Connect with us

Dünya

Almanya’da Şoke Eden Karar: Kaya Çifti Sınır Dışı Edildi, 3 Küçük Çocuk Geride Kaldı!

yazar

Published

on

Almanya’da sığınma ve aile hukuku süreçlerinde yaşanan son gelişme, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Şırnak’ın Silopi ilçesinden gelerek Almanya’ya sığınma başvurusunda bulunan Özlem ve Metin Kaya çifti, yetkili mercilerin aldığı kararla çocuklarından koparılarak Türkiye’ye gönderildi. Yaşları 6 ay ile 3 yaş arasında değişen üç küçük çocuk ise Frankfurt’ta devlet korumasına alındı.

Sosyal medyada tartışma yaratan bu gelişme, asılsız bir söylenti değil; iki resmi kurumun aldığı kararların çakışması sonucu fiilen gerçekleşen resmi bir süreçtir.

📌 1. Kesinleşmiş ve Resmi Kararlar

* İltica Reddi ve Sınır Dışı Kararı (BAMF & Yabancılar Dairesi): Özlem ve Metin Kaya çiftinin iltica başvuruları Federal Göç ve Mülteciler Dairesi (BAMF) tarafından reddedildi. Yasal kalış hakları sona eren çift, 3 Ağustos tarihinde polis eşliğinde Türkiye’ye sınır dışı edildi.

* Geçici Velayet Askısı ve Vasi Atanması (Aile Mahkemesi & Jugendamt): Frankfurt Gençlik Dairesi (Jugendamt) ve Aile Mahkemesi (Familiengericht), çocukların velayetini ebeveynlerden geçici tedbir kararıyla aldı. Çocuklara resmi bir vasi atanması sebebiyle ebeveynlerin yasal temsil hakkı kalktı; çocuklar sınır dışı uçağına bindirilmeyerek Frankfurt’ta bir koruyucu aileye yerleştirildi.

⚖️ 2. Gerekçeler ve Tarafların İddiaları

* Gençlik Dairesi ve Yetkili Mahkemenin Gerekçesi: Yetkili kurum, mülteci yurdundaki barınma koşulları ve ailenin mevcut bakım şartlarının „çocuğun üstün yararı“ (Kindeswohl) ilkesine uygun olmadığını, çocukların güvenliği ve gelişimi açısından risk teşkil ettiğini ileri sürerek koruma kararı aldığını bildirdi.

* Ailenin İtirazı ve Savunması: Anne Özlem Kaya ve aile yakınları, „çocuklara bakamadıkları“ yönündeki suçlamaları reddetti. Yaşanan aksaklıkların mülteci yurdunun yetersiz fiziki koşullarından kaynaklandığını belirten aile, çocukların ellerinden haksız yere alındığını savundu.

* Sivil Toplum Tepkisi: Hessen Mülteci Konseyi başta olmak üzere sivil toplum örgütleri, Yabancılar Dairesi ile Gençlik Dairesi’nin koordinasyonsuzluğunu eleştirerek, iki kurumun kararları nedeniyle bir ailenin parçalanmasını bir skandal olarak nitelendirdi.

📄 3. Bundan Sonraki Hukuki Süreç ve Gelecek Senaryoları

* Velayet Davası ve Mahkeme Süreci: Ailenin avukatları, geçici velayet kararına karşı Aile Mahkemesi nezdinde itiraz davası açtı. Mahkeme, çocukların üstün yararı ile ailenin Türkiye’deki yaşam ve bakım şartlarını inceleyecek.

* Çocukların Türkiye’ye İadesi: Mahkemenin velayeti yeniden anne ve babaya vermesi halinde, 3 kardeş yetkililer ve vasi eşliğinde Türkiye’ye gönderilerek aile birliği yeniden sağlanabilecek. Bu süreçte konsolosluk ve diplomatik kanalların devreye girmesi bekleniyor.

* Koruma Kararının Sürmesi Riski: Mahkemenin çocukların Türkiye’ye gönderilmesini riskli bulması durumunda, velayet devlette kalmaya devam edebilir ve çocuklar Almanya’daki koruyucu ailede tutulabilir.

* Ebeveynlerin Durumu: Sınır dışı edildikleri için haklarında Schengen bölgesine giriş yasağı bulunan anne ve baba, Almanya’daki bu hukuki mücadeleyi Türkiye’den tayin ettikleri avukatlar üzerinden takip etmek durumundadır.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Dünya

Körfez Turistlerinden İsviçre’ye Klima Şikâyeti: “İsviçre Artık Lüks Bir Ülke Değil”

yazar

Published

on

By

🌡️ Ne oldu? İsviçre’de sıcak günlerin artmasıyla birlikte otel, villa ve bazı sağlık kuruluşlarında yeterli klima bulunmadığı yönündeki şikâyetler çoğaldı.

