Sosyal Medya

Avrupa

KUZEY MAKEDONYA’DA GECE KULÜBÜ FACİASI: AİLELER SORUMLULAR İÇİN AĞIR CEZALAR TALEP EDİYOR

yazar

Yayınlayan

on

📌 Okuma süresi: 4 dakika

Kuzey Makedonya’da bir gece kulübünde çıkan yangın, Avrupa genelinde büyük üzüntü yarattı. Facianın ardından hayatını kaybedenlerin yakınları, yetkililerden sorumluların en ağır şekilde cezalandırılmasını talep ediyor.

🔹 59 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ, 155 KİŞİ YARALANDI
Kuzey Makedonya’nın Koçani kasabasında, ülkenin popüler müzik gruplarından DNK’nin konseri sırasında “Puls” adlı diskotek büyük bir trajediye sahne oldu. Cumartesi gecesi saat 02:35 sıralarında başlayan yangın, mekânda bulunan yaklaşık 1500 kişinin hayatını riske attı. İçişleri Bakanlığı’nın açıklamasına göre, 59 kişi feci şekilde can verirken, 155 kişi yaralandı. Yaralananlardan 20’den fazlasının ve hayatını kaybeden 3 kişinin 18 yaşından küçük olduğu bildirildi.

Yangının ardından Kuzey Makedonya medyası, içeride yaşanan korku dolu anları aktardı. Hayatta kalanların ifadelerine göre, yangın saniyeler içinde büyüdü ve yoğun duman nedeniyle birçok kişi çıkış kapılarına ulaşamadan bilincini kaybetti.

🔹 “TEK EVLADIMDI, ARTIK HAYATIMIN BİR ANLAMI YOK”


Faciada hayatını kaybedenlerden biri de 21 yaşındaki Tomce Stojanov’du. Babası Dragi Stojanov, oğlunun ölümünün ardından yaptığı açıklamada, “O benim tek evladımdı. Şimdi elimde hiçbir şey kalmadı. Hayatımın bir anlamı yok artık” diyerek yaşadığı büyük acıyı paylaştı.

Stojanov, yetkililere seslenerek, “Ben nasıl acı çekiyorsam, sorumlular da aynı şekilde acı çekmeli” dedi. O gece olay yerinden ayrılmadığını ve yetkililerin cansız bedenleri çıkarmakta dahi zorlandığını belirten baba, “Orada yatan çocuklar tanınmaz haldeydi, yanmış cesetler vardı. İçeridekileri dışarı çıkarmakta bile zorlanıyorlardı” sözleriyle yaşananları anlattı.

🔹 MAFYA VE RÜŞVET İDDİALARI
Facianın ardından hükümete ve yerel yetkililere yönelik sert eleştiriler yükseldi. Stojanov, “Bunların hepsi mafya! Ceplerini doldururken, çocuklarımızı ölüme gönderdiler” diyerek yetkililere tepki gösterdi.

🔹 “HERKES KAÇIŞIYORDU, YANMIŞ BEDENLER GÖRDÜK”


Hayatta kalanlardan 19 yaşındaki Maria Taseva, olay anında yaşanan dehşeti anlattı. Taseva, “Alevler bir anda yayıldı. Herkes panikle çıkış kapısına yöneldi, ama çok geçti. Yanmış bedenler gördüm. Herkes şoktaydı” dedi.

Taseva’nın kız kardeşi de yangın sırasında kayboldu. Ailesi, hastanelerde onu bulmaya çalışırken acı gerçek kısa süre sonra ortaya çıktı: Taseva’nın kız kardeşi de yangında hayatını kaybetmişti.

🔹 20’DEN FAZLA KİŞİ GÖZALTINDA: HÜKÜMET GÖREVLİLERİ, MEKAN SAHİBİNİN OĞLU VE MÜZİSYENLER DE VAR
Kuzey Makedonya İçişleri Bakanı Pance Toskovski, yangının sahne şovunda kullanılan bir havai fişek makinesinden kaynaklandığını açıkladı. Makineden çıkan kıvılcımlar, mekânın yanıcı tavan kaplamasını tutuşturdu ve alevler hızla yayıldı.

