Connect with us

Avrupa

Yurt Dışından Telefon Getireceklere Kötü Haber: IMEI Kayıt Ücreti 2026’da 54 Bin TL’yi Aştı

yazar

Published

on

Yurt dışından cep telefonu getirmeyi planlayanlar için 2026 yılına girerken maliyetler ciddi biçimde arttı. Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile birlikte IMEI kayıt ücretinin 2026 yılında 54.258 TL olduğu kesinleşti.

Söz konusu artış, vergi ve harçlara uygulanan yeniden değerleme oranının %25,49’dan %18,95’e düşürülmesine rağmen gerçekleşti. Karar kapsamında oran düşürülmeseydi, IMEI kayıt ücretinin yaklaşık 57 bin 240 TL seviyesine çıkacağı belirtiliyor.

Haberde yer alan ifadeyle:

“Bu indirime rağmen IMEI kayıt ücreti rekor bir seviyeye ulaşarak 54.258 TL oldu.”

14 Yılda Sembolik Ücretten Rekor Seviyeye

IMEI kayıt ücretlerindeki artış, yıllar içinde çarpıcı bir tablo ortaya koyuyor. 2012 yılında yalnızca 100 TL olan ücret, özellikle son üç yılda hızla yükseldi.

Öne çıkan yıllar şöyle:

  • 2012: 100 TL
  • 2018: 500 TL
  • 2019: 1.500 TL
  • 2023: 20.000 TL
  • 2025: 45.614 TL
  • 2026: 54.258 TL

Uzmanlara göre bu artış yalnızca döviz kuru etkisiyle açıklanmıyor; aynı zamanda devletin yurt dışından getirilen cihazlara yönelik vergi ve denetim politikasının sıkılaşmasının bir sonucu olarak değerlendiriliyor.

120 Gün Kuralı Devam Ediyor

Yurt dışından getirilen cep telefonlarının Türkiye’de kullanılabilmesi için IMEI numarasının BTK sistemine kaydedilmesi gerekiyor. Bu işlem için tanınan süre ise cihazın Türkiye’ye giriş tarihinden itibaren 120 gün ile sınırlı.

Bu süre içinde kayıt yapılmazsa:

  • Cihaz mobil şebekelere kapatılıyor
  • Kayıt hakkı kaybediliyor

Kayıt işlemleri yalnızca e-Devlet üzerinden gerçekleştirilebiliyor ve kayıt, ücretin ödenmesiyle tamamlanıyor.

Pasaport ve Hat Sınırlamaları Sürüyor

Artan ücretin yanı sıra mevcut yasal sınırlamalar da yurtdışından telefon getirmeyi zorlaştırıyor. Mevzuata göre:

  • İki yılda bir cihaz hakkı: Aynı kişi, 2 takvim yılı içinde yalnızca 1 telefon kaydı yaptırabiliyor
  • Pasaport zorunluluğu: IMEI kaydı, cihazı getiren kişinin pasaportu ile yapılmak zorunda
  • Hat sınırlaması: Kayıt edilen telefon, 3 yıl boyunca yalnızca kayıt sahibine ait hatlarla kullanılabiliyor

Bu düzenlemelerin temel amacı, yurt dışından telefonların ticari amaçla getirilmesini engellemek olarak açıklanıyor. Ancak bireysel kullanıcılar açısından da ciddi kısıtlamalar doğuruyor.

Sonuç

  • 2026 IMEI kayıt ücreti resmen 54.258 TL
  • Rakam Resmî Gazete’de yayımlanan kararla kesinleşti
  • 120 gün kuralı ve pasaport–hat sınırlamaları aynen devam ediyor
  • Uzmanlar, yurt dışından telefon getirmeden önce toplam maliyetin dikkatle hesaplanması gerektiğini vurguluyor
Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Avrupa

Türkiye’de Yaşayan Erkekle Evlendi, Eşi Avusturya’ya Taşındı: Instagram Fotoğrafıyla Aldatıldığını Düşünen Erkeğe Darp ve Tehditten Hapis

yazar

Published

on

By

Avusturya’da yaşayan 24 yaşındaki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı kadın, Türkiye’de yaşayan bir erkekle tanışıp evlendi. Evliliğin ardından erkek Avusturya’ya taşındı ve çiftin iki çocuğu oldu.

