Connect with us

İsviçre

YELİZ CİHAN VE CEKU GMBH: KENDİ YOLUNU ÇİZEN BİR KADIN GİRİŞİMCİ

yazar

Published

on

Yeliz Cihan, temizlik sektöründe müşteri odaklı hizmet anlayışı ve yenilikçi çözümleriyle dikkat çeken CEKU Reinigung GmbH’nin kurucusu. Kendisiyle sektördeki başarı yolculuğunu, temizlik hizmetlerine getirdiği yenilikleri ve iş dünyasındaki hedeflerini konuştuğumuz bu röportajda, Cihan’ın iş hayatına dair motivasyonlarına da tanıklık ediyoruz.


Röportaj: Cemil Baysal / İsviçreninsesi

İsviçreninsesi: Yeliz Hanım, CEKU Reinigung GmbH’yi kurma fikri nasıl ortaya çıktı? Temizlik sektöründe çalışmaya nasıl karar verdiniz?

Yeliz Cihan: Aslında temizlik sektörüyle olan bağım çocukluğuma kadar uzanıyor. Ailemle birlikte çalışırken temizlik ve bina yönetimi hakkında pek çok şey öğrendim. Emlak inşaat sektöründe de deneyim kazandıktan sonra, temizliğe olan ilgimi daha profesyonel bir seviyeye taşımak istedim. 2017 yılında CEKU Reinigung GmbH’yi kurarak bu sektörde kendi yolumu çizmeye başladım. İlk başta küçük çaplı işlerle başladık, ancak zamanla müşteri memnuniyeti ve kaliteli hizmet anlayışımız sayesinde hızla büyüdük.


İsviçreninsesi: Başarınızın arkasındaki en önemli faktör nedir sizce?

Yeliz Cihan: Kesinlikle titizlik, güven ve müşteri memnuniyeti. Biz, yaptığımız işi sadece temizlik olarak değil, müşterilerimize sunduğumuz bir güvence olarak görüyoruz. Taşınma temizliklerinde verdiğimiz Abgabegarantie (teslimat garantisi) ile müşterilerimize sorunsuz bir hizmet sunuyoruz. Bu da bize büyük bir güven ve itibar kazandırıyor. Ayrıca ekibimle birlikte detaylara verdiğimiz önem ve iş disiplinimiz de başarımızın temel taşlarından biri. Müşterilerimizin özel ihtiyaçlarını anlama ve onlara uygun çözümler sunma yeteneğimiz, bize sektördeki rakiplerimizden bir adım önde olma fırsatı veriyor.


İsviçreninsesi: CEKU’nun sunduğu hizmetler arasında neler yer alıyor? Temizlik dışındaki hizmetlerinizle de fark yaratıyorsunuz.

Yeliz Cihan: Doğru. Temizlik hizmetlerimiz geniş bir yelpazede sunuluyor; taşınma temizliği, inşaat temizliği ve apartman yönetimi gibi hizmetler veriyoruz. Bunun yanında hauswartung (apartman yöneticiliği) ve küçük onarım işleri gibi alanlarda da uzmanlaştık. Özellikle taşınma sırasında sunduğumuz temizlik ve onarım garantileriyle müşterilerimizin süreçlerini kolaylaştırıyoruz. Pencere temizliği, bahçe bakımı, kar temizleme gibi hizmetlerimizle de müşterilerimizin her türlü ihtiyacını karşılıyoruz. Müşteri memnuniyetini artırmak adına, sunduğumuz hizmetleri sürekli gözden geçiriyor ve güncelleyerek ihtiyaçlara uygun hale getiriyoruz.


İsviçreninsesi: Temizlik sektöründe uzun vadeli hedefleriniz neler? CEKU’nun geleceğiyle ilgili neler planlıyorsunuz?

Yeliz Cihan: Hedefimiz, İsviçre genelinde daha geniş bir kitleye ulaşarak hizmet kalitemizi her geçen gün daha da artırmak. Şu anda başta Zürich, Aargau, St. Gallen, Thurgau ve Schaffhausen olmak üzere pek çok kantonda hizmet veriyoruz. Önümüzdeki yıllarda Luzern gibi diğer kantonlarda da büyümeyi planlıyoruz. Ayrıca, müşteri odaklı hizmet anlayışımızı koruyarak sektörde daha fazla yenilikçi çözümler sunmayı hedefliyoruz. Gelecekte, teknolojiyi de iş süreçlerimize entegre ederek hizmet kalitemizi artırmak için çeşitli dijital platformlar üzerinde çalışıyoruz.


