Connect with us

Gündem

İsviçre Havayolları’nın Beyrut Uçuşları Durduruldu

yazar

Published

on

İsrail ile Hizbullah arasındaki artan gerilim, İsviçre Havayolları’nın (Swiss) operasyonlarını doğrudan etkiledi. İsviçre Havayolları, Tel Aviv’e olan uçuşlarını 4 Eylül’e kadar durdurma kararı aldı. Ayrıca, Beyrut’a yapılacak uçuşları ise en erken Kasım ayında yeniden başlatmayı planlıyor. Bu, Swiss’in 7 Ekim 2023’teki Hamas saldırısından bu yana düzenlediği 27. duyuru oldu.

Swiss Havayolları’nın web sitesinde, Orta Doğu uçuşlarıyla ilgili güncellemeleri içeren bir medya bölümü bulunuyor. Bu bölümde, Orta Doğu uçuşlarıyla ilgili açıklamalar düzenli olarak yayımlanıyor. Şirket, bu hafta da yeni bir duyuru yaptı. Duyuruda, Tel Aviv uçuşlarının devam etmeyeceği, Beyrut uçuşlarının ise en erken Ekim ayında yeniden başlatılacağı belirtildi.

Bu, 7 Ekim 2023 tarihinde Hamas’ın gerçekleştirdiği saldırıdan bu yana yapılan 27. açıklama. Tel Aviv ve Beyrut’a uçuşlar, çeşitli aşamalarda askıya alındı ve tekrar başlatıldı. 1 Ağustos’tan itibaren Tel Aviv uçuşları durdurulmuş durumda. Son olarak, geçen Cuma yayımlanan bülten, Tel Aviv uçuşlarının 2 Eylül’e kadar yapılmayacağını, Beyrut uçuşlarının ise 30 Eylül’e kadar gerçekleşmeyeceğini duyurdu.

Son açıklamada, Swiss Havayolları’nın, Orta Doğu’daki durumu daha ayrıntılı şekilde inceledikten sonra, Tel Aviv uçuşlarını 4 Eylül’e kadar durdurma kararı aldığı belirtildi. Beyrut uçuşları ise Ekim sonuna kadar gerçekleştirilmeyecek. Bu karar, Lübnan’daki güvenlik durumundan bağımsız olarak, ticari nedenlerle alındı.

İran’ın sadece kuzeydoğusundaki hava sahası kullanılmaya devam edilecek. İran’ın diğer bölgeleri ve Irak ile İsrail üzerindeki hava sahaları ise hala kullanılmakta. Swiss Havayolları, Orta Doğu’daki durumu dikkatle izlemeye ve yerel yetkililerle iletişimde kalmaya devam edeceğini açıkladı. Etkilenen yolculara ücretsiz yeniden rezervasyon veya tam bilet ücreti iadesi seçenekleri sunulacak.

52 Sefer İptal Edildi, Yüzlerce Uçuş Ertelendi

İsrail’e yapılacak toplamda 52 sefer iptal edilirken, yüzlerce uçuş da ertelendi. Fransız Havayolları ve Transavia gibi 10 yabancı hava yolu şirketi, İsrail’e düzenleyecekleri uçuşları iptal etti. Temmuz sonlarından itibaren, yaklaşık 20 uluslararası hava yolu şirketi, bölgedeki güvenlik risklerine karşı seferlerini durdurdu.

İsrail ve Hizbullah Arasındaki Gerilim

İsrail ordusu, Hizbullah’ın İsrail’i hedef almayı planladığını öne sürerek Lübnan’a „önleyici saldırı“ başlattığını açıkladı. Bu saldırının ardından, Hizbullah Beyrut’ta üst düzey komutanlarından Fuad Şükür’e yönelik suikaste misilleme olarak İsrail’e 320 roket ve insansız hava aracıyla saldırı düzenledi. İsrail ordusu, Lübnan’a yönelik saldırılarda 100 savaş uçağının kullanıldığını ve İsrail’in merkezine yönelik füze rampalarından 40’ının hedef alındığını bildirdi.

#HavaYoluHaberleri #SwissHavayolları #İsrailHizbullahGerilimi #OrtaDoğuHavaTrafiği #TelAvivUçuşları #BeyrutUçuşları #swiss #airplane #airport #israil #libanon #

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Gündem

İSVİÇRE’DE AİLELERİN YENİ TERCİHİ: ORTA BÜYÜKLÜKTEKİ ŞEHİRLER ÖNE ÇIKIYOR

yazar

Published

on

By

İsviçre’de çocuklu aileler için en cazip yerleşim yerleri her zaman Zürih ve Cenevre gibi büyük merkezler değil. UBS’nin 2026 Konut Çekiciliği Göstergesi, iyi altyapıyı daha düşük yaşam maliyetleriyle birleştiren orta büyüklükteki şehirlerin aileler açısından öne çıktığını gösteriyor.

