Connect with us

Avrupa

Türkiye’de Göç Etme İsteği Artıyor: En Çok Tercih Edilen 10 Ülke ve Nedenleri

yazar

Published

on

Türkiye’de yaşayanların yurt dışına göç etme isteği, son yıllarda dikkat çekici biçimde artış gösteriyor. Kamuoyu araştırmaları, akademik çalışmalar ve uluslararası göç raporları; özellikle gençler, üniversite mezunları ve nitelikli iş gücü arasında “yurt dışında yaşama” fikrinin güçlü bir eğilim hâline geldiğini ortaya koyuyor.

Uzmanlara göre bu eğilim yalnızca ekonomik nedenlerle sınırlı değil. Hukuk, eğitim, kariyer olanakları ve gelecek güvencesi algısı da göç kararında belirleyici rol oynuyor.

Gençler ve Nitelikli İş Gücü Ön Planda

Araştırmalara göre göç etmeyi düşünenlerin önemli bir kısmını:

  • 18–35 yaş arası gençler
  • Üniversite mezunları
  • Beyaz yakalı çalışanlar ve uzman meslek grupları

oluşturuyor. Bu gruplar için yurt dışı, yalnızca daha yüksek gelir değil; daha öngörülebilir bir yaşam ve kurumsal güven anlamına geliyor.

Türkiye’den Göç Etmek İstenen İlk 10 Ülke

Araştırmaların ortak sonuçlarına göre, Türkiye’de yaşayanların en çok göç etmek istediği ülkeler sıralaması şu şekilde:

1. Almanya

Büyük Türk diasporası, güçlü sosyal devlet yapısı ve iş–eğitim imkânlarıyla listenin başında yer alıyor.

2. Kanada

Puan bazlı ve şeffaf göç sistemi, çok kültürlü yapısı ve vatandaşlığa giden net yoluyla öne çıkıyor.

3. Amerika Birleşik Devletleri

Yüksek kariyer ve gelir potansiyeli, teknoloji ve akademi alanındaki gücüyle “hayal ülkelerinden” biri olmaya devam ediyor.

4. Birleşik Krallık

Prestijli üniversiteler ve küresel iş piyasası nedeniyle özellikle öğrenciler ve profesyoneller tarafından tercih ediliyor.

5. Hollanda

İş–yaşam dengesi, İngilizce ile yaşanabilmesi ve inovasyon ekosistemiyle dikkat çekiyor.

6. İsviçre

Çok yüksek yaşam standardı ve maaşlar nedeniyle en çok istenen ülkelerden biri. Ancak AB dışı vatandaşlar için en zor göç edilen ülkelerden biri olarak görülüyor.

7. Avustralya

Göçmen dostu politikalar, yüksek yaşam kalitesi ve güvenli toplum algısıyla tercih ediliyor.

8. İsveç

Güçlü sosyal devlet, eşitlik ve özgürlük algısı özellikle aileler ve gençler için cazip.

9. Fransa

Eğitim olanakları, kültürel çekim ve sosyal haklar öne çıkan nedenler arasında.

10. İtalya

Yaşam tarzı, kültürel yakınlık ve soy bağıyla vatandaşlık imkânları nedeniyle tercih ediliyor.

“İstenen Ülke” ile “Gidilebilen Ülke” Arasındaki Fark

Uzmanlar önemli bir noktaya dikkat çekiyor:
En çok istenen ülkeler, her zaman en kolay gidilebilen ülkeler değil.

Örneğin:

  • Almanya ve Kanada, görece daha ulaşılabilir seçenekler sunarken
  • İsviçre ve ABD, yüksek cazibesine rağmen daha zor vize ve çalışma izni süreçlerine sahip

Bu nedenle birçok kişi “hayal ülkeler” ile “gerçekçi hedefler” arasında denge kurmaya çalışıyor.

Ortak Motivasyon: Gelecek Güvencesi

Araştırmaların ortaklaştığı temel sonuç şu:

Türkiye’den göç etmek isteyenlerin büyük çoğunluğu,
yalnızca ülke değiştirmeyi değil, yaşam standardını ve gelecek güvencesini değiştirmeyi hedefliyor.

Ekonomik istikrar, hukuk sistemi, eğitim kalitesi ve liyakat algısı; göç kararının merkezinde yer alıyor.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Avrupa

İsviçre’ye AB Vatandaşı Olarak Gelen Türkler ile AB Oturumlu Türkler Arasındaki Farklar ve Avantajlar

yazar

Published

on

By

İSVİÇRE — İsviçre’de yaşayan ya da bu ülkeye yerleşmeyi planlayan Türk vatandaşları açısından, European Union vatandaşı olmak ile yalnızca bir AB ülkesinde oturum iznine sahip olmak arasında önemli farklar bulunuyor.

