Avrupa
İneklerde Görülen Lumpy Skin Hastalığı İtalya’nın Kuzeyine Yayılıyor
Knötchen-Dermatitis (Lumpy Skin Disease) İtalya’da Kuzeye Yayıldı
İlk vaka 21 Haziran’da Sardinya’da doğrulandı; virüs şimdi Padan Ovası’na ulaştı ve Güney Tirol sınırına dayandı.
Salgının son durumu
İtalya, yalnızca geviş getiren hayvanları etkileyen ancak insanlar için risk oluşturmayan yüksek derecede bulaşıcı Knötchen-Dermatitis (LSD) vakalarını resmi olarak doğruladı. Sardinya’daki ilk olaydan yalnızca iki hafta sonra Po Ovası’nda da pozitif sürüler bildirildi; bu durum hastalığı Güney Tirol’ün kapısına kadar taşıyor.
Kronoloji: Sardinya’dan Padan Ovası’na
- 21 Haziran 2025 – Orani (Nuoro, Sardinya) yakınlarındaki bir sığır işletmesinde ilk laboratuvar onayı.
- 25 Haziran – Birleşik Krallık, İtalya menşeli canlı büyükbaş ve işlenmemiş süt ürünleri ithalatını derhâl askıya aldı.
- 30 Haziran – Avustralya, İtalya’yı “LSD-free” listesinden çıkardı ve tüm bovin ürünlerinde ek kısıtlamalara gitti.
- 1 Temmuz – Piemonte ve Lombardiya’da yeni odaklar; Mantova çevresinde gözetim bölgeleri oluşturuldu.
Hastalık nasıl bulaşıyor?
LSD, başta sivrisinekler, karasinekler, keneler ve Culicoides türü sokucu tatarcıklar olmak üzere kan emici vektörlerle taşınır; hayvanlar arası direkt temas da mümkündür. İnsanlara bulaşmaz.
Klinik belirtiler
Kuluçka süresi 2-4 haftadır. Ateş, göz-burun akıntısı, lenf düğümlerinde şişme ve süt veriminde düşüşe ek olarak, hastalığa adını veren 0,5-5 cm çaplı nekrotik deri nodülleri görülür. Ölüm oranı %1-5 ile sınırlı olsa da verim kaybı ve tedavi masrafları çiftlik ekonomisini sarsar.
Ekonomik etkiler
Avrupa Komisyonu verilerine göre LSD salgınları süt veriminde %30’a varan düşüşe, hayvan başına ortalama 2 400 ABD$ doğrudan zarara yol açabiliyor. İtalya’nın LSD-siz ülke statüsünü kaybetmesiyle canlı hayvan ve tohumluk materyal ihracatı tümüyle durduruldu.
Hukuki çerçeve ve zorunlu önlemler
AB Delegasyon Tüzüğü 2020/687, LSD’yi Kategori A hastalıklar listesine dâhil ediyor; bu da 20 km koruma, 50 km gözetim kuşağı, zorunlu kesim (keuling) ve sıkı hayvan hareketi kısıtlamaları anlamına geliyor.
İtalya’nın acil müdahalesi
Sardinya Bölgesi yetkilileri, laboratuvar teyidini beklemeden karantina ve vektör mücadelesine başladı. Roma Belediye Meclis Üyesi Armando Bartolazzi, “Hızlı ve kararlı hareket şart” diyerek sektör temsilcilerini önlemlere uymaya çağırdı.
Güney Tirol’de temkinli bekleyiş
Güney Tirol Tarım Bakanı Luis Walcher, bölgenin şimdilik hastalıktan arınmış olduğunu vurguladı ancak “Diğer İtalyan illerinden hayvan alımı mümkünse ertelenmeli” uyarısında bulundu. Her şüpheli durumda veteriner servisine bildirim zorunlu.
Uluslararası tepki zinciri
Birleşik Krallık, Avustralya ve diğer bazı ithalatçı ülkeler İtalya kaynaklı canlı sığır, çiğ süt ve işlenmemiş deri ürünleri için yasağa gitti; yalnızca ısı işlemli ürünler muaf tutuluyor.
Çiftçilere ve ihracatçılara öneriler
- Vektör kontrolü: Durgun su birikintilerinin yok edilmesi, sineklik ve insektisit kullanımı.
- Biyogüvenlik: Yeni gelen hayvanları en az 30 gün ayrı tutun; araç ve ekipmanları dezenfekte edin.
- Erken bildirim: Ateş, düzensiz süt verimi veya deri nodülleri görülen hayvanlar derhâl resmî veteriner hekime bildirilmeli.
- Ticari planlama: İthalat-ihracat yapan işletmeler alternatif pazar ve tedarik zinciri senaryolarını hazır tutmalı.
