Gündem
SADECE BU YÜZDEN EVLENMEYİP BERABER YAŞAMAYI TERCİH EDİYORLAR: „EVLİLİK CEZASI“ AARGAU’DA TARTIŞILIYOR
Aargau Kantonu’nda, evli çiftlerin çocuklu bekar çiftlere kıyasla daha fazla vergi ödemesi anlamına gelen „evlilik cezası“ (Heiratsstrafe) büyük bir tartışma konusu olmaya devam ediyor. Bu durum, birçok çiftin resmi olarak evlenmek yerine beraber yaşamayı tercih etmesine yol açıyor.
Vergi Eşitsizliği Nasıl Ortaya Çıkıyor?
Evli çiftler, kantonal vergi düzenlemeleri nedeniyle medeni durumları sebebiyle daha yüksek vergi oranlarına tabi tutulabiliyor. Hükümetin yaptığı araştırmalar, dört kişilik bir ailenin yıllık gelirinin 90.000 Frank olduğu bir senaryoda, evli çiftlerin bekar çiftlere göre 2000 Frank daha fazla vergi ödediğini gösteriyor.
Hükümetin Önerileri
Aargau Hükümeti, bu eşitsizliği gidermek adına yeni çözüm önerileri üzerinde çalışıyor. Önerilerden biri, „Tarif B“ olarak bilinen düşük vergilendirme oranının yalnızca gerçek tek ebeveynlere uygulanması. Bu değişiklik, evli olmayan ancak aynı evde yaşayan çiftlerin daha yüksek vergi ödemesi anlamına geliyor.
Siyasi Partiler Aynı Fikirde
SP ve SVP partileri, bu konuda nadir bir şekilde aynı görüşü paylaşıyor. SP milletvekili Rolf Schmid, kantonun artan gelirleri sayesinde ailelerin üzerindeki vergi yükünün hafifletilebileceğini savunurken, SVP’li Andy Steinacher da evli çiftlerin lehine bir düzenleme yapılmasının gerektiğini belirtiyor.
Ulusal Düzeyde Bireysel Vergilendirme Tartışması
Ulusal düzeyde ise bireysel vergilendirme modeli gündemde. Bu model, medeni duruma bakılmaksızın her bireyin yalnızca kendi gelirine göre vergilendirilmesini öngörüyor. Ancak Aargau Hükümeti, ulusal düzeydeki bu girişimlere karşı çıkarak kendi çözümlerini uygulamayı hedefliyor.
Çiftlerin Kararı: Evlenmemek
Vergi eşitsizliği nedeniyle birçok çift, resmi olarak evlenmek yerine beraber yaşamayı tercih ediyor. „Evlilik cezası“ olarak adlandırılan bu durum, toplumsal yapıyı ve çiftlerin geleceğe dair planlarını derinden etkiliyor.
Avrupa
YENİ SORUŞTURMALARDA “KURUL İZNİ” BARİYERİ: Çerçeve Yasa Geçmişe Dönük Suçlamaları ve İhbarları Nasıl Sınırlayacak?
Haber: Cemil Baysal
http://instagram.com/cemil_baysal
ANKARA — Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda kabul edilen „Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun“ (Çerçeve Yasa), yurt dışında ikamet eden vatandaşlar açısından en belirsiz adli konulardan biri olan „Geçmişe dönük iddialar ve sonradan açılan soruşturmalar“ başlığını 3. maddesinin 3. fıkrasıyla özel bir denetime bağlıyor.
Düzenleme; yurt dışı sakinleri hakkında eski sosyal medya paylaşımları, geçmiş tarihli örgütsel iltisak iddiaları veya asılsız ihbarlar gerekçe gösterilerek savcılıklarca kendiliğinden (re’sen) yeni soruşturmalar açılmasının önüne geçmeyi hedefliyor.
Soruşturma Yetkisine „Kurul Freni“ Nasıl İşleyecek? (Madde 3/3)
Kanunun 3. maddesinin 3. fıkrasında yer alan açık hükme göre:
„Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasından önce işlenmiş olup da 1 inci madde kapsamına giren suçlardan dolayı bu tarihten sonra başlatılacak soruşturmaların yapılması, Kurulun iznine bağlıdır.“
Bu düzenleme ile Cumhuriyet Başsavcılıklarının kapsam içi terör ve örgüt suçlarında geçmişe dönük doğrudan soruşturma başlatma yetkisi sınırlandırılmaktadır.
Yurt Dışı Sakinlerini Nasıl Koruyacak?
Yurt dışında yaşayan vatandaşların Türkiye seyahatlerinde ya da konsolosluk işlemlerinde karşılaştıkları temel hukuki sorunlardan biri, geçmiş yıllara ait dijital izler veya iddialar gerekçe gösterilerek haklarında sonradan başlatılan gıyabi soruşturmalardı.