İsviçreninsesi: Müşteri geri bildirimleri sizin için ne kadar önemli? Bu geri dönüşler işinize nasıl yansıyor?

Yeliz Cihan: Müşteri geri bildirimleri bizim işimizin bel kemiğini oluşturuyor. Her geri bildirimi dikkatle değerlendiriyor ve bu doğrultuda hizmetlerimizi iyileştiriyoruz. Müşteri memnuniyeti, uzun vadeli başarı için en önemli kriterlerden biri. Dolayısıyla, onların görüşlerini iş süreçlerimize entegre ederek büyümemizi sürdürüyoruz. Müşterilerimizle sürekli iletişim halinde olmayı önemsiyoruz; bu sayede onların ihtiyaçlarını daha iyi anlıyor ve hizmetlerimizi buna göre şekillendiriyoruz.


İsviçreninsesi: Son olarak, temizlik sektöründe kendi işini kurmak isteyenlere ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?

Yeliz Cihan: Bu sektörde başarılı olmak için titizlik, işine sadakat ve müşteri memnuniyeti şart. Her ne iş yapıyorsanız, müşterilerinize verdiğiniz sözü tutmanız gerekiyor. Aynı zamanda, güvenilir bir ekip kurmak çok önemli. İşinizi ne kadar iyi yaparsanız yapın, arkanızda güçlü bir ekip olmazsa başarılı olmanız çok zor. Ben her zaman disiplinli çalışmayı ve dürüst olmayı ön planda tuttum. Bu, temizlik sektöründe başarılı olmak isteyen herkes için geçerli bir tavsiye olacaktır. İşinize duyduğunuz tutkuyu kaybetmeden, sürekli öğrenmeye açık olun. Sektördeki yenilikleri takip etmek, size büyük avantaj sağlayacaktır.


İsviçreninsesi: Teşekkür ederiz Yeliz Hanım, bu keyifli röportaj için. CEKU’nun başarı hikayesini dinlemek ilham vericiydi. Size ve ekibinize başarılar diliyorum.

Yeliz Cihan: Ben teşekkür ederim, bu platformda hikayemizi paylaşmak büyük bir mutluluk. Sizlere de destekleriniz için teşekkürler!

CEKU GmbH hakkında daha fazla bilgi: Link

VOM KINDHEITSTRAUM ZUR ERFOLGSSTORY: YELIZ CIHAN UND CEKU REINIGUNG GMBH

Yeliz Cihan: Die Gründerin von CEKU Reinigung GmbH, einem Unternehmen, das durch ihren kundenorientierten Serviceansatz und innovative Lösungen in der Reinigungsbranche auffällt. In diesem Interview sprechen wir über ihren Erfolgsweg in der Branche, die Neuerungen, die sie in die Reinigungsdienste eingebracht hat, und ihre Ziele in der Geschäftswelt.



İsviçreninsesi: Frau Yeliz, wie kam die Idee zur Gründung der CEKU Reinigung GmbH zustande? Wie haben Sie sich entschieden, in der Reinigungsbranche zu arbeiten?

Yeliz Cihan: Meine Verbindung zur Reinigungsbranche reicht bis in meine Kindheit zurück. Während ich mit meiner Familie arbeitete, habe ich viel über Reinigung und Gebäudeverwaltung gelernt. Nachdem ich Erfahrungen im Immobilien- und Bauwesen gesammelt hatte, wollte ich mein Interesse an der Reinigung auf ein professionelleres Niveau heben. Im Jahr 2017 gründete ich die CEKU Reinigung GmbH und begann, meinen eigenen Weg in dieser Branche zu gehen. Zunächst starteten wir mit kleinen Aufträgen, aber im Laufe der Zeit wuchsen wir schnell dank unserer Kundenzufriedenheit und unserem Qualitätsanspruch.

İsviçreninsesi: Was ist Ihrer Meinung nach der wichtigste Erfolgsfaktor hinter Ihrem Unternehmen?

