Sosyal Medya

Avrupa

ALMAN POLİTİKAÇILARINDAN İSVİÇRE’NİN TARAFSIZLIK POLİTİKASINA SERT ELEŞTİRİLER

yazar

Yayınlayan

on

Avrupa Birliği, savunma harcamalarını artırmaya karar verirken, İsviçre, Trump-Selenskyj krizinin ardından savunma bütçesini yükseltmeyi reddetti. Bu durum, Almanya’daki politika çevrelerinde büyük tepki topladı.

İsviçre’nin Savunma Harcamaları: Yetersiz mi?

İsviçre, Aralık ayında aldığı karar doğrultusunda 2028 yılına kadar savunma harcamalarını iki katına çıkarmayı kararlaştırmıştı. Ancak, Almanya’da birçok siyasetçi, İsviçre’nin savunma bütçesini artırma planlarının çok yetersiz olduğunu belirtiyor.

Almanya’dan Sert Eleştiriler

Alman Hristiyan Demokrat Birliği (CDU) güvenlik politikacısı Roderich Kiesewetter, İsviçre’nin askeri harcamalarını artırma hedefini “şaka” olarak nitelendiriyor ve bu durumu ciddi bir tehdit olarak görüyor. Kiesewetter, İsviçre’nin, “Nerede durduğunu seçmesi gerektiğini” vurgularken, “tarafsızlık, özgürlüğümüzü savunmak için bir seçenek olamaz” ifadelerini kullanıyor.

İsviçre’nin Politikası Üzerine Gerilim

Alman politikacılar, İsviçre’nin Avrupa güvenliğine daha fazla katkı yapmasını talep ediyor. SPD’li politikacı Falko Drossmann ise İsviçre’yi, “Avrupa güvenliğine daha fazla sorumluluk yüklemesi” gerektiğini söylüyor. Bu tepkiler, özellikle Ukrayna savaşının ardından küresel güvenlik gerilimlerinin artmasıyla daha da yükseldi.

İsviçre’nin Savunma Bütçesi Üzerine Tartışmalar

İsviçre’de ise siyasi partiler arasında, ordunun güçlendirilmesi için ek bütçeler talep edilmeye devam ediyor. Ancak, bu taleplerin nasıl finanse edileceği konusunda bir uzlaşı sağlanamıyor. İsviçre hükümeti, Aralık ayında belirlenen sınırlar çerçevesinde savunma harcamalarını artırmayı sürdürürken, diğer Avrupa ülkeleri ise bu alanda çok daha iddialı bir yaklaşım benimsemiş durumda.

Finansman Sorunu ve Gelecek Perspektifi

İsviçre’nin savunma bütçesinin artırılmasına yönelik öneriler, çeşitli finansal engeller nedeniyle henüz başarılı olabilmiş değil. Hem sağ hem de sol kanattan birçok politikacı, ek finansman için yeni çözümler ararken, bu sürecin nasıl şekilleneceği belirsizliğini koruyor.

Sonuç olarak, Almanya ve diğer Avrupa ülkeleri, İsviçre’nin askeri harcamalarını artırmasını ve uluslararası güvenliğe daha fazla katkı sağlamasını beklerken, İsviçre’nin bu taleplere nasıl cevap vereceği büyük bir merak konusu.

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Avrupa

BERLİN’DE GÖREV YAPAN FATMA KAN’A “DEUTSCHER LEHRKRÄFTEPREIS 2025” ÖDÜLÜ

yazar

Yayınlayan

on

By

Berlin’de görev yapan Türk asıllı İngilizce ve Almanca öğretmeni Fatma Kan, Almanya’nın en prestijli eğitim ödüllerinden biri olan “Deutscher Lehrkräftepreis – Unterricht innovativ 2025”e layık görüldü. Ödül töreni Berlin’de düzenlenirken, Kan’ın başarısı eğitim camiasında ve öğrencileri arasında büyük sevinçle karşılandı.

ÖĞRENCİLERİ ADAY GÖSTERDİ

Fatma Kan, Berlin’de faaliyet gösteren Schule Quinoa – Bildung für hervorragende Lebensperspektiven gGmbH bünyesinde Almanca ve İngilizce öğretmeni olarak görev yapıyor. Aynı zamanda İngilizce bölüm başkanlığı ve sınıf öğretmenliği görevini de yürütüyor.

Kan’ın ödüle aday gösterilmesi öğrencilerinin inisiyatifiyle gerçekleşti. Öğrencileri, onun yalnızca ders anlatan bir öğretmen değil, aynı zamanda güçlü bir rol model olduğunu vurguladı. Adaylık metinlerinde; ilham verici kişiliği, cesaretlendirici yaklaşımı, saygı temelli iletişimi ve gençleri bağımsız düşünmeye teşvik eden tutumu öne çıkarıldı.

“GERÇEK BİR ROL MODEL”

Öğrenciler, Fatma Kan’ı “Sadece bir öğretmen değil, gerçek bir rol model” sözleriyle tanımladı. Kan’ın enerjisi, mesleğine duyduğu tutku ve öğrencilerine olan inancı, eğitim sürecini akademik başarının ötesine taşıyor.