Yurt dışından gelen kişi ve şirketlere danışmanlık hizmeti sunan S-Gate Swissgate’in kurucusu ve gazeteci Cemil Baysal’a göre bu ayrım, özellikle çalışma ve oturum hakları bakımından belirleyici rol oynuyor.

İsviçre ile Avrupa Birliği arasında imzalanan serbest dolaşım anlaşmaları kapsamında, AB vatandaşı olan kişiler ülkeye daha avantajlı koşullarda giriş yapabiliyor. AB pasaportuna sahip Türk kökenli bireyler, İsviçre’ye vizesiz seyahat edebiliyor ve belirli şartlar dahilinde ülkede çalışma ve oturum iznini daha kolay alabiliyor. Bu kişiler iş piyasasına serbestçe erişebilirken, iş değiştirme veya kendi işini kurma konusunda da geniş haklara sahip oluyor.

Buna karşılık, bir AB ülkesinde yalnızca oturum izni bulunan ancak AB vatandaşı olmayan Türkler, İsviçre açısından “üçüncü ülke vatandaşı” statüsünde değerlendiriliyor. Bu nedenle, Avrupa’da oturum iznine sahip olmak İsviçre’ye geçişte ek bir avantaj sağlamıyor. Bu kişiler İsviçre’ye vizesiz olarak en fazla 90 gün turistik amaçlı giriş yapabilse de bu durum çalışma veya yerleşme hakkı anlamına gelmiyor.

Bu statüdeki kişilerin İsviçre’de çalışabilmesi için işveren tarafından çalışma ve oturum izni başvurusunun yapılması gerekiyor. Ayrıca işverenin, ilgili pozisyon için İsviçre’de veya AB vatandaşları arasında uygun aday bulunamadığını ve söz konusu kişiye neden ihtiyaç duyulduğunu kanton ve federal göç makamlarına kanıtlaması şart koşuluyor. İsviçre’de uygulanan kota sistemi de bu süreci daha sınırlı ve zorlu hale getiriyor.

B ve C Oturum İzinleri Arasındaki Farklar

İsviçre’de oturum izinleri arasında en yaygın olanlardan ikisi B ve C izinleridir.

B Oturumu (Geçici Oturum İzni):

  • Süreli bir oturum iznidir (genellikle 1 yıl verilir ve uzatılır)
  • Çalışma hakkı içerir ancak bazı durumlarda iş değişiklikleri izne tabi olabilir
  • Kantonlar arasında taşınma belirli şartlara bağlıdır
  • Daha sınırlı haklar sunar

C Oturumu (Yerleşim İzni):

  • Süresiz oturum hakkı sağlar (ancak kart her 5 yıl bazı şartlar denetlenerek yenilenir)
  • İş değiştirme ve iş kurma konusunda tam serbestlik sağlar
  • Kanton değiştirme daha kolaydır
  • Sosyal ve ekonomik haklar açısından İsviçre vatandaşlarına oldukça yakın haklar sunar

C oturumu, halk arasında “süresiz oturum” olarak bilinir. Ancak kayıtsız koşulsuz süresiz değildir.

Continue Reading

Avrupa

Schengen’de damga dönemi sona erdi: Dijital sınır sistemi yürürlükte

yazar

Published

on

By

Avrupa Birliği (AB) ve Schengen bölgesinde sınır geçişlerine ilişkin yeni uygulama yürürlüğe girdi. 10 Nisan 2026 itibarıyla devreye alınan Giriş/Çıkış Sistemi (EES) ile pasaportlara fiziki damga vurulması uygulaması sona erdi.

Yeni sistem kapsamında, Schengen bölgesine kısa süreli giriş yapan üçüncü ülke vatandaşlarının giriş ve çıkış bilgileri dijital ortamda kayıt altına alınacak. Söz konusu kişilerden ilk girişte yüz görüntüsü ve parmak izi gibi biyometrik veriler alınacak.

Uygulamanın özellikle Schengen bölgesine ilk kez giriş yapan yolcuları doğrudan etkilemesi bekleniyor. İlk girişte biyometrik verilerin sisteme kaydedilecek olması nedeniyle sınır geçişlerinde işlem sürelerinin uzayabileceği değerlendiriliyor.

Sistem, turistik ve kısa süreli vizeyle seyahat edenler ile vizesiz giriş hakkı bulunan üçüncü ülke vatandaşlarını kapsıyor. Bu kişilerin Schengen bölgesindeki kalış süreleri de otomatik olarak hesaplanacak.

İsviçre dahil olmak üzere Schengen ülkelerinde geçerli oturum iznine sahip kişiler ile uzun süreli vize sahiplerinin ise uygulamadan muaf olduğu bildirildi. Bu kişilerin sınır geçişlerinde mevcut uygulamaların büyük ölçüde devam edeceği ifade edildi.

Yetkililer, EES ile düzensiz kalışların önlenmesi ve sınır kontrollerinin daha etkin hale getirilmesinin hedeflendiğini belirtirken, sistemin tam olarak işlerlik kazanmasının ardından geçişlerin hızlanmasının beklendiğini kaydetti.

EES’in ardından, vizesiz seyahat edenler için öngörülen Avrupa Seyahat Bilgi ve Yetkilendirme Sistemi’nin (ETIAS) ilerleyen dönemde devreye alınmasının planlandığı bildirildi.

Continue Reading

Avrupa

Dünya Mutluluk Raporu 2026 açıklandı

yazar

Published

on

By

Birleşmiş Milletler tarafından her yıl 20 Mart Dünya Mutluluk Günü’nde yayımlanan Dünya Mutluluk Raporu bu yıl da açıklandı.

🥇 Finlandiya yine zirvede

  • Finlandiya, bir kez daha dünyanın en mutlu ülkesi seçildi.
  • İskandinav ülkeleri bu yıl da üst sıralardaki ağırlığını korudu.

🇨🇭 İsviçre yeniden ilk 10’da

  • İsviçre, listede 10. sırada yer alarak yeniden ilk 10’a girmeyi başardı.

🌟 En mutlu 10 ülke

  1. Finlandiya
  2. İzlanda
  3. Danimarka
  4. Kosta Rika
  5. İsveç
  6. Norveç
  7. Hollanda
  8. İsrail
  9. Lüksemburg
  10. İsviçre

📱 Sosyal medya etkisi öne çıktı

Bu yılki raporda özellikle sosyal medya kullanımı dikkat çekiyor:

  • Yoğun sosyal medya kullanımı, özellikle gençler ve genç yetişkinlerde daha düşük mutluluk seviyesiyle ilişkilendiriliyor.
  • Bu etki, özellikle Batı Avrupa ve İngilizce konuşulan ülkelerde daha belirgin.
  • Ancak sosyal medya tamamen olumsuz değil:
    • Önemli olan nasıl kullanıldığı
    • Gerçek sosyal ilişkileri güçlendirip güçlendirmediği

📊 Rapor nasıl hazırlanıyor?

  • 147 ülkede, 2023–2025 yılları arasında yapılan anketlere dayanıyor
  • Değerlendirmede şu faktörler dikkate alınıyor:
    • Ekonomik durum
    • Sağlık
    • Yaşam kalitesi ve boş zaman

🇹🇷 Türkiye kaçıncı sırada?

  • Türkiye, 2026 raporunda ilk 10’da yer almıyor
  • Son yıllarda genellikle 90–110 aralığında konumlanıyor

📊 Önceki verilere göre:

  • Türkiye çoğunlukla 100. sıra civarında
  • Bu da ülkenin mutluluk açısından orta-alt seviyede olduğunu gösteriyor

📉 Türkiye neden daha geride?

Başlıca etkenler:

  • 💰 Ekonomik zorluklar ve gelir algısı
  • 📈 Enflasyon ve yaşam maliyeti
  • 🏥 Sağlık ve yaşam kalitesi algısı
  • 🤝 Sosyal destek hissinin sınırlı olması
  • 🔮 Gelecek beklentileri

📊 Güçlü yönler de var

Türkiye’nin öne çıkan olumlu tarafları:

  • Güçlü aile bağları
  • Misafirperverlik ve toplumsal dayanışma
  • Zengin kültürel ve sosyal yaşam

🌍 Genel tablo

  • İlk 30: Avrupa ülkeleri ve gelişmiş ekonomiler ağırlıkta
  • Orta sıralar (30–100):
    • Doğu Avrupa, Latin Amerika, Orta Doğu ve Asya ülkeleri
    • Türkiye de bu grupta yer alıyor
  • Alt sıralar (100–147):
    • Ekonomik ve siyasi sorunların yoğun olduğu ülkeler

🧠 Not

Bu sıralama yalnızca ekonomik refaha göre yapılmıyor. Şu kriterler birlikte değerlendiriliyor:

  • Yaşam memnuniyeti
  • Sosyal destek
  • Özgürlük hissi
  • Yolsuzluk algısı
  • Sağlık ve yaşam süresi
Continue Reading

Trendler