Yeliz Cihan: Definitiv Präzision, Vertrauen und Kundenzufriedenheit. Wir betrachten unsere Arbeit nicht nur als Reinigung, sondern als eine Garantie, die wir unseren Kunden bieten. Mit unserer Abgabegarantie bei Umzugsreinigungen gewährleisten wir einen reibungslosen Service. Das verschafft uns großes Vertrauen und Ansehen. Zudem ist die Detailverliebtheit und Disziplin unseres Teams ein Grundpfeiler unseres Erfolgs. Die Fähigkeit, die speziellen Bedürfnisse unserer Kunden zu verstehen und ihnen passende Lösungen anzubieten, gibt uns die Möglichkeit, unseren Wettbewerbern immer einen Schritt voraus zu sein.

İsviçreninsesi: Welche Dienstleistungen bietet CEKU an? Sie heben sich auch mit Dienstleistungen außerhalb der Reinigung ab.

Yeliz Cihan: Das stimmt. Unsere Reinigungsdienstleistungen werden in einem breiten Spektrum angeboten; wir bieten Umzugsreinigungen, Bauendreinigungen und Hausverwaltung an. Darüber hinaus haben wir uns auch auf Hauswartung und kleine Reparaturarbeiten spezialisiert. Besonders bei Umzügen erleichtern wir den Prozess unserer Kunden durch unsere Reinigungs- und Reparaturgarantien. Mit Dienstleistungen wie Fensterreinigung, Gartenpflege und Schneeräumung decken wir die Bedürfnisse unserer Kunden umfassend ab. Um die Kundenzufriedenheit zu steigern, überprüfen wir unsere Dienstleistungen ständig und passen sie den Bedürfnissen an.

İsviçreninsesi: Was sind Ihre langfristigen Ziele in der Reinigungsbranche? Welche Pläne haben Sie für die Zukunft von CEKU?

Yeliz Cihan: Unser Ziel ist es, eine breitere Zielgruppe in der gesamten Schweiz zu erreichen und unsere Servicequalität kontinuierlich zu steigern. Derzeit bieten wir in vielen Kantonen, darunter Zürich, Aargau, St. Gallen, Thurgau und Schaffhausen, unsere Dienste an. In den kommenden Jahren planen wir, auch in anderen Kantonen wie Luzern zu wachsen. Außerdem möchten wir unser kundenorientiertes Serviceverständnis bewahren und innovative Lösungen in der Branche anbieten. Zukünftig arbeiten wir daran, Technologien in unsere Arbeitsprozesse zu integrieren, um unsere Servicequalität durch verschiedene digitale Plattformen zu verbessern.

İsviçreninsesi: Wie wichtig sind Kundenfeedbacks für Sie? Wie wirken sich diese Rückmeldungen auf Ihre Arbeit aus?

Yeliz Cihan: Kundenfeedback ist das Rückgrat unseres Geschäfts. Wir bewerten jedes Feedback sorgfältig und verbessern unsere Dienstleistungen entsprechend. Kundenzufriedenheit ist eines der wichtigsten Kriterien für langfristigen Erfolg. Daher integrieren wir die Meinungen unserer Kunden in unsere Geschäftsprozesse, um unser Wachstum fortzusetzen. Es ist uns wichtig, ständig mit unseren Kunden in Kontakt zu bleiben; so können wir ihre Bedürfnisse besser verstehen und unsere Dienstleistungen entsprechend gestalten.

İsviçreninsesi: Abschließend, welche Ratschläge würden Sie jemandem geben, der in der Reinigungsbranche ein eigenes Unternehmen gründen möchte?

Yeliz Cihan: Um in dieser Branche erfolgreich zu sein, sind Präzision, Loyalität zur Arbeit und Kundenzufriedenheit unerlässlich. Egal in welchem Bereich Sie tätig sind, Sie müssen Ihre Versprechen gegenüber den Kunden einhalten. Zudem ist es sehr wichtig, ein zuverlässiges Team aufzubauen. Egal, wie gut Sie Ihre Arbeit machen, ohne ein starkes Team hinter sich wird es schwer, erfolgreich zu sein. Ich habe immer Wert auf diszipliniertes Arbeiten und Ehrlichkeit gelegt. Dies ist ein wichtiger Ratschlag für jeden, der in der Reinigungsbranche erfolgreich sein möchte. Bewahren Sie Ihre Leidenschaft für Ihre Arbeit und seien Sie stets offen für neues Lernen. Die Beobachtung der Neuerungen in der Branche kann Ihnen einen großen Vorteil verschaffen.

İsviçreninsesi: Vielen Dank, Frau Yeliz, für dieses angenehme Interview. Es war inspirierend, die Erfolgsgeschichte von CEKU zu hören. Ich wünsche Ihnen und Ihrem Team viel Erfolg.