Araştırmada İsviçre’deki belediyeler on bölge içinde karşılaştırıldı. Örnek hane olarak iki çocuklu ve yıllık brüt geliri 150 bin frank olan bir aile esas alındı. Değerlendirmede konut ve yaşam giderlerinin yanı sıra ulaşım, altyapı, eğitim, çocuk bakımı, alışveriş ve boş zaman imkânları dikkate alındı.

Kendi bölgelerinde Vevey, Solothurn, Fribourg, Sion, Basel, Luzern, Aarau, Lugano, St. Gallen ve Chur listenin başında yer aldı. Bu on bölgesel liderin dokuzu orta büyüklükteki şehirlerden oluşuyor. Zürih ve Cenevre ise kendi bölgelerinde ilk üçe giremedi.

Sonuçlarda en belirleyici unsurlardan biri yaşam maliyeti oldu. Araştırmaya göre Vevey’de incelenen ailenin giderleri Cenevre’den yaklaşık yüzde 15 daha düşük. Aarau’da maliyetler Zürih’in yaklaşık yüzde 28, Schaffhausen’de ise yüzde 34 altında hesaplandı. Bu şehirler aynı zamanda eğitim, çocuk bakımı, alışveriş, ulaşım ve sosyal yaşam açısından güçlü bir altyapı sunuyor.

Ticino sıralamasında Lugano ilk sıraya yerleşti. Lugano’yu Locarno, Tenero-Contra, Ascona, Muralto, Val Mara, Minusio, Melide, Morcote ve Bellinzona izledi. Fransızca konuşulan bölgede Vevey ve Fribourg’un yanı sıra Morges ve Granges-Paccot gibi yerleşimler de yüksek çekicilikleriyle dikkat çekti.

Ancak araştırma, herkes için tek bir “en iyi şehir” bulunduğunu söylemiyor. Sonuçlar seçilen aile modeline ve gelir düzeyine göre değişiyor. Daha yüksek gelirli aileler için vergi avantajları daha büyük rol oynarken, düşük gelirli hanelerde uygun konut ve günlük yaşam giderleri daha fazla önem kazanıyor.

UBS’ye göre taşınmaların yaklaşık yüzde 70’i 10 kilometreden daha kısa mesafelerde gerçekleşiyor. Bu nedenle sıralama, ülke genelinde mutlak bir yarıştan çok aynı bölgedeki gerçekçi yerleşim seçeneklerini karşılaştırıyor.

#İsviçre#schweiz#bern#zürich#suisse

Continue Reading

Gündem

NEUCHÂTEL’DE KAĞITSIZ GÖÇMENLER İÇİN YENİ DÖNEM: BELİRLİ ŞARTLARLA OTURUM BAŞVURUSU

yazar

Published

on

By

Neuchâtel Kantonu, uzun yıllardır İsviçre’de oturum izni olmadan yaşayan ve çalışan bazı kişilerin durumlarının incelenmesini sağlayan geçici uygulamayı 1 Eylül 2026’da başlattı. Cenevre’de yürütülen “Papyrus” modelinden esinlenen program, 30 Kasım 2027’ye kadar toplam 15 ay uygulanacak.

Uygulama genel bir af veya otomatik oturum hakkı anlamına gelmiyor. Her dosya ayrı ayrı değerlendirilecek ve bütün koşulların karşılanması gerekecek. Program, AB veya EFTA dışındaki ülkelerin vatandaşlarına yönelik. Başvuru sahibinin çalışıyor ve sosyal yardıma ihtiyaç duymadan mali açıdan bağımsız olması gerekiyor.

Temel koşul, İsviçre’de kesintisiz en az 10 yıldır yaşamak ve bunun son üç yılını Neuchâtel Kantonu’nda geçirmiş olmak. Okula devam eden en az bir çocuğu bulunan ailelerde İsviçre’de aranan ikamet süresi beş yıla düşüyor; son üç yılın yine Neuchâtel’de geçirilmesi şartı aranıyor. Hanedeki yetişkinlerin en az A1 düzeyinde Fransızca bilmesi, geçerli pasaporta sahip olması, sabıka kaydının temiz olması ve icra borcu bulunmaması da koşullar arasında.