Kadın, eşinin zamanla kontrolcü davranmaya başladığını, kendisine psikolojik baskı uyguladığını ve iki ayrı olayda fiziksel şiddet kullandığını anlattı.

23 yaşındaki erkek ise Instagram’dan kendisine gönderilen bir fotoğrafa dayanarak eşinin onu aldattığını düşündüğünü söyledi. Ancak kadının eşini aldattığı kanıtlanmadı. Mahkeme, bunun gerekirse boşanma davasında incelenebileceğini belirtti.

St. Pölten Eyalet Mahkemesi; kadının anlatımını, tanık ifadelerini, cep telefonu kayıtlarını ve morlukları gösteren fotoğrafları güvenilir buldu. Erkeğe beş ay ertelenmiş hapis cezası verildi. Karar henüz kesinleşmedi.

Boşanacağını söyleyerek Türkiye’den döndü

Kadın, evlilikte yaşanan sorunların ardından Mart 2026’yı Türkiye’de geçirdi. Buradan eşine, Avusturya’ya döndüğünde boşanmak istediğini bildirdi.

4 Nisan’da Oberndorf in der Ebene’deki eve giderek bazı eşyalarını topladı. Çıkan tartışmada kadın eşinin oyun konsolunu kırdı. Mahkemedeki anlatıma göre erkek de kadını kollarından tutarak duvara itti. Kadının vücudunda oluşan morluklar fotoğraflarla belgelendi.

Kadın, babasının özellikle iki çocuklarını düşünerek eşine bir şans daha vermesi yönünde kendisine baskı yaptığını söyledi. Bunun üzerine yeniden eve döndü. Bir süre çiftin ilişkisinin önceki dönemden daha iyi ilerlediği belirtildi.

Instagram’dan gelen fotoğraf sonrası yeniden şiddet

17 Mayıs’ta erkeğe Instagram üzerinden, eşinin başka bir erkekle birlikte olduğunu gösterdiği ileri sürülen bir fotoğraf gönderildi. Sanık, daha önce de aldatıldığından şüphelendiğini söyledi.

Mahkemede aktarılanlara göre erkek fotoğrafın ardından eşine hakaret etti, onu tutarak duvara itti ve bir tükenmez kalemi boğazına yaklaştırarak tehdit etti. Kadın, “Beni öldüreceğinden korktum” dedi. Erkeğin daha sonra kadının yüzüne tokat attığı belirtildi.

Kadının anlatımına göre eşi, “Aldatılırsam bunu yapmak benim hakkım” anlamına gelen bir ifade kullandı. Ancak aldatma şüphesinin doğru olup olmadığı belirlenmedi. Mahkeme de olası bir aldatmanın şiddet ve tehdidi haklı çıkarmayacağını ortaya koydu.

Sanık suçlamaları reddetti

Daha önce sabıkası bulunmadığı belirtilen 23 yaşındaki erkek, “Hiçbir zaman şiddet olmadı” diyerek suçlamaları reddetti. İddiaların yaklaşan boşanma nedeniyle ortaya atıldığını savundu.

Hâkim ise sanığın gerçeği söylemediği konusunda şüphe bulunmadığını belirterek kadının ve tanıkların ifadelerinin başından itibaren tutarlı ve inandırıcı olduğunu açıkladı.

Mahkeme, erkeği tehlikeli tehdit ve yaralama suçlarından beş ay ertelenmiş hapis cezasına çarptırdı. Üç yıllık denetim süresi uygulanmasına, mahkeme masraflarını ödemesine ve Viyana’ya taşınan kadına 300 Euro manevi tazminat vermesine karar verildi.

Karar henüz kesinleşmedi.

#Avusturya#avrupa#StPölten#austria#Österreich

Continue Reading

Avrupa

“Sadece Korkutmak İstedim” Dedi: Kıskançlık İddiasıyla Partnerini İki Bıçakla Ağır Yaralamakla Suçlanıyor

yazar

Published

on

By

Avusturya’nın St. Pölten kentinde görülen davada, 28 yaşındaki Afganistan vatandaşı bir erkek, sekiz yıldır birlikte olduğu kadına yönelik ağır şiddet, tecavüz ve zorlama suçlamalarıyla hâkim karşısına çıktı. Savcı, dosyadaki iddiaları “dehşet verici” ve “canavarca” sözleriyle tanımladı.

