İsviçre
Seyahat Dünyası Zürih’e Geri Döndü: FESPO ve Golf Fuarı 2024
Her yıl düzenlenen İsviçre Zürih Fuarı, seyahat tutkunları ve sektör profesyonelleri için unutulmaz bir buluşma noktası haline geliyor. Bu yılki etkinlik ise 1-4 Şubat 2024 tarihleri arasında Zürih Fuar Merkezi’nde düzenlenmekte olan FESPO ve Golf Fuarı ile öne çıkıyor. İsviçre’nin en büyük seyahat ve golf etkinliği olan bu 32. etkinlik, seyahat tutkunları ve golf meraklıları için benzersiz bir platform sunuyor.
Haber Cemil Baysal.- Her yıl düzenlenen İsviçre Zürih Fuarı, seyahat tutkunları ve sektör profesyonelleri için unutulmaz bir buluşma noktası haline geliyor. Bu yılki etkinlik ise 1-4 Şubat 2024 tarihleri arasında Zürih Fuar Merkezi’nde düzenlenmekte olan FESPO ve Golf Fuarı ile öne çıkıyor. İsviçre’nin en büyük seyahat ve golf etkinliği olan bu 32. etkinlik, seyahat tutkunları ve golf meraklıları için benzersiz bir platform sunuyor.
FESPO’nun misafir ülkesi olarak bu yıl Hırvatistan’ın yer aldığı etkinlik, 500’ün üzerinde uluslararası katılımcı ile geniş bir destinasyon yelpazesi, teklifler ve uzman bilgisi sunacak. Ziyaretçilere, 16 sinemada 550’den fazla sunumla etkileyici seyahat noktaları ve seyahat trendlerine dair içgörülerle dolu bir deneyim yaşıyorlar.
Bilgi Transferi ve İlhamın Merkezi: FESPO ve Golf Fuarı 2024
FESPO ve Golf Fuarı, 16 sinemada 550’den fazla sunumla bilgi transferi ve ilhamın merkezi olacak. Turizm ve golf alanında uzmanlar, sektördeki güncel konuları tartışacak, yeni seyahat trendleri hakkında içgörüler sunacak ve deneyimlerini paylaşıyorlar. Bu oturumlar, ziyaretçilere profesyonellerden doğrudan öğrenme ve yenilikçi fikirler hakkında bilgi alma fırsatı sunuyor.
Misafir Ülke Hırvatistan: Kültür, Doğa ve Tatil İçin Benzersiz Bir Platform
FESPO 2024’ün misafir ülkesi olarak Hırvatistan, zengin kültürünü, etkileyici doğasını ve özel tatil tekliflerini tanıtıyor. Etkileşimli sergiler ve atölye çalışmaları, ziyaretçilere Hırvatistan’ı daha yakından tanıma fırsatı sunuyor.
Türk Otelleri ve Seyahat Acenteleri İsviçre Turizm Fuarında Adından Sıkça Söz Ettirdi
Türk otelleri ve Acenteleri, İsviçre’nin önde gelen etkinliklerinden biri olan İsviçre Turizm Fuarı’na rekor düzeyde katılım sağlayarak büyük bir başarı elde etti. 19 otel, şıklık ve kaliteyle dikkat çeken stantlarını ziyaretçilere sunarak Türkiye’nin turizm potansiyelini bir kez daha gözler önüne serdi.
Fuar kapsamında Zürih Başkonsolosu Hasan Emre Uygun, Türk Seyahat Acenta Temsilcileri ve otel temsilcileri ile bir araya gelerek sektördeki gelişmeleri değerlendirdi ve gelecek iş birlikleri için görüşmeler gerçekleştirdi. Fuarın atmosferine uygun şekilde gerçekleşen bu buluşma, Türk otelciliğinin uluslararası alandaki etkinliğini bir kez daha vurguladı.
Geçtiğimiz yıl 400 bine yakın turistin İsviçre’yi ziyaret ettiği belirtilirken, bu yıl hedef 500.000 turist. Türk seyahat acenta temsilcileri ve otel standlarına gösterilen ilgi turizmcileri 2024 yılı için umutlandırıyor. Türk temsilciler, Türkiye’ye olan ilgi ve Türk standlarına gösterilen ilgiden büyük memnuniyet duyduklarını ifade ettiler.