Yeliz Cihan: Ich danke Ihnen! Es war mir eine große Freude, unsere Geschichte auf dieser Plattform zu teilen. Auch Ihnen danke ich für Ihre Unterstützung!

Link über CEKU GmbH : Hier

#YelizCihan #CEKUGmbH #TemizlikSektörü #KadınGirişimci #BaşarıHikayesi #MüşteriMemnuniyeti #YenilikçiHizmetler #TemizlikHizmetleri #İşHayatı #Girişimcilik #SektördeBaşarı #KadınLiderlik #HizmetKalitesi #TemizlikteGüven #SürdürülebilirBaşarı #isviçre #ostschweiz #reinigung

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Avrupa

BAKAN BOLAT’IN AÇIKLAMASI MI, BAKANLIĞIN MEVZUATI MI? YABANCI PLAKALI ARAÇLARDA GURBETÇİLERİN KAFASI KARIŞTI

yazar

Published

on

By

LAHEY – Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın Hollanda’da yaptığı yabancı plakalı araç açıklaması, yurt dışında yaşayan vatandaşlar arasında yeni bir tartışma başlattı. Bakan Bolat’ın, „Araç sahibi araçta bulunduğu sürece direksiyona başka bir kişi geçebilir“ yönündeki açıklaması ile Ticaret Bakanlığı’nın internet sitesinde yayımlanan gümrük mevzuatına dayanan resmî bilgiler arasında ortaya çıkan farklılık, gurbetçilerin kafasını karıştırdı.

Özellikle sosyal medyada ve İsviçre’nin Sesi başta olmak üzere haber platformlarında yapılan yorumlarda, gurbetçilerin hangi kurala göre hareket etmeleri gerektiği konusunda ciddi bir belirsizlik yaşandığı görülüyor.

Bakan Bolat Hollanda’da ne dedi?

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 2 Temmuz’da Hollanda’da düzenlenen DTİK Avrupa Buluşması’nda gurbetçilerden gelen bir soru üzerine yabancı plakalı araçların Türkiye’deki kullanımına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Bolat, yabancı plakalı bir aracın sahibi araç içerisinde bulunduğu sürece direksiyona başka bir kişinin geçebileceğini söyledi. Araç sahibinin ön koltukta ya da arka koltukta oturmasının herhangi bir fark oluşturmadığını belirten Bolat, bu durumda idari para cezası uygulanmayacağını ifade etti.

Bakan Bolat iddialara ne yanıt verdi?

Bakan Bolat, bu konuda sosyal medyada ve bazı basın organlarında yer alan ceza haberlerinin gerçeği yansıtmadığını savundu.

Araç sahibi araçta bulunduğu halde başka bir kişinin direksiyona geçtiği gerekçesiyle ceza kesildiğine ilişkin iddiaların siyasi ve asılsız olduğunu söyleyen Bolat, kamuoyunda dolaşan bilgilerin gerçeği yansıtmadığını ifade etti.

Bakanlığın resmî mevzuatı ne diyor?

Ancak Bakan Bolat’ın bu açıklamaları, Ticaret Bakanlığı’nın internet sitesinde yayımlanan ve gümrük mevzuatına dayanan resmî kurallarla farklılık gösteriyor.

Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan **“Yabancı Plakalı Kara Taşıtları İçin Yolcu Rehberi“**ne göre, geçici ithalat kapsamında Türkiye’ye getirilen yabancı plakalı araçların kimler tarafından kullanılabileceği açık şekilde düzenleniyor.

Yabancı plakalı aracı kimler kullanabiliyor?

Resmî düzenlemeye göre yabancı plakalı aracı yalnızca;

  • Taşıtı Türkiye’ye getirerek kendi adına giriş yaptıran izin hak sahibi,
  • İzin hak sahibinin eşi,
  • Annesi ve babası,
  • Çocukları

kullanabiliyor.

Ancak bunun için de önemli bir şart bulunuyor.

185 gün şartı zorunlu

Mevzuata göre izin hak sahibinin eşi, annesi, babası ve çocuklarının da Türkiye’ye giriş tarihinden geriye doğru son bir yıl içinde en az 185 gün fiilen yurt dışında bulunmuş, yani gümrük mevzuatı açısından yurt dışında yerleşik olmaları gerekiyor.

Dolayısıyla yalnızca birinci derece yakın olmak tek başına yeterli sayılmıyor.