Yetkililer, şu ana kadar aralarında hükümet yetkilileri, kulüp yöneticileri, mekân sahibinin oğlu ve olay sırasında sahnede olan DNK grubunun bazı üyelerinin de bulunduğu yaklaşık 20 kişiyi gözaltına aldı. Diskotekin, yangın güvenliği açısından geçerli bir ruhsata sahip olmadığı iddiaları ise tepkileri daha da artırdı.

🔹 BAŞBAKAN: “SORUMLULAR YARGI ÖNÜNE ÇIKACAK”
Kuzey Makedonya Başbakanı Hristijan Mickoski, olayın ardından yedi günlük ulusal yas ilan etti. Mickoski, kulübün ruhsatının Ekonomi Bakanlığı tarafından yasa dışı olarak verildiğini belirterek, “Kim olursa olsun, hangi siyasi partiye ya da kuruma bağlı olursa olsun, tüm sorumlular adalet önüne çıkarılacak” dedi.

Başbakan, yangını “ülke tarihinin en trajik olaylarından biri” olarak nitelendirerek, “Hayatını kaybeden gençlerimizin acısı hiçbir zaman dinmeyecek. Ailelerin ve sevdiklerinin yaşadığı kayıp tarifsiz” ifadelerini kullandı.

Kuzey Makedonya’da yaşanan bu büyük trajedi, sadece ülke içinde değil, tüm Avrupa’da yankı uyandırdı. Hayatını kaybedenlerin yakınları, sorumluların en ağır cezaları almasını beklerken, hükümet yetkililerinin ihmali olup olmadığı da soruşturulmaya devam ediyor.

📌 #KuzeyMakedonya #GeceKulübüYangını

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Avrupa

Sosyal medya ruhsal hastalıklara bakışı şekillendiriyor: Gençler TikTok üzerinden kendilerine tanı koyuyor

yazar

Yayınlayan

on

By

BERN / KREMS – Sosyal medya platformlarında, özellikle TikTok’ta paylaşılan içeriklerin gençlerin ruhsal hastalıklara ilişkin beklentilerini önemli ölçüde etkilediği ve kendi kendilerine tanı koyma eğilimini artırdığı bildirildi.

Avusturya’nın Krems kentindeki Karl Landsteiner Sağlık Bilimleri Özel Üniversitesi tarafından yapılan yeni bir araştırmaya göre, özellikle gençler arasında dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) ile otizm gibi gelişimsel bozukluklara yönelik “öz tanı” vakaları son yıllarda belirgin şekilde arttı.

Araştırmada, TikTok’ta “DEHB” veya “otizm” anahtar kelimeleriyle yapılan aramalarda milyonlarca kez izlenen videolara ulaşıldığı, bu videolarda kullanıcıların günlük yaşamlarını “DEHB simülasyonu” olarak sunduğu, otistik tikler veya duygusal krizler (meltdown) sergilediği ve takipçilere kendi kendine tanı koyma yöntemleri önerdiği belirtildi.

“İstediği tanıyı” alma eğilimi yaygınlaşıyor

Çalışmaya katılan 93 klinik psikolog, gençlerin artık doktora “Bende ne var?” sorusuyla değil, belirli bir tanı beklentisiyle başvurduğunu ortaya koydu.

Araştırmacılardan Gloria Mittmann, birçok gencin ruhsal bir tanıyı kimliğinin parçası haline getirdiğini belirterek, “Gençler çoğu zaman belirli bir etiketin ya da kimliğin doğrulanmasını güçlü biçimde istiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Özellikle yüksek eğitimli ve sosyal medyayı yoğun kullanan genç kadınlarda bu eğilimin daha belirgin olduğu kaydedildi.

