Avrupa
Gurbetçiler İçin Gümrük Kuralları: İzin Dönüşü Yanınızda Ne Getirebilirsiniz?
Okunma Süresi: 4 Dakika
Kaynak: ©Sonhaber.eu
Türkiye tatilini tamamlayan gurbetçiler, geri dönüş hazırlıklarına başladı. Ancak, Avrupa’ya dönüşte gümrük kurallarına dikkat edilmezse ciddi sorunlar yaşanabilir. Hem para cezaları hem de eşyalara el konulması gibi sonuçlarla karşılaşmamak için, yanınıza alabileceğiniz ürünler ve bu ürünlere ilişkin gümrük düzenlemeleri hakkında bilgi sahibi olmanız önemlidir. İşte detaylar:
Gıda Ürünleri
Türkiye’den AB ülkelerine seyahat ederken gıda ürünleri konusunda dikkatli olunmalıdır. AB’nin sağlık ve güvenlik standartlarına uymayan veya belirli hastalıklara neden olabilecek ürünler yasaklanmıştır. Peynir, bal, sucuk ve pastırma gibi et ve süt ürünlerinin taşınmasına izin verilmez. Kontrol sırasında bu ürünlerin bulunması halinde hem ceza kesilir hem de ürünlere el konulur. Ancak, kişi başına 2 kilo kadar kuru gıda (kuru fasulye, nohut vb.) ve 1 litre zeytinyağı taşınabilir.
Tütün Ürünleri ve Alkol
Kişisel kullanım amacıyla belirli miktarlarda tütün ve alkol getirmek mümkündür. Yolcular kişi başına 200 adet sigara, 50 adet yaprak sigara veya 250 gram pipo tütünü getirebilir. Alkol için ise sadece 1 litre alkollü içkiye izin verilmektedir.
Kullanılan İlaçlar
Seyahat sırasında kullanılan ilaçlar yanınızda taşınabilir. Ancak, reçeteli ilaçların yanınızda reçete örneği bulundurulması önerilir.
Evcil Hayvanlarla Seyahat
Evcil hayvanların AB’ye giriş yapabilmesi için kuduz aşıları ve kimlik tanımlamaları yapılmış olmalıdır. Türkiye’den AB’ye giriş yapacak evcil hayvanlar için ek kuduz titreme testi gerekmektedir. Bu belgeleri olmayan hayvanlara giriş izni verilmez. Türkiye’den evcil hayvan sahiplenirken bu belgeleri dikkatlice kontrol etmek önemlidir.
Para ve Değerli Eşyalar
Gümrük kontrollerinde 10.000 euro ve üzerindeki paralar ve değerli eşyaların kaynağı sorgulanır. Bildirilmemesi durumunda ciddi cezalara maruz kalabilirsiniz. Kişi başına yalnızca 9999 euroya kadar taşıma hakkınız vardır. Bu limitin üzerinde para taşıyorsanız, yakınlarınız arasında bölüştürmeniz önerilir.
Altın ve Gümüş
Ticari mal olarak kabul edilen altın ve gümüş, yazılı olarak bildirilmelidir. Avrupa’ya girişte ve çıkışta takı veya altınların değerinin deniz ve hava yoluyla seyahatte en fazla 430 euro, karayolu ile seyahatte ise 300 euroyu aşmaması gerekmektedir. Bu limitlerin üzerinde mücevher veya altın taşıyorsanız, yazılı bildirim yapmanız gerekir.
Çeyiz ve Elbise
Kişisel kullanım amacıyla getirilen giysi ve çeyiz eşyalarında sınırlama bulunmamaktadır. Ancak, ticari amaçla giysi ithalatı yapılırken gümrük vergisi uygulanabilir. Markalı giysiler için faturanın yanınızda bulunması önerilir.
Diğer Ürünler (Parfüm, Elektronik Eşyalar vb.)
