Gündem
HER BEŞ KADINDAN BİRİ GÜZELLİK İÇİN ÖMÜRLERİNDEN VAZGEÇMEYE HAZIR
Küresel Araştırma: Kadınlar Üzerindeki Güzellik Baskısı ve Bedeli
Dove tarafından yapılan bir küresel araştırma, kadınların güzellik standartlarına uyum sağlamak için nelere katlanabileceğini gözler önüne serdi. Araştırmaya göre, her beş kadından biri “ideal güzellik” anlayışına ulaşabilmek için ömründen beş yıl feragat etmeye hazır. Özellikle 18-24 yaş arası genç kadınların yarısı, güzellik uğruna bir yıl veya daha fazlasını kaybetmeyi göze alıyor.
Araştırma, 10-84 yaş aralığında 33 binden fazla kişiyle gerçekleştirilirken, kadınların kendi görünümleri, güzellik standartları ve bu standartların dayatıldığı güzellik endüstrisiyle ilgili tutumları detaylı bir şekilde incelendi.
GÜZELLİĞİN YÜKSEK BEDELİ
Araştırmaya katılan kadınların %61’i, toplumda “güzel” kabul edilen kişilerin daha fazla fırsata sahip olduğunu düşünüyor. Bu oran, 2004 yılındaki benzer bir çalışmada %46’ydı. Katılımcılar arasında her beş kadından biri, güzellik standartlarına uymak için hayalindeki işinden bile vazgeçebileceğini belirtti. Ayrıca, genç kadınların %30’u daha iyi bir görünüme sahip olmak uğruna okulda aldıkları yüksek notlardan vazgeçmeyi kabul ediyor.
Kadınların güzellik harcamaları da bu baskıyı ortaya koyuyor. Her 10 kadından biri güzellik ürünlerine yiyecek masraflarından daha fazla bütçe ayırırken, üç kadından biri dışarıda eğlenmek yerine bu harcamalara öncelik tanıyor.
BATILI GÜZELLİK STANDARTLARI VE ETKİLERİ
Araştırma, güzellik algısının hala büyük ölçüde Batı merkezli olduğunu gösteriyor. Çoğu kadın, “sağlıklı, genç, zayıf ve kıvrımlı” olmanın ideal güzellik ölçütleri arasında yer aldığını düşünüyor. Ancak etnik kökenli kadınlar bu standartlardan daha farklı şekillerde etkileniyor. Örneğin, “Woman of Colour” olarak tanımlanan kadınların %50’ye yakını daha açık bir ten rengine sahip olmayı arzularken, bu oran beyaz kadınlar arasında çok daha düşük.
Cilt beyazlatıcı ürünlerin küresel pazar büyüklüğü de bu baskının bir göstergesi. 2022 yılında bu ürünlerin toplam pazar değeri 9,9 milyar dolara ulaşırken, 2030 yılına kadar bu rakamın 14,57 milyar dolara çıkması bekleniyor.
YAŞLI KADINLARIN GÖRÜNMEZLİĞİ
Yaşlı kadınlar, güzellik algısı karşısında daha büyük bir dışlanma yaşıyor. Reklam ve medya sektöründe yaşlı kadınların temsili oldukça düşük. Bu durum, anti-aging ürünlerine olan talebin büyümesiyle de kendini gösteriyor. 2021 yılında bu ürünlerin toplam pazar değeri 62 milyar dolarken, 2027 yılında bu rakamın 93 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor.
REKLAM VE SOSYAL MEDYA BASKISI
Kadınların %73’ü, reklamların gerçekçi olmayan güzellik standartları yarattığını ifade ediyor. Özellikle sosyal medya, bu baskıyı artıran en önemli unsurlardan biri. Araştırmaya göre, kadınların üçte ikisi sosyal medyanın belirli bir görünüme sahip olma baskısını artırdığını düşünüyor. Ayrıca, kadınların %35’i sosyal medyada gördüklerinden dolayı görünüşlerini değiştirme ihtiyacı hissettiklerini belirtiyor.
