Connect with us

İsviçre

İŞÇİ 24/7 ULAŞILABİLİR OLMAK ZORUNDA OLMAMALI: YENİ BİR YASA TALEBİ

yazar

Published

on

İsviçre’de birçok çalışan, çalışma saatleri dışında da sürekli olarak işlerine ulaşılabilir durumda olmanın getirdiği stresle mücadele ediyor. Yapılan bir araştırmaya göre, çalışanların %60’ı, normal mesai saatlerinin dışında da işlerine devam ediyor. Üstelik, çalışanların %40’ından fazlası, bu durumun stres yaratmasına ve tükenmişlik hissetmelerine yol açtığını belirtiyor.

Grev Hakkı İsteniyor

Yeşiller Partisi’nden Ulusal Meclis Üyesi Greta Gysin, bu durumu değiştirmek amacıyla iş yasasında bir değişiklik yapılmasını talep etti. Gysin, çalışanların serbest zamanlarında patronları tarafından ulaşılmama hakkının yasal olarak güvence altına alınması gerektiğini savunuyor. Gysin’e göre, özellikle evden çalışmanın yaygınlaşmasıyla birlikte, iş ve özel yaşam arasındaki sınır giderek daha belirsizleşiyor.

Gizli Stres: Çalışanlar Tükeniyor

Araştırmalara göre, çalışanlar yalnızca işyerinde değil, evde de sürekli bir baskı altında kalıyor. İşe ulaşılabilir olmanın getirdiği sürekli stres, kişisel hayata olumsuz etki yapıyor. Gysin, „Çalışanlar duygusal olarak tükeniyor, çoğu akşam işlerini tamamladıktan sonra, özel hayatlarıyla ilgilenmeye bile güç bulamıyor“ diyor.

İşyerinde Stres, Tatilde De Devam Ediyor

Bazı çalışanlar, hastalık bile olsa işe gitmek zorunda hissediyorlar. Bunun başlıca sebepleri arasında, iş arkadaşlarını ek iş yükünden koruma isteği ve işlerini takdir ettiklerini gösterme çabası bulunuyor. Üstelik, çalışanların üçte biri hastayken bile iş başı yapıyor.

Federal Hükümet Ret Cevabı Verdi

Ancak, İsviçre Federal Hükümeti, Gysin’in önerisini reddetti. Hükümet, zaten sürekli erişilebilirlik için yasada bazı sınırların mevcut olduğunu belirtiyor. Gysin ise bu düzenlemelerin yeterli olmadığını ve çalışanlar için açık bir şekilde yazılı güvence sağlanması gerektiğini söylüyor.

Uluslararası Örnekler: Fransa, İspanya ve Avustralya’dan Duyarlı Adımlar

Dünyada, bazı ülkelerde bu tür yasalar zaten uygulanıyor. Avustralya, çalışanların tatildeyken patronlarının ya da işyerinin çağrılarına cevap verme zorunluluğunu kaldıran bir düzenleme getirmişti. Fransa, İspanya, İtalya, İrlanda ve Lüksemburg gibi ülkeler de benzer düzenlemelerle çalışanlarının huzurunu koruyor.

İsviçre’deki Durum

İsviçre’de de benzer düzenlemeler bazı büyük şirketlerde uygulanmakta. Örneğin, Posta, Swisscom ve SBB gibi şirketlerin toplu iş sözleşmelerinde, çalışanların tatildeyken işyerinin kendilerine ulaşılabilir olmamaları gerektiği hükmü yer alıyor.

Yeni Bir Dönem Başlıyor Mu?

Bu konuda yapılacak düzenlemeler, çalışanların iş ile özel yaşam dengesini yeniden kurmalarına yardımcı olabilir. Gysin, „Çalışanların sağlıklarını ve kişisel yaşamlarını korumaları için yeni kurallar gereklidir,“ diyor ve değişen iş dünyasında dengeyi sağlamak için hızlı bir yasal adım atılmasının önemini vurguluyor.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Gündem

İsviçre’de Musk’ın yapay zekâsına soruşturma: Keller-Sutter şikâyetçi oldu

yazar

Published

on

By

İsviçre’de, Elon Musk’a ait X platformunda geliştirilen yapay zekâ sohbet botu “Grok” üzerinden üretilen içerikler yargıya taşındı. Maliye Bakanı Karin Keller-Sutter hakkında sosyal medyada yayılan cinsiyetçi ve hakaret içeren ifadeler üzerine Bern-Mittelland Savcılığı soruşturma başlattı.