Araç sahibi içeride olsa bile…

Tartışmanın merkezindeki konu ise tam da bu noktada yer alıyor.

Bakanlığın yayımladığı yolcu rehberinde, araç sahibi taşıtın içinde bulunsa dahi, yurt dışında yerleşik eşi, annesi, babası ve çocukları dışında hiç kimsenin yabancı plakalı aracı kullanamayacağı açık şekilde belirtiliyor.

Başka bir ifadeyle, araç sahibinin ön koltukta ya da arka koltukta oturması sonucu değiştirmiyor. Direksiyondaki kişinin hem mevzuatta belirtilen yakınlardan biri olması hem de 185 gün şartını sağlaması gerekiyor.

Mevzuatta yalnızca belgelendirilebilen acil sağlık halleri ve mücbir sebepler istisna kapsamında değerlendiriliyor.

Kurallara uyulmaması halinde ne oluyor?

Yetkisiz bir kişinin direksiyonda olduğunun tespit edilmesi halinde;

  • Araç trafikten men edilerek gümrük gözetimine alınabiliyor,
  • Araç gümrük ambarına çekilebiliyor,
  • Aracı kullanan kişiye idari para cezası uygulanabiliyor,
  • Aracı kullanmasına izin veren izin hak sahibine de idari para cezası kesilebiliyor.

Yazılı mevzuat ile Bakan’ın açıklaması arasındaki fark

Mevcut yazılı mevzuatta belirleyici ölçüt „birinci derece yakınlık ve yurt dışında yerleşiklik (185 gün şartı)“ olarak düzenlenirken, Bakan Bolat’ın Hollanda’daki açıklamasında belirleyici ölçütün „araç sahibinin araç içinde bulunması“ olduğu yönündeki ifadeler öne çıkıyor.

Bu nedenle iki yaklaşım arasında uygulamayı doğrudan etkileyebilecek bir farklılık bulunduğu değerlendiriliyor.

Bakanlığın yazılı mevzuatı çok açık, şimdi ne olacak?

Öte yandan Ticaret Bakanlığı’nın internet sitesinde yayımlanan **“Yabancı Plakalı Kara Taşıtları İçin Yolcu Rehberi“**nde yer alan hükümler, yabancı plakalı araçların kimler tarafından kullanılabileceği konusunda açık hükümler içeriyor.

Rehberde, araç sahibi taşıtın içinde bulunsa dahi yalnızca yurt dışında yerleşik eşi, annesi, babası ve çocuklarının aracı kullanabileceği belirtiliyor. Bunun dışındaki kişilerin direksiyona geçemeyeceği açıkça ifade ediliyor.

Bu nedenle şimdi en çok merak edilen konu, Bakan Bolat’ın Hollanda’da yaptığı açıklamanın uygulamada yeni bir düzenleme anlamına mı geldiği, yoksa yazılı mevzuatta herhangi bir değişiklik yapılmadığı sürece mevcut kuralların uygulanmaya devam edip etmeyeceği.

Özellikle yaz tatili döneminde Türkiye’ye yabancı plakalı araçlarıyla gelen binlerce gurbetçi, olası denetimlerde hangi uygulamanın esas alınacağını merak ediyor.

Gurbetçiler resmî açıklama bekliyor

Sosyal medya ve haber sitelerindeki yorumlarda da görüldüğü üzere, gurbetçiler konuya ilişkin açık ve yazılı bir açıklama bekliyor.

Bakan Bolat’ın Hollanda’da dile getirdiği uygulamanın geçerli olması halinde bunun Ticaret Bakanlığı’nın internet sitesindeki „Yabancı Plakalı Kara Taşıtları İçin Yolcu Rehberi“ ve ilgili bilgilendirme metinlerine de yansıtılması gerektiği yönünde değerlendirmeler yapılıyor.

Aksi halde, sözlü açıklama ile yürürlükteki yazılı mevzuat arasındaki farklılığın devam etmesi nedeniyle vatandaşların hangi kurala göre hareket edeceği konusunda belirsizlik yaşanabileceği ifade ediliyor.

Sonuç

Mevcut durumda Ticaret Bakanlığı’nın internet sitesinde yayımlanan yazılı mevzuat yürürlükte bulunuyor ve yabancı plakalı araçların kimler tarafından kullanılabileceğini ayrıntılı şekilde düzenliyor.

