Gündem
BERN’DE MÜLTECİLERİN DEPORTASYONUNA KARŞI BASIN TOPLANTISI: YUNANİSTAN’A ZORLA GERİ GÖNDERME DURDURULMALI
Bern’de, 40’tan fazla mülteci, İsviçre’deki Kürt, Türk ve İsviçreliler Kültür Derneği (KUTÜSCH) İsviçreli göçmen örgütlerinin katılımıyla, Yunanistan’a deport edilme riskiyle karşı karşıya olduklarını ve bu durumun bir insan hakları ihlali olduğunu belirterek bir basın toplantısı düzenledi.
Katılımcılar, #stopdublingreece inisiyatifi çerçevesinde, Yunanistan’a deportların hemen sonlandırılmasını talep etti. Ayrıca, Yunanistan’ın sığınmacılara yönelik insan hakları ihlallerine dikkat çekerek, sığınmacıların maruz kaldığı fiziksel ve psikolojik şiddet, taciz, gasp ve kötü muameleleri gündeme getirdi.
İsviçre’nin Dublin Anlaşması’nı Sürdürmesi Eleştirildi
Basın toplantısında okunan açıklamada, İsviçre’nin Dublin Anlaşması’nı gerekçe göstererek mültecileri Yunanistan’a geri göndermeye devam etmesinin hukuksuz olduğu vurgulandı. Yunanistan’da mültecilerin yaşadığı kötü koşullar, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Birleşmiş Milletler (BM) tarafından defalarca kınanmıştı. Mültecilerin Yunanistan’da fiziksel şiddet, cinsel taciz ve sistematik hak ihlallerine uğradığına dair raporlar kamuoyuna duyuruldu.
Özellikle Yunanistan’daki sığınmacıların, temel hak ve özgürlüklerden mahrum bırakıldığı, evsizlik ve sağlık hizmetlerinden yoksun bırakıldıkları belirtildi. 2024 yılına ait bir rapora göre, Yunanistan’daki sığınmacılar için kalacak yer sağlanmadığı gibi, kamu destek programlarına erişimleri de yok denecek kadar sınırlı.
İsviçre’nin Yunanistan’a Mülteci Göndermemesi Gerekiyor
Yunanistan’a yönelik Dublin kararlarının geri çekilmesi gerektiği ifade edilen açıklamada, İsviçre hükümetinin de uluslararası insan hakları sözleşmeleri çerçevesinde, sığınmacılara güvenli ve onurlu yaşam koşulları sağlaması gerektiği belirtildi. İsviçre’nin, bu hukuksuz ve tehlikeli politikayı bir an önce terk etmesi çağrısında bulunuldu.
Avukatlar ve insan hakları savunucuları, İsviçre’nin bu tutumunun hem hukuk hem de insan hakları açısından kabul edilemez olduğuna dikkat çekti. Ayrıca, Yunanistan’daki mültecilerin karşılaştığı insan hakları ihlalleri daha fazla göz ardı edilmemeli, bu konuda bağımsız kuruluşlar tarafından sürekli izleme yapılması gerektiği ifade edildi.
İsviçre Hükümeti’nin Politikası Gözden Geçirilmeli
Toplantı sonrası yapılan açıklamada, İsviçre’nin Yunanistan’a zorla geri gönderme uygulamalarına son vermesi gerektiği, Dublin Anlaşması’nın mültecilerin güvenli olmayan ülkelere gönderilmesini engellemesi gerektiği ifade edildi. Yunanistan’da yaşanan insan hakları ihlalleri, her geçen gün daha fazla can kaybına ve büyük trajedilere yol açmakta denildi.
Destek veren kurumlar arasında Migration Solidarity Network, Droit de Rester, Solidarités sans frontières ve Pangea Kolektif Göçmen Öz Örgütlenmesi gibi çok sayıda sivil toplum kuruluşu yer aldı.
STOP DUBLIN GREECE!
Bu taleplerle İsviçre kamuoyuna ve hükümetine duyarlılık gösterme çağrısında bulunuldu. Yunanistan’daki mülteciler için adil bir çözüm bekleyen sığınmacılar, güvenli bir yaşam hakkı istediklerini yineledi.





