Avrupa
SCHENGEN HAVAALANLARINDA YENİ DÖNEM: İSVİÇRE’DE DİJİTAL SINIR KONTROL SİSTEMİ BAŞLIYOR
CENEVRE – 12 Ekim’den itibaren İsviçre’nin uluslararası havaalanlarında, Schengen bölgesine giriş yapan üçüncü ülke vatandaşları için yeni dijital sınır kontrol sistemi devreye giriyor. Avrupa Birliği tarafından geliştirilen ve Entry‑Exit System (EES) adı verilen bu sistem, yolcu bilgilerini dijital ortamda kaydederek güvenliği artırmayı ve yasa dışı kalışların önüne geçmeyi hedefliyor.
Yeni sistem sayesinde pasaportlara damga basma uygulaması sona erecek. Onun yerine yolcuların biyometrik verileri (parmak izi ve yüz tanıma) ile birlikte giriş ve çıkış tarihleri, pasaport bilgileri ve sınır geçiş noktaları elektronik olarak kaydedilecek.
📌 Sistem kimleri kapsıyor?
Uygulama, kısa süreli (maksimum 90 günlük) seyahatlerle Schengen bölgesine giriş yapmak isteyen üçüncü ülke vatandaşlarını kapsıyor. İsviçre vatandaşları ve Schengen içi seyahat edenler bu sistemin dışında tutuluyor.
📌 Hangi havaalanlarında uygulanacak?
İsviçre, EES sistemini yalnızca Zürih, Cenevre ve Basel gibi uluslararası havalimanlarında devreye alacak. Kara sınırlarında ise şimdilik herhangi bir dijital geçiş uygulaması planlanmıyor.
📌 Geçiş süreci nasıl işleyecek?
12 Ekim’den itibaren altı aylık bir geçiş dönemi öngörülüyor. Bu süre zarfında sınır polisleri sistemin altyapısını test edecek ve yolcuları yeni uygulamaya alıştıracak. Tam otomatik geçişin 2026 başına kadar tamamlanması hedefleniyor.
Yeni sistem, Avrupa genelinde kimlik sahteciliğini önlemek ve göç kontrolünü dijitalleştirmek amacıyla oluşturuldu. Aynı zamanda güvenli veri işleme prosedürleriyle kişisel mahremiyetin korunacağı da yetkililer tarafından vurgulanıyor.
✈️ İsviçre üzerinden Schengen bölgesine seyahat edecek yolcuların, EES sistemine tabi tutulacaklarını bilmeleri ve havalimanına normalden daha erken gitmeleri öneriliyor.
📅 Yayın: 30 Temmuz 2025

Avrupa
Sosyal medya ruhsal hastalıklara bakışı şekillendiriyor: Gençler TikTok üzerinden kendilerine tanı koyuyor
BERN / KREMS – Sosyal medya platformlarında, özellikle TikTok’ta paylaşılan içeriklerin gençlerin ruhsal hastalıklara ilişkin beklentilerini önemli ölçüde etkilediği ve kendi kendilerine tanı koyma eğilimini artırdığı bildirildi.
Avusturya’nın Krems kentindeki Karl Landsteiner Sağlık Bilimleri Özel Üniversitesi tarafından yapılan yeni bir araştırmaya göre, özellikle gençler arasında dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) ile otizm gibi gelişimsel bozukluklara yönelik “öz tanı” vakaları son yıllarda belirgin şekilde arttı.
Araştırmada, TikTok’ta “DEHB” veya “otizm” anahtar kelimeleriyle yapılan aramalarda milyonlarca kez izlenen videolara ulaşıldığı, bu videolarda kullanıcıların günlük yaşamlarını “DEHB simülasyonu” olarak sunduğu, otistik tikler veya duygusal krizler (meltdown) sergilediği ve takipçilere kendi kendine tanı koyma yöntemleri önerdiği belirtildi.
“İstediği tanıyı” alma eğilimi yaygınlaşıyor
Çalışmaya katılan 93 klinik psikolog, gençlerin artık doktora “Bende ne var?” sorusuyla değil, belirli bir tanı beklentisiyle başvurduğunu ortaya koydu.
