Connect with us

Dünya

Tatil Pahalı Bir Sürprizle Sonuçlandı: El Bagajı İçin 400 Euro Harcadılar

yazar

Published

on

El bagajı için ödedikleri Para Uçak Biletinden Fazla

Cemil Baysal – Köln’den 5 kişilik bir aile için Türkiye tatili beklenmedik bir mali yükle sonuçlandı. Türkiye’nin popüler tatil beldelerinden Alanya’da dört gün süren bir konaklamanın ardından, dönüşlerinde 400 Euro ek ücret ödemek zorunda kaldılar. Bu hoş olmayan sürpriz, uçuşun maliyetini bile aştı. Sorun, Alanya’dan 135 kilometre uzaklıkta bulunan Antalya Havalimanı’nda başladı. SunExpress havayolu şirketi, aileye el bagajlarının şirketin kurallarına uymadığı bildirildi.

Ek bagaj için ödenen ek maliyetler kişi başı 80 Euro oldu, toplamda 400 Euro tuttu. Karşılaştırma yapmak gerekirse, uçuş maliyetleri sadece 360 Euro’nun biraz üzerindeydi. Bileti satın alırken havayolunun izin verdiği 40 × 30 × 20 santimetre boyutlarında ve dört kilograma kadar ağırlığa sahip olan SunLight tarifesini rezerve etmişti. Ailenin Erkeği Fakhri, bu kurallara uyduklarını savunuyor. Hatta el bagajlarını bir seyahat terazisiyle tarttıklarını vurguluyor. „3,5 kilo tarttık. Bu ağırlığın üzerinde değildi kesinlikle“ diye açıklamada bulundu. Hatta bir sosyel medya fenomeninin, el bagajından en iyi verimi nasıl alabileceğini gösteren bir ipucu verdiği video izlediklerini söyledi.

Fakhri, şirketin havalimanındaki görevlinin keyfi ve kaba davrandığını, el bagajlarını ne tarttığını ne de ölçtüğünü ve ayrıca yüksek sesle ve kaba olduğunu bildirdi. Aile kendini „kandırılmış“ hissetti ancak sorunun büyümemesi ve tartışmayı sonlandırmak için ödeme yapmayı kabul etti. Farklı havayolu şirketlerinin farklı el bagajı kuralları, seyahat edenler için hızlıca karmaşık hale gelebilir, bu nedenle Avrupa Birliği Komisyonu şimdi el bagajı için tek tip kurallar talep ediyor.

SunExpress, IPPEN.MEDIA’ya yaptığı açıklamada müşterilerin „rezervasyon sürecinde ve web sitesinde tarife yönergeleri hakkında şeffaf bir şekilde bilgilendirildiğini“ belirtti. Havayolu şirketi, „Yolcuların, izin verilen boyutları aşan el bagajı trolleyleri veya diğer büyük çantalarla kapıya gelmeleri durumunda, şirket görevlilerinin büyük el bagajı için (parça başı 80 €’ya kadar) ek ücret almak zorunda kaldıklarını“ ifade etti. Sözkonusu Türkiye’den gelen aile için geçerli olan kural olduğu belirtildi. Havayolu şirketinin bir sözcüsüne göre, ailenin ek ödeme yaptığı olaydaki bagajların her biri izin verilen ölçüleri aşan tekerlekli el bagajı valiz formatındaydı.

Fakhri’nin el bagajının izin verilen dört kilogramın üzerinde olmadığına olan inancına rağmen, beş kişilik aile ekstra 400 Euro ödemek zorunda kaldı. Birçok havayolu bagaj hakkını kaldırdı. Ek bagaj için ek ödeme yapılması gerekiyor. Birçok yolcu için uzun süre sadece el bagajıyla seyahat etmek tasarruf önlemi olarak kabul edildi. Ancak şimdi birçok havayolu şirketi için bu önemli maliyetlere yol açabilir. Uçağa binerken hoş olmayan sürprizlerden kaçınmak için havayolu şirketine ve tarifeye göre belirli kuralları dikkate almak önemli.

#ElBagajıSkandalı #SunExpressTürkiye #HavalimanıMaliyeti #TatilSorunları #UçuşEkMasraf #MaliYükTürkiye #HavayoluKuralları #TurizmProblemi #KölnTatili #BagajSorunu #isviçre #haberler #sondakika

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Dünya

Gece Otobüsünde Döner Kebap Tartışması: Sefer 13 Dakika Aksadı, Yolcuya 275 Euro Ceza

yazar

Published

on

By

SALZBURG – Avusturya’nın Salzburg kentinde paketlenmiş döner kebabını otobüsün ön bölümüne bırakmak istemeyen yolcu ile şoför arasında çıkan tartışma mahkemeye taşındı. Yolcuya verilen 275 euroluk idari para cezası itiraz üzerine de onandı.