#stopdublingreece #humanrights #refugeerights #bernbasintoplantisi
Avrupa
Charlie Hebdo’dan Crans-Montana karikatürü sonrası yeni çizim
İsviçre’nin Valais (Wallis) kantonunda, Crans-Montana’da yılbaşı gecesi yaşanan ve 40 kişinin hayatını kaybettiği yangın faciasına ilişkin yayımladığı karikatür nedeniyle hakkında suç duyurusunda bulunulan Fransız satirik dergisi Charlie Hebdo, tartışmalara yeni bir karikatürle yanıt verdi.
Dergi, pazartesi günü yayımladığı yeni çizimde, iki arbaletçinin (tatar yayı kullanan saldırgan) derginin yazı işleri kadrosuna saldırdığını tasvir etti. Karikatürde, “İsviçrelilerle alay etmek serbest mi?” ifadesi yer aldı.
Söz konusu çizim, 2015 yılında Paris’te Charlie Hebdo dergisine yönelik düzenlenen silahlı saldırıya gönderme olarak yorumlandı. Aynı zamanda figürlerin İsviçre’nin ulusal kahramanı Wilhelm Tell’i çağrıştırdığı değerlendirildi.
İlk karikatür büyük tepki çekmişti
Dergi, daha önce Crans-Montana’daki yangın faciasına atıfta bulunan ve yanmış kayakçıları tasvir eden bir karikatür yayımlamıştı. Bu çizim, İsviçre kamuoyunda geniş yankı uyandırmış, özellikle mağdur yakınları ve yerel çevreler tarafından “insan onurunu zedeleyici” olarak nitelendirilmişti.
Bunun üzerine Valais kantonunda bir yazar ve bir avukat, Charlie Hebdo hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu. Başvuruda, söz konusu karikatürün İsviçre Ceza Kanunu’nun 135. maddesi kapsamında “şiddet içeren ve insan onurunu ağır biçimde ihlal eden içerik” niteliği taşıdığı savunuldu.
Soruşturma süreci devam ediyor
Yerel makamlar, başvurunun ardından hukuki sürecin başlatıldığını doğrularken, dosyanın inceleme aşamasında olduğu bildirildi.
Crans-Montana’daki yangın faciası, İsviçre’de son yılların en büyük sivil felaketlerinden biri olarak kayıtlara geçmiş, olay ülkede ulusal yas ilan edilmesine yol açmıştı.
Yetkililer, facianın nedenine ilişkin soruşturmanın sürdüğünü, olayla bağlantılı olarak işletme sahibinin tutuklu bulunduğunu açıkladı.
Dünya
DSÖ veritabanında COVID-19 aşılarıyla ilgili 5,8 milyon bildirim: Uzmanlar uyarıyor, tartışmalar sürüyor
Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ/WHO) ilaç ve aşı güvenliğini izlemek için kullandığı “VigiAccess” adlı uluslararası veritabanında, COVID-19 aşılarından sonra bildirilen yaklaşık 5,8 milyon sağlık olayı kaydı bulunuyor.
Bu bildirimler; sinir sistemi şikâyetleri, kalp ritim bozuklukları, bağışıklık sistemi tepkileri, mide-bağırsak sorunları ve üreme sistemiyle ilgili rahatsızlıklar gibi çok farklı başlıklar altında yer alıyor.
Eleştirenler ne diyor?
Bazı bilim insanları ve sivil toplum grupları, bildirilen rakamların gerçeğin yalnızca küçük bir bölümünü yansıttığını savunuyor. Harvard Üniversitesi tarafından yapılan bir çalışmaya atıf yapan bu çevreler, yaşanan yan etkilerin %1’inden azının resmî sistemlere bildirildiğini ileri sürüyor.
Bu görüşü savunanlar, mevcut sayıların bile “ciddiye alınması gerektiğini”, uzun vadeli etkiler konusunda yeterince şeffaf olunmadığını ve aşı politikalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini dile getiriyor. Sosyal medyada bazı kullanıcılar ise aşıların piyasadan tamamen çekilmesini talep ediyor.
Sağlık otoriteleri ne diyor?
Dünya Sağlık Örgütü ve birçok ülkenin sağlık kurumu ise VigiAccess’te yer alan kayıtların, aşıların doğrudan yan etki yaptığı anlamına gelmediğini vurguluyor.