Araştırmacılardan Gloria Mittmann, birçok gencin ruhsal bir tanıyı kimliğinin parçası haline getirdiğini belirterek, “Gençler çoğu zaman belirli bir etiketin ya da kimliğin doğrulanmasını güçlü biçimde istiyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Özellikle yüksek eğitimli ve sosyal medyayı yoğun kullanan genç kadınlarda bu eğilimin daha belirgin olduğu kaydedildi.
Araştırmada, gençlerin doktorlar tarafından yapılan değerlendirmelerde farklı bir sonuca ulaşılsa bile “arzu edilen tanıdan” vazgeçmediği, bunun yerine başka sağlık kuruluşlarına başvurarak tanıyı teyit ettirmeye çalıştığı, bu durumun literatürde “tanı alışverişi” (diagnosis shopping) olarak adlandırıldığı vurgulandı.
Videoların yarısından fazlası yanlış bilgi içeriyor
Uzmanlar, sosyal medyada paylaşılan içeriklerin büyük bölümünün bilimsel temelden yoksun olduğuna dikkati çekiyor.
Mart ayında “PLOS One” dergisinde yayımlanan bir başka araştırmaya göre, TikTok’taki en popüler DEHB videolarının yüzde 50’sinden fazlasında, tanı kriterleri ve tedavi yöntemlerine ilişkin yanlış veya eksik bilgiler yer alıyor.
Uzmanlar, bu durumun gençlerde yanlış beklentiler oluşturduğunu, gerçek klinik değerlendirmelerle örtüşmeyen sonuçların ise hayal kırıklığı, kaygı ve kimlik bunalımına yol açabileceğini ifade ediyor.
İsviçre’de on binlerce kişi etkileniyor
Verilere göre İsviçre’de yaklaşık 200 bin kişi DEHB ile yaşıyor, çocukların yaklaşık yüzde 5’i bu tanıyı taşıyor. “Autismus Schweiz” verileri ise ülkede 100 bin ila 250 bin arasında kişinin otizm spektrumunda yer aldığını gösteriyor.
Son yıllarda üniversite hastaneleri ve uzman merkezlerine otizm ve DEHB değerlendirmesi için yapılan başvurularda da ciddi artış yaşandığı bildiriliyor.
Uzmanlar, sosyal medyanın ruh sağlığı konularında farkındalık yaratabileceğini ancak yanlış bilgilerin ciddi riskler taşıdığını vurgulayarak, kesin tanı ve tedavi için yalnızca uzman hekimler ve yetkili sağlık kuruluşlarına başvurulması gerektiğini hatırlatıyor.
Avrupa
İtalya Büyükelçisini Roma’ya Çağırdı – Parmelin ve Cassis Açıklama Yaptı
İtalya hükümeti, İsviçre’nin Valais (Wallis) kantonundaki mahkemenin bar sahibi Jacques Moretti’yi serbest bırakmasına çok kızdı. Moretti, 200 bin İsviçre frangı kefalet ödeyerek hapisten çıktı.
İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, bu kararın kabul edilemez olduğunu söyledi. Başbakan Giorgia Meloni ile birlikte İsviçre’deki İtalya büyükelçisini Roma’ya çağırdılar. Amaç, daha fazla bilgi almak ve ne yapılacağını konuşmak.
Tajani, “Bu sadece bir hukuk konusu değil, çok büyük bir acı var” dedi. Crans-Montana’da bir barda çıkan büyük yangında 40 kişi hayatını kaybetti, 100’den fazla kişi yaralandı. Ölenlerin çoğu İtalyandı. Tajani, bu kadar insanın ölümünün 200 bin frankla telafi edilemeyeceğini söyledi ve İsviçre’den davayı hızlandırmasını istedi.
Valais Başsavcısı Béatrice Pilloud, serbest bırakma kararını savcılığın değil, mahkemenin verdiğini açıkladı. İtalyan büyükelçiyle konuştuğunu ve konunun İsviçre federal makamlarına iletilmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca siyasi baskı kabul etmeyeceğini vurguladı.
İsviçre Cumhurbaşkanı Guy Parmelin, İtalya’nın öfkesini anladığını söyledi. Ama İsviçre’de yargı ile siyasetin ayrı olduğunu, mahkemelere karışamayacaklarını belirtti. Eğer hata varsa, ceza verilmesi gerektiğini de ekledi.