Deniz ve hava yoluyla seyahat edenler için değeri 430 euro’ya kadar olan ürünler gümrüksüz getirilebilir. Kolonya, parfüm, lavanta, esans veya losyon ile 5 adet cilt bakım ürünü ve makyaj malzemesi getirebilirsiniz, ancak toplam miktar 600 ml’yi aşmamalıdır.
Gümrük Kuralları Zamanla Değişebilir
Gümrük kuralları ve limitleri zaman zaman değişiklik gösterebilir. Güncel bilgilere ulaşmak için ilgili makamlardan veya gümrük yetkililerinden bilgi almak önemlidir. Bu kurallara uyarak seyahatinizin sorunsuz geçmesini sağlayabilirsiniz.
Kaynak: ©Sonhaber.eu
#GümrükKuralları #Gurbetçi #İzinDönüşü #GıdaÜrünleri #TütünÜrünleri #Alkol #Kullanılanİlaçlar #EvcilHayvanlar #ParaVeDeğerliEşyalar #AltınVeGümüş #Çeyiz #Elbise #Parfüm #ElektronikEşyalar #GümrükBilgisi #SeyahatÖnerileri #GümrükLimitleri #ABKuralları #GurbetçiRehberi #SeyahatHazırlıkları #silayolu #Almanya #Hollanda #belçika #avusturya #isviçre #haber #haberler #italya #norveç #izlanda #isveç
Avrupa
Almanya’da Kahreden Olay: 26 Yaşındaki Anne, 2 Yaşındaki Kızını Kurtardı, Kendisi Trenin Altında Kalarak Hayatını Kaybetti
Almanya’nın Baden-Württemberg eyaletinde yaşanan trajik olay ülkeyi yasa boğdu. Heilbronn ilçesine bağlı Leingarten kasabasında 26 yaşındaki bir anne, hemzemin geçitte yaklaşan treni fark edince son anda bebek arabasını rayların dışına iterek iki yaşındaki kızının hayatını kurtardı. Ancak kendisi trenden kaçmayı başaramadı ve olay yerinde yaşamını yitirdi.
Kaza cumartesi akşamı saat 19.45 sıralarında meydana geldi. Genç anne, iki yaşındaki kızını bebek arabasıyla birlikte demiryolu geçidinden geçirirken hızla yaklaşan trenle karşı karşıya kaldı. İlk belirlemelere göre anne, son anda bebek arabasını raylardan uzaklaştırmayı başardı. Küçük çocuk kazadan yara almadan kurtulurken, anne trenin çarpması sonucu ağır yaralandı ve sağlık ekiplerinin tüm müdahalesine rağmen olay yerinde hayatını kaybetti.
Tren makinistinin acil fren yaptığı, ancak çarpışmayı önleyemediği bildirildi. Trende bulunan 43 yolcunun ise olaydan fiziksel olarak etkilenmediği açıklandı.
Kazanın nasıl meydana geldiği henüz netlik kazanmadı. Polis, hemzemin geçitte ışıklı uyarı sistemi ve sesli ikaz bulunduğunu belirterek, genç annenin kırmızı ışıkta mı raylara girdiği, yoksa sinyalizasyon sisteminde teknik bir arıza olup olmadığı yönünde kapsamlı soruşturma başlatıldığını açıkladı.
Olay nedeniyle demiryolu hattı yaklaşık dört buçuk saat ulaşıma kapatılırken, yolcular için otobüslerle alternatif ulaşım sağlandı. Yetkililer, soruşturma tamamlanmadan kazanın kesin nedeni hakkında değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığını belirtti.
Almanya’da büyük üzüntü yaratan olay, demiryolu geçitlerinde güvenlik kurallarına uyulmasının hayati önemini bir kez daha gündeme taşıdı.
