Sosyal Medya

İsviçre

YABANCI ÇOCUKLAR İÇİN İSVİÇRE’DE KOLAYLAŞTIRILMIŞ VATANDAŞLIK BAŞVURUSU

yazar

Yayınlayan

on

Haber: Cemil Baysal

İsviçre’de, bir İsviçre vatandaşının çocuğu olan yabancı çocuklar için bazı durumlarda kolaylaştırılmış vatandaşlık başvurusu yapılabilmektedir. Ancak, bu başvuru süreci, çocuğun İsviçre’de mi yoksa yurt dışında mı ikamet ettiğine bağlı olarak değişiklik göstermektedir.

İsviçre’de İkamet Eden Çocuklar İçin Kolaylaştırılmış Vatandaşlık

İsviçre’de ikamet eden yabancı çocuklar, belirli koşullar altında kolaylaştırılmış vatandaşlık başvurusunda bulunabilirler. Bu başvuru üç farklı durumda gerçekleşebilir:

a. Bir Ebeveynin Vatandaşlığına Dahil Olmayan Çocuk

Eğer bir yabancı çocuk, ebeveyninin vatandaşlık başvurusuna dahil edilmediyse, bu çocuk, 22 yaşından önce başvuru yapması ve toplamda 5 yıl boyunca İsviçre’de yaşamış olması koşuluyla, kolaylaştırılmış vatandaşlık başvurusu yapma hakkına sahiptir.

b. İsviçreli Anne ile Yabancı Ebeveynin Çocuğu

İsviçreli bir anne ile yabancı bir babanın çocuğu, eğer anne İsviçre vatandaşlığını evlilik yoluyla kazanmışsa ve çocuk başarılı bir entegrasyon sağlamışsa, kolaylaştırılmış vatandaşlık başvurusu yapabilir. Ancak, eğer anne İsviçre vatandaşlığını kaybetmişse, bu durumda çocuk için kolaylaştırılmış vatandaşlık başvurusu mümkün değildir.

c. İsviçreli Baba ile Yabancı Ebeveynin Çocuğu

1 Ocak 2006’dan önce doğan, İsviçreli bir baba ile yabancı bir annenin çocuğu, başarılı bir entegrasyon sağladığı takdirde İsviçre’de kolaylaştırılmış vatandaşlık başvurusunda bulunabilir. Başvuru yapabilmesi için çocuğun İsviçre’de doğduğunda babasının İsviçre vatandaşı olması gerekmektedir.

Başvuru Şartları: Başarılı Entegrasyon

Başvuruda bulunacak kişilerin başarılı bir entegrasyon sürecini tamamlamış olması gerekmektedir. Başarılı entegrasyon, aşağıdaki kriterlere göre değerlendirilir:

  • Kamu güvenliğine ve düzenine saygı: Vergi borcu, ödeme talepleri veya sabıka kaydı olmamalıdır.
  • İsviçre değerlerine saygı: İsviçre Anayasası’na uygun davranış sergilenmelidir.
  • Dil yetkinliği: Günlük yaşamda, yazılı ve sözlü olarak İsviçre’nin resmi dillerinden birinde anlaşabilmelidir. Başvuru sırasında A2 seviyesinde yazılı, B1 seviyesinde sözlü dil bilgisi gereklidir.
  • Ekonomik ve eğitim hayatına katılım: Sosyal yardımla geçinmeyip, kendi geçimini sağlayacak şekilde çalışıyor veya eğitim alıyor olmalıdır.

İsviçre Dışında İkamet Eden Çocuklar İçin Kolaylaştırılmış Vatandaşlık

Yurt dışında yaşayan, bir İsviçre vatandaşı olan ebeveynin çocuğu da, belirli koşullar altında kolaylaştırılmış vatandaşlık başvurusu yapabilir. Ancak, başvuru süreci ve gereklilikler, İsviçre ile olan bağın yoğunluğuna göre değişmektedir.

a. İsviçreli Anne ile Yabancı Ebeveynin Çocuğu

Eğer İsviçreli bir anne ile yabancı bir babanın çocuğu yurt dışında yaşıyorsa ve anne, İsviçre vatandaşlığını evlilik yoluyla kazanmışsa, başvuru yapılabilir. Ancak başvuru için, çocuğun İsviçre ile güçlü bir bağ kurmuş olması gerekmektedir. Bu bağlar, çocuğun İsviçre’deki tarihsel, kültürel ve sosyal yaşamla bağlantılı olması olarak değerlendirilecektir.

b. İsviçreli Baba ile Yabancı Ebeveynin Çocuğu

1 Ocak 2006’dan önce doğan, İsviçreli bir baba ile yabancı bir annenin çocuğu, yine İsviçre ile güçlü bir bağ kurmuşsa kolaylaştırılmış vatandaşlık başvurusu yapabilir. Ancak, başvuru için belirli şartlar vardır, bunlar arasında en önemli olanı çocuğun son 6 yıl içinde İsviçre’de en az üç kez, her seferinde beş gün süreyle bulunmuş olmasıdır.