Yasa ile getirilen mekanizma doğrultusunda:
- Re’sen Soruşturma Açılması Engelleniyor: MGK kararının yayımlandığı tarihten önce gerçekleştiği iddia edilen bir eylem için, o tarihten sonra savcılıklar kendiliğinden soruşturma dosyası oluşturamayacak.
- Keyfi ve Asılsız İhbarların Önü Kesiliyor: Yurt dışındakiler hakkında geçmişe dönük yapılacak asılsız şikayet veya ihbarlar doğrudan adli takibata ve yakalama kararına dönüşmeyecek.
- Filtre Görevi Üst Kurala Veriliyor: Dosyanın soruşturmaya dönüşebilmesi için Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında kurulan ve Adalet, İçişleri, Dışişleri, MSB Bakanları ile MİT Başkanı ve MGK Genel Sekreteri’nden oluşan Özel Kurul’un yazılı izni gerekecek.
Hangi Suçlamaları Kapsıyor?
Düzenleme, kanunun 1. maddesi kapsamına giren;
- PKK/KCK terör örgütünü kurma, yönetme, üye olma,
- Örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme,
- Örgüt propagandası yapma (sosyal medya paylaşımları dahil),
- 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamındaki eylemleri içeriyor.
Sürecin İşleyiş Şartı ve İstisnalar
Soruşturma izni mekanizmasının devreye girebilmesi için temel şart; örgütün fiilen silahsızlandığının tespiti ve bu durumun Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararıyla Resmi Gazete’de yayımlanmasıdır.
Önemli İstisna: Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş kasten öldürme suçları ile 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenen müebbet gerektiren ağır eylemler bu sınırlamanın dışındadır. Bu ağır suç iddialarında adli makamların genel soruşturma usulleri geçerliliğini korur.
Avrupa
SINIR KAPILARINDAKİ YAKALAMALAR KANUNEN SONA ERİYOR: Çerçeve Yasa Yurt Dışı Sakinlerinin Seyahat Engellerini Nasıl Kaldıracak?
Haber: Cemil Baysal
http://instagram.com/cemil_baysal
ANKARA — Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşan „Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun“ (Çerçeve Yasa), yurt dışında yaşayan ve Türkiye’de hakkında adli işlem bulunan vatandaşlar için en kritik başlıklardan biri olan „Sınır Kapılarında Yakalama, Arama ve Seyahat Engelleri“ konusunu kökten çözüme kavuşturuyor.
Yasa metninin 4. maddesi ile doğrudan ilişkilendirilen 3. maddesi, yurt dışı mukimleri için yıllardır süregelen sınır kapılarındaki gözaltı ve tutuklanma endişelerini hukuki bir güvenceye bağlıyor.
Hangi Suçlar ve Dosyalar İçin Yakalama Kararları Kaldırılıyor?
Düzenleme; PKK/KCK örgütüne üyelik, yardım ve yataklık, örgüt propagandası yapma, sosyal medya paylaşımları nedeniyle açılan davalar veya 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamındaki iddialarla ilgili dosyaları kapsıyor.
Türkiye’de bu iddialarla hakkında;
- Kırmızı bülten veya uluslararası arama kaydı çıkarılan,
- Gıyabi tutuklama veya kazaen yakalama emri bulunan,
- Adli kontrol kararı (imza atma veya yurt dışına çıkış yasağı) uygulanan,
yurt dışı sakinlerinin durumları, kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte yetkili adli mercilerce yeniden ele alınacak.
Hukuki Mekanizma Nasıl İşleyecek? (Madde 4 Detayı)
- Re’sen ve Talep Üzerine Değerlendirme: Soruşturma veya kovuşturmanın bulunduğu evredeki yetkili hâkimlik, mahkeme ya da dosyanın bulunduğu Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) ve Yargıtay ilgili ceza dairesi, erteleme kapsamına giren suçlarla ilgili koruma tedbirlerini değerlendirecek.
- Tedbirlerin Kaldırılması: Kanuni şartların oluştuğunun tespiti halinde tutuklama, adli kontrol veya yakalama kararları derhal kaldırılacak.
- Üst Mahkemedeki Dosyalarda „Bozma“ Kararı: İstinaf veya Yargıtay incelemesindeki dosyalar hakkında bozma kararı verilerek dosya ilk derece mahkemesine gönderilecek ve erteleme kararı tesis edilecek.
Sınır Kapılarında Uygulama Nasıl Olacak?
Hakkında arama veya yakalama kararı kaldırılan vatandaşların bilgileri, Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü kanalıyla sınır kapıları, havalimanları ve emniyet veri tabanına (UYAP/EGİM) işlenecek.
Böylece;
- Yurt dışından Türkiye’ye izne gelen veya giriş-çıkış yapan vatandaşlar pasaport kontrolünde pasife çekilmeyecek,
- Sınır kapılarında doğrudan gözaltına alınma veya gözaltı merkezlerine sevk edilme uygulaması erteleme kararıyla birlikte son bulacak.
Hak Hakikati ve Şart: Otomatik mi İşleyecek?
