Gündem
58 YAŞINDAKİ ÇALIŞAN ÇIRAKLARA CİNZEL TACİZDE BULUNDUĞU İDDİASIYLA MAHKEME ÖNÜNDE
İsviçre’deki Märch’teki bir şirkette çalışan 58 yaşındaki bir kişi, yıllar boyunca çırakları cinsel tacize maruz bıraktığı iddiasıyla mahkemeye çıkarıldı. Olay, bir buçuk yıl önce 15 yaşındaki bir çırağın şikayetiyle gün yüzüne çıktı. Çırak, makine başında çalışırken yaşadığı taciz anını detaylı bir şekilde mahkemede anlattı.
ÇIRAK VE MAKİNA BAŞINDAKİ OLAY
Olayın yaşandığı gün, 15 yaşındaki genç erkek çırak şirketteki işine henüz başlamıştı. Bir pazartesi öğleden sonra, spalt makinasında yardıma ihtiyacı olan bir çalışanla birlikte çalışıyordu. Bu makine iki kişi tarafından kullanılıyor, bir kişinin sürekli taşıma bandının düğmesine basması gerekiyordu. Çırak, yardım için makinaya geçti. O sırada çalışanla sohbet ediyorlardı; çalışan Boşnakça, çırak ise Hırvatça konuşuyordu. İki dilin yakınlığı sayesinde rahatlıkla anlaşıyorlardı.
Genç çırak, o anda ızgara üstünde daha yüksek bir yerde duruyordu, çalışansa basamaklarda ona yakın bir mesafedeydi. Çırağın ifadesine göre, çalışan aniden ona yaklaştı ve pantolonunun üzerinden cinsel organına dokundu. Genç mehkamedeki ifadesinde “Sıkıca tuttu,” dedi. Şoke olan çırak, çalışanın elini hızla çekip “ben gitmeliyim” diyerek oradan uzaklaştığını ifade etti. Çalışanın, gidişine engel olmadığını da ekledi.
DİĞER TACİZ VAKALARI ORTAYA ÇIKTI
Bu olayın ardından, çırağın üst sınıfındaki bir çalışan ona durumu ustabaşı olan öğretmenine anlatmasını tavsiye etti. Genç çırak, sonunda firmanın müdüriyesine durumu açıkladı. Bunun üzerine başka çalışanlar da benzer taciz olaylarını yaşadıklarını dile getirdiler. Şirket yönetimi, zanlıyı hemen işten çıkardı.
ZANLININ SAVUNMASI VE MAHKEMEDE YAŞANANLAR
Mahkemede 58 yaşındaki zanlı suçlamaları reddetti ve olayın kasıtlı olmadığını savundu. Benzer olayların daha önce de yaşandığını, ancak yanlış anlaşıldığını söyledi. Ayrıca, sağlığının kötü olduğunu ve psikolojik sıkıntılar yaşadığını, özellikle Bosna Savaşı sırasında bir toplama kampında yaşadığı travmanın hala etkisinde olduğunu belirtti.
Zanlı, 25 yıldır çalıştığı firmadan kovulmasının ardından iş bulmakta zorlandığını ve şu an sadece günde iki saat çalışarak geçimini sağladığını ifade etti. Mahkemede, kendisi için çalışan gençleri ailesinden biri gibi gördüğünü söyleyen zanlı, tacize uğradığını iddia eden çırak için “Onu kendi oğlum gibi gördüm” dedi. Çırağın babası, “Oğlum, dokunmakla zorla sıkıca tutmanın farkını gayet iyi biliyor. Adalet istiyorum,” dedi.
Mahkemede karşılıklı iddialar
Mağdurun babası, oğlunun “dokunma sürtme ve zorla tutma” arasındaki farkı bildiğini belirterek, sanığın cezalandırılmasını istedi. Mağdurun ailesi, sanıktan 2 bin frank manevi tazminat talep etti. Savunma avukatı ise müvekkilinin herhangi bir kasıt taşımadığını savunarak beraat talebinde bulundu. Olayda ifade “açıklamalar çatışması” olarak değerlendiriliyor.
Mahkemede zanlı, 2000 Frank tutarında manevi tazminat talebiyle karşı karşıya kaldı. Mahkeme henüz kararını açıklamadı.