Yetkililere göre:
- Veritabanına giren her kayıt, aşıdan sonra yaşanan bir sağlık olayını gösteriyor,
- Ancak bu olayların aşıdan kaynaklandığı bilimsel olarak kanıtlanmış sayılmıyor,
- Sistem esas olarak nadir görülen riskleri erken tespit etmek için kullanılıyor.
DSÖ, COVID-19 aşılarının dünya genelinde milyarlarca doz uygulandığını, ağır hastalık ve ölüm riskini ciddi ölçüde azalttığını ve ciddi yan etkilerin “çok nadir” görüldüğünü belirtiyor.
Kamuoyunda tartışma devam ediyor
Bir yanda yan etkilerin eksik bildirildiğini ve risklerin küçümsendiğini savunanlar, diğer yanda ise aşıların salgınla mücadelede büyük fayda sağladığını vurgulayan sağlık otoriteleri bulunuyor.
Uzmanlar, vatandaşların aşılarla ilgili karar verirken sosyal medyadaki paylaşımlar yerine doktorlara ve resmî sağlık kurumlarının açıklamalarına başvurmaları gerektiğini hatırlatıyor.
Avrupa
İtalyan ünlü avukattan Crans-Montana faciası için 50 milyar avroluk tazminat fonu çağrısı
İsviçre’nin Valais (Wallis) kantonuna bağlı Crans-Montana kayak merkezinde yılbaşı gecesi bir eğlence mekânında çıkan yangında hayatını kaybedenler için, İtalyan ünlü avukat Annamaria Bernardini de Pace, 50 milyar avroluk tazminat fonu oluşturulması çağrısında bulundu.
İsviçre basınında yer alan haberlere göre, 1 Ocak 2026’ya girilen gece bir barda çıkan yangında en az 40 kişi yaşamını yitirdi, 116 kişi ise yaralandı. Yaralılardan bazılarının durumunun ağır olduğu bildirildi.
Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında, işletme sahibinin tutuklanarak önleyici gözaltına alındığı açıklandı. Yetkililer, yangının çıkış nedeni ve güvenlik önlemlerinin yeterliliği konusunda incelemelerin sürdüğünü duyurdu.
“Bu sadece ihmal değil”
İtalya’da kamuoyunda tanınan ünlü avukat Bernardini de Pace, “Il Giornale” gazetesine verdiği demeçte, olayın basit bir ihmal olarak değerlendirilemeyeceğini savundu.
Aşırı kalabalık mekânda yalnızca bir acil çıkış bulunduğunu ve bu kapının da iddiaya göre kilitli olduğunu belirten Bernardini de Pace, bunun “olası kast” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Avukat, “Güvenlikten tasarruf etmek, insanların ölebileceğini bilerek hareket etmek anlamına gelir. Bu bir katliam sorumluluğudur.” değerlendirmesinde bulundu.
Yetkililere de eleştiri
Bernardini de Pace, sorumluluğun yalnızca işletmecilere ait olmadığını belirterek, belediye, kanton yönetimi ve federal makamların da denetim görevini yeterince yerine getirmediğini öne sürdü.
Soruşturmanın geç başlatılmasını da eleştiren ünlü avukat, olaydan sonra delillerin toplanmasında gecikme yaşandığını, ilk tutuklamaların yaklaşık 10 gün sonra gerçekleştiğini kaydetti.
50 milyar avroluk fon talebi
Mağdur ailelerin uzun yıllar sürecek hukuki süreçlerle karşı karşıya kalmaması gerektiğini savunan Bernardini de Pace, devlet ve sorumlu tarafların katkısıyla en az 50 milyar avro tutarında bir tazminat fonu kurulması çağrısında bulundu.
Ulusal yas günü ilan edildi
İsviçre hükümeti, faciada hayatını kaybedenler anısına 9 Ocak 2026 tarihini ulusal yas günü ilan etti. Martigny kentinde resmi anma töreni düzenlendi.
Yetkililer, yangınla ilgili cezai ve idari soruşturmaların çok yönlü şekilde sürdüğünü, kamuoyunun düzenli olarak bilgilendirileceğini açıkladı.
-
Gündem1 yıl önceTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 yıl önceİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 yıl önceİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 yıl önceDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 yıl önceKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem1 yıl önceERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya1 yıl önceMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem1 yıl önceTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