KENDİNE GÜVEN VE KABUL GÖRÜYOR
Tüm bu baskılara rağmen olumlu gelişmeler de var. Kadınların %74’ü, her yaşta güzel olunabileceğine inanıyor. %69’u ise farklı vücut tiplerinin de güzel olabileceğini düşünüyor. Genç kızlar arasında ise kendine güvenin arttığı görülüyor. Araştırma, gençlerin aynaya baktıklarında kendilerini daha az eleştirdiğini ve daha olumlu hissettiğini ortaya koyuyor.
Kadınların geleceğe dair umutlu oldukları da belirtiliyor. Gençler, herkesin vücut tipi, etnik köken veya cinsiyet fark etmeksizin eşit fırsatlara sahip olduğu bir dünyada yaşamayı hayal ediyor.
Bu araştırma, güzellik baskısının hala güçlü olduğunu ama kadınların kendi değerlerini keşfetmeye ve daha geniş bir güzellik anlayışını benimsemeye başladığını gösteriyor.
Gündem
Bellinzona’daki Bıçaklı Olayda Terör Şüphesi: Federal Savcılık Soruşturma Başlattı
BELLINZONA – İsviçre’nin Ticino kantonuna bağlı Bellinzona kentinde bir kadının bir cep telefonu mağazasına bıçakla girerek çalışanları tehdit etmesiyle ilgili soruşturmayı, İsviçre Federal Savcılığı (MPC) üstlendi.
İsviçre Radyo ve Televizyon Kurumu RSI’nin haberine göre, olayın terör saiki taşıyıp taşımadığının aydınlatılması amacıyla soruşturmanın kanton savcılığı yerine federal düzeyde yürütülmesine karar verildi. Yetkililer, olayın arka planında psikiyatrik bir kriz (cinnet hali) ihtimalinin de değerlendirildiğini bildirdi.
Yetkililer, şüphelinin olay sırasında “Allahu Ekber” ifadesini defalarca dile getirdiğinin bildirilmesi üzerine bu yönde inceleme başlatıldığını aktardı. Bazı görüntülerde, kadının “Allahım yardım et” benzeri ifadeler kullandığının iddia edildiği, ancak bu hususun resmî makamlarca henüz teyit edilmediği kaydedildi.
Olay, cuma günü Bellinzona’daki Viale Stazione bölgesinde meydana geldi. Polis ekipleri tarafından etkisiz hale getirilen kadın, sağlık durumunun değerlendirilmesi amacıyla psikiyatrik bir kuruma yatırıldı. Yetkililer, şüphelinin şu aşamada sorgulanabilir durumda olmadığını bildirdi.
Federal Savcılık, ihtiyati tedbir kapsamında şüpheli hakkında önleyici tutuklama talebinde bulunulduğunu doğruladı. Soruşturma kapsamında kadına yöneltilen suçlamalar arasında, terör örgütüne destek ve katılım, tehdit ile yetkililere ve kamu görevlilerine karşı tehdit veya şiddet suçları yer alıyor.
Yetkililer, soruşturmanın sürdüğünü ve elde edilecek yeni bulgular doğrultusunda kamuoyunun bilgilendirileceğini kaydetti.
Gündem
Zürih Üniversite Hastanesinde Enfeksiyon Uyarısı: “Yeni Ölümler Olası”
ZÜRİH – İsviçre’de Zürih Üniversite Hastanesinde (Unispital Zürich) tedavi gören yangın mağdurlarından en az ikisinin, antibiyotiklere dirençli Acinetobacter baumannii bakterisiyle enfekte olduğu bildirildi. Enfekte olan hastalardan birinin yaşamını yitirdiği, kesin ölüm nedeninin ise halen araştırıldığı açıklandı.
İsviçre basınında yer alan bilgilere göre, Alman Yanık Tıbbı Derneği’nden Paul Fuchs, yanık tedavisi gören hastalarda görülen ölümlerin yaklaşık yüzde 60’ının bakteriyel enfeksiyonlarla ilişkili olabileceğini belirtti. Fuchs, önümüzdeki haftalarda yeni can kayıplarının yaşanmasının gerçekçi bir ihtimal olduğunu ifade etti.