Olay, bir kullanıcının Grok’a verdiği komutlar sonucunda, Keller-Sutter’a yönelik aşağılayıcı ve cinsiyetçi ifadelerin üretilmesiyle ortaya çıktı. Söz konusu içerik kısa sürede silinse de, konu kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.

Şikâyetin bizzat Keller-Sutter tarafından “faili meçhul” olarak yapıldığı bildirildi. Bakanlık yetkilileri, özellikle kadın siyasetçilere yönelik nefret söylemlerine karşı hukuki sürecin işletilmesinin önemine dikkat çekti.

Soruşturma kapsamında yalnızca içeriği üreten kullanıcı değil, aynı zamanda yapay zekâ sisteminin ve platformun sorumluluğu da değerlendiriliyor. Savcılık, Grok’un bu tür içerikleri üretmesine imkân tanıyıp tanımadığını ve X platformunun denetim yükümlülüklerini incelemeye aldı.

Yetkililer, bu dosyanın İsviçre’de yapay zekâ kaynaklı hakaret ve nefret söylemi konusunda emsal teşkil edebileceğini belirtiyor. Özellikle dijital platformların ve yapay zekâ araçlarının hukuki sorumluluğunun sınırları bu süreçte netleşebilir.

Avrupa genelinde de benzer tartışmalar sürüyor. Yapay zekâ tarafından üretilen yanıltıcı veya zarar verici içeriklere karşı hem ulusal hem de Avrupa Birliği düzeyinde yeni düzenlemeler gündemde.

Soruşturmanın ilerleyen süreçte hem kullanıcı hem de platform açısından önemli hukuki sonuçlar doğurması bekleniyor.

Continue Reading

Avrupa

Avrupa’dan İsviçre’ye yoğun göç: Almanya, İtalya ve Fransa ilk sırada

yazar

Published

on

By

İsviçre’de göç konusu, yaklaşan referandum öncesinde yeniden siyasi gündemin merkezine yerleşti. Resmi veriler, ülkeye yönelik göçün büyük bölümünün Avrupa ülkelerinden gerçekleştiğini ortaya koyuyor.

2025 yılında İsviçre’ye net yaklaşık 75 bin kişi göç etti. Bu kişilerin yüzde 68’i Avrupa Birliği (AB) ve Avrupa Serbest Ticaret Birliği (EFTA) ülkelerinden gelirken, yüzde 32’si üçüncü ülkelerden oluştu. Avrupa’dan gelen göçte Almanya, İtalya ve Fransa ilk sıralarda yer aldı.

Uzmanlar, İsviçre’ye yönelik bu yoğun göçün temel nedenlerinden birinin ekonomik faktörler olduğuna dikkat çekiyor. Özellikle Almanya, Fransa ve İtalya gibi komşu ülkelerde yaşayan birçok kişi, daha yüksek maaşlar ve güçlü iş imkânları nedeniyle İsviçre’yi tercih ediyor. Ülkedeki ücret seviyesinin Avrupa ortalamasının üzerinde olması, nitelikli iş gücü için önemli bir çekim unsuru oluşturuyor.

Federal makamların verilerine göre, Avrupa’dan gelen göçmenlerin yüzde 71’i iş amacıyla İsviçre’ye geliyor. Aile birleşimi yaklaşık yüzde 20, eğitim amaçlı göç ise yüzde 7 seviyesinde bulunuyor.

Üçüncü ülke vatandaşlarında ise göç nedenleri farklılık gösteriyor. Bu grupta en yaygın neden yüzde 42 ile aile birleşimi olurken, yüzde 23’lük kesim iltica başvuruları kapsamında ülkeye geliyor. 2025 yılında İsviçre’de 25 bin 781 iltica başvurusu yapılırken, 7 bin 382 kişiye koruma statüsü verildi, 5 bin 5 kişi ise geçici olarak kabul edildi.