Başvuru İçin Gerekli Belgeler

Başvuru yapacak kişilerin, başvuru formu ve gerekli belgelerle birlikte İsviçre’deki ilgili otoritelerle iletişime geçmeleri gerekmektedir. Yurt dışında yaşayan kişiler, başvuru formunu ve belgelerini İsviçre konsolosluklarından temin edebilirler.

ÖZET:

İsviçre’de kolaylaştırılmış vatandaşlık başvurusu, çocuğun hem İsviçre’deki entegrasyonu hem de İsviçre ile olan bağlarının ne kadar güçlü olduğuna göre şekillenmektedir. Başvuru koşullarını yerine getiren kişiler, daha hızlı bir şekilde İsviçre vatandaşlığına kavuşabilirler.

Daha fazla bilgi ve başvuru için İsviçre Göçmenlik Sekreterliği (SEM) ile iletişime geçilebilir.

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Aldi Suisse, İsviçre’de birçok mağazasını kapatma kararı aldı

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’de faaliyet gösteren indirim marketi Aldi Suisse, 2026 yılı içinde ülke genelinde birçok mağazasını kapatacağını duyurdu. Kapatılacak mağazalar arasında, Zürih’in en işlek noktalarından Bahnhofstrasse’ye yakın konumda bulunan “vitrin mağaza” da yer alıyor.

Aldi Suisse’den yapılan açıklamada, şirketin İsviçre genelinde bazı şubelerini faaliyet dışı bırakacağı belirtilirken, Zürih’te merkezi bir konumda bulunan mağazanın ilkbahar aylarında kapatılacağı doğrulandı. Söz konusu mağaza yaklaşık beş yıl önce hizmete açılmıştı.

Şirketten edinilen bilgilere göre, 31 Ocak itibarıyla Bern’de Kornhausplatz, Baden’de Bahnhofstrasse ve Wallisellen’deki Glatt Alışveriş Merkezi’nde bulunan Aldi şubeleri kapatılacak. Ayrıca Bern kantonundaki Wabern şubesinin de ilkbaharda faaliyetlerine son vermesi planlanıyor.

Aldi Suisse, mağaza kapatma kararlarının maliyetleri düşürme ve verimliliği artırma hedefiyle alındığını belirtti. Şirket sözcüsü, “Uygun fiyatlı perakende modeliyle faaliyet gösteren bir zincir olarak her zaman verimli süreçlere ve sürdürülebilir bir maliyet yapısına odaklanıyoruz. Bu doğrultuda mağaza ağımızı, şirket yapımıza uygun ve daha verimli lokasyonlara göre yeniden düzenliyoruz” açıklamasında bulundu.

Açıklamada, Aldi Suisse’nin İsviçre’deki mağaza ağını sadeleştirmeyi hedeflediği, şirketle örtüşmeyen lokasyonlarda ise gerekli adımların atıldığı vurgulandı. Almanya’daki Aldi Süd’te yaşanan personel azaltımının İsviçre’deki mağaza kapatmalarıyla bağlantılı olmadığı da özellikle belirtildi.

Şirketin İsviçre genelinde Şubat ayı itibarıyla 244 mağazası bulunacağı, orta vadede ise bu sayının 260’a çıkarılmasının hedeflendiği kaydedildi. Aldi Suisse, mağaza kapatmalarına rağmen İsviçre pazarındaki büyüme hedeflerinden vazgeçilmediğini bildirdi.

Yetkililer, kapatma kararlarının istihdam ve faaliyet planları üzerinde sınırlı etki yaratacağını, yeni mağaza ve personel alımlarına yönelik planların ise devam ettiğini ifade etti.

Haberin Devamını Oku

Gündem

SRF, Asyl haberindeki hata nedeniyle özür diledi

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre Radyo ve Televizyonu (SRF), “Tagesschau” bülteninde geri giden asyl ve net göç rakamlarının sunumunda yapılan hata nedeniyle özür dilediğini açıkladı.

SRF’nin pazartesi akşamı yayımlanan “Tagesschau” ana haber bülteninde, Federal hükümet tarafından açıklanan net göç ve asyl başvurularına ilişkin veriler ekrana taşındı. Ancak yayında, düşüş gösteren rakamların ülkeye yapılan toplam göçle ilişkilendirilmeden aktarılması, siyasi tartışmaya yol açtı.