İsviçre Seyahat Sektörü Epizentrumu Olarak FESPO
FESPO, İsviçre seyahat ve turizm sektörünün merkezi buluşma noktası olarak öne çıkıyor. 40.000’den fazla ziyaretçi ve yaklaşık 60 yeni katılımcı ile fuar, networking, iş geliştirme ve müşteri bağlılığı için önemli bir platform sunuyor. Profesyoneller ve seyahat tutkunları için kaçırılmayacak bir etkinlik olacak olan fuar, aynı zamanda seyahat acenteleri, tur operatörleri ve diğer sektör profesyonelleri için ürün ve hizmetlerini tanıtma ideal bir fırsat sunuyor.
Golf Fuarı: Golf Tutkunları İçin Eşsiz Bir Deneyim
FESPO’nun yanı sıra düzenlenen Golf Fuarı, golf tutkunları için özel bir dünya sunacak. Golf severler, en yeni trendleri keşfetmek, benzer düşünen insanlarla iletişim kurmak ve değerli bağlantılar kurmak için bu etkinliği kaçırmamalı. Golf Fuarı, geniş bir ürün, hizmet ve bilgi yelpazesi sunarak golf tutkunlarının beklentilerini karşılayacak.
Ulaşımda Bilet İndirimleri: FESPO ve Golf Fuarı Ziyaretçilerine Özel İmkanlar
Ziyaretçilere özel olarak sunulan %30 indirimli bilet fırsatları ile tren, otobüs veya tramvay ile etkinliğe katılmak isteyenler, SBB RailAway web sitesinden detaylı bilgi alabilirler. Etkinliğin ulaşım imkanları, ziyaretçilere ek avantajlar sağlamak amacıyla düzenlenmiş olup, katılımcıların etkinlikten en iyi şekilde faydalanmalarını sağlamak hedefleniyor.







































Almanca, Fransızca ve İtalyanca okumak için alttaki Linke tıkla :
Avrupa
Almanya’dan sınır alışverişini kolaylaştıracak dijital adım: Gümrükte damga dönemi bitiyor
Almanya, İsviçre’den alışveriş için gelenlere büyük kolaylık sağlayacak yeni bir uygulamayı test etmeye başladı. “dAKZ” adlı mobil uygulama sayesinde, gümrükte belge damgalatma zorunluluğu ortadan kalkacak. Böylece hem uzun kuyruklar sona erecek hem de vergi iadesi işlemleri hızlanacak.
İsviçre’de yaşayan binlerce kişi, uygun fiyatlar nedeniyle alışveriş için sık sık Almanya’nın sınır kentlerine gidiyor. Bugüne kadar alışveriş sonrası Alman Katma Değer Vergisi’ni (KDV) geri alabilmek için sınır kapısında ihracat belgesini gümrük memuruna damgalatmaları gerekiyordu. Özellikle hafta sonları ve tatil dönemlerinde bu işlem nedeniyle uzun kuyruklar oluşuyordu.
Almanya şimdi bu sistemi dijital ortama taşıyor. Pilot uygulaması başlayan dAKZ (Dijital İhracat Fişi) adlı mobil uygulama, gümrük işlemlerini büyük ölçüde otomatik hale getiriyor.
Uygulama nasıl çalışıyor?
Alışveriş sırasında kasiyer, fişte bulunan barkodu uygulamaya okutuyor ve alışveriş bilgileri dijital olarak sisteme kaydediliyor. Kullanıcının konum bilgisi sayesinde uygulama, sınırın geçildiğini otomatik olarak tespit ediyor. Böylece gümrükte belge damgalatmaya gerek kalmadan ihracat onayı elektronik ortamda oluşturuluyor.
Bu sistem sayesinde hem alışveriş yapanlar zamandan tasarruf edecek hem de gümrük personelinin iş yükü önemli ölçüde azalacak.
Gümrükte 200 personel sadece damga işlemi yapıyor
Almanya’nın Lörrach Ana Gümrük Müdürlüğü yetkililerine göre, yalnızca İsviçre sınırında ihracat belgelerini damgalamak için yaklaşık 200 gümrük görevlisi çalışıyor. Yeni uygulamanın yaygınlaşmasıyla bu personelin üzerindeki yükün önemli ölçüde hafiflemesi bekleniyor.
İlk sonuçlar umut verici
16 Haziran’da başlatılan pilot uygulama genel olarak olumlu karşılandı. Ancak testlerde uygulamanın bazı sınır geçişlerini geç algıladığı ve zaman zaman teknik aksaklıklar yaşadığı da görüldü. Yetkililer, eksikliklerin giderilmesinin ardından sistemi ülke genelinde kullanıma sunmayı hedefliyor.