Bakan Bolat’ın Hollanda’daki açıklaması ise kamuoyunda farklı bir uygulamanın hayata geçirilip geçirilmediği sorusunu gündeme getirmiş durumda.

Gözler şimdi Ticaret Bakanlığı’nın yapacağı resmî açıklamada ve gerek görülmesi halinde yazılı mevzuatta yapılabilecek olası bir güncellemede.

T.C. Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan resmî „Yabancı Plakalı Kara Taşıtları İçin Yolcu Rehberi“ ve ilgili gümrük mevzuatında, yabancı plakalı bir aracın Türkiye’deki kullanım şartları ve kimler tarafından sürülebileceği net ve tavizsiz kurallarla şu şekilde düzenlenmiştir:

1. Aracı Kimler Kullanabilir? (Resmî Kural)

Mevzuata göre, geçici ithalat (turistik kolaylıklar) kapsamında Türkiye’ye getirilen yabancı plakalı bir taşıt yalnızca şu kişiler tarafından kullanılabilir:

  • İzin Hak Sahibi: Taşıtı pasaportuna işleterek Türkiye’ye giriş yaptıran kişi.
  • Birinci Derece Yakınlar: İzin hak sahibinin eşi, anne-babası (üst soy) ve çocukları (alt soy).

2. Kritik Şart: „Yurt Dışında Yerleşik Olma“ Zorunluluğu

Mevzuat, aracı kullanacak birinci derece yakınlar için de çok sıkı bir şart koşmaktadır: Yurt dışında yerleşik olmak.

  • Bu yakınların da aracı sürebilmeleri için, Türkiye’ye giriş yaptıkları tarihten geriye doğru son 1 yıl içinde en az 185 gün fiilen yurt dışında yaşamış olmaları zorunludur.
  • Eğer eşiniz veya çocuğunuz son bir yılda 185 gün yurt dışında kalmadıysa (yani gümrük hukuku açısından Türkiye’de yerleşik kabul ediliyorsa), birinci derece yakınınız olsalar bile aracı kesinlikle kullanamazlar.

3. Araç Sahibinin İçeride Olması Kuralı Değiştirir mi?

Mevzuat bu konuda yoruma yer bırakmayacak kadar açıktır:

„Yabancı plakalı taşıtın adına kayıtlı olduğu kişi (izin hak sahibi) taşıtın içinde olsa bile, yukarıda belirtilenlerden (yurt dışında yerleşik eş, anne, baba ve çocuklardan) başka hiç kimse taşıtı kullanamaz.“

Yani araç sahibinin yan koltukta, arka koltukta oturuyor olması ya da direksiyon başında olmaması durumu değiştirmez. Sürücü koltuğundaki kişi mevzuattaki şartları (akrabalık + 185 gün yurt dışı ikameti) sağlamıyorsa, araç sahibi içeride olsa dahi bu durum mevzuat ihlali sayılır. Tek istisna, belgelendirilebilir çok acil tıbbi durumlar (sağlık acil durumları) ve mücbir sebeplerdir.

4. Kurallara Uyulmamasının Cezası Nedir?

Gümrük muhafaza veya emniyet güçlerince yapılan denetimlerde, aracı kullanmaya yetkisi olmayan bir kişinin direksiyonda olduğu tespit edilirse:

  • Araç gümrük mevzuatına aykırı kullanımdan dolayı trafikten menedilerek gümrük ambarına çekilir.
  • Hem aracı haksız kullanan sürücüye hem de aracı kullanmasına izin veren hak sahibine Gümrük Kanunu uyarınca yüksek miktarda idari para cezası kesilir.
  • İzin sahibinin yurt dışına araçsız çıkması gerektiğinde araç gümrük gözetimine bırakılmamışsa veya usulsüz kullanım devam ediyorsa, hak sahibinin taşıt getirme yetkileri ve süreleri üzerinde de kısıtlamalar uygulanabilir.

Özetle; Ticaret Bakanlığı’nın yürürlükteki yazılı gümrük mevzuatı, sadece ve sadece „yurt dışında yerleşik (185 gün şartını sağlayan) eş, anne, baba ve çocukların“ aracı sürmesine izin vermektedir. Bunun haricindeki arkadaş, uzak akraba veya Türkiye’de yerleşik kişilerin, araç sahibi arabanın içinde oturuyor olsa dahi direksiyona geçmesi yasal olarak yasaktır.