🧳 Kimler şikâyet ediyor? Tepkilerin özellikle Katar, Kuveyt ve Suudi Arabistan’dan gelen varlıklı turistlerden yükseldiği belirtiliyor.

🏨 Oteller ne diyor? Hotelleriesuisse, misafirlerin oda sıcaklığı konusundaki beklentilerinin geldikleri ülkeye göre önemli ölçüde değiştiğini açıkladı.

İsviçre’de sıcak hava, turizm sektöründe yeni bir tartışma başlattı. Körfez ülkelerinden gelen bazı varlıklı turistler, konakladıkları lüks otel ve villalarda alıştıkları seviyede klima bulunmamasından şikâyet ediyor.

Premium Switzerland şirketinin yöneticisi Peter Zombori, Tages-Anzeiger’e yaptığı açıklamada bugüne kadar hiç bu kadar fazla klima şikâyeti almadıklarını söyledi. Şirket aracılığıyla İsviçre’de tatil yapan müşteriler arasında şeyhler, iş insanları ve kraliyet ailesi üyeleri de bulunuyor.

Zombori’ye göre şikâyetlerin çoğu Katar, Kuveyt ve Suudi Arabistan’dan gelen müşterilerden geliyor. Bazı konuklar yalnızca villalar ve otel süitlerinde değil, hastanelerde de ortamın fazla sıcak olduğunu belirtiyor. Zombori, bir kadın müşterinin kendisine “İsviçre artık lüks bir ülke değil” dediğini aktardı. Bu ifade genel bir değerlendirme değil, tek bir müşteriye atfedilen söz olarak haberde yer aldı.

İsviçre’de birçok otel, güçlü ve soğutucu gaz kullanan klima sistemlerine ilişkin sıkı kurallar nedeniyle farklı çözümlere yöneliyor. Gölgelendirme, gece havalandırması, bina çevresinin yeşillendirilmesi ve modern havalandırma sistemleri bunlar arasında bulunuyor.

Ancak yıl boyunca klimalı mekânlarda yaşamaya alışkın bazı turistler, bu yöntemlerin yeterli serinliği sağlamadığını düşünüyor. Hotelleriesuisse de uluslararası misafirlerin oda sıcaklığına ilişkin beklentilerinin önemli ölçüde farklılaşabildiğini doğruladı.

The Living Circle otel grubu, yalnızca Körfez ülkelerinden değil, ABD’den gelen bazı müşterilerin de yüksek oda sıcaklıklarından şikâyet ettiğini bildirdi. Otellerin çözüm olarak odalara taşınabilir soğutma cihazları yerleştirdiği belirtiliyor.

Zombori, iklim değişikliği ile turizmin beklentileri arasındaki gerilimin büyüdüğünü söyledi. Körfez ülkelerinden gelen varlıklı turistlerin genellikle daha uzun süre kaldığını ve yüksek harcama yaptığını belirten Zombori, buna rağmen her binayı klima sistemleriyle doldurmanın da sürdürülebilir bir çözüm olmadığını savundu.

Continue Reading

Dünya

Vize Randevusu Operasyonunda 49 Şüpheli: 41 Bin Kişiden 918 Milyon TL Haksız Kazanç İddiası

yazar

Published

on

By

🚨 Ne oldu? İstanbul merkezli 6 ilde, vize danışmanlığı adı altında faaliyet gösteren kişi ve şirketlere yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendi.

🤖 Sistem nasıl işledi? Şüphelilerin bot yazılımlarla vize randevularını topladığı, ardından bunları yüksek ücretler karşılığında vatandaşlara sattığı öne sürüldü.

💰 Mali boyutu ne? MASAK incelemesinde hesaplarda 2 milyar 841 milyon TL hareket tespit edilirken, yaklaşık 41 bin kişiden 918 milyon TL haksız kazanç sağlandığı iddia edildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, vize randevularını bot yazılımlar aracılığıyla topladıkları öne sürülen şüphelilere yönelik geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi.

İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekipleri; İstanbul, Ankara, Antalya, Balıkesir, Bursa ve İzmir’de belirlenen 63 adrese eş zamanlı baskın düzenledi. Soruşturma kapsamında 49 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.

Yetkililerin tespitlerine göre şüpheliler, “vize danışmanlığı” adı altında faaliyet gösteren şirketler üzerinden konsolosluklar ile yetkili vize başvuru merkezlerinin çevrim içi randevu sistemlerini takip etti.

Şebekenin özel olarak hazırlanan bot yazılımlar kullanarak yeni açılan randevuları saniyeler içinde toplu şekilde rezerve ettiği iddia edildi. Bu nedenle normal yollarla başvuru yapmak isteyen vatandaşların sistemde boş randevu bulmakta zorlandığı belirtildi.

Toplanan randevuların daha sonra yüksek ücretler karşılığında satıldığı, bazı kişilere “kesin vize” veya “vize garantisi” verildiği öne sürüldü. Ancak randevu alınması, başvurunun olumlu sonuçlanacağı veya vize verileceği anlamına gelmiyor.