#İsviçre #schweiz #suisse #svizzera #isviçrehaberleri #schweiztürkei #isviçretürkiye #switzerland #Швейцарія #Szwajcaria #Švica #Zvicra #Švicarska #Швајцарска #Швейцария #isviçredeyasam #isvicre #isviçredehayat #isviçredetürklerİsviçreninsesi #taciz #cinseltaciz
Gündem
Aldi Suisse, İsviçre’de birçok mağazasını kapatma kararı aldı
İsviçre’de faaliyet gösteren indirim marketi Aldi Suisse, 2026 yılı içinde ülke genelinde birçok mağazasını kapatacağını duyurdu. Kapatılacak mağazalar arasında, Zürih’in en işlek noktalarından Bahnhofstrasse’ye yakın konumda bulunan “vitrin mağaza” da yer alıyor.
Aldi Suisse’den yapılan açıklamada, şirketin İsviçre genelinde bazı şubelerini faaliyet dışı bırakacağı belirtilirken, Zürih’te merkezi bir konumda bulunan mağazanın ilkbahar aylarında kapatılacağı doğrulandı. Söz konusu mağaza yaklaşık beş yıl önce hizmete açılmıştı.
Şirketten edinilen bilgilere göre, 31 Ocak itibarıyla Bern’de Kornhausplatz, Baden’de Bahnhofstrasse ve Wallisellen’deki Glatt Alışveriş Merkezi’nde bulunan Aldi şubeleri kapatılacak. Ayrıca Bern kantonundaki Wabern şubesinin de ilkbaharda faaliyetlerine son vermesi planlanıyor.
Aldi Suisse, mağaza kapatma kararlarının maliyetleri düşürme ve verimliliği artırma hedefiyle alındığını belirtti. Şirket sözcüsü, “Uygun fiyatlı perakende modeliyle faaliyet gösteren bir zincir olarak her zaman verimli süreçlere ve sürdürülebilir bir maliyet yapısına odaklanıyoruz. Bu doğrultuda mağaza ağımızı, şirket yapımıza uygun ve daha verimli lokasyonlara göre yeniden düzenliyoruz” açıklamasında bulundu.
Açıklamada, Aldi Suisse’nin İsviçre’deki mağaza ağını sadeleştirmeyi hedeflediği, şirketle örtüşmeyen lokasyonlarda ise gerekli adımların atıldığı vurgulandı. Almanya’daki Aldi Süd’te yaşanan personel azaltımının İsviçre’deki mağaza kapatmalarıyla bağlantılı olmadığı da özellikle belirtildi.
Şirketin İsviçre genelinde Şubat ayı itibarıyla 244 mağazası bulunacağı, orta vadede ise bu sayının 260’a çıkarılmasının hedeflendiği kaydedildi. Aldi Suisse, mağaza kapatmalarına rağmen İsviçre pazarındaki büyüme hedeflerinden vazgeçilmediğini bildirdi.
Yetkililer, kapatma kararlarının istihdam ve faaliyet planları üzerinde sınırlı etki yaratacağını, yeni mağaza ve personel alımlarına yönelik planların ise devam ettiğini ifade etti.
Gündem
SRF, Asyl haberindeki hata nedeniyle özür diledi
İsviçre Radyo ve Televizyonu (SRF), “Tagesschau” bülteninde geri giden asyl ve net göç rakamlarının sunumunda yapılan hata nedeniyle özür dilediğini açıkladı.
SRF’nin pazartesi akşamı yayımlanan “Tagesschau” ana haber bülteninde, Federal hükümet tarafından açıklanan net göç ve asyl başvurularına ilişkin veriler ekrana taşındı. Ancak yayında, düşüş gösteren rakamların ülkeye yapılan toplam göçle ilişkilendirilmeden aktarılması, siyasi tartışmaya yol açtı.
İsviçre Halk Partisi (SVP), söz konusu yayının ardından SRF’yi “manipülatif haber yapmakla” suçladı. Parti tarafından yapılan açıklamada, asyl başvurularındaki düşüşün gerçeği yansıtmadığı, rakamların bağlamından koparılarak sunulduğu öne sürüldü. SVP, bu durumu yaklaşan SRG yarı yarıya küçültme girişimi oylaması öncesinde kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir tutum olarak nitelendirdi.