Olay mayıs ayında gece yarısından sonra, Salzburg ile Fuschl am See arasında çalışan gece servisinde yaşandı. Flachgau bölgesinde yaşayan Markus S., döner kebabını çevresindekileri rahatsız etmemesi için alüminyum folyoya sarıp plastik poşete koyduğunu belirtti.

Otobüs şoförü, poşeti yolculuk süresince aracın ön tarafına, sürücü bölümünün yakınına bırakmasını istedi. Yemeğini gözetimsiz bırakmak istemeyen yolcu bu talebi reddedince kendisine otobüsle seyahat edemeyeceği bildirildi.

Markus S. araçtan inmeyi de kabul etmeyince polis çağrıldı. Olay yerine gelen altı polis memuru yolcuyu otobüsten çıkardı. Müdahale nedeniyle gece servisi 13 dakika gecikti.

Salzburg Eyalet Emniyet Müdürlüğü, kamu düzenini bozduğu gerekçesiyle yolcuya 275 euro ceza verdi. Karara itiraz eden Markus S., paketlenmiş yiyecek taşımanın yasak olmadığını ve gecikmenin şoförün polisi çağırmasından kaynaklandığını savundu.

Salzburg Eyalet İdare Mahkemesi ise itirazı reddetti. On sayfalık kararda cezanın yalnızca döner kebap taşınmasına değil; şoförün talimatına uymama, otobüsten inmeyi reddetme ve seferi 13 dakika aksatma şeklindeki davranışların bütününe dayandığı belirtildi.

Salzburg Ulaşım Birliği Genel Müdürü Johannes Gfrerer, paketlenmiş yiyeceklerin diğer yolcuları rahatsız etmediği sürece normalde taşınabileceğini açıkladı. Salzburg AG’nin kuralları da araçta yemek yemeyi yasaklıyor; uygun şekilde paketlenmiş yiyeceklerin taşınmasını ise bütünüyle yasaklamıyor.

Kararın ardından şaşkınlığını dile getiren Markus S., Facebook’ta, “Bunun üzerine daha ne söyleyebilirim?” paylaşımında bulundu.

Sizce 275 euroluk ceza yerinde mi, yoksa fazla mı?

Kaynak: Salzburg Eyalet İdare Mahkemesi
#Avusturya #Salzburg #DönerKebap #TopluTaşıma #Haber

Continue Reading

Avrupa

Almanya’da İstihbarat Teşkilatlarının Yetkileri Genişletiliyor: Siber Müdahale ve Sabotaj Yetkisi Yolda

yazar

Published

on

By

Alman istihbarat teşkilatlarının operasyonel kapasitesini ve yasal yetkilerini önemli ölçüde artıran yeni düzenleme gündemde. Geleneksel olarak ağırlıklı olarak bilgi toplama faaliyeti yürüten Federal İstihbarat Servisi (BND) ve Federal Anayasayı Koruma Teşkilatı (BfV), yeni düzenlemeyle birlikte yurt dışında önleyici operasyonlar icra edebilecek.

Operasyonel Yetkiler Artırılıyor

ABD (CIA) ve İngiltere (MI6) gibi muadillerinin aksine operasyonel müdahale yetkileri sınırlı olan Alman istihbarat servislerine, hükümet tarafından “önleyici tedbir” kapsamında geniş yetkiler tanınması öngörülüyor. Planlanan değişiklikler şunları içeriyor:

* Siber Müdahale: Tehdit oluşturan siber saldırı sistemlerini kaynağında devre dışı bırakma ve iletişim ağlarını manipüle etme yetkisi.

* Yurt Dışı Operasyonlar: Yurt dışında sabotaj faaliyetleri yürütme ve görevli personelin izin şartı aranmaksızın silah taşıyabilmesi.

* Veri Toplama: Dijital ve fiziksel alanda istihbarat amaçlı veri toplama yetkilerinin genişletilmesi.

Kırmızı Çizgi: Fiziksel Bütünlük

Yetki genişlemesine rağmen yasal çerçeveye kesin sınırlar getiriliyor. Yeni düzenlemeye göre teşkilatlar, CIA veya MOSSAD benzeri hedef odaklı ölümcül/fiziksel güç kullanımı yapamayacak; operasyonlar kişilerin can ve vücut bütünlüğünü hedef alamayacak.

Muhalefetten “Çılgınlık” Tepkisi

Genişletilen yetkiler siyasi arenada sert eleştirilere yol açtı. Sol Parti (Die Linke) adına açıklama yapan Janis Ehling, denetim mekanizmalarının yetersizliğine vurgu yaparak şunları kaydetti:

“Denetime tabi tutulması en zor olan bir kurumun, en geniş kapsamlı müdahale yetkilerini alacak olması tehlikeli bir çılgınlıktır.”