Sonuç
Sardinya’dan başlayan Knötchen-Dermatitis, kısa sürede İtalya ana karasına ve Avrupa’nın ticari sığır koridorlarına yayıldı. AB mevzuatı gereği sıkı karantina ve keuling uygulamaları devrede; ancak vektör baskısının yoğun olduğu yaz aylarında hastalığın kuzeye, hatta komşu ülkelere atlaması ihtimali göz ardı edilemez. İtalya’daki üreticiler, Güney Tirol sınırındaki yetiştiriciler ve uluslararası ticaret aktörleri için önümüzdeki haftalar kritik olacak.

Avrupa
İstanbul’da otelde pestisit faciası: 4 kişilik ailenin ölümüne ilişkin dava başlıyor
İstanbul’da Kasım 2025’te bir otelde hayatını kaybeden Almanya’nın Hamburg kentinden dört kişilik ailenin ölümüyle ilgili dava bugün başlıyor. Olay, hem Türkiye’de hem de uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı.
Edinilen bilgilere göre, Çiğdem ve Servet Böcek çifti ile çocukları Kadir (6) ve Masal (3), tatil amacıyla İstanbul’a gelmiş, konakladıkları otelde kısa süre sonra rahatsızlanmıştı. İlk aşamada gıda zehirlenmesi şüphesiyle hastaneye kaldırılan aile, yapılan ilk müdahalenin ardından taburcu edilmişti.
Ancak sağlık durumlarının hızla kötüleşmesi üzerine aile üyeleri yeniden hastaneye kaldırıldı. Çocuklar kısa süre içinde hayatını kaybederken, anne ve baba da takip eden günlerde yaşamını yitirdi.
🧪 Pestisit şüphesi öne çıktı
Soruşturma sürecinde olayın, otel odasında kullanılan yüksek derecede zehirli bir pestisitten kaynaklanmış olabileceği belirlendi. Yetkililer, kısa süre önce yapılan haşere ilaçlamasında kullanılan maddenin gaz formuna dönüşerek odaya sızdığı ihtimali üzerinde duruyor.
İddialara göre, söz konusu işlemde alüminyum fosfit adlı son derece tehlikeli bir kimyasalın usulsüz şekilde kullanıldığı ve güvenlik kurallarının ihlal edildiği öne sürülüyor.
⚖️ Sanıklar hakim karşısına çıkıyor
Açılan davada, otel işletmecisi ile ilaçlama firmasının sahibi ve bir çalışanı sanık olarak yargılanacak. Sanıkların, gerekli güvenlik önlemlerini almamak ve tehlikeli kimyasalı hatalı kullanmakla suçlandığı belirtildi.
Savcılığın iddianamesine göre, her bir ölüm için ayrı ayrı olmak üzere sanıklar hakkında uzun süreli hapis cezaları talep ediliyor. Toplam cezanın olayın niteliğine göre ağırlaşabileceği ifade ediliyor.
🗣️ Aileden sert tepki
Hayatını kaybeden ailenin yakınları, olayın ihmal sonucu değil, ciddi bir sorumsuzluk zincirinin sonucu olduğunu savunuyor. Ailenin avukatı, hastanede yapılan ilk değerlendirmeyi de eleştirerek, çocukların durumunun yeterince ciddiye alınmadığını öne sürdü.
⏱️ Dava süreci uzun sürebilir
Birden fazla sanığın yer aldığı ve teknik incelemelerin önem taşıdığı davanın aylar, hatta yıllar sürebileceği belirtiliyor. Süreçte yeni sorumluların ortaya çıkması halinde dosyanın genişleyebileceği ifade ediliyo
Avrupa
AVUSTURYA’DA BEBEK MAMASI ALARMI: MARKETTEKİ MAMALARA FARE ZEHRİ KARIŞTIRILDI!
Dünyaca ünlü bebek maması markası Hipp, Avusturya’daki ürünlerini piyasadan çekiyor. Market raflarındaki mamaların kapaklarını gizlice açıp içine fare zehri karıştıran şantajcılar, ebeveynleri dehşete düşürdü. Polis, „Hayati tehlike devam ediyor“ uyarısında bulundu.
Avusturya’da akıllara durgunluk veren bir şantaj girişimi patlak verdi. Kimliği henüz belirlenemeyen kişi veya kişiler, bebek maması üreticisi Hipp’ten para sızdırmak için marketlerdeki mamaları zehirlemeye başladı. Olay, bir müşterinin şüphelenip polise haber vermesiyle ortaya çıktı. Laboratuvar sonuçları, incelenen kavanozda öldürücü miktarda fare zehri olduğunu kanıtladı.
Piyasada Hala Zehirli Mamalar Olabilir!
Burgenland Eyalet Polisi, operasyon kapsamında bazı kavanozları ele geçirse de tehlikenin geçmediğini duyurdu. Polis sözcüsü Helmut Marban, „Şu an reyonlarda veya evlerde, içine zehir katılmış en az bir kavanozun daha bulunduğundan eminiz. Ebeveynler son derece dikkatli olmalı“ açıklamasını yaptı.