Eleştirilerin ardından SRF’den açıklama geldi. Medya kuruluşu, SVP’nin sosyal medya paylaşımına yaptığı yorumda, 26 Ocak tarihli “Tagesschau” yayınında bir gazetecilik hatası yapıldığını kabul etti. Açıklamada, yurt dışına çıkan kişi sayısının, ülkeye gelenlerle yeterince ilişkilendirilmediği için izleyicilerde yanlış bir algı oluşabileceği belirtildi.
SRF, “Bu hatadan dolayı üzüntü duyuyor ve özür diliyoruz.” ifadesini kullandı. Ayrıca, çarşamba günü yayımlanan ana haber bülteninde söz konusu verilerin daha doğru bir çerçevede yeniden ele alındığı ve gerekli düzeltmenin yapıldığı bildirildi.
Medya kuruluşu, kamuoyunu doğru ve şeffaf biçimde bilgilendirmenin temel ilkeleri olduğunu vurgulayarak, editoryal süreçlerin bu tür hataların tekrarlanmaması için gözden geçirileceğini kaydetti.
Gündem
Akıllı telefonlar kadın sığınma evlerindeki mağdurlar için risk oluşturabiliyor
İsviçre’de şiddetten korunmak amacıyla kadın sığınma evlerine başvuran mağdurlar için akıllı telefonların ciddi bir güvenlik riski oluşturabildiği, bazı kadınların konum verileri üzerinden takip edilerek yeniden tehlike altına girdiği bildirildi.
Adresleri güvenlik gerekçesiyle gizli tutulan kadın sığınma evlerinde kalan kişilerin, akıllı telefonlarındaki konum verileri nedeniyle izlenebildiğine dikkati çeken St. Gallen Kadın Sığınma Evi ve Semkyi geçiş konutlarının yöneticisi Silvia Vetsch, bu durumun kendilerini endişelendirdiğini söyledi.
Vetsch, İsviçre’de birden fazla vakada, kadın sığınma evlerinde kalan mağdurların akıllı telefonlarındaki veriler üzerinden takip edilebildiğini belirterek, “Konum bilgileri ortaya çıktığında, failin veya mağdur için tehdit oluşturan kişinin aniden sığınma evinin önünde belirmesi mümkün olabiliyor.” dedi.
Böyle bir durumda derhal polisin bilgilendirildiğini ifade eden Vetsch, güvenlik riski nedeniyle kadınların ve çocukların başka bir sığınma evine nakledilmek zorunda kalındığını aktardı. Bunun mağdurlar için ciddi bir psikolojik yük oluşturduğunu vurgulayan Vetsch, zaten hayatlarının önemli bir bölümünü geride bırakan kadınların yeniden yer değiştirmek zorunda kaldığını kaydetti.
Öte yandan sığınma evlerinin bir “hapishane” olmaması gerektiğine de işaret eden Vetsch, kadınların ve çocukların mümkün olduğunca özgür hareket edebilmesinin önemine dikkati çekti.
St. Gallen Kadın Sığınma Evi’nde bu risklere karşı çeşitli önlemler alındığı bildirildi. Buna göre, sığınma evine kabul edilmeden önce kadınların cep telefonları kontrol ediliyor ve ilk telefon görüşmesinde dahi cihazların kapatılması tavsiye ediliyor. Ayrıca konum paylaşımı, uygulama izinleri ve hareket takibine yol açabilecek tüm özelliklerin devre dışı bırakılması öneriliyor.
Uzmanlar, iz bırakmamak için internetin gizli modda kullanılmasını, çerezlerin ve arama geçmişinin düzenli olarak silinmesini tavsiye ediyor. Aksi halde, kötü niyetli kişilerin mağdurların hangi kadın sığınma evini aradığını dahi tespit edebileceği uyarısında bulunuluyor.
Yetkililer, dijital güvenliğin, şiddetten korunma sürecinin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini vurgulayarak, kadınların ve çocukların güvenliği için teknoloji kullanımında daha fazla bilinçlenilmesi gerektiğini ifade ediyor.
-
Gündem1 yıl önceTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 yıl önceİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 yıl önceİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 yıl önceDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 yıl önceKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem1 yıl önceERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya1 yıl önceMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem1 yıl önceTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