Sınıf içinde yaratıcılığı destekleyen ve bireysel fikirleri teşvik eden yaklaşımı sayesinde öğrencilerin hem akademik hem de kişisel gelişimine katkı sağladığı ifade edildi. Öğrenciler, onun rehberliğinde özgüven kazandıklarını ve karşılaştıkları engellere rağmen hedeflerine ulaşabileceklerine inandıklarını belirtti.

ALMANYA GENELİNDE 18 ÖDÜL

Her yıl yenilikçi ve özverili eğitim çalışmalarını ödüllendiren Deutscher Lehrkräftepreis kapsamında bu yıl Almanya genelinde 10 farklı eyaletten toplam 18 eğitimci ve proje ödül aldı. Öğrenciler tarafından aday gösterilen öğretmenler kategorisinde ise ülke çapında yalnızca 10 eğitimci onurlandırıldı. Fatma Kan da bu isimler arasında yer aldı.

EĞİTİMDE DEĞER TEMELLİ YAKLAŞIM

Ödül töreninin himayesini, 2025 Eğitim Bakanları Konferansı Başkanı ve Mecklenburg-Vorpommern Eğitim Bakanı Simone Oldenburg üstlendi. Oldenburg, konuşmasında gençlerin akademik ve kişisel gelişiminde özverili öğretmenlerin belirleyici rolüne dikkat çekti.

Fatma Kan, öğrencilerinin gözünde modern, değer odaklı ve ilham veren eğitim anlayışının temsilcisi olarak öne çıkıyor. Bu başarı, hem Almanya’daki eğitim çevrelerinde hem de gurbetçi toplumunda gurur kaynağı oldu.

Haberin Devamını Oku

Avrupa

Yabancılar için iş değişikliği: B-oturum sahiplerinde prosedür tartışması

yazar

Yayınlayan

on

By

sviçre’de AB/EFTA dışı ülkelerden gelen ve B-oturum izni ile çalışan yabancı profesyonellerin iş değiştirme süreçleri, son dönemde artan başvurular ve farklı kantonal uygulamalar nedeniyle yeniden gündeme geldi.

İsviçre’de yabancıların istihdamında temel yaklaşım, çalışmanın oturum/çalışma izni koşulları ile uyumlu yürütülmesi ve yetkili makamların gerekli gördüğünde dosyayı yeniden değerlendirebilmesi olarak özetleniyor. Bu kapsamda, işveren değişikliği veya görev/pozisyon değişimi gibi durumlarda, başvurunun niteliğine göre kanton göç ve iş piyasası makamlarına bildirim yapılması ve bazı hâllerde yeni izin sürecinin işletilmesi gerekebiliyor.

Uzmanlar, dijital ödemeler ve risk bazlı denetimlerin artmasıyla birlikte, iş değişikliklerinde “evrakın varlığı” kadar dosyanın doğru yapılandırılmasının da önem kazandığını belirtiyor. Yanlış ya da eksik bildirimin, izin şartlarının ihlali, sigorta/maaş kayıtlarında uyumsuzluk ve iş ilişkisinin kesintiye uğraması gibi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiliyor.

Öte yandan, bazı durumlarda makamların iş değişikliğini daha hızlı değerlendirdiği, özellikle aynı sektörde ve benzer nitelikteki pozisyonlara geçişlerde sürecin daha öngörülebilir ilerleyebildiği ifade ediliyor. Buna karşın, üçüncü ülke vatandaşlarının dosyalarında uygulanacak adımların kantona ve izin türüne göre farklılaşabildiği, bu nedenle iş değişikliği planlayan kişilerin resmi göç makamlarından güncel bilgi alması gerektiği vurgulanıyor.

Yetkililerin, kavram ve uygulamaların netleştirilmesinin hem işverenler hem çalışanlar açısından hukuki güvenliği artıracağı değerlendirmesi öne çıkıyor.

Haberin Devamını Oku

Avrupa

Schengen Giriş-Çıkış Sisteminde Yeni Düzenleme: İsviçre de Etkilenecek

yazar

Yayınlayan

on

By

BERN – Avrupa Birliği, Schengen bölgesinde uygulanması planlanan biyometrik Giriş/Çıkış Sistemi (Entry/Exit System – EES) konusunda yeni bir esneklik kararı aldı. Avrupa Komisyonu’nun düzenlemesine göre, yaz döneminde artan yolcu ve göçmen trafiği nedeniyle üye ve Schengen’e dahil ülkeler, sistemi geçici olarak isteğe bağlı uygulayabilecek.

Yeni karar, Schengen üyesi olmamakla birlikte sisteme dahil olan İsviçre’yi de doğrudan ilgilendiriyor. Buna göre, özellikle yaz aylarında yoğunlaşan turist ve ziyaretçi girişleri sırasında İsviçre sınır yetkilileri, biyometrik kayıt sistemini zorunlu olarak kullanmak yerine geçici olarak manuel pasaport damgalama yöntemine dönebilecek.

EES sistemi, AB vatandaşı olmayan yolcuların giriş ve çıkışlarını biyometrik veriler üzerinden kayıt altına almayı hedefliyor. Parmak izi ve yüz tanıma verilerinin toplanmasını öngören sistemin temel amacı, düzensiz kalış sürelerini tespit etmek ve güvenlik kontrollerini güçlendirmek olarak açıklanıyor.

Öte yandan Avrupa Birliği, biyometrik EES zorunluluğunun yürürlüğe giriş tarihini de erteledi. Daha önce 10 Nisan olarak planlanan zorunlu uygulamanın, Eