İsviçre
24 Bıçak Darbesiyle Eşini Öldüren Kişinin Cezası Cuma Günü Açıklanacak
Zürih Altstetten:
Bugün 51 yaşında olan, aslen Türk kökenli bir kişi, 2022 Yılının Kasım Ayında Zürih-Altstetten’deki evinde eşini 24 bıçak darbesiyle öldürmekle suçlanıyor. Zürih Bölge Mahkemesi’nde ilk çarşamba günü gerçekleşen duruşmada hesap veren sanığın cezası, cuma günü duruşmanın ardından açıklanacak.
Olay hakkında
- Çarşamba ve Cuma günleri bir cinayet davası görülecek.
- 51 yaşındaki bir kişi cinayetle suçlanıyor.
- Kasım 2022’de karısı kendisinden ayrılmak isteyince onu öldürdü.
Özet
Çarşamba günü savunma avukatının savunması ile altı saat süren duruşma sona erdi. Zürih Bölge Mahkemesi, kararı Cuma günü verecek. Avukat, müvekkilinin suçu planlamadığını, duygusal bir çöküntü içinde işlediğini belirterek yedi yıl hapis cezası talep etti. Müvekkilinin, karısının kendisini aldattığına dair yanlış bir inançla hareket ettiğini söyledi.
Savcı, sanığın kıskanç ve kontrolcü bir eş olarak karısına defalarca bıçak darbesiyle sadece öldürmekle kalmayıp, aynı zamanda eziyet etmek istediğini belirtti. Savcıya göre, bu klasik bir cinayetti ve sanığın ömür boyu hapis cezasına çarptırılması gerektiğini savundu. Savcı, sanığın Zürih-Altstetten’deki evine kurduğu kamera ile saldırının büyük bir kısmının kaydedildiğini ifade etti.
51 yaşındaki Türkie Doğumlu ve Türkiye kökenli İsviçreli bilişimci, duruşmada suçunu kabul etti ve Kasım 2022’de 40 yaşındaki Moldovalı eşini 24 bıçak darbesiyle öldürdüğünü itiraf etti. Çiftin, şu anda öldürdüğü eşinin kız kardeşi tarafından bakılan iki okul çağında çocuğu var.
Savunma Avukatı Savunması
- Avukat, müvekkilinin şiddet eğilimli olmadığını, aile terapistinin de bunu belirttiğini, iş arkadaşlarının onu güvenilir, arkadaşlarının ise pozitif biri olarak tanımladığını söyledi.
- Avukat, müvekkilinin bacağındaki yaralanmanın ciddi olduğunu belirtti ve adli tıp raporuna göre bu yaralanmanın başkası tarafından yapılmış olabileceğini ekledi.
- Psikiyatrik raporun affektif bir eylemi reddetmesini eleştirdi ve olayın spontan bir şekilde gerçekleştiğini belirtti.
- Müvekkilinin depresif bir durumda olduğunu ve üçüncü şahıslara intihar etmeyi düşündüğünü söyledi.
- Avukat, cinayetten yedi yıl hapis cezası talep etti.
Savcının Savunması
- Savcı, eşini hemen öldürmediğini, 25 dakika süren bir ölüm mücadelesi yaşandığını ve sanığın kurbanına önce ölümcül olmayan yaralar vererek acı çektirdiğini, sonra boynunu keserek yavaşça kan kaybetmesine neden olduğunu söyledi.
- Sanığın tamamen sorumlu olduğu ve cinayetin sadist bir karakter taşıdığı belirtildi.
- Savcı, olayın tamamen ahlaksız bir neden üzerine gerçekleştiğini ve sanığın ömür boyu hapis cezasına çarptırılması gerektiğini vurguladı.
Duruşma Detayları
- Sanık, karısının başka birisiyle ilişkisi olduğuna dair bir delil olmamasına rağmen, böyle bir şeyin olduğunu kafasına kafasına takmış ve bu durumun neticesinde karısı onu terk etmek istemiş.
- Savcı, sanığın eşini sürekli gözetlediğini ve ona büyük bir baskı uyguladığını, ailesiyle görüşmesini bile yasakladığını belirtti.
- Sanık, karısının onu aldattığını ve bir ilişkisi olduğunu düşündüğü için tartışma sırasında onu öldürdü.
- Duruşma boyunca sanık, olay hakkında konuşmayı reddetti.
- Psikiyatri uzmanı, olayın planlı bir eylem olduğunu söyledi.
Sanığın Geçmişi
- Sanık, Türkiye doğumlu, Almanya’da büyümüş ve 2005 yılından beri İsviçre’de yaşayan bir bilişimci.
- Stuttgart’ta bilişim eğitimi aldı ve ikinci evliliğini yaptı.
- Eşini öldürdüğü sırada iki çocuğu vardı.
Tazminat Talepleri
- Kurbanın Moldova’da yaşayan kız kardeşi ve annesi için avukatları 56.000 ve 52.000 frank manevi tazminat talep etti. Olayın canavarca bir eylem olduğu ve kontrol ihtiyacından kaynaklandığı belirtildi.
- Çiftin iki çocuğu için avukat, her biri için 120.000 frank manevi tazminat talep etti. Sanığın arabasında yaklaşık çeyrek milyon frank değerinde değerli metal ve madeni paralar bulundu. Avukat, çocukların hem annelerini hem de duygusal olarak babalarını kaybettiklerini belirtti.
Olayın Detayları
- Eşinin kendisini terk etmek istediğini söylemesinin ardından, sanık onu bir mutfak bıçağı ile öldürdü.
- Ardından kendisini hafif şekilde yaraladı ve bunu bir mücadele süsü vermek için yaptıüı belirtildi.
- Savcı, sanığın karısını öldürmekle kalmayıp, aynı zamanda ona eziyet etmek istediğini vurguladı.
Bu çarpıcı davanın sonucunda Zürih Bölge Mahkemesi kararını Cuma günü açıklayacak.
İsviçre
Winterthur’da Aşk Dolandırıcılığı Operasyonu: Türk Vatandaşı ve Bir Kadın Suçüstü Yakalandı
İsviçre’nin Winterthur kentinde ortaya çıkarılan “romance scam” (aşk dolandırıcılığı) olayında, biri Türk vatandaşı olmak üzere iki kişi gözaltına alındı.
Winterthur Şehir Polisi’nin açıklamasına göre, 79 yaşındaki İsviçreli bir emekli, yılın başında Romanya kökenli iki kadınla tanıştı. Kadınların yaşlı adamı evinde ziyaret ettiği, kısa sürede aralarında dostane ve romantik bir ilişki oluştuğu belirtildi.
İddiaya göre kadınlar, tanışıklık süreci boyunca:
- ipotek borcu,
- annenin ameliyat masrafları,
- noter giderleri gibi gerekçelerle sürekli maddi sıkıntılar yaşadıklarını anlattı.
Yaşlı adamın ise çeşitli buluşmalarda toplam 40 bin franktan fazla para verdiği açıklandı.
Bir süre sonra dolandırıldığından şüphelenen mağdur, durumu Winterthur polisine bildirdi. Polis tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, 24 Nisan 2026 tarihinde 29 yaşındaki Alman-Rumen çifte vatandaş kadın ile 36 yaşındaki Türk vatandaşı, yeni bir para teslimatı sırasında suçüstü yakalandı.
Şüphelilerin, mağdurdan 6 bin 500 frank daha almak üzere oldukları sırada gözaltına alındığı belirtildi. Olayla ilgili “birden fazla dolandırıcılık” suçlamasıyla soruşturma başlatılırken, zanlılar savcılığa sevk edildi.
Polis vatandaşları uyardı
Winterthur Şehir Polisi, son dönemde artan aşk dolandırıcılığı vakalarına karşı vatandaşlara dikkatli olmaları çağrısında bulundu.
Polisin uyarıları arasında şunlar yer aldı:
- Hızlı gelişen romantik ilişkilere karşı temkinli olun,
- Yeni tanışılan kişilere para göndermeyin,
- Maddi yardım taleplerini sorgulayın,
- Şüpheli durumlarda erken aşamada polise başvurun.
Yetkililer, dolandırıcıların çoğu zaman sosyal medya veya arkadaşlık platformları üzerinden duygusal bağ kurarak mağdurları maddi açıdan istismar ettiğini belirtti.
İsviçre
Türkiye’den İsviçre’ye Uzanan Zorlu Yolculuk: Mona Sonunda Ailesine Kavuştu
Türkiye’den sahiplenilen “Mona” adlı köpeğin İsviçre’ye uzanan yolculuğu, aylar süren zorlu bir sürecin ardından mutlu sonla tamamlandı.
Olayın özeti şöyle:
- Mona Türkiye’den İsviçre’ye getirildi.
- Basel Havalimanı’nda çip sorunu nedeniyle geri gönderildi.
- Daha sonra yapılan kontrollerde çipin aslında mevcut olduğu ortaya çıktı.
- Darja L. tekrar işlem yaptı, yeniden seyahat etti ve ek masraflar ödedi.
- Aylar süren sürecin ardından Mona’nın İsviçre’ye girişine izin verildi.
Zürih kantonunda yaşayan Darja L. ve kızı, Türkiye’de tatil sırasında tanıştıkları yaklaşık iki yaşındaki melez cins köpek Mona’yı sahiplenmeye karar verdi. Gerekli resmi işlemlerin tamamlanmasının ardından Mona Şubat ayında İsviçre’ye getirildi.
Ancak Basel Havalimanı’nda yaşanan teknik bir sorun nedeniyle yetkililer köpeğin kimlik çipini okuyamadı. Çipin mevcut olduğu daha sonra doğrulansa da Mona’nın yeniden Türkiye’ye gönderilmesine karar verildi.
Bu süreç Darja L.’ye hem maddi hem de manevi açıdan büyük yük getirdi. Köpeğini yeniden İsviçre’ye getirebilmek için tekrar Türkiye’ye gitmek zorunda kalan kadın, veteriner, konaklama ve ulaşım masraflarıyla birlikte yaklaşık 2 bin frank ek ödeme yaptı.
Aile yaşananlara tepki gösterirken, tüm resmi işlemleri eksiksiz tamamladıklarını ve sorunun kendilerinden kaynaklanmadığını savundu.
Olay kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. Çok sayıda okuyucu ve hayvansever, sosyal medya üzerinden aileye destek verdi. Bazı kullanıcılar İsviçre makamlarını gereksiz bürokrasiyle suçlarken, prosedür hatalarının bedelinin hayvan sahiplerine ödetilmemesi gerektiğini dile getirdi.
Okuyuculardan Christoph Bader ise şu sözlerle tepki gösterdi:
“Her köpek sevgi dolu bir yuvayı hak ediyor. Gereksiz bürokrasi ve yetkililerin yetersizliği hayvan kurtarmayı zorlaştırıyor.”
İsviçre Federal Gıda Güvenliği ve Veterinerlik Dairesi’nin (BLV) masrafları karşılamayı reddetmesi de tartışmaları büyüttü.
Aylar süren mücadelenin ardından Mona’nın sonunda yeni ailesine kavuştuğu ve şu anda İsviçre’de yaşamını sürdürdüğü belirtildi.
Avrupa
İSVİÇRE HÜKÜMETİNDEN RUSYA ALARMI: “İSVİÇRE TEKNOLOJİSİ SAVAŞTA KULLANILIYOR OLABİLİR”
İsviçre Federal Hükümeti ve İsviçre İstihbarat Servisi’nin (NDB) yayımladığı yeni güvenlik raporu dikkat çekti. Rapora göre Rusya, Batı yaptırımlarına rağmen savaş sanayisi için gerekli bazı teknolojilere hâlâ ulaşabiliyor ve bu süreçte İsviçre bağlantılı ürünler de rol oynuyor.
Federal Hükümet, Rusya’yı “Avrupa’nın güvenliği, istikrarı ve barışı için en büyük tehdit” olarak tanımladı. Raporda Moskova’nın yalnızca askeri yöntemlerle değil; siber saldırılar, casusluk, sabotaj, propaganda ve dezenformasyon gibi yöntemlerle de Batı’ya karşı “hibrit savaş” yürüttüğü belirtildi.
Yetkililere göre Rusya, yaptırımları aşmak için karmaşık tedarik ağları kullanıyor. İsviçre’de üretilen ya da İsviçre teknolojisi içeren bazı ürünler önce üçüncü ülkelere gönderiliyor, ardından farklı ticaret zincirleri üzerinden Rusya’ya ulaştırılıyor.
Raporda özellikle:
• mikroçipler,
• hassas makineler,
• laboratuvar ekipmanları,
• mikro teknoloji ürünleri
gibi ürünlerin Rus savaş sanayisi açısından kritik öneme sahip olduğu vurgulandı.
Bazı İsviçre bağlantılı parçaların Rus drone sistemlerinde tespit edildiği de ifade edildi.
En büyük sorunlardan biri ise “dual-use” yani hem sivil hem askeri amaçla kullanılabilen ürünler. Günlük hayatta sıradan görünen birçok teknolojik ürünün savaş sistemlerinde de kullanılabilmesi denetimi zorlaştırıyor.
Federal Hükümet ayrıca İsviçre’nin Batılı ülkelerden baskı görebileceği uyarısında bulundu. Raporda, İsviçre’nin teknoloji kaçakçılığına karşı yeterince sert önlem almaması halinde:
• bazı şirketlere yaptırım uygulanabileceği,
• araştırma projelerinden dışlanabileceği,
• siyasi ve ekonomik baskının artabileceği
belirtildi.
Uzmanlara göre yayımlanan bu rapor, İsviçre’nin tarafsızlık politikası ile Batı’nın güvenlik beklentileri arasında giderek daha hassas bir denge oluştuğunu gösteriyor.
-
Gündem1 Jahr agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem1 Jahr agoERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya1 Jahr agoMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem1 Jahr agoTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


