Connect with us

İsviçre

SVP’den Vatandaşlara Yönelik Acil Durum Kılavuzu Girişimi: „İsviçre Halkı Savaşa Hazırlanmalı“

yazar

Published

on

Cemil Baysal

Soğuk Savaş döneminde ortaya çıkan ve halkın iç direncini güçlendirmeyi amaçlayan Sivil Savunma Kitabı’nın, yeniden basılması gerektiği konusunda Halk Partisi SVP’den çağrı geldi. İsviçre’nin karşı karşıya olduğu tehlikelerin arttığına dikkat çeken SVP, böyle bir kılavuzun yeniden yayınlanmasının kaçınılmaz olduğunu belirtiyor.

Kızıl bir kitap, İsviçre’de büyük tartışmalara neden oldu. Hatta Federal Meydan’da kitapların açıkça yakılmasına kadar gitti. 1969 yılının sonbaharında, soğuk savaşın ortasında, İsviçre nükleer savaş korkusuyla sarsıldı. Sivil Savunma Kitabı, halkın iç direncini ve zihinsel savunmayı güçlendirmeyi amaçlıyordu.

Bugün, Ukrayna’daki savaş ve Orta Doğu’daki çatışmalar gibi olaylar, SVP Ulusal Meclis Üyesi Benjamin Fischer (32) tarafından dile getirilen endişeleri artırdı. Fischer’a göre, mevcut çatışma potansiyeli, 1969’daki seviyeye ulaşmış veya aşmış durumda. Bu nedenle, halkın muhtemel tehditlere uygun şekilde hazırlanabilmesi için yeni bir Sivil Savunma Kitabı’nın gerekliliği kaçınılmaz hale gelmiştir.

Ancak Fischer, bu çağrının panik yaratma değil, farkındalık oluşturma amacı taşıdığını vurguluyor. Yıllarca birçok önlemin otomatik olarak alındığına dikkat çekerek, bugünün toplumunda acil durum stoklarının dikkate alınmadığını belirtiyor. Bu, elektrik kesintileri gibi senaryolar için de geçerlidir. Bu tür krizlerle başa çıkabilmek için, halkın temel prensipler konusunda bilinçlendirilmesinin önemli olduğunu vurguluyor.

Geçmişteki Sivil Savunma Kitabı’nın pek çok açıdan artık güncel olmadığını belirten Fischer, yeni tehditlerin ortaya çıktığını ifade ediyor. Bu, siber saldırılar veya sosyal medya üzerinden yapılan manipülasyonlar gibi alanları içeriyor. Ancak temel prensibin değişmediğini vurgulayarak, İsviçre’nin karşı karşıya olduğu tehdidin önemini vurguluyor.

Geçmişte, Sivil Savunma Kitabı özellikle iç düşmanla ilgili çizilen resim nedeniyle tartışmalıydı. Fischer’a göre, iç tehditler bugün hala mevcut ve bunun nedeni, toplumun giderek farklılaşan ideolojilere sahip olmasıdır. Fischer, bu konunun hassas bir mesele olduğunu kabul ediyor, ancak bu tür bir tartışmanın olumlu bir adım olabileceğine inanıyor.

Sonuç olarak, SVP, zihinsel savunma konusunda zaten hazır olduğunu ve Sivil Savunma Kitabı olmadan bile bu göreve hazır olduğunu vurguluyor.

Kitabın bazı olumsuz yanları vardı; Sol siyasi grupları politik düşmanlar olarak kötülediği için halk arasında büyük tepki çekti. Hatta, bazı insanlar kitabı protesto etmek amacıyla Federal Alan – Bundesplatz meydanı’nda kitap yakma eylemi düzenledi.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Gündem

İsviçre’de Kuraklık Alarmı: Glarus’tan St. Gallen’e Su Çekme Yasakları, Çok Sayıda Kentte Tasarruf Çağrısı

yazar

Published

on

By

💧 Ne oldu? Uzun süren kuraklık ve yüksek sıcaklıklar nedeniyle İsviçre’nin birçok bölgesinde nehir, dere ve göllerden su çekilmesi yasaklandı veya sınırlandırıldı.

🚫 Kısıtlamalar nerelerde? Glarus’un yanı sıra St. Gallen, Thurgau, Appenzell Innerrhoden, Schwyz, Basel-Landschaft ve Fribourg’da çeşitli önlemler uygulanıyor.

🚿 Halktan ne isteniyor? Çimlerin mümkün olduğunca sulanmaması, havuzların doldurulmaması, araç ve açık alanların içme suyuyla yıkanmaması çağrısı yapılıyor.

