Sosyal Medya

Gündem

İSVİÇRE’NİN ZİRVEDE OLDUĞU LİSTEDE AVRUPA VE TÜRKİYE’DE YILLIK ORTALAMA GELİR NE KADAR?

yazar

Yayınlayan

on

Avrupa ve Türkiye’de maaşlar, ekonomik faktörler ve sosyal gelişmelerle doğrudan bağlantılı. Eğitimi, mesleği, yaşadığı ülke ve yetenekleri kişilerin yıllık kazançlarını belirlerken, bu kazançların ülkeden ülkeye ne kadar farklılık gösterdiği dikkat çekiyor. Avrupa’daki ekonomik kalkınma, yüksek yaşam maliyetleri ve işgücü piyasası, maaşların dünya ortalamasının üzerinde olmasına neden oluyor. Ancak Avrupa’nın zengin ülkeleri bile kendi aralarında ciddi gelir farklılıkları yaşamakta.

AVRUPA’DA GELİR DAĞILIMI

Avrupa’da ortalama yıllık kazançlar, Eurostat’a göre 28.217 euro olarak hesaplandı. Bu ortalamanın üzerinde yer alan ülkelerin başında, 85.582 euroluk yıllık net geliriyle İsviçre bulunuyor. İzlanda, 53.885 euro ile ikinci sırada yer alırken, Lüksemburg 49.035 euro ile üçüncü sırada.

EN YÜKSEK KAZANAN ÜLKELER

  • İsviçre: 85.582 euro
  • İzlanda: 53.885 euro
  • Lüksemburg: 49.035 euro
  • Hollanda: 45.000 euro
  • Norveç: 45.000 euro

Bu ülkeleri Fransa, İsveç, Avusturya ve Almanya takip ediyor. Fransa’da yıllık ortalama net gelir 31.481 euro, İsveç’te 33.926 euro, Avusturya’da 38.457 euro ve Almanya’da 38.086 euro.

Ancak İtalya (24.207 euro) ve İspanya (23.568 euro) gibi ülkeler, Avrupa’daki ortalama kazançların altında kalıyor. Bu, Güney Avrupa ülkelerinde yaşayanların, Kuzey Avrupa’ya kıyasla daha düşük bir yaşam standardına sahip olduğunu gösteriyor.

TÜRKİYE’DE DURUM NEDİR?

Türkiye’de ise yıllık ortalama net kazanç 8.968 euro ile Avrupa’nın çok gerisinde kalıyor. Türkiye, sadece düşük gelir seviyesine sahip olmakla kalmıyor, aynı zamanda Doğu Avrupa ülkelerinin de gerisinde bulunuyor.

  • Doğu Avrupa’daki yıllık net kazançlar:
    • Bulgaristan: 9.355 euro
    • Romanya: 11.105 euro
    • Hırvatistan: 12.330 euro
    • Macaristan: 12.456 euro

Türkiye’nin bu ülkelerin gerisinde kalması, bölgedeki ekonomik sorunların bir yansıması olarak değerlendiriliyor.

NET GELİR NASIL HESAPLANIYOR?

Net gelir, kişinin yıllık brüt kazancından vergi ve sosyal güvenlik kesintilerinin çıkarılması ve ardından devlet yardımlarının eklenmesiyle hesaplanıyor. Ayrıca medeni durumu, bakmakla yükümlü olduğu çocuk sayısı gibi faktörler de bu hesaplamayı etkileyebiliyor. Evli ve çocuk sahibi olan kişilerin daha yüksek vergi avantajlarından faydalandığı ve dolayısıyla net gelirlerinin arttığı biliniyor.

Avrupa ve Türkiye arasındaki gelir farklılıkları, ülkelerin ekonomik ve sosyal yapılarındaki büyük uçurumları yansıtıyor. Yüksek maaşlar, kişinin yaşam standardını doğrudan etkilerken, Türkiye’nin düşük gelir seviyesi, ülkenin ekonomik gelişiminde ciddi bir sorunu işaret ediyor.

SONUÇ OLARAK

Avrupa’da yıllık ortalama kazançlar genellikle daha yüksek seviyelerde seyrediyor. Türkiye’nin ise düşük gelir seviyesine sahip olması, ekonomik kalkınma anlamında daha fazla gelişime ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Kişilerin gelirini etkileyen birçok faktör olsa da, ülkeler arasındaki ekonomik koşullar bu farklılıkların en büyük sebebi olarak öne çıkıyor.

