Gündem
İSVİÇRE’DE KONUT KITLIĞI SÜRÜYOR: YENİ EVLER YAPILIYOR AMA YİNE DE EV BULAMIYORSUNUZ
Cemil Baysal | Zürich, 2 Mayıs 2025
⏱️ Okuma süresi: 3 dakika
İsviçre’de konut krizi büyümeye devam ediyor. Her ne kadar ülke genelinde binlerce yeni daire inşa edilse de, ev bulmak hâlâ oldukça zor. Yeni bir araştırmaya göre bunun nedeni, inşa edilen yeni ev sayısının yanıltıcı olması: Çünkü aynı zamanda çok sayıda eski bina da yıkılıyor.
49 Bin Yeni Daire Ama…
Geçtiğimiz yıl İsviçre genelinde 49 bin yeni konut inşa edildi. Bu, 2023’e kıyasla ciddi bir artış ve ilk bakışta sevindirici bir gelişme gibi duruyor. Ancak emlak analiz firması Wüest Partner tarafından yayımlanan bir çalışma, işin göründüğü kadar basit olmadığını ortaya koyuyor. Ev arayanlar için süreç hâlâ zaman alıcı ve zorlu.
Araştırmaya göre, konut arzı artmasına rağmen, ülkedeki net konut artışı (yani yapılan yeni ev sayısından yıkılanların çıkarılmasıyla elde edilen rakam) beklendiği kadar yüksek değil.
Konut Sayısı Neden Artmıyor?
2015 yılı sonunda her 1000 haneye 74 boş daire düşerken, bu sayı günümüzde sadece 43’e geriledi. Bunun temel nedenlerinden biri, “konut inşaat bakiyesi” olarak adlandırılan oranın düşüklüğü. Yani yapılan evlerin sayısı artsa da, yıkılanların sayısı da ciddi boyutta.
Eskiden yeni binalar çoğunlukla boş arazilere yapılırken, artık daha çok eski binaların yerine yapılıyor. Bu da her yeni konut inşaatının öncesinde bir yıkım anlamına geliyor.
Zürih Örneği: 7500 Yeni Daire, 2100 Yıkım
Zürih’te 2024 yılında 7500 yeni daire inşa edildi. Ancak aynı yıl 2100 eski konut yıkıldı. Böylece net konut artışı sadece 5400 oldu.
2010-2014 yılları arasında Zürih’teki net konut artış oranı yüzde 82 iken, son beş yılda bu oran yüzde 73’e geriledi.
Kent Çevresi de Etkileniyor
Sadece büyük şehirler değil, vergi avantajı sunan küçük belediyeler ve çevre bölgelerde de benzer bir tablo söz konusu. Yeni bir proje hayata geçmeden önce mevcut yapıların yıkılması artık daha sık rastlanan bir durum.
Revize edilen İsviçre mekânsal planlama yasaları, iç bölgelerde yoğunlaştırılmış yerleşim hedefliyor. Bu da özellikle eski yapıların yıkılıp yerlerine daha büyük veya çok katlı binaların yapılmasını teşvik ediyor.
Gelecekteki Çözüm: Binaları Yükseltmek
Uzmanlara göre, artan nüfusa rağmen şehirlerin daha fazla yayılmasını önlemek için çözüm, mevcut binaların üzerine kat çıkmak olabilir. Yani yeni binalar yapmak yerine, var olan yapıların üstüne yeni daireler eklemek.
Bu yöntem, hem yerden tasarruf sağlıyor hem de şehir içinde daha fazla insanın yaşamasına olanak tanıyor. Ancak bu her binada mümkün değil. Çünkü eski yapılar genellikle ağırlık kaldırmaya uygun değil. Ayrıca bazı projeler, görüntü açısından da mahalle sakinleri tarafından hoş karşılanmıyor.
Yine de uzmanlar, yukarı doğru büyümenin gelecekte konut sıkıntısını hafifletmede önemli bir rol oynayacağını düşünüyor.
Zürih’te bir apartmanın çatısına yapılan modern bir kat çıkma projesi görsel olarak eleştirilse de, böylece binanın tamamının yıkılmasına gerek kalmadı. Ancak estetik ve teknik sınırlar, bu yöntemin yaygınlaşmasının önünde engel oluşturuyor.