Dışişleri Bakanı Ignazio Cassis ise İsviçre’nin de yas tuttuğunu söyledi. “Bu acı bizim de acımız” dedi. İki ülkenin birlikte hareket edeceğini ve gerçeğin ortaya çıkmasını istediklerini açıkladı.
İtalyan büyükelçisinin Roma’ya çağrılması normal bir diplomatik uygulama olarak görülüyor. Büyükelçi daha sonra tekrar İsviçre’ye dönecek.
Moretti, Crans-Montana’daki Le Constellation adlı barın sahibidir. Büyük yangın yılbaşında çıktı. Moretti 9 Ocak’tan beri tutukluydu ve şimdi kefaletle serbest bırakıldı.
Olay İsviçre ve İtalya basınında geniş yer aldı. Birçok kişi adaletin tam olarak sağlanmasını istiyor. Mağdur aileler ise uzun ve zor bir süreç beklediklerini söylüyor. Yetkililer soruşturmanın devam ettiğini ve yeni kararların çıkabileceğini belirtiyor. Kamuoyu gelişmeleri yakından izliyor. Süreç devam ediyor. Yeni açıklamalar bekleniyor.
Avrupa
İsviçre, İtalya’nın finans yasasına tepki gösterdi
İsviçre Ekonomi Bakanı ve Federal Konsey Üyesi Guy Parmelin, İtalya hükümetinin hazırladığı ve Avrupalı makine üreticilerini kayıran yeni mali düzenlemenin İsviçreli şirketleri dezavantajlı duruma düşüreceğini belirterek, Bern yönetiminin konuya resmî düzeyde müdahale ettiğini açıkladı.
Parmelin, NZZ am Sonntag gazetesine verdiği röportajda, Başbakan Giorgia Meloni hükümetinin planladığı yeni amortisman (vergi indirimi) kurallarını “endişe verici” olarak nitelendirdi. Söz konusu düzenlemenin İsviçreli üreticilerin rekabet gücünü zayıflatacağını vurgulayan Parmelin, bu nedenle İsviçre’nin Bern, Roma, Brüksel ve Davos’ta çeşitli diplomatik temaslarda bulunduğunu söyledi.
İsviçreli bakan, konuyu Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile AB Ticaret Komiseri Maroš Šefčovič’e de bizzat ilettiğini belirterek, “Bu şekilde olmaz” diyerek İsviçre’nin itirazını açık biçimde dile getirdiğini aktardı.
Parmelin, meselenin iç politika açısından da hassas bir döneme denk geldiğine dikkat çekti. İsviçre’de Avrupa Birliği ile yeni ikili anlaşmaların tartışıldığı bir süreçte bu tür bir gelişmenin anlaşma karşıtları tarafından siyasi malzeme olarak kullanılabileceğini ifade eden Parmelin, “Bu durum Federal Konsey için hoş değil. Anlaşma karşıtları bu örnekleri sözleşmeleri eleştirmek için kullanacaktır,” dedi.
Henüz somut bir çözüm bulunmadığını kaydeden Parmelin, “Ancak yoğun şekilde bir çözüm üzerinde çalışıyoruz,” ifadesini kullandı.
Davos’ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu kapsamında ABD Başkanı Donald Trump ile yapılan görüşmelere de değinen Parmelin, temasların “düzgün ve yapıcı” geçtiğini söyledi. Trump’ın ABD’nin İsviçre ile olan ticaret açığını gündeme getirdiğini aktaran Parmelin, yeni verilere göre ABD’nin artık İsviçre’ye karşı 8,8 milyar dolarlık ticaret fazlası bulunduğunu belirtti.
Parmelin, diğer liderlerin açıklamalarını genellikle yorumlamadığını vurgulayarak, “Her zaman bir sonraki günü de düşünmek gerekir. Önemli olan İsviçre’nin çıkarlarını korumaktır,” dedi.
-
Gündem1 yıl önceTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 yıl önceİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 yıl önceİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 yıl önceDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 yıl önceKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem1 yıl önceERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya1 yıl önceMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem1 yıl önceTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