Avrupa
Almanya’da İş Yerinde Cinsel Tacize Sıfır Tolerans: Patronun Bir Sözü Bile Taciz Sayılabiliyor
Almanya’da iş yerinde cinsel tacize ilişkin hukuki sınırlar, son yıllarda verilen mahkeme kararlarıyla daha da netleşiyor. Uzman iş hukuku avukatı Simone Schäfer, cinsel tacizin yalnızca fiziksel temasla sınırlı olmadığını, sözlü ifadeler, dijital mesajlar ve ima içeren davranışların da hukuki yaptırımlara yol açabileceğini belirtti.
Almanya’da Genel Eşit Muamele Yasası (AGG) uyarınca, kişinin istemediği cinsel içerikli davranışlar onun onurunu zedeliyor ve korkutucu, aşağılayıcı ya da düşmanca bir çalışma ortamı oluşturuyorsa bu durum cinsel taciz olarak değerlendiriliyor.
Sadece Dokunmak Değil, Sözler de Taciz Kapsamında
Uzmanlara göre cinsel taciz; uygunsuz şakalar, cinsel içerikli yorumlar, dış görünüşe yönelik rahatsız edici ifadeler, ısrarlı iltifatlar, müstehcen hareketler, pornografik içerik paylaşımı, istenmeyen fiziksel temas, sarılma veya öpme girişimleri gibi birçok farklı davranışı kapsıyor.
Dijitalleşmeyle birlikte WhatsApp mesajları, e-postalar ve sosyal medya üzerinden yapılan taciz içerikli yazışmalar da aynı şekilde hukuki sorumluluk doğurabiliyor.
Patron ile Çalışan Arasındaki Güç Dengesi Önemli
Hukuki değerlendirmede yalnızca söylenen söz değil, olayın gerçekleştiği ortam ve taraflar arasındaki ilişki de dikkate alınıyor.
Örneğin bir çalışma arkadaşının “Bu elbise sana çok yakışmış” demesiyle, aynı ifadeyi patronun stajyerine söylemesi aynı şekilde değerlendirilmiyor. Güç ilişkisi bulunan durumlarda mahkemeler çok daha hassas davranıyor.
Haberde örnek verilen olaylardan birinde, bir şirket yöneticisi kadın çalışanına aylar boyunca WhatsApp üzerinden mesajlar gönderdi. Çalışanın kıyafeti, etek boyu, topuklu ayakkabıları ve dış görünüşü hakkında sürekli yorum yaptı, hatta özel davetlerde bulundu. Kadının bu davetleri reddetmesinin ardından hakaret ve tehditlerin başladığı belirtildi.
Mahkemeden Yaklaşık 70 Bin Euro Tazminat
Dava sonunda Köln Eyalet İş Mahkemesi, yöneticinin yetkisini kötüye kullandığına ve çalışanın kişilik haklarını ağır şekilde ihlal ettiğine hükmetti.
Mahkeme, kadın çalışana yaklaşık 70 bin euro tazminat ödenmesine karar verdi. Kararda, fiziksel temas yaşanmamış olmasına rağmen sürekli cinsel içerikli iletişim kurulmasının ve kişisel sınırların ihlal edilmesinin cinsel taciz kapsamında değerlendirildiği vurgulandı.
İşverenin Sorumluluğu Büyük
Almanya’da işverenler yalnızca tacizi kınamakla yetinemiyor. AGG kapsamında çalışanlarını korumak için gerekli önlemleri almak, şikâyetleri gecikmeden araştırmak ve gerektiğinde disiplin süreci başlatmak zorunda.
İhlalin ağırlığına göre yaptırımlar uyarı, görev yeri değişikliği, işten çıkarma ve bazı durumlarda tazminat ile sonuçlanabiliyor.
Uzmanlar, iş yerinde saygılı iletişim kültürünün oluşturulmasının hem çalışanların güvenliği hem de hukuki uyuşmazıkların önlenmesi açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.
İsviçre’de durum benzer mi?