İsviçre Halk Partisi (SVP), söz konusu yayının ardından SRF’yi “manipülatif haber yapmakla” suçladı. Parti tarafından yapılan açıklamada, asyl başvurularındaki düşüşün gerçeği yansıtmadığı, rakamların bağlamından koparılarak sunulduğu öne sürüldü. SVP, bu durumu yaklaşan SRG yarı yarıya küçültme girişimi oylaması öncesinde kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir tutum olarak nitelendirdi.

Eleştirilerin ardından SRF’den açıklama geldi. Medya kuruluşu, SVP’nin sosyal medya paylaşımına yaptığı yorumda, 26 Ocak tarihli “Tagesschau” yayınında bir gazetecilik hatası yapıldığını kabul etti. Açıklamada, yurt dışına çıkan kişi sayısının, ülkeye gelenlerle yeterince ilişkilendirilmediği için izleyicilerde yanlış bir algı oluşabileceği belirtildi.

SRF, “Bu hatadan dolayı üzüntü duyuyor ve özür diliyoruz.” ifadesini kullandı. Ayrıca, çarşamba günü yayımlanan ana haber bülteninde söz konusu verilerin daha doğru bir çerçevede yeniden ele alındığı ve gerekli düzeltmenin yapıldığı bildirildi.

Medya kuruluşu, kamuoyunu doğru ve şeffaf biçimde bilgilendirmenin temel ilkeleri olduğunu vurgulayarak, editoryal süreçlerin bu tür hataların tekrarlanmaması için gözden geçirileceğini kaydetti.

Haberin Devamını Oku

Gündem

Akıllı telefonlar kadın sığınma evlerindeki mağdurlar için risk oluşturabiliyor

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’de şiddetten korunmak amacıyla kadın sığınma evlerine başvuran mağdurlar için akıllı telefonların ciddi bir güvenlik riski oluşturabildiği, bazı kadınların konum verileri üzerinden takip edilerek yeniden tehlike altına girdiği bildirildi.

Adresleri güvenlik gerekçesiyle gizli tutulan kadın sığınma evlerinde kalan kişilerin, akıllı telefonlarındaki konum verileri nedeniyle izlenebildiğine dikkati çeken St. Gallen Kadın Sığınma Evi ve Semkyi geçiş konutlarının yöneticisi Silvia Vetsch, bu durumun kendilerini endişelendirdiğini söyledi.

Vetsch, İsviçre’de birden fazla vakada, kadın sığınma evlerinde kalan mağdurların akıllı telefonlarındaki veriler üzerinden takip edilebildiğini belirterek, “Konum bilgileri ortaya çıktığında, failin veya mağdur için tehdit oluşturan kişinin aniden sığınma evinin önünde belirmesi mümkün olabiliyor.” dedi.

Böyle bir durumda derhal polisin bilgilendirildiğini ifade eden Vetsch, güvenlik riski nedeniyle kadınların ve çocukların başka bir sığınma evine nakledilmek zorunda kalındığını aktardı. Bunun mağdurlar için ciddi bir psikolojik yük oluşturduğunu vurgulayan Vetsch, zaten hayatlarının önemli bir bölümünü geride bırakan kadınların yeniden yer değiştirmek zorunda kaldığını kaydetti.

Öte yandan sığınma evlerinin bir “hapishane” olmaması gerektiğine de işaret eden Vetsch, kadınların ve çocukların mümkün olduğunca özgür hareket edebilmesinin önemine dikkati çekti.

St. Gallen Kadın Sığınma Evi’nde bu risklere karşı çeşitli önlemler alındığı bildirildi. Buna göre, sığınma evine kabul edilmeden önce kadınların cep telefonları kontrol ediliyor ve ilk telefon görüşmesinde dahi cihazların kapatılması tavsiye ediliyor. Ayrıca konum paylaşımı, uygulama izinleri ve hareket takibine yol açabilecek tüm özelliklerin devre dışı bırakılması öneriliyor.

Uzmanlar, iz bırakmamak için internetin gizli modda kullanılmasını, çerezlerin ve arama geçmişinin düzenli olarak silinmesini tavsiye ediyor. Aksi halde, kötü niyetli kişilerin mağdurların hangi kadın sığınma evini aradığını dahi tespit edebileceği uyarısında bulunuluyor.

Yetkililer, dijital güvenliğin, şiddetten korunma sürecinin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini vurgulayarak, kadınların ve çocukların güvenliği için teknoloji kullanımında daha fazla bilinçlenilmesi gerektiğini ifade ediyor.

Haberin Devamını Oku

Trendler