Gündem
Aldi Suisse, İsviçre’de birçok mağazasını kapatma kararı aldı
İsviçre’de faaliyet gösteren indirim marketi Aldi Suisse, 2026 yılı içinde ülke genelinde birçok mağazasını kapatacağını duyurdu. Kapatılacak mağazalar arasında, Zürih’in en işlek noktalarından Bahnhofstrasse’ye yakın konumda bulunan “vitrin mağaza” da yer alıyor.
Aldi Suisse’den yapılan açıklamada, şirketin İsviçre genelinde bazı şubelerini faaliyet dışı bırakacağı belirtilirken, Zürih’te merkezi bir konumda bulunan mağazanın ilkbahar aylarında kapatılacağı doğrulandı. Söz konusu mağaza yaklaşık beş yıl önce hizmete açılmıştı.
Şirketten edinilen bilgilere göre, 31 Ocak itibarıyla Bern’de Kornhausplatz, Baden’de Bahnhofstrasse ve Wallisellen’deki Glatt Alışveriş Merkezi’nde bulunan Aldi şubeleri kapatılacak. Ayrıca Bern kantonundaki Wabern şubesinin de ilkbaharda faaliyetlerine son vermesi planlanıyor.
Aldi Suisse, mağaza kapatma kararlarının maliyetleri düşürme ve verimliliği artırma hedefiyle alındığını belirtti. Şirket sözcüsü, “Uygun fiyatlı perakende modeliyle faaliyet gösteren bir zincir olarak her zaman verimli süreçlere ve sürdürülebilir bir maliyet yapısına odaklanıyoruz. Bu doğrultuda mağaza ağımızı, şirket yapımıza uygun ve daha verimli lokasyonlara göre yeniden düzenliyoruz” açıklamasında bulundu.
Açıklamada, Aldi Suisse’nin İsviçre’deki mağaza ağını sadeleştirmeyi hedeflediği, şirketle örtüşmeyen lokasyonlarda ise gerekli adımların atıldığı vurgulandı. Almanya’daki Aldi Süd’te yaşanan personel azaltımının İsviçre’deki mağaza kapatmalarıyla bağlantılı olmadığı da özellikle belirtildi.
Şirketin İsviçre genelinde Şubat ayı itibarıyla 244 mağazası bulunacağı, orta vadede ise bu sayının 260’a çıkarılmasının hedeflendiği kaydedildi. Aldi Suisse, mağaza kapatmalarına rağmen İsviçre pazarındaki büyüme hedeflerinden vazgeçilmediğini bildirdi.
Yetkililer, kapatma kararlarının istihdam ve faaliyet planları üzerinde sınırlı etki yaratacağını, yeni mağaza ve personel alımlarına yönelik planların ise devam ettiğini ifade etti.
Gündem
SRF, Asyl haberindeki hata nedeniyle özür diledi
İsviçre Radyo ve Televizyonu (SRF), “Tagesschau” bülteninde geri giden asyl ve net göç rakamlarının sunumunda yapılan hata nedeniyle özür dilediğini açıkladı.
SRF’nin pazartesi akşamı yayımlanan “Tagesschau” ana haber bülteninde, Federal hükümet tarafından açıklanan net göç ve asyl başvurularına ilişkin veriler ekrana taşındı. Ancak yayında, düşüş gösteren rakamların ülkeye yapılan toplam göçle ilişkilendirilmeden aktarılması, siyasi tartışmaya yol açtı.
İsviçre Halk Partisi (SVP), söz konusu yayının ardından SRF’yi “manipülatif haber yapmakla” suçladı. Parti tarafından yapılan açıklamada, asyl başvurularındaki düşüşün gerçeği yansıtmadığı, rakamların bağlamından koparılarak sunulduğu öne sürüldü. SVP, bu durumu yaklaşan SRG yarı yarıya küçültme girişimi oylaması öncesinde kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir tutum olarak nitelendirdi.