T.C. Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen Geçici İthal Edilen Kara Taşıtlarına İlişkin Gümrük Genel Tebliği ve resmî Gümrük Rehberi uyarınca mevzuatın tam, yazılı ve yasal maddeleri şu şekildedir:

1. Temel Kriter: Yurt Dışında Yerleşik Olmak

Türkiye’ye yabancı plakalı bir araç getirebilmek ve bu aracı yasal olarak sürebilmek için en temel şart „yurt dışında yerleşik olma“ durumudur.

  • 185 Gün Şartı: Bir kişinin yurt dışında yerleşik sayılabilmesi için, Türkiye’ye giriş yapmak istediği tarihten geriye doğru son 1 yıl içinde en az 185 gün fiilen yurt dışında bulunmuş olması zorunludur. Yılın yarısından fazlasını Türkiye’de geçiren gurbetçiler veya Türkiye’de yaşayan yerleşik vatandaşlar bu kapsama girmez.

2. Aracı Yasal Olarak Kimler Kullanabilir?

Gümrük mevzuatı yabancı plakalı aracı Türkiye içinde kimlerin sürebileceğini net bir şekilde sınırlandırmıştır. Bu kişiler dışında hiç kimse aracı kullanamaz:

  • İzin Hak Sahibi: Aracı pasaportuna işleterek Türkiye’ye girişini gerçekleştiren asıl şahıs.
  • Birinci Derece Yakınları: İzin hak sahibinin eşi, annesi, babası ve çocukları.

Çok Kritik İstisna: İzin sahibinin eşi, annesi, babası veya çocukları dahi olsa, bu kişilerin aracı sürebilmesi için kendilerinin de „yurt dışında yerleşik olma (185 gün)“ şartını gümrük kapısında sağlaması gerekir. Türkiye’de yaşayan veya son bir yılda 185 gün yurt dışında kalmamış olan bir çocuk veya eş, izin sahibinin arabasını kesinlikle kullanamaz.

3. „Araç Sahibi İçeride Olsa Bile“ Maddesi

Mevzuat metninde, son dönemde yaşanan kafa karışıklıklarına doğrudan cevap veren resmî hüküm tam olarak şu şekildedir:

„Yabancı plakalı taşıtın adına kayıtlı olduğu kişi (izin hak sahibi) taşıtın içinde olsa bile, yukarıda belirtilenlerden (yurt dışında yerleşik eş, anne, baba ve çocuklardan) başka hiç kimse taşıtı kullanamaz.“

  • İstisna Durum: Mevzuata göre bu kuralın tek istisnası, yolculuk esnasında sürücünün aniden rahatsızlanması gibi belgelendirilebilir „acil durumlar ve mücbir sebeplerdir“. Bu tür bir ani sağlık krizinde, araç sahibi içinde bulunmak şartıyla acil durum süresince araç başkası tarafından sürülebilir. Ancak bu durum keyfi sürüşleri veya rutin seyahatleri kapsamaz.

4. Kuralların İhlali ve Cezai Yaptırımlar

Mevzuatta belirlenen bu hak sahipleri dışındaki kişilerin (Türkiye’de yerleşik akrabalar, arkadaşlar, komşular vb.) yabancı plakalı aracı kullanırken yakalanması durumunda 4458 sayılı Gümrük Kanunu devreye girer:

  • Araç Bağlanır: Taşıt, gümrük mevzuatına aykırı kullanımdan dolayı derhal trafikten menedilir ve gümrük ambarına çekilir.
  • Çift Taraflı Para Cezası: Usulsüz kullanımı tespit edilen sürücüye ayrı, aracı bu kişiye tahsis eden izin hak sahibine (araç sahibine) ayrı olmak üzere idari para cezası kesilir.
  • Yurt Dışına Çıkarma Zorunluluğu: Cezalar ödense dahi usulsüz kullanım nedeniyle rejimi ihlal edilen araç serbest dolaşıma giremez ve yasal süre gözetilmeksizin yurt dışı edilmesi istenir.

Özetle; Yazılı hukuka göre belirleyici tek şey „akrabalık bağı + bu akrabaların da yurt dışında yerleşik olmasıdır“. Bunun dışındaki tüm senaryolar (araç sahibinin arka koltukta oturması, arkadaşının arabayı sürmesi vb.) mevcut resmî rehbere ve kanuna göre usulsüzlük teşkil etmektedir.