Sınır alışverişi milyarlarca franklık ekonomi oluşturuyor
İsviçreliler, Almanya’nın sınır bölgelerindeki ekonomiye önemli katkı sağlıyor. Yapılan araştırmalara göre İsviçreli tüketiciler, sınıra yakın Alman mağazalarında yılda 2 milyar İsviçre frangından fazla harcama yapıyor. Sınır ticaretinin toplam hacminin ise 9 milyar İsviçre frangını aştığı belirtiliyor.
İsviçre’de tartışmalar yeniden alevlenebilir
Almanya’nın dijital uygulaması alışverişi daha da kolaylaştırırken, İsviçre’de sınır alışverişi yeniden tartışma konusu oldu. İsviçre, 2025 yılında vergisiz alışveriş limitini 300 franktan 150 franga düşürmüştü. Yerli perakendeciler ise bu sınırın 50 franga indirilmesini talep ediyor.
Almanya’nın yeni uygulamasının resmi olarak ne zaman tüm sınır kapılarında kullanılacağı henüz açıklanmadı. Pilot uygulamadan elde edilecek sonuçlar, sistemin yaygınlaştırılmasında belirleyici olacak.
Avrupa
AB’nin Yeni İltica Paktında Yeni Dönem: İsviçre’de Dijital Kayıt ve Sınır Süreçleri Değişiyor
Avrupa Birliği’nin uzun süredir hazırlıkları devam eden kapsamlı iltica ve göç reformu uygulama aşamasına girerken, Schengen ve Dublin sistemine bağlı olan İsviçre de yeni kurallara uyum sürecini başlattı. Avrupa genelinde göç yönetimini ortak kurallarla güçlendirmeyi hedefleyen düzenlemeler, sınır kontrollerinden biyometrik kayıt sistemine kadar birçok alanda önemli değişiklikler içeriyor.
Yeni sistem kapsamında iltica başvurusu yapan kişilerin kimlik tespit süreçleri daha ayrıntılı hale getiriliyor. Buna göre 6 yaş ve üzerindeki çocuklar ile yetişkinlerden yalnızca parmak izi değil, yüz biyometrisi de alınarak Avrupa’nın ortak veri tabanına kaydedilecek. Yetkililer, bu uygulamanın farklı ülkelerde yapılan mükerrer iltica başvurularını önlemeyi, kimlik tespitini hızlandırmayı ve güvenlik kontrollerini güçlendirmeyi amaçladığını belirtiyor.
Reformun en dikkat çeken başlıklarından biri ise AB’nin dış sınırlarında uygulanacak hızlandırılmış sınır prosedürleri oldu. İltica başvurularının kabul oranı Avrupa genelinde yüzde 20’nin altında kalan ülkelerden gelen kişiler için dosyalar, Avrupa’ya ilk giriş yaptıkları sınır merkezlerinde daha kısa sürede değerlendirilecek. Bu süreçte başvuruların hızlı şekilde sonuçlandırılması ve şartları karşılamayan kişilerin geri dönüş işlemlerinin daha etkin yürütülmesi hedefleniyor. İsviçre, AB üyesi olmadığı için bu sıkı sınır merkezlerini kendi topraklarında kurmakla yükümlü olmasa da, sistemin getirdiği sıkı Dublin kontrollerinden ve veri paylaşımından doğrudan yararlanacak.
İsviçre açısından da yeni düzenlemeler büyük önem taşıyor. Her ne kadar Avrupa Birliği üyesi olmasa da Schengen ve Dublin anlaşmalarına taraf olan ülke, ortak iltica sisteminin veri tabanı ve kayıt unsurlarını kendi mevzuatına uyarlıyor. İsviçre Devlet Göç Sekreterliği (SEM), 2026 yılı için yaklaşık 25 bin iltica başvurusu beklediğini açıklarken, Avrupa genelinde devreye giren yeni dijital kayıt sisteminin ve güncellenen Dublin kriterlerinin, İsviçre’ye yönelik ikincil göç hareketlerini önlemede ve başvuruları daha etkin yönetmede önemli rol oynayacağını değerlendiriyor.