Şantajcıların „Ölümcül“ İşareti: Kırmızı Daire
Canilerin, zehirledikleri kavanozları polise ispat etmek için özel bir yöntemle işaretlediği anlaşıldı. Ebeveynlerin şu üç noktaya dikkat etmesi hayati önem taşıyor:
Gizli Etiket: Zehirlenen kavanozların altına, şantajcı tarafından kırmızı daireli beyaz bir çıkartma yapıştırılmış.
Kapak Sesi (Vakum): Mamayı açtığınızda o meşhur „tık“ sesi gelmiyorsa, kapak daha önce birisi tarafından açılmış demektir. Bu mamayı sakın bebeğinize yedirmeyin!
Kötü Koku: Zehirli mamalardan normal olmayan, bozulmuş bir koku yayıldığı belirtiliyor.
Zehir Vücutta Hemen Belirti Göstermiyor
Uzmanlar, kullanılan fare zehrinin (Bromadiolon) sinsi bir özelliği olduğu konusunda uyardı. Bu madde kanın pıhtılaşmasını engelliyor ancak etkisini hemen değil, 2 ila 5 gün sonra gösteriyor. Bu da ailelerin durumu fark etmesini zorlaştırıyor. Diğer zehir türleri ise ani kusma, karın ağrısı ve nefes darlığına yol açabiliyor.
Soruşturma Genişliyor
Şu an için zehirli mamalar Burgenland bölgesindeki Spar mağazalarında tespit edildi. Ancak Alman polisinin de dahil olduğu soruşturmada, benzer vakaların Çekya ve Slovakya’da da görüldüğü açıklandı. Emniyet güçleri, marketlerde şüpheli hareketler sergileyen kişilerin derhal bildirilmesini istiyor.
Avrupa
Avrupa’dan İsviçre’ye yoğun göç: Almanya, İtalya ve Fransa ilk sırada
İsviçre’de göç konusu, yaklaşan referandum öncesinde yeniden siyasi gündemin merkezine yerleşti. Resmi veriler, ülkeye yönelik göçün büyük bölümünün Avrupa ülkelerinden gerçekleştiğini ortaya koyuyor.
2025 yılında İsviçre’ye net yaklaşık 75 bin kişi göç etti. Bu kişilerin yüzde 68’i Avrupa Birliği (AB) ve Avrupa Serbest Ticaret Birliği (EFTA) ülkelerinden gelirken, yüzde 32’si üçüncü ülkelerden oluştu. Avrupa’dan gelen göçte Almanya, İtalya ve Fransa ilk sıralarda yer aldı.
Uzmanlar, İsviçre’ye yönelik bu yoğun göçün temel nedenlerinden birinin ekonomik faktörler olduğuna dikkat çekiyor. Özellikle Almanya, Fransa ve İtalya gibi komşu ülkelerde yaşayan birçok kişi, daha yüksek maaşlar ve güçlü iş imkânları nedeniyle İsviçre’yi tercih ediyor. Ülkedeki ücret seviyesinin Avrupa ortalamasının üzerinde olması, nitelikli iş gücü için önemli bir çekim unsuru oluşturuyor.
Federal makamların verilerine göre, Avrupa’dan gelen göçmenlerin yüzde 71’i iş amacıyla İsviçre’ye geliyor. Aile birleşimi yaklaşık yüzde 20, eğitim amaçlı göç ise yüzde 7 seviyesinde bulunuyor.
Üçüncü ülke vatandaşlarında ise göç nedenleri farklılık gösteriyor. Bu grupta en yaygın neden yüzde 42 ile aile birleşimi olurken, yüzde 23’lük kesim iltica başvuruları kapsamında ülkeye geliyor. 2025 yılında İsviçre’de 25 bin 781 iltica başvurusu yapılırken, 7 bin 382 kişiye koruma statüsü verildi, 5 bin 5 kişi ise geçici olarak kabul edildi.
İş gücü piyasasında da belirgin farklar dikkat çekiyor. Avrupa’dan gelen göçmenlerin istihdam oranı yüzde 86,8 ile yerli nüfusun (yüzde 84,9) üzerinde seyrederken, üçüncü ülke vatandaşlarında bu oran daha düşük seviyede kalıyor.
İsviçre ekonomisinin sanayi, sağlık, hizmet ve inşaat sektörlerinde hem yüksek nitelikli hem de sezonluk iş gücüne ihtiyaç duyması, göçün büyük ölçüde iş gücü talebiyle şekillendiğini ortaya koyuyor.
14 Haziran’da oylanacak girişim ise ülke nüfusunun 10 milyonla sınırlandırılmasını öngörüyor. Referandum öncesinde göç verileri ve ekonomik etkileri kamuoyunda yoğun şekilde tartışılmaya devam ediyor.
-
Gündem1 Jahr agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem1 Jahr agoERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya1 Jahr agoMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem1 Jahr agoTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


