

Haberin Devamını Oku

Gündem

Crans-Montana’daki yangın faciası soruşturmasında ciddi hatalar zinciri

yazar

Yayınlayan

on

By

CENEVRE – İsviçre’nin Valais (Wallis) kantonuna bağlı Crans-Montana’daki ölümcül yangın faciasına ilişkin yürütülen soruşturmada, savcılık makamının yaptığı hataların art arda ortaya çıkması kamuoyunda tepkilere yol açtı.

Valais Başsavcısı Beatrice Pilloud yönetimindeki savcılığın, olayın aydınlatılması sürecinde birçok kritik ihmale imza attığı belirtiliyor. Crans-Montana Belediye Başkanı Nicolas Féraud’nun verdiği son röportajda dile getirdiği yeni ayrıntılar, soruşturmanın sağlıklı yürütülmediği yönündeki eleştirileri daha da güçlendirdi.

Yerel basında yer alan değerlendirmelere göre, soruşturmadaki başlıca sorunlar şu başlıklarda toplanıyor:

Belediye başkanı sorgulanmadı
Belediye Başkanı Féraud, olaydan haftalar sonra yaptığı açıklamada, savcılık tarafından bugüne kadar ifadesine başvurulmadığını söyledi. Oysa facianın yaşandığı barda yangın güvenliği kontrollerinin yeterince yapılıp yapılmadığı konusunda belediyenin sorumluluğu olabileceği ifade ediliyor.

Güvenlik kamerası kayıtları kayboldu
Yangının meydana geldiği “Le Constellation” adlı barın içi ve çevresindeki onlarca güvenlik kamerası görüntüsünün silindiği ortaya çıktı. Savcılığın bu kayıtları zamanında güvence altına almaması “ağır ihmal” olarak nitelendirildi.

Yetki ve tarafsızlık tartışması
Başsavcı Pilloud’un, olaydan sonra kanton ve belediye yetkilileriyle birlikte basın toplantılarına katılması ve yangın alanını belediye başkanıyla birlikte ziyaret etmesi, kuvvetler ayrılığı ilkesine aykırı bulundu. Uzmanlar, hem belediyenin hem de kantonun soruşturmanın muhtemel tarafları arasında olabileceğine dikkat çekiyor.

Bar sahibinin gözaltı süreci tartışmalı
Facianın yaşandığı barın sahibi Jacques Moretti, günlerce serbest kaldıktan sonra 9 Ocak’ta gözaltına alındı, ancak kısa süre sonra 200 bin İsviçre frangı kefaletle serbest bırakıldı. Eleştirmenler, bunun delillerin karartılması riskini artırdığını savunuyor.

Otopsi sürecinde karmaşa
Yangında hayatını kaybeden bazı kurbanlara hiç otopsi yapılmadığı, bazılarının ise geç otopsiye alındığı belirtildi. 17 yaşındaki Trystan Pidoux’nun cenazesinin, son anda otopsi kararı alınması nedeniyle ertelenmesi kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.

Hukuki usul hataları
Savcılığın, mağdur ailelerin avukatlarının sorgulamalara katılmasını önce engellemeye çalıştığı, ardından da bazı mağdur yakınlarına, kanton yargı kurulunda görev yapan avukatları tavsiye ettiği bildirildi. Bu durum tarafsızlık konusunda soru işaretlerine yol açtı.

İletişim eleştirileri
Savcılık, olaydan kısa süre sonra basına bilgi vermeyi bırakacağını ve sadece yazılı açıklamalar yapacağını duyurdu. Uzmanlar, böylesine ciddi bir olayda şeffaf ve düzenli bilgilendirmenin hayati önemde olduğunu vurguluyor.

Olağanüstü savcı talebi reddedildi
Ulusal ve uluslararası baskılara rağmen, bağımsız bir “olağanüstü savcı” atanması talebinin kanton makamları tarafından reddedilmesi de eleştirilerin odağında. Bu durumun, soruşturmanın güvenilirliğine zarar verdiği ifade ediliyor.

Crans-Montana’daki yangın faciası, İsviçre’de son yılların en ağır olaylarından biri olarak kayıtlara geçmişti. Soruşturmada yaşanan aksaklıklar ise hem mağdur ailelerinin hem de kamuoyunun adalet sürecine olan güvenini zedelemiş durumda.

Haberin Devamını Oku

Gündem

İsviçre hükümeti SVP’nin “sınır güvenliği” girişimini reddetti

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre Federal Hükümeti (Bundesrat), İsviçre Halk Partisi’nin (SVP) sunduğu “İltica suistimaline son verilsin (Sınır güvenliği girişimi)” başlıklı halk oylaması girişimini reddettiğini açıkladı.

Hükümetten cuma günü yapılan yazılı açıklamada, söz konusu girişimin uygulanmasının zor olduğu ve ciddi olumsuz sonuçlar doğurabileceği belirtildi.

Federal Hükümet, girişimin kabul edilmesi halinde yüksek maliyetler ortaya çıkacağını, bunun hem federal yönetim hem de kantonlar ve özellikle sınır bölgeleri üzerinde ağır bir yük oluşturacağını vurguladı.

Açıklamada ayrıca, İsviçre’nin Avrupa Birliği ile yürüttüğü Schengen ve Dublin anlaşmalarının tehlikeye girebileceğine dikkat çekildi. Bu anlaşmaların sona ermesi durumunda, Avrupa içinde sığınmacıların ikinci kez başka ülkelere yönelmesi anlamına gelen “ikincil göçün” artabileceği, bunun da ülkenin iç güvenliğini zayıflatabileceği ifade edildi.

Federal Hükümet, girişimde yer alan taleplerin “aşırı ve radikal” nitelikte olduğunu belirterek, bu nedenle dolaylı bir karşı öneri ya da doğrudan bir alternatif tasarı hazırlamayı da düşünmediğini bildirdi.

SVP’nin girişimi, İsviçre sınırlarında daha sıkı kontroller yapılmasını ve iltica başvurularına ilişkin uygulamaların köklü biçimde değiştirilmesini öngörüyor. Ancak hükümet, mevcut uluslararası yükümlülükler ve güvenlik iş birliği mekanizmaları göz önünde bulundurulduğunda bu yaklaşımın ülke çıkarlarına hizmet etmeyeceği görüşünde.

Haberin Devamını Oku

Trendler