MASAK tarafından hazırlanan raporda, şüphelilerle bağlantılı kişi ve şirketlerin banka hesaplarında son iki yılda toplam 2 milyar 841 milyon TL hesap hareketi bulunduğu bildirildi. Bu rakamın tamamı haksız kazanç olarak değerlendirilmedi. Soruşturmada yaklaşık 41 bin kişiden toplam 918 milyon TL haksız kazanç elde edildiği iddia edildi.

Şüphelilerin ayrıca başvuran kişilere ait kimlik, pasaport ve iletişim bilgileri gibi kişisel verileri hukuka aykırı şekilde kaydettiği ve arşivlediği ileri sürüldü.

Soruşturma devam ederken şüpheliler hakkındaki suçlamalar kesinleşmiş mahkeme kararı niteliği taşımıyor.

Kaynak: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı / İstanbul İl Jandarma Komutanlığı

Continue Reading

Dünya

İtalya’da Belediyeden Burka ve Nikap Kararı: Kamu Binalarına Yüzü Kapalı Giriş Yasaklandı

yazar

Published

on

By

🚫 Ne oldu? İtalya’nın Bergamo iline bağlı Covo Belediyesi, kişinin tanınmasını engelleyen burka, nikap ve benzeri yüz örtüleriyle belediyeye ait binalara girilmesini yasakladı.

🏛️ Yasak nerelerde geçerli? Belediye binası ve idarî ofislerin yanı sıra kütüphane, belediyeye bağlı spor salonları ve kontrollü giriş uygulanan belediye etkinlikleri karar kapsamında bulunuyor.

⚖️ Gerekçe ne? Belediye, geçici kararın kamuya ait tesislerde kişilerin tanınabilmesini ve güvenliğin sağlanmasını amaçladığını açıkladı.

İtalya’nın Lombardiya bölgesindeki Covo kasabasında, yüzün tamamen veya büyük ölçüde örtülmesini kapsayan yeni bir yasak yürürlüğe girdi. Belediye Başkanı Andrea Capelletti tarafından imzalanan 3 numaralı olağanüstü ve acil karar, 13 Ağustos 2026’da belediyenin resmî internet sitesinde yayımlandı.

Karara göre yüzü tanınmayacak şekilde kapalı kişilerin belediye binasına, idarî ofislere, belediye kütüphanesine ve belediyeye bağlı spor salonlarına girmesine izin verilmeyecek. Yasak yalnızca kapalı binalarla sınırlı olmayacak. Covo Belediyesinin düzenlediği ve girişte kimlik veya güvenlik kontrolü uygulanan etkinliklere katılanların da yüzlerinin görülebilir olması gerekecek.

Düzenleme, yüzün tanınmasını engelleyen burka ve nikabın yanı sıra diğer yüz kapatmalarını da kapsıyor. Burka yüzü ve bedeni tamamen kapatırken nikap yalnızca gözleri açık bırakıyor. Yalnızca saç ve boynu örten, yüzü açık bırakan başörtüsünün ise kararın temel aldığı “tanınabilirlik” ölçütü bakımından yasak kapsamında olmadığı değerlendiriliyor.

Belediyenin açıklamasında uygulama, “belediyeye ait yapılarda ve güvenlik gerektiren alanlarda kişilerin tanınabilirliğini güvence altına almaya yönelik geçici tedbir” olarak tanımlandı. Karar, İtalya Belediyeler Yasası’nın belediye başkanlarına kamu güvenliği konusunda acil önlem alma yetkisi veren 54’üncü maddesine dayandırıldı.

İtalya’da burka veya nikabı ülke genelinde isimlerini açıkça belirterek yasaklayan genel bir kanun bulunmuyor. Bununla birlikte 1975 tarihli kamu güvenliği düzenlemesi, haklı bir gerekçe olmadan kamusal alanlarda kişinin tanınmasını engelleyecek şekilde yüzün kapatılmasına sınırlama getiriyor. Bu düzenlemenin dinî kıyafetlere nasıl uygulanacağı uzun süredir hukukî ve siyasî tartışmalara konu oluyor.

Lombardiya Bölge Konseyi de Şubat 2025’te kamu kurumları ve okullarda yüzün tamamen örtülmesine ilişkin mevcut kuralların daha sıkı uygulanmasını isteyen bir önergeyi kabul etmişti. Covo’nun kararı, kamu güvenliği ve kişilerin tanınabilmesi gerekçesiyle alınan benzer yerel önlemlerin son örneklerinden biri oldu.

Karara aykırılık hâlinde uygulanacak yaptırımın ayrıntıları belediyenin kamuya açık duyurusunda ayrıca belirtilmedi.

Kaynak: Covo Belediyesi

Continue Reading

Trendler