Uzmanlar, ağır yanıkların bağışıklık sistemini zayıflattığını ve bu durumun enfeksiyon riskini ciddi şekilde artırdığını vurguluyor. Yanık hastalarının tedavi edildiği yoğun bakım ve özel servislerde, özellikle solunum yolu enfeksiyonları ve kan zehirlenmesi (sepsis) riskinin yüksek olduğu kaydedildi. Alman Yanık Tıbbı Derneği verilerine göre, bu tür servislerde tedavi gören her sekiz yetişkin hastadan biri zatürre ya da sepsis geçiriyor.
Eski Freiburg Üniversite Kliniği Enfeksiyon Hastalıkları Bölüm Başkanı Winfried Kern ise söz konusu bakterinin tedavisinin zor olmakla birlikte mümkün olduğunu belirterek, “Tedavi karmaşık olsa da, genellikle bu tür enfeksiyonlar kontrol altına alınabiliyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Öte yandan, Zürih Üniversite Hastanesinde yaklaşık dört yıl önce de yanık merkezinde tedavi gören sekiz hastanın aynı bakteriyle enfekte olduğu, bu kişilerden üçünün hayatını kaybettiği, ancak ölümlerle enfeksiyon arasında doğrudan bir bağ kurulamadığı hatırlatıldı. Yetkililer, mevcut vakalarda bulaşın kaynağının henüz netlik kazanmadığını bildirdi.
Hastane yönetimi ve sağlık otoritelerinin, enfeksiyonun yayılmasını önlemeye yönelik önlemleri artırdığı ve sürecin yakından takip edildiği belirtildi.
Gündem
Crans-Montana Yangınından Bir Ay Sonra: 23 Yaralı İsviçre’de Tedavi Görüyor
BERN – İsviçre’nin Crans-Montana kayak merkezinde meydana gelen yangının üzerinden bir ay geçmesine rağmen, 23 yaralının İsviçre’deki hastanelerde tedavisinin sürdüğü bildirildi. Yaralılardan bir kısmının ise rehabilitasyon kliniklerine sevk edildiği belirtildi.
İsviçre Radyo ve Televizyon Kurumu RTS, haber ajansı Keystone-SDA’ya dayandırdığı haberinde, son iki hafta içinde sayısı açıklanmayan bazı hastaların taburcu edilerek rehabilitasyon merkezlerine alındığını aktardı. Bu merkezler arasında Aargau kantonundaki Bellikon SUVA Rehabilitasyon Kliniği ile Sion’daki tesislerin bulunduğu ifade edildi.
RTS’nin aktardığı bilgilere göre, Zürih Üniversite Hastanesinde halen 5 hastanın tedavisi devam ediyor. Hastane yönetimi, bu hastaların durumunun kritik olmayı sürdürdüğünü açıkladı. Ayrıca 5 genç yaralının da Zürih’teki çocuk hastanesinde tedavi altında olduğu bildirildi.
Lozan Üniversite Hastanesinde (CHUV) tedavi gören hasta sayısının yaklaşık bir aydır 9 olarak değişmediği belirtilirken, Cenevre Üniversite Hastanesinde (HUG) ise artık Crans-Montana yangınına bağlı hasta bulunmadığı kaydedildi. Wallis-Romand Hastane Merkezi (CHVR) ise hasta sayısına ilişkin bilgi paylaşmadı.
Öte yandan KATAMED haber ajansının verilerine göre, Crans-Montana yangınında yaralanan 19 kişinin hâlen İsviçre dışında tedavi gördüğü bildirildi. Toplamda 41 mağdur, Almanya (7), Belçika (5), Fransa (17) ve İtalya’da (12) çeşitli sağlık kuruluşlarında tedavi altında bulunuyor.
Yetkililer, pazar günü itibarıyla faciada hayatını kaybedenlerin sayısının 41’e yükseldiğini, bunlardan 23’ünün İsviçre vatandaşı olduğunu açıkladı. Yangında ayrıca 115 kişinin yaralandığı bildirildi. Soruşturma ve tedavi süreçlerinin sürdüğü kaydedildi.
-
Gündem1 yıl önceTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 yıl önceİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 yıl önceİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 yıl önceDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 yıl önceKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem1 yıl önceERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya1 yıl önceMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem1 yıl önceTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