İddianameye göre olaylar mayıs ayında başladı. Savcılık, sanığın önce kadına evinde cinsel saldırıda bulunduğunu, birkaç gün sonra ise onu aldattığından şüphelenerek yeni bir saldırı planladığını öne sürüyor.

19 Mayıs’ta kadın yeniden sanığın yanına gitti. Savcılığa göre 28 yaşındaki erkek, onu bıçakla tehdit etti, soyunmaya zorladı, darbetti ve ağzını bağladı. Ardından biri çakı, diğeri mutfak bıçağı olmak üzere iki ayrı bıçakla ağır şekilde yaraladı. İddianamede, kadının sağ göğüs ucunu kesmeye çalıştığı da yer alıyor.

Savcılık, saldırının amacının yalnızca korkutmak değil, kadını kalıcı biçimde sakatlamak ve “çekiciliğini yok etmek” olduğunu savunuyor.

Sanık ise suçlamaların bir bölümünü kabul etti. Mahkemede, kadını yaralama kararını olaydan iki gün önce WhatsApp üzerinden aldığı hakaret içerikli bir mesajın ardından verdiğini söyledi. “Sadece biraz kan görsün ve korksun istedim” dedi.

Buna karşılık tecavüz suçlamasını reddetti.

Duruşmanın ilerleyen bölümü mağdurun mahremiyetini korumak amacıyla kamuya kapalı sürdürüldü. Mahkeme, olayın ayrıntılarına ilişkin uzman raporu hazırlanması gerektiği gerekçesiyle davayı ileri bir tarihe erteledi.

Sanık hakkında ağır ve kalıcı sonuç doğuran yaralama, tecavüz ve zorlama suçlamaları bulunuyor. Hakkında henüz kesinleşmiş bir hüküm yok.

#Avusturya#StPölten#Mahkeme#KadınaŞidde

Continue Reading

Avrupa

AfD Lideri Alice Weidel: „Suriyeliler Geri Gönderilecekti, Halka Verilen Söz Tutulmadı“

yazar

Published

on

By

Almanya için Alternatif (AfD) Eş Genel Başkanı Alice Weidel, Almanya’nın göç ve vatandaşlık politikalarını sert sözlerle hedef aldı. ZDF kanalına açıklamalarda bulunan Weidel, ülkede yaşayan Suriyeli ve Afgan sığınmacıların durumuna değinerek halka verilen vaatlerin yerine getirilmediğini savundu.

Hükümetin Afganistan ve Suriye politikasını eleştiren Weidel, „Afganlar artık uçaklarla getirilmemeli, bu uygulamaya derhal son verilmelidir. Suriyeliler ülkeye kabul edilirken bize ‚kaçış ve sığınma gerekçeleri bittiğinde hepsi geri gönderilecek‘ dendi. Ancak hiçbir şey yapılmadı. Almanya’daki yaklaşık 1,3 milyon Suriyelinin tamamı vatanlarına geri gönderilmelidir“ dedi.

Suriyelilerin ve sığınmacıların geri gönderilmek yerine hızla Alman vatandaşlığına geçirildiğini öne süren Weidel, işsizlik rakamlarına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
„Neden Alman devleti Suriyelileri vatandaş yapıyor? Geçen yıl kaç işsizin vatandaşlığa alındığını biliyor musunuz? Tam 306 bin. İşsiz Suriyeliler ve sığınmacılar kolayca vatandaş yapılıyor. Artık bu insanları vatandaşlığa geçirmeyi tamamen durdurmalıyız.“

Almanya’nın sınırlarını derhal kapatması gerektiğini belirten AfD lideri, düzensiz göçün engellenmesi ve yeni girişlerin önlenmesi için gerekirse ülkenin Schengen sisteminden çıkması gerektiğini ifade etti.
#almanya#deutschland#avrupa#haber#AfD

Continue Reading

Trendler