Kuraklık ve sıcak hava, İsviçre’deki akarsuları giderek daha fazla etkiliyor. Glarus Kantonu, düşük su seviyeleri ve yüksek su sıcaklıkları nedeniyle yüzey sularından su çekilmesini yasakladı. Önlemin özellikle balıkları ve su ekosistemini korumayı amaçladığı bildirildi.

St. Gallen Kantonu’nda kamuya açık yüzey sularından izinsiz su çekilmesi kanton genelinde yasaklandı. Bodensee, Walensee, Zürichsee, Alpenrhein, Linth ve bazı büyük kanallar kapsam dışında tutuldu. Halktan çimleri sulamaması, havuzları doldurmaması, araçlarla açık alanları içme suyuyla yıkamaması istendi. Önlemler aksi açıklanana kadar geçerli. St. Margrethen Belediyesi⁠

Thurgau Kantonu’nda da yüzey sularından izinsiz su çekilmesine yönelik kısıtlamalar uygulanıyor.

Wil bölgesinde bazı içme suyu kaynaklarının tamamen kuruduğu, yeraltı suyu seviyelerinin düştüğü ve tüketimin mevsim ortalamasının neredeyse iki katına çıktığı açıklandı. Bir saat çalışan çim fıskiyesinin 800 ila 1000 litre su tüketebildiği belirtilirken Wil’deki kamu çeşmelerinin suyu kesildi.

Appenzell Innerrhoden’da tarımsal kullanım dâhil dere ve nehirlerden su çekilmesi yasaklandı. Schwyz’de izin koşulları ağırlaştırıldı; evsel, tarımsal, ticari ve endüstriyel amaçlı büyük miktardaki alımlara izin verilmiyor. Elle, kova veya sulama kabıyla alınan küçük miktarlar kapsam dışında.

Basel-Landschaft’ta Birsig, Ergolz ve bunların kollarında su çekme yasakları bulunuyor. Bazı kesimlerde yüzme, suya girme ve balık tutma da yasaklandı. Basel-Landschaft Kantonu⁠

Fribourg Kantonu yüzey sularından su çekilmesini yasakladı ve mevcut izinleri askıya aldı. Bazı belediyeler içme suyu kullanımına yönelik tavsiye veya bağlayıcı sınırlamalar getirdi. Fribourg Kantonu⁠

Zürih’te Dinhard, Aargau’da Muhen ve Boniswil, Solothurn’da Erlinsbach ve Basel-Landschaft’ta Nusshof da tasarruf çağrısı yapan belediyeler arasında. Boniswil’de çim sulama, havuz doldurma, özel araç yıkama ve açık alanları suyla temizleme yasaklandı.

Yetkililer, kısa süreli yağışların yeterli olmayacağını belirtiyor. Önlemler kanton ve belediyeye göre değiştiğinden halkın yaşadığı bölgenin güncel duyurularını kontrol etmesi gerekiyor.

Continue Reading

Dünya

Berlin’de Korkunç Tecavüz Davası: Kadınları İlaçla Bayıltıp Görüntülediği İddia Ediliyor

yazar

Published

on

By

Kadınları İlaçla Bayıltıp Tecavüz Etti: 22 Eylemi İtiraf Etti, Dosyada 58 Kadın Var

⚖️ Ne oldu? Berlin’de 68 yaşındaki Frank S., kadınlara ilaç vererek tecavüz ettiği ve saldırıları kaydettiği suçlamasıyla hâkim karşısına çıktı.

💾 Kaç mağdur var? Savcılık 2016-2022 yılları arasındaki 22 eylem üzerinden dava açtı. Ancak ele geçirilen görüntülerde 58 kadına yönelik muhtemel suçların bulunduğu bildirildi.

🗣️ Sanık ne dedi? Frank S., duruşmanın başlangıcında tecavüz suçlamalarını kabul etti. Kadınlara ilaç verildiği iddiasına ilişkin açıklamayı ise daha sonra yapacağını belirtti.

Berlin’de görülen dava, Alman kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Savcılığa göre elektrikçilik eğitimi alan, bekâr ve iki yetişkin kız babası olan Frank S., kadınlarla internet üzerinden tanışarak onları evine davet etti.

Sanığın, ilaçları alkollü içeceklerde eriterek kadınları kendilerini savunamayacak duruma getirdiği, ardından cinsel saldırıda bulunduğu ileri sürülüyor. İddianamede, bazı kadınların ilaçların etkisi altındayken direnmeye çalışmasına rağmen sanığın eylemlerini sürdürdüğü belirtiliyor. Saldırıların yatak odasına yerleştirilen kamera ve cep telefonuyla kaydedildiği, görüntülerin başka erkeklerle paylaşıldığı iddia ediliyor.