#Avrupa #Türkiye #YıllıkNetGelir #almanya #hollanda #belçika #italya #fransa #avusturya #türkiye #norveç #isveç #avusturya #lihtenştayn #romanya #hırvatistan #isviçre #schweiz #suisse #svizzera #switzerland

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Aldi Suisse, İsviçre’de birçok mağazasını kapatma kararı aldı

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’de faaliyet gösteren indirim marketi Aldi Suisse, 2026 yılı içinde ülke genelinde birçok mağazasını kapatacağını duyurdu. Kapatılacak mağazalar arasında, Zürih’in en işlek noktalarından Bahnhofstrasse’ye yakın konumda bulunan “vitrin mağaza” da yer alıyor.

Aldi Suisse’den yapılan açıklamada, şirketin İsviçre genelinde bazı şubelerini faaliyet dışı bırakacağı belirtilirken, Zürih’te merkezi bir konumda bulunan mağazanın ilkbahar aylarında kapatılacağı doğrulandı. Söz konusu mağaza yaklaşık beş yıl önce hizmete açılmıştı.

Şirketten edinilen bilgilere göre, 31 Ocak itibarıyla Bern’de Kornhausplatz, Baden’de Bahnhofstrasse ve Wallisellen’deki Glatt Alışveriş Merkezi’nde bulunan Aldi şubeleri kapatılacak. Ayrıca Bern kantonundaki Wabern şubesinin de ilkbaharda faaliyetlerine son vermesi planlanıyor.

Aldi Suisse, mağaza kapatma kararlarının maliyetleri düşürme ve verimliliği artırma hedefiyle alındığını belirtti. Şirket sözcüsü, “Uygun fiyatlı perakende modeliyle faaliyet gösteren bir zincir olarak her zaman verimli süreçlere ve sürdürülebilir bir maliyet yapısına odaklanıyoruz. Bu doğrultuda mağaza ağımızı, şirket yapımıza uygun ve daha verimli lokasyonlara göre yeniden düzenliyoruz” açıklamasında bulundu.

Açıklamada, Aldi Suisse’nin İsviçre’deki mağaza ağını sadeleştirmeyi hedeflediği, şirketle örtüşmeyen lokasyonlarda ise gerekli adımların atıldığı vurgulandı. Almanya’daki Aldi Süd’te yaşanan personel azaltımının İsviçre’deki mağaza kapatmalarıyla bağlantılı olmadığı da özellikle belirtildi.

Şirketin İsviçre genelinde Şubat ayı itibarıyla 244 mağazası bulunacağı, orta vadede ise bu sayının 260’a çıkarılmasının hedeflendiği kaydedildi. Aldi Suisse, mağaza kapatmalarına rağmen İsviçre pazarındaki büyüme hedeflerinden vazgeçilmediğini bildirdi.

Yetkililer, kapatma kararlarının istihdam ve faaliyet planları üzerinde sınırlı etki yaratacağını, yeni mağaza ve personel alımlarına yönelik planların ise devam ettiğini ifade etti.

Haberin Devamını Oku

Gündem

SRF, Asyl haberindeki hata nedeniyle özür diledi

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre Radyo ve Televizyonu (SRF), “Tagesschau” bülteninde geri giden asyl ve net göç rakamlarının sunumunda yapılan hata nedeniyle özür dilediğini açıkladı.

SRF’nin pazartesi akşamı yayımlanan “Tagesschau” ana haber bülteninde, Federal hükümet tarafından açıklanan net göç ve asyl başvurularına ilişkin veriler ekrana taşındı. Ancak yayında, düşüş gösteren rakamların ülkeye yapılan toplam göçle ilişkilendirilmeden aktarılması, siyasi tartışmaya yol açtı.

İsviçre Halk Partisi (SVP), söz konusu yayının ardından SRF’yi “manipülatif haber yapmakla” suçladı. Parti tarafından yapılan açıklamada, asyl başvurularındaki düşüşün gerçeği yansıtmadığı, rakamların bağlamından koparılarak sunulduğu öne sürüldü. SVP, bu durumu yaklaşan SRG yarı yarıya küçültme girişimi oylaması öncesinde kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir tutum olarak nitelendirdi.