Araştırmada, gençlerin doktorlar tarafından yapılan değerlendirmelerde farklı bir sonuca ulaşılsa bile “arzu edilen tanıdan” vazgeçmediği, bunun yerine başka sağlık kuruluşlarına başvurarak tanıyı teyit ettirmeye çalıştığı, bu durumun literatürde “tanı alışverişi” (diagnosis shopping) olarak adlandırıldığı vurgulandı.

Videoların yarısından fazlası yanlış bilgi içeriyor

Uzmanlar, sosyal medyada paylaşılan içeriklerin büyük bölümünün bilimsel temelden yoksun olduğuna dikkati çekiyor.

Mart ayında “PLOS One” dergisinde yayımlanan bir başka araştırmaya göre, TikTok’taki en popüler DEHB videolarının yüzde 50’sinden fazlasında, tanı kriterleri ve tedavi yöntemlerine ilişkin yanlış veya eksik bilgiler yer alıyor.

Uzmanlar, bu durumun gençlerde yanlış beklentiler oluşturduğunu, gerçek klinik değerlendirmelerle örtüşmeyen sonuçların ise hayal kırıklığı, kaygı ve kimlik bunalımına yol açabileceğini ifade ediyor.

İsviçre’de on binlerce kişi etkileniyor

Verilere göre İsviçre’de yaklaşık 200 bin kişi DEHB ile yaşıyor, çocukların yaklaşık yüzde 5’i bu tanıyı taşıyor. “Autismus Schweiz” verileri ise ülkede 100 bin ila 250 bin arasında kişinin otizm spektrumunda yer aldığını gösteriyor.

Son yıllarda üniversite hastaneleri ve uzman merkezlerine otizm ve DEHB değerlendirmesi için yapılan başvurularda da ciddi artış yaşandığı bildiriliyor.

Uzmanlar, sosyal medyanın ruh sağlığı konularında farkındalık yaratabileceğini ancak yanlış bilgilerin ciddi riskler taşıdığını vurgulayarak, kesin tanı ve tedavi için yalnızca uzman hekimler ve yetkili sağlık kuruluşlarına başvurulması gerektiğini hatırlatıyor.

Haberin Devamını Oku

Avrupa

İtalya Büyükelçisini Roma’ya Çağırdı – Parmelin ve Cassis Açıklama Yaptı

yazar

Yayınlayan

on

By

İtalya hükümeti, İsviçre’nin Valais (Wallis) kantonundaki mahkemenin bar sahibi Jacques Moretti’yi serbest bırakmasına çok kızdı. Moretti, 200 bin İsviçre frangı kefalet ödeyerek hapisten çıktı.

İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, bu kararın kabul edilemez olduğunu söyledi. Başbakan Giorgia Meloni ile birlikte İsviçre’deki İtalya büyükelçisini Roma’ya çağırdılar. Amaç, daha fazla bilgi almak ve ne yapılacağını konuşmak.

Tajani, “Bu sadece bir hukuk konusu değil, çok büyük bir acı var” dedi. Crans-Montana’da bir barda çıkan büyük yangında 40 kişi hayatını kaybetti, 100’den fazla kişi yaralandı. Ölenlerin çoğu İtalyandı. Tajani, bu kadar insanın ölümünün 200 bin frankla telafi edilemeyeceğini söyledi ve İsviçre’den davayı hızlandırmasını istedi.

Valais Başsavcısı Béatrice Pilloud, serbest bırakma kararını savcılığın değil, mahkemenin verdiğini açıkladı. İtalyan büyükelçiyle konuştuğunu ve konunun İsviçre federal makamlarına iletilmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca siyasi baskı kabul etmeyeceğini vurguladı.

İsviçre Cumhurbaşkanı Guy Parmelin, İtalya’nın öfkesini anladığını söyledi. Ama İsviçre’de yargı ile siyasetin ayrı olduğunu, mahkemelere karışamayacaklarını belirtti. Eğer hata varsa, ceza verilmesi gerektiğini de ekledi.