Mağdurların bir bölümünün başlarına gelenleri ancak soruşturma sırasında öğrendiği bildirildi. Berlin Savcılığı sanığı tecavüz, tehlikeli yaralama ve özel hayatın gizliliğini ihlal dâhil 22 ayrı eylemle suçluyor.

Frank S.’nin avukatı duruşmada üç cümleden oluşan kısa bir açıklama okudu. Sanık tecavüzleri kabul ederken, ilaç kullanıldığı yönündeki suçlamalar hakkında daha sonra konuşacağını ve şimdilik soruları yanıtlamayacağını bildirdi.

Soruşturma, Alman kamu yayıncısı NDR’de görevli gazetecilerin elde ettiği bilgiler üzerine başladı. Polis, sanığın evinde yaptığı aramalarda sabit diskler, telefonlar ve çeşitli dijital materyaller ele geçirdi. Yatak odasında sürekli yatağa yöneltilmiş bir kamera bulunduğu, incelemelerde birkaç terabaytlık görüntüye ulaşıldığı açıklandı.

Bir polis memurunun mahkemedeki ifadesine göre sanık, kadınların adları ve yaşadıkları yerlerle ayrı dijital klasörler oluşturdu. Sanık Mart 2026’dan bu yana tutuklu bulunuyor.

Frank S. hakkındaki suçlamalara ilişkin nihai kararı Berlin Eyalet Mahkemesi verecek.

Continue Reading

İsviçre

Ev Artık En Güvenli Yer Değil mi? Zürih’te Aile İçinde 118 Tecavüz, 6 Cinayet Vakası

yazar

Published

on

By

🚨 Ne oldu? Zürih Kantonu’nda 2025 yılında aile içi şiddet ve aile içi anlaşmazlıklarla bağlantılı 3 bin 487 vaka polis kayıtlarına geçti.

⚠️ Ağır suçlar kaç tane? Aile içi olaylarda 118 tecavüz, 28 cinsel saldırı, sekiz cinayete teşebbüs ve ölümle sonuçlanan altı olay kaydedildi.

👧 Çocuklar nasıl etkileniyor? Uzmanlara göre çocuklar şiddete doğrudan maruz kalmasalar bile yaşananlardan her zaman etkileniyor. 2025’te 170’ten fazla çocuk koruma merkezlerine yerleştirildi.

Zürih Kantonu İstatistik ve Veri Dairesinin verileri, aile içi şiddetin ciddi boyutunu ortaya koydu. Olayların yüzde 40’ında şiddetin mevcut eş veya partnerden, yüzde 30’unda ise eski eş ya da eski partnerden kaynaklandığı bildirildi.

Şüphelilerin yaklaşık dörtte üçünü erkekler oluştururken çoğunun 30-49 yaş aralığında olduğu açıklandı. En sık kaydedilen suçlar darp, tehdit, hakaret ve basit yaralama oldu.

Ağır suçlar arasında 118 tecavüz, 34 zorla alıkoyma, 28 cinsel saldırı ve kendisini savunamayacak kişilere yönelik 22 cinsel istismar vakası yer aldı. Ayrıca sekiz cinayete teşebbüs ve ölümle sonuçlanan altı olay kayıtlara geçti. Bu rakamlar kesinleşmiş mahkûmiyetleri değil, polis kayıtlarını gösteriyor.

Zorla alıkoyma nedir?

Bir kişinin kendi isteğiyle bulunduğu yerden ayrılmasını engellemek anlamına geliyor. Örneğin:

* Birini eve veya odaya kilitlemek

* Kapıyı kapatarak dışarı çıkmasına izin vermemek

* Telefonunu ya da anahtarını alıp gitmesini engellemek

* Tehdit veya zor kullanarak bir yerde tutmak

2017’den bu yana aile içinde kaydedilen tecavüz vakalarının yüzde 181 arttığı belirtildi. Uzmanlar rakamların dikkatli yorumlanmasını istiyor. Temmuz 2024’te yürürlüğe giren yeni cinsel ceza hukukuyla rıza olmadan gerçekleştirilen cinsel eylemlerin daha geniş biçimde tecavüz sayılması istatistikleri etkiledi. Artan farkındalıkla daha fazla mağdurun yardım istemesinin de yükselişte rol oynadığı düşünülüyor.

İsviçre Suç Araştırması’na göre aile içi şiddet vakalarının yüzde 70 ila 95’i yetkililere hiç bildirilmiyor. Uzmanların mesajı net: Şiddet hiçbir koşulda normalleştirilmemeli.

Continue Reading

Trendler