Hakkında ülkeden çıkarma kararı bulunanlar ile İsviçre’de daha önce iltica başvurusu yapmış kişiler bu uygulamadan yararlanamıyor. İltica alanına giren kişiler için farklı federal kurallar ve işlemler geçerli.

Başvurmak isteyenlerin ilk olarak Neuchâtel Protestan Sosyal Merkezi CSP ile iletişime geçmesi gerekiyor. İlk görüşme anonim, ücretsiz ve gizli gerçekleştiriliyor. CSP, şartların karşılanıp karşılanmadığını kontrol ediyor ve uygun kişilerin belgelerini hazırlamasına yardım ediyor. Dosya daha sonra kanton göç makamlarınca inceleniyor. Kantonun uygun bulduğu başvurularda son kararı Federal Göç Sekreterliği SEM veriyor. Onay hâlinde B oturum izni düzenlenebiliyor.

Programa katılarak çalışanının durumunu ve çalışma ilişkisini yasal hâle getiren işverenler hakkında bu süreç kapsamında ceza soruşturması açılmayacağı belirtiliyor. Kanton, uygulamayla kayıt dışı çalışmayı ve savunmasız kişilerin sömürülmesini azaltmayı hedefliyor.

#İsviçre#Neuchâtel#Göç#Oturumİzni

Continue Reading

Gündem

TİCİNO’DA TIP ARAŞTIRMALARI HIZLANIYOR: YENİ TEDAVİLER MALİYETLERİ DÜŞÜREBİLİR

yazar

Published

on

By

Lugano, 4 Eylül’de İsviçre’nin İtalyanca konuşulan bölgesindeki tıp araştırmacılarını, doktorları ve sağlık çalışanlarını bir araya getiren 15. İnsan Tıbbı Araştırma ve İnovasyon Günü’ne ev sahipliği yaptı. Etkinlik, Lugano’daki USI Doğu Kampüsü’nde EOC Tıp Eğitimi ve Araştırma Birimi, EOC Klinik Araştırmalar Birimi ve İsviçre İtalyan Üniversitesi tarafından düzenlendi.

Günün temel mesajı, “Araştırmanın yapıldığı yerde daha iyi tedavi sunulur” oldu. Klinik araştırma yürüten hastanelerde hastalar yeni ilaçlara, gelişmiş teşhis yöntemlerine ve yenilikçi tedavilere daha erken erişebiliyor. Araştırmalar yalnızca yeni yöntemler geliştirmeyi değil, mevcut tedavilerden hangisinin hangi hasta için daha etkili olduğunu belirlemeyi de sağlıyor.

Ticino Kanton Hastaneleri Kurumu EOC’den Dr. Panagiotis Stathis, klinik çalışmaların bazı tedavileri daha verimli ve daha az maliyetli hâle getirebildiğine dikkat çekti. Araştırma sayesinde etkisi sınırlı uygulamaların ayıklanması, hastaya daha uygun tedavinin seçilmesi ve gereksiz müdahalelerin azaltılması mümkün olabiliyor. Bu yaklaşım hem hastanın yaşam kalitesine hem de sağlık sisteminin kaynaklarını daha doğru kullanmasına katkı sağlıyor.

Ancak haberde geçen “maliyetleri düşürme” ifadesi, bütün sağlık giderlerinin hemen azalacağı anlamına gelmiyor. Yeni ilaçlar ve teknolojiler başlangıçta yüksek maliyet yaratabiliyor. Tasarruf; doğru teşhis, etkili tedavi seçimi, komplikasyonların önlenmesi ve hastanede kalış süresinin azaltılması gibi uzun vadeli sonuçlarla ortaya çıkabiliyor.

Etkinlikte klinik ve epidemiyolojik araştırmaların yanı sıra temel, hesaplamalı ve hemşirelik araştırmalarının da ele alınması planlandı. Böylece yalnızca doktorların değil, farklı sağlık disiplinlerinin yürüttüğü çalışmalar aynı platformda buluştu.

Uzmanlara göre araştırmaların devamlılığı için finansman, eğitimli personel, hasta katılımı ve kurumlar arası işbirliği gerekiyor. Ticino’daki toplantının amacı da araştırma sonuçlarını paylaşmak, genç bilim insanlarını desteklemek ve yeni çalışmaların önünü açmak.

Continue Reading

Trendler