Eleştirilerin ardından SRF’den açıklama geldi. Medya kuruluşu, SVP’nin sosyal medya paylaşımına yaptığı yorumda, 26 Ocak tarihli “Tagesschau” yayınında bir gazetecilik hatası yapıldığını kabul etti. Açıklamada, yurt dışına çıkan kişi sayısının, ülkeye gelenlerle yeterince ilişkilendirilmediği için izleyicilerde yanlış bir algı oluşabileceği belirtildi.

SRF, “Bu hatadan dolayı üzüntü duyuyor ve özür diliyoruz.” ifadesini kullandı. Ayrıca, çarşamba günü yayımlanan ana haber bülteninde söz konusu verilerin daha doğru bir çerçevede yeniden ele alındığı ve gerekli düzeltmenin yapıldığı bildirildi.

Medya kuruluşu, kamuoyunu doğru ve şeffaf biçimde bilgilendirmenin temel ilkeleri olduğunu vurgulayarak, editoryal süreçlerin bu tür hataların tekrarlanmaması için gözden geçirileceğini kaydetti.

Haberin Devamını Oku

Gündem

Akıllı telefonlar kadın sığınma evlerindeki mağdurlar için risk oluşturabiliyor

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’de şiddetten korunmak amacıyla kadın sığınma evlerine başvuran mağdurlar için akıllı telefonların ciddi bir güvenlik riski oluşturabildiği, bazı kadınların konum verileri üzerinden takip edilerek yeniden tehlike altına girdiği bildirildi.

Adresleri güvenlik gerekçesiyle gizli tutulan kadın sığınma evlerinde kalan kişilerin, akıllı telefonlarındaki konum verileri nedeniyle izlenebildiğine dikkati çeken St. Gallen Kadın Sığınma Evi ve Semkyi geçiş konutlarının yöneticisi Silvia Vetsch, bu durumun kendilerini endişelendirdiğini söyledi.

Vetsch, İsviçre’de birden fazla vakada, kadın sığınma evlerinde kalan mağdurların akıllı telefonlarındaki veriler üzerinden takip edilebildiğini belirterek, “Konum bilgileri ortaya çıktığında, failin veya mağdur için tehdit oluşturan kişinin aniden sığınma evinin önünde belirmesi mümkün olabiliyor.” dedi.

Böyle bir durumda derhal polisin bilgilendirildiğini ifade eden Vetsch, güvenlik riski nedeniyle kadınların ve çocukların başka bir sığınma evine nakledilmek zorunda kalındığını aktardı. Bunun mağdurlar için ciddi bir psikolojik yük oluşturduğunu vurgulayan Vetsch, zaten hayatlarının önemli bir bölümünü geride bırakan kadınların yeniden yer değiştirmek zorunda kaldığını kaydetti.

Öte yandan sığınma evlerinin bir “hapishane” olmaması gerektiğine de işaret eden Vetsch, kadınların ve çocukların mümkün olduğunca özgür hareket edebilmesinin önemine dikkati çekti.

St. Gallen Kadın Sığınma Evi’nde bu risklere karşı çeşitli önlemler alındığı bildirildi. Buna göre, sığınma evine kabul edilmeden önce kadınların cep telefonları kontrol ediliyor ve ilk telefon görüşmesinde dahi cihazların kapatılması tavsiye ediliyor. Ayrıca konum paylaşımı, uygulama izinleri ve hareket takibine yol açabilecek tüm özelliklerin devre dışı bırakılması öneriliyor.

Uzmanlar, iz bırakmamak için internetin gizli modda kullanılmasını, çerezlerin ve arama geçmişinin düzenli olarak silinmesini tavsiye ediyor. Aksi halde, kötü niyetli kişilerin mağdurların hangi kadın sığınma evini aradığını dahi tespit edebileceği uyarısında bulunuluyor.

Yetkililer, dijital güvenliğin, şiddetten korunma sürecinin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini vurgulayarak, kadınların ve çocukların güvenliği için teknoloji kullanımında daha fazla bilinçlenilmesi gerektiğini ifade ediyor.

Haberin Devamını Oku

Trendler