İsviçre’de de iş yerinde cinsel taciz, cinsiyete dayalı ayrımcılık olarak kabul ediliyor. İstenmeyen cinsel içerikli mesajlar, imalı sözler, kişinin görünüşüne ilişkin cinsel çağrışımlı yorumlar ve rahatsız edici ısrarlı yaklaşımlar cinsel taciz kapsamında değerlendirilebiliyor. Değerlendirmede failin “şaka yaptım” şeklindeki niyetinden ziyade, davranışın karşı tarafça istenmeyen ve onur kırıcı bulunması önem taşıyor.
Tacizin patron, yönetici, iş arkadaşı, müşteri veya şirket dışından başka biri tarafından gerçekleştirilmesi mümkün. İşverenler, çalışanların kişilik haklarını ve onurunu korumak, tacizi önleyici tedbirler almak ve şikâyet halinde müdahale etmekle yükümlü. Gerekli önlemleri almayan işveren de hukuken sorumlu tutulabiliyor.
Tacize uğrayan çalışan; olayın durdurulmasını, uğradığı maddi veya manevi zararın giderilmesini ve şartlara göre tazminat ödenmesini talep edebilir. Ancak tazminat miktarı her olayın ağırlığına, süresine, delillere ve işverenin gerekli önlemleri alıp almadığına göre ayrı ayrı belirlenir. Bu nedenle on binlerce franklık kararlar mümkün olsa da, her dosyada aynı tutarın çıkacağı söylenemez.
Avrupa
Almanya’da Göçmen Kadınların Hafızasını Yazdı: Türk Sosyolog Meral Akkent’in Mücadelesi Gündemde
Alman basınında yayımlanan kapsamlı bir portrede, Türkiye’den Almanya’ya göç ederek kadın hakları ve göç araştırmaları alanında öncü çalışmalara imza atan Türk sosyolog Meral Akkent yeniden gündeme taşındı. Sonntagsblatt gazetesinde yer alan dosyada, Akkent’in göçmen kadınların görünürlüğünü artıran çalışmaları ve uluslararası kadın müzeciliğine yaptığı katkılar ayrıntılı şekilde ele alındı.
İstanbul’da sosyoloji eğitimi alan Meral Akkent, 1980’li yıllarda Almanya’ya göç ettikten sonra özellikle Türkiye kökenli kadın göçmenlerin yaşam koşulları, toplumsal eşitlik ve kadın hakları üzerine yürüttüğü araştırmalarla dikkat çekti. O dönemde göçmen kadınların yaşadığı sorunları yalnızca akademik düzeyde incelemekle kalmayan Akkent, saha çalışmaları ve sosyal projelerle de çözüm üretmeye odaklandı.
Portrede, Akkent’in en önemli miraslarından biri olarak uluslararası kadın müzeleri ağının oluşumuna sağladığı katkılar gösteriliyor. Kadınların tarih boyunca yeterince görünür olmayan hikâyelerinin belgelenmesi ve gelecek kuşaklara aktarılması için uzun yıllar çalışan Akkent, göç, kadın kimliği ve kültürel hafıza konularında uluslararası ölçekte referans isimlerden biri olarak kabul ediliyor.
Alman basınına göre Meral Akkent’in çalışmaları, yalnızca kadın hakları mücadelesine değil, aynı zamanda Almanya’daki göç tarihinin belgelenmesine de önemli katkı sundu. Özellikle Türkiye kökenli göçmen kadınların deneyimlerini kayıt altına alarak bu alandaki akademik boşluğun doldurulmasına öncülük etti.
Uzmanlar, Akkent’in çalışmalarının bugün hâlâ göç, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadın hakları alanında yürütülen araştırmalara ilham verdiğini belirtiyor. Portre, Almanya’da göçmen kadınların toplumsal hayata katılımında Meral Akkent’in bıraktığı kalıcı etkinin altını çiziyor. #almanya#berlin#Deutschland#meralakkent
-
Gündem2 Jahren agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem2 Jahren ago
ERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya2 Jahren ago
META’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem2 Jahren ago
TÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