İş gücü piyasasında da belirgin farklar dikkat çekiyor. Avrupa’dan gelen göçmenlerin istihdam oranı yüzde 86,8 ile yerli nüfusun (yüzde 84,9) üzerinde seyrederken, üçüncü ülke vatandaşlarında bu oran daha düşük seviyede kalıyor.

İsviçre ekonomisinin sanayi, sağlık, hizmet ve inşaat sektörlerinde hem yüksek nitelikli hem de sezonluk iş gücüne ihtiyaç duyması, göçün büyük ölçüde iş gücü talebiyle şekillendiğini ortaya koyuyor.

14 Haziran’da oylanacak girişim ise ülke nüfusunun 10 milyonla sınırlandırılmasını öngörüyor. Referandum öncesinde göç verileri ve ekonomik etkileri kamuoyunda yoğun şekilde tartışılmaya devam ediyor.

Continue Reading

İsviçre

İsviçre’de göç tartışması alevlendi: Referandum öncesi dikkat çeken veriler

yazar

Published

on

By

İsviçre’de göç konusu, yaklaşan referandum öncesinde siyasi gündemin en tartışmalı başlıklarından biri olmayı sürdürüyor. İsviçre Halk Partisi’nin (SVP) nüfusu 10 milyonla sınırlandırmayı hedefleyen girişimi, ülkede göç politikaları üzerine tartışmaları yeniden alevlendirdi.

14 Haziran’da oylanacak girişim, nüfus artışının sınırlandırılmasını öngörüyor. Belirlenen eşiklerin aşılması halinde ise Avrupa Birliği ile yürürlükte olan serbest dolaşım anlaşmasının feshi de gündeme gelebilecek.

Resmi verilere göre İsviçre’ye yönelik göçün büyük bölümü Avrupa ülkelerinden gerçekleşiyor. 2025 yılında ülkeye net yaklaşık 75 bin kişi göç etti. Bu kişilerin yüzde 68’i Avrupa Birliği (AB) ve Avrupa Serbest Ticaret Birliği (EFTA) ülkelerinden gelirken, yüzde 32’si üçüncü ülkelerden oluştu. Almanya, İtalya ve Fransa göçte ilk sıralarda yer aldı.

Üçüncü ülkeler arasında ise son yıllarda Ukrayna, Afganistan ve Kosova öne çıkıyor. Türkiye kökenli nüfus ise uzun yıllardır İsviçre’deki en büyük yerleşik göçmen topluluklarından biri olmayı sürdürüyor.

Göçün temel nedeninin büyük ölçüde ekonomik olduğu belirtiliyor. Özellikle Avrupa ülkelerinde yaşayan birçok kişi, daha yüksek ücretler ve geniş iş imkânları nedeniyle İsviçre’yi tercih ediyor. Federal verilere göre AB/EFTA ülkelerinden gelenlerin yüzde 71’i iş amacıyla ülkeye geliyor.

Üçüncü ülke vatandaşlarında ise tablo farklılık gösteriyor. Bu grupta göçün başlıca nedeni yüzde 42 ile aile birleşimi olurken, iltica başvuruları yüzde 23 seviyesinde bulunuyor. 2025 yılında İsviçre’de 25 bin 781 iltica başvurusu yapılırken, 7 bin 382 kişiye koruma statüsü verildi, 5 bin 5 kişi ise geçici olarak kabul edildi.

İş gücü piyasasında da dikkat çekici farklar bulunuyor. Avrupa’dan gelen göçmenlerin istihdam oranı yerli nüfusun üzerinde seyrederken, üçüncü ülke vatandaşlarında bu oran daha düşük kalıyor.

Uzmanlar, göçün İsviçre ekonomisinin ihtiyaçları doğrultusunda şekillendiğini belirtirken, 14 Haziran’da yapılacak referandumun ülkenin göç politikasında belirleyici olabileceğine dikkat çekiyor.

Continue Reading

Trendler