Göç politikalarını destekleyen çevreler, reformun Avrupa genelinde düzensiz göçü kontrol altına alacağını ve iltica sistemindeki suistimalleri azaltacağını savunuyor. İnsan hakları kuruluşları ise özellikle AB dış sınırlarında kurulacak hızlandırılmış işlem merkezlerinin, bireysel başvuruların yeterince ayrıntılı incelenmesini zorlaştırabileceği ve özellikle çocuklar ile kırılgan grupların haklarının korunmasına ilişkin yeni tartışmalar doğurabileceği uyarısında bulunuyor.
Uzmanlara göre yeni iltica paktı, önümüzdeki dönemde yalnızca Avrupa Birliği ülkelerinde değil, Schengen sistemine dahil olan İsviçre’de de göç yönetiminin işleyişini ve dijital altyapısını önemli ölçüde değiştirecek; uygulamanın sahaya yansımaları yakından takip edilecek.
Gündem
İsviçre’de Bir İlk: Çocuk Hastanesinde “Martha’s Rule” Kalıcı Hale Geldi
İsviçre sağlık sisteminde hasta haklarını ve çocuk güvenliğini güçlendiren önemli bir adım atıldı. Luzern’deki Merkezi İsviçre Çocuk Hastanesi (Kinderspital Zentralschweiz), başarılı pilot uygulamanın ardından 6 Temmuz itibarıyla “Martha’s Rule” (Martha Yasası) sistemini kalıcı olarak hayata geçiren ülkedeki ilk sağlık kurumu oldu. Yeni uygulama, hastanede tedavi gören çocukların ailelerine kritik durumlarda ikinci bir tıbbi değerlendirme talep etme hakkı tanıyor.
Aileler Bağımsız Uzman Ekibini Doğrudan Çağırabilecek
“Martha’s Rule” kapsamında anne ve babalar, çocuklarının sağlık durumunun kötüleştiğini düşündüklerinde ve mevcut tedavi ekibinin müdahalesini yetersiz bulduklarında, doğrudan bağımsız yoğun bakım veya kritik bakım ekibinden acil ikinci değerlendirme isteyebilecek. Böylece tedaviyi yürüten ekipten bağımsız uzmanlar kısa sürede devreye girerek çocuğun durumunu yeniden değerlendirecek.
Pilot Uygulama Olumlu Sonuç Verdi
Hastanenin bağlı bulunduğu LUKS Grubu, kalıcı uygulamaya geçmeden önce yürütülen pilot sürecin başarılı geçtiğini açıkladı. Deneme döneminde aileler sistemi yaklaşık 40 kez kullanırken, iki başvuruda bağımsız uzman ekibin ikinci değerlendirmesiyle olası risklerin önüne geçildi. Uzmanlar, çocukların sağlık durumundaki küçük ancak kritik değişiklikleri çoğu zaman ilk fark eden kişilerin anne ve babalar olduğuna dikkat çekiyor.
Yeni Hastanenin Dijital Altyapısına Entegre Edildi
Merkezi İsviçre Çocuk Hastanesi, sonbaharda Luzern’de hizmete açılacak yeni binasına taşınmaya hazırlanıyor. “Martha’s Rule” çağrı ve takip sistemi de yeni hastanenin dijital klinik altyapısına ve hasta odalarındaki bilgi panellerine kalıcı olarak entegre edildi.
Göçmen Aileler İçin Önemli Bir Güvence
Yeni uygulamanın özellikle göçmen aileler için önemli bir güvence sağlaması bekleniyor. Dil engeli, iletişim zorlukları veya İsviçre sağlık sistemine yeterince hâkim olmama gibi nedenlerle endişelerini dile getirmekte zorlanan aileler, artık doğrudan bağımsız uzman ekibinden değerlendirme talebinde bulunabilecek.
İngiltere’den İsviçre’ye Uzanan Hasta Güvenliği Modeli
“Martha’s Rule”, İngiltere’de 13 yaşındaki Martha Mills’in sepsis nedeniyle yaşamını yitirmesi ve ailesinin uyarılarının zamanında dikkate alınmadığının ortaya çıkmasının ardından geliştirilen bir hasta güvenliği modeli olarak hayata geçirildi. İsviçre’de ilk kez Luzern’de kalıcı olarak uygulanmaya başlayan sistemin, önümüzdeki dönemde diğer kantonlardaki çocuk hastaneleri ve üniversite kliniklerine de örnek olması bekleniyor.
-
Gündem2 Jahren agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem2 Jahren ago
ERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya2 Jahren ago
META’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem2 Jahren ago
TÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