Dışişleri Bakanı Ignazio Cassis ise İsviçre’nin de yas tuttuğunu söyledi. “Bu acı bizim de acımız” dedi. İki ülkenin birlikte hareket edeceğini ve gerçeğin ortaya çıkmasını istediklerini açıkladı.

İtalyan büyükelçisinin Roma’ya çağrılması normal bir diplomatik uygulama olarak görülüyor. Büyükelçi daha sonra tekrar İsviçre’ye dönecek.

Moretti, Crans-Montana’daki Le Constellation adlı barın sahibidir. Büyük yangın yılbaşında çıktı. Moretti 9 Ocak’tan beri tutukluydu ve şimdi kefaletle serbest bırakıldı.

Olay İsviçre ve İtalya basınında geniş yer aldı. Birçok kişi adaletin tam olarak sağlanmasını istiyor. Mağdur aileler ise uzun ve zor bir süreç beklediklerini söylüyor. Yetkililer soruşturmanın devam ettiğini ve yeni kararların çıkabileceğini belirtiyor. Kamuoyu gelişmeleri yakından izliyor. Süreç devam ediyor. Yeni açıklamalar bekleniyor.

Haberin Devamını Oku

Avrupa

İsviçre, İtalya’nın finans yasasına tepki gösterdi

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre Ekonomi Bakanı ve Federal Konsey Üyesi Guy Parmelin, İtalya hükümetinin hazırladığı ve Avrupalı makine üreticilerini kayıran yeni mali düzenlemenin İsviçreli şirketleri dezavantajlı duruma düşüreceğini belirterek, Bern yönetiminin konuya resmî düzeyde müdahale ettiğini açıkladı.

Parmelin, NZZ am Sonntag gazetesine verdiği röportajda, Başbakan Giorgia Meloni hükümetinin planladığı yeni amortisman (vergi indirimi) kurallarını “endişe verici” olarak nitelendirdi. Söz konusu düzenlemenin İsviçreli üreticilerin rekabet gücünü zayıflatacağını vurgulayan Parmelin, bu nedenle İsviçre’nin Bern, Roma, Brüksel ve Davos’ta çeşitli diplomatik temaslarda bulunduğunu söyledi.

İsviçreli bakan, konuyu Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile AB Ticaret Komiseri Maroš Šefčovič’e de bizzat ilettiğini belirterek, “Bu şekilde olmaz” diyerek İsviçre’nin itirazını açık biçimde dile getirdiğini aktardı.

Parmelin, meselenin iç politika açısından da hassas bir döneme denk geldiğine dikkat çekti. İsviçre’de Avrupa Birliği ile yeni ikili anlaşmaların tartışıldığı bir süreçte bu tür bir gelişmenin anlaşma karşıtları tarafından siyasi malzeme olarak kullanılabileceğini ifade eden Parmelin, “Bu durum Federal Konsey için hoş değil. Anlaşma karşıtları bu örnekleri sözleşmeleri eleştirmek için kullanacaktır,” dedi.

Henüz somut bir çözüm bulunmadığını kaydeden Parmelin, “Ancak yoğun şekilde bir çözüm üzerinde çalışıyoruz,” ifadesini kullandı.

Davos’ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu kapsamında ABD Başkanı Donald Trump ile yapılan görüşmelere de değinen Parmelin, temasların “düzgün ve yapıcı” geçtiğini söyledi. Trump’ın ABD’nin İsviçre ile olan ticaret açığını gündeme getirdiğini aktaran Parmelin, yeni verilere göre ABD’nin artık İsviçre’ye karşı 8,8 milyar dolarlık ticaret fazlası bulunduğunu belirtti.

Parmelin, diğer liderlerin açıklamalarını genellikle yorumlamadığını vurgulayarak, “Her zaman bir sonraki günü de düşünmek gerekir. Önemli olan İsviçre’nin çıkarlarını korumaktır,” dedi.

Haberin Devamını Oku

Trendler