Eleştirilerin ardından SRF’den açıklama geldi. Medya kuruluşu, SVP’nin sosyal medya paylaşımına yaptığı yorumda, 26 Ocak tarihli “Tagesschau” yayınında bir gazetecilik hatası yapıldığını kabul etti. Açıklamada, yurt dışına çıkan kişi sayısının, ülkeye gelenlerle yeterince ilişkilendirilmediği için izleyicilerde yanlış bir algı oluşabileceği belirtildi.
SRF, “Bu hatadan dolayı üzüntü duyuyor ve özür diliyoruz.” ifadesini kullandı. Ayrıca, çarşamba günü yayımlanan ana haber bülteninde söz konusu verilerin daha doğru bir çerçevede yeniden ele alındığı ve gerekli düzeltmenin yapıldığı bildirildi.
Medya kuruluşu, kamuoyunu doğru ve şeffaf biçimde bilgilendirmenin temel ilkeleri olduğunu vurgulayarak, editoryal süreçlerin bu tür hataların tekrarlanmaması için gözden geçirileceğini kaydetti.
Gündem
Akıllı telefonlar kadın sığınma evlerindeki mağdurlar için risk oluşturabiliyor
İsviçre’de şiddetten korunmak amacıyla kadın sığınma evlerine başvuran mağdurlar için akıllı telefonların ciddi bir güvenlik riski oluşturabildiği, bazı kadınların konum verileri üzerinden takip edilerek yeniden tehlike altına girdiği bildirildi.
Adresleri güvenlik gerekçesiyle gizli tutulan kadın sığınma evlerinde kalan kişilerin, akıllı telefonlarındaki konum verileri nedeniyle izlenebildiğine dikkati çeken St. Gallen Kadın Sığınma Evi ve Semkyi geçiş konutlarının yöneticisi Silvia Vetsch, bu durumun kendilerini endişelendirdiğini söyledi.
Vetsch, İsviçre’de birden fazla vakada, kadın sığınma evlerinde kalan mağdurların akıllı telefonlarındaki veriler üzerinden takip edilebildiğini belirterek, “Konum bilgileri ortaya çıktığında, failin veya mağdur için tehdit oluşturan kişinin aniden sığınma evinin önünde belirmesi mümkün olabiliyor.” dedi.
Böyle bir durumda derhal polisin bilgilendirildiğini ifade eden Vetsch, güvenlik riski nedeniyle kadınların ve çocukların başka bir sığınma evine nakledilmek zorunda kalındığını aktardı. Bunun mağdurlar için ciddi bir psikolojik yük oluşturduğunu vurgulayan Vetsch, zaten hayatlarının önemli bir bölümünü geride bırakan kadınların yeniden yer değiştirmek zorunda kaldığını kaydetti.
Öte yandan sığınma evlerinin bir “hapishane” olmaması gerektiğine de işaret eden Vetsch, kadınların ve çocukların mümkün olduğunca özgür hareket edebilmesinin önemine dikkati çekti.
St. Gallen Kadın Sığınma Evi’nde bu risklere karşı çeşitli önlemler alındığı bildirildi. Buna göre, sığınma evine kabul edilmeden önce kadınların cep telefonları kontrol ediliyor ve ilk telefon görüşmesinde dahi cihazların kapatılması tavsiye ediliyor. Ayrıca konum paylaşımı, uygulama izinleri ve hareket takibine yol açabilecek tüm özelliklerin devre dışı bırakılması öneriliyor.
Uzmanlar, iz bırakmamak için internetin gizli modda kullanılmasını, çerezlerin ve arama geçmişinin düzenli olarak silinmesini tavsiye ediyor. Aksi halde, kötü niyetli kişilerin mağdurların hangi kadın sığınma evini aradığını dahi tespit edebileceği uyarısında bulunuluyor.
Yetkililer, dijital güvenliğin, şiddetten korunma sürecinin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini vurgulayarak, kadınların ve çocukların güvenliği için teknoloji kullanımında daha fazla bilinçlenilmesi gerektiğini ifade ediyor.
-
Gündem1 yıl önceTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 yıl önceİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 yıl önceİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 yıl önceDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 yıl önceKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem1 yıl önceERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya1 yıl önceMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem1 yıl önceTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