Sınır kapılarındaki yakalama kararlarının kaldırılabilmesi için yasanın 1. ve 9. maddelerindeki temel ön şartların gerçekleşmesi gerekiyor:
- MGK Kararı Ön Şartı: Örgütün silah bıraktığının tespiti ve bu durumun Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararıyla onaylanarak Resmi Gazete’de yayımlanması,
- Yazılı Başvuru Zorunluluğu: Hak sahibi kişinin MGK kararından itibaren 6 ay içinde Türkiye’deki Cumhuriyet Başsavcılıklarına veya yurt dışındaki T.C. Başkonsoloslukları / Büyükelçiliklerine yazılı başvuruda bulunması gerekmektedir.
Önemli İstisna: Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş kasten öldürme suçları ile 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenen müebbetlik eylemler için çıkarılmış yakalama ve tutuklama kararları bu yasa kapsamında kaldırılmaz.
Avrupa
Gurbetçi Ailenin Sıla Yolu Kabusu: Yorgunluk Molası 6 Ay Otomobilsiz Bıraktı!
Soru-Cevap: Almanya’da Oturumu Olan Sürücü Bulgaristan’da Neden „Ehliyetsiz“ Sayıldı ve Araç Bağlandı?
Türkiye tatilinden Almanya’daki evlerine dönmek üzere yola çıkan gurbetçi bir aile, Bulgaristan sınır kapısı yakınlarında hayatlarının şokunu yaşadı. Uzun yolun getirdiği yorgunluğu hafifletmek amacıyla direksiyonu kısa süreliğine eşine devreden araç sahibi, sınır kontrolünde beklenmedik bir hukuki yaptırımla karşı karşıya kaldı. Yapılan denetimde Türk ehliyetini ibraz eden yeni sürücünün Almanya’da uzun süreli ikamet izni (oturum) bulunması, Bulgar yetkililer tarafından ihlal olarak değerlendirildi. Kontrol anında geçerli bir Alman veya AB ehliyeti gösterilemeyince, aileye 150 euro para cezası kesildi ve araçlarının plakaları sökülerek otomobile 6 ay süreyle el konuldu. Araçtaki eşyalarını ve otomobillerini Bulgaristan’da bırakmak zorunda kalan 4 kişilik aile, Almanya’ya otobüs bileti alarak dönmek durumunda kaldı.
Peki, sadece bir sürücü değişimi nasıl böyle ağır bir yaptırımla sonuçlandı? İşte olayın arkasındaki hukuki nedenler ve gurbetçilerin dikkat etmesi gereken kritik kurallar:
1. İkamet Edilen Ülke Ehliyeti Zorunluluğu Avrupa Birliği mevzuatına ve transit ülkelerin iç hukukuna göre; bir AB ülkesinde (örneğin Almanya) 6 aydan uzun süreli ikamet izni bulunan kişilerin, üçüncü ülkelere (örneğin Türkiye) ait ehliyetlerini yaşadıkları ülkenin sürücü belgesiyle değiştirmeleri zorunludur. Türkiye’de yaşayan bir turist Türk ehliyetiyle AB ülkelerinde araç kullanabilirken, AB’de oturum izni olan bir kişi Türk ehliyetiyle direksiyona geçtiğinde hukuken „geçersiz belge ile araç kullanan“ konumuna düşer. Pasaport kontrolünde Almanya oturumunu gören Bulgar yetkililer, Türk ehliyetini bu gerekçeyle kabul etmemiştir.
2. Denetim Anındaki Durum Esastır Araç sahibinin yanında oturması veya kendi geçerli Alman ehliyetini göstererek „Direksiyona tekrar ben geçeyim“ demesi kural ihlalini ortadan kaldırmaz. Trafik denetimlerinde cezai sorumluluk araca değil, o an fiilen direksiyon başında oturan kişiye uygulanır. Denetim anında direksiyondaki kişinin kurallara uygun ehliyeti yoksa ihlal gerçekleşmiş sayılır.
3. Sert Yerel Yaptırımlar (Plaka Sökme ve El Koyma) Bulgaristan Trafik Kanunu uyarınca, denetim esnasında geçerli ehliyeti bulunmayan kişilerin kullandığı araçların tescili derhal askıya alınır. Bu durum sadece para cezasıyla sınırlı kalmayıp, aracın plakalarının sökülmesine ve taşıtın 6 ay ila 1 yıl süreyle trafikten menedilerek bağlanmasına yol açar.
Sıla Yolu Sürücülerine Hayati Uyarı Benzer mağduriyetlerin yaşanmaması için AB ülkelerinde yerleşik olan gurbetçilerin, ehliyet dönüşüm işlemlerini tamamlamadan direksiyon başına geçmemeleri ve transit geçişlerde denetim anındaki sürücünün ikamet şartlarına uygun belgeye sahip olduğundan emin olmaları büyük önem taşımaktadır.
-
Gündem2 Jahren agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem2 Jahren ago
ERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya2 Jahren ago
META’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem2 Jahren ago
TÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