Continue Reading

Gündem

İsviçre’de plaka numarasıyla kadınların ev adresini bulan yabancılar endişe yaratıyor

yazar

Published

on

By

İsviçre’de bazı kantonlarda araç plakası üzerinden yapılan sorgulamayla araç sahibinin isim ve adres bilgilerine ulaşılabilmesi, kadınların güvenliğiyle ilgili tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Trafikte ya da benzin istasyonunda görülen kadınların, plakaları üzerinden ev adreslerinin bulunması ve istenmeyen ziyaretlerle karşılaşması birçok kadını daha temkinli davranmaya yöneltti.

A.K. (27), gece eğlence çıkışında iki erkeğin telefon numarasını istemesi üzerine tekliflerini reddetti. Eve döndüğünde aynı erkeklerin apartmanının önünde beklediğini gördü. Adresini nasıl bulduklarını sorduğunda, plaka sorgulaması yaptıklarını söylediler. Olayın ardından uzun süre korku yaşayan A.K., plaka bilgilerini hemen gizletti.

B.D. (33) ise çalıştığı benzin istasyonunda kendisini gören bir erkeğin plakasından adresini bulduğunu ve posta kutusuna telefon numarasının da bulunduğu bir mektup bıraktığını anlattı. Kim olduğunu bilmediği kişinin ev adresine ulaşmasının kendisini günlerce tedirgin ettiğini belirten kadın, mektuba hiçbir şekilde yanıt vermedi.

C.Y. (43) de çalıştığı benzin istasyonunun müdavimlerinden birinin ilgisini reddetmesine rağmen plakasından adresini öğrenerek akşam saatlerinde evinin kapısını çaldığını söyledi. Ertesi gün bunu itiraf eden adamın davranışını „sınır ihlali“ olarak nitelendiren C.Y., yaşadığı korku nedeniyle plaka bilgilerini gizletti, daha sonra ise kendisini güvende hissetmediği için aracını sattı.

D.E. (30) ise trafikte kendisini gören erkeklerden sosyal medya üzerinden mesajlar aldığını, daha sonra ise posta kutusunda hediyeler ve mektuplar bulmaya başladığını anlattı. Birilerinin sırf plaka numarasından ev adresine ulaşabilmesinin kendisini güvensiz hissettirdiğini söyleyen D.E., olaydan sonra sürekli takip edilip edilmediğini kontrol ettiğini ifade etti.

Kadınların ortak noktası ise yaşadıkları olayların ardından plaka sahibi bilgilerini kamuya kapattırmaları oldu. Yaşananlar, İsviçre’de plaka sorgulama sistemi ile kişisel verilerin korunmasına ilişkin güvenlik tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.

Continue Reading

Ekonomi

İsviçre AVM’lerinde yabancı markalar yükselişte: Bazı merkezlerde mağazaların yüzde 62’si yabancı

yazar

Published

on

By

İsviçre’deki alışveriş merkezlerinde yabancı markaların sayısı hızla artıyor. Yapılan bir analize göre, ülkenin en büyük dokuz alışveriş merkezinde faaliyet gösteren mağazaların en az üçte biri yabancı markalara ait. Ticaret merkezi Centro Lugano Sud‘da ise bu oran yüzde 62’ye ulaştı.

Son dönemde Almanya merkezli Rossmann, Hollanda’nın Action, Fransa’nın Kiabi ve Çinli Miniso gibi zincirler İsviçre pazarına giriş yaparak yeni mağazalar açtı. Uzmanlara göre, İsviçre’nin Avrupa’nın en yüksek satın alma gücüne sahip ülkeleri arasında yer alması, uluslararası markaları cezbediyor.

Perakende uzmanı Marcel Stoffel, alışveriş merkezlerinin başarısında milliyet değil, doğru mağaza karmasının önemli olduğunu belirterek, uluslararası markalar ile güçlü yerel markaların birlikte yer almasının ziyaretçi ilgisini artırdığını söyledi.

Öte yandan İsviçre Perakende Federasyonu, yabancı markalara karşı olmadıklarını ancak tüm şirketlerin aynı kurallara tabi olması gerektiğini vurguladı. Federasyon özellikle Çin merkezli çevrim içi alışveriş platformu Temu‘nun İsviçre’deki kurallara tam olarak uymadan faaliyet gösterdiğini savunurken, federal hükümetin bu platformlara yönelik denetimleri sıkılaştırmaya hazırlandığı belirtildi.

#schweiz#isviçre#suisse#haber#switzerland

Continue Reading

Trendler