Yeni yasal düzenlemenin parlamentodaki onay süreci ve istihbarat üzerindeki demokratik denetim tartışmaları devam ediyor.

Continue Reading

Avrupa

CDU MİLLETVEKİLİ SASKIA LUDWIG’DAN MERZ’E SERT ÇIKIŞ: “BÖYLE AÇIKLAMALAR YAPAN BİRİ SORUŞTURMA KOMİSYONUNDAN HAKLI OLARAK KORKAR”

yazar

Published

on

By

CDU Federal Meclis Milletvekili Saskia Ludwig, Covid politikalarına ilişkin tartışmada Almanya Başbakanı Friedrich Merz’i sert sözlerle eleştirdi. Ludwig, pandemi döneminde Merz gibi açıklamalar yapan kişilerin bir soruşturma komisyonunun kurulmasından “haklı olarak korkacağını” söyledi.

Tartışmanın arka planında, ABD’de pandemi politikalarının değerlendirilmesi amacıyla oluşturulan bir komisyonun ortaya çıkardığı bilgiler bulunuyor.

Son günlerde ve haftalarda yayımlanan belgelere göre eski ABD Başkanı Joe Biden’ın baş tıbbî danışmanı Anthony Fauci, kamuoyunu önemli konularda yanılttı. Fauci’nin kurum içinde aşıların ardından yaşanabilecek muhtemel düşükler konusunda uyarıda bulunduğu, ancak kamuoyu önünde böyle bir riski reddettiği ortaya çıktı.

NIUS, ABD’deki değerlendirmelerin ardından Almanya’da hangi adımların atılması gerektiğini siyasi partilere ve siyasetçilere sordu.

CDU Milletvekili Saskia Ludwig, Kasım 2021’de yaptığı bir açıklamayı hatırlatarak Başbakan Friedrich Merz’i sert biçimde eleştirdi.

Ludwig, Merz’in o dönemde şu ifadeleri kullandığını aktardı:

“Artık ofislerde aşısız kimse olmayacak, futbol sahasında aşısız oyuncu bulunmayacak, Federal Mecliste aşısız milletvekili olmayacak, üniversite amfilerinde aşısız öğrenci kalmayacak.”

Ludwig, Merz’in bu sözleriyle aşı olmayan herkesin iş yerlerinden, üniversitelerden ve hatta parlamentolardan fiilen dışlanmasını desteklediğini savundu.

CDU Milletvekili açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Bu tür açıklamalar yapan, daha sonra sözlerini hiçbir zaman geri almayan veya en küçük bir düzeltme ve yumuşatma ihtiyacı bile duymayan biri, bir soruşturma komisyonundan haklı olarak korkar. ABD’de ortaya çıkan bulgular, o dönemde ‘komplo teorisi’ denilerek susturulan bütün endişeleri doğruluyor. Bu gerçekler, Almanya’daki siyasi düzen tarafından bugün bile inkâr ediliyor.”

Basın sorusuna yalnızca CDU Milletvekili Saskia Ludwig ile Almanya için Alternatif (AfD) Meclis Grubu cevap verdi.

AfD’nin sağlık politikaları sözcüsü Martin Sichert de Federal Mecliste bir Covid soruşturma komisyonu kurulmasının gerekli olduğunu belirterek şu açıklamayı yaptı:

“Fauci’nin açıklamaları, Federal Mecliste bir Covid soruşturma komisyonuna ne kadar ihtiyaç duyulduğunu bir kez daha gösteriyor. Başta aşılama ve bunun sonucunda meydana gelen zararlar olmak üzere yaşananların tamamı acilen araştırılmalıdır.”

Sichert, aşılamanın gönüllülük esasına dayanmadığını, 2G ve 3G uygulamaları gibi düzenlemelerle yoğun devlet baskısına bağlandığını savundu:

“Aşı gönüllü değildi. Aksine, 2G ve 3G düzenlemeleri gibi uygulamalar yoluyla ağır bir devlet baskısıyla bağlantılıydı.”

AfD Sözcüsü, Fauci’nin açıklamalarının Almanya’da da yayılan bir başka söylemi çürüttüğünü ileri sürdü:

“Fauci’nin açıklaması, Almanya’da da yayılan ‘aşının hamileler için güvenli olduğu’ yönündeki bir başka anlatının hükûmetin sahte haberi olduğunu gösteriyor. Mağdurların gerekli tazminatlar için başvurabilmesi ve ihtiyaç duydukları desteği alabilmesi amacıyla hükûmetin aşılarla bağlantılı bütün yalanları araştırılmalıdır.”

Continue Reading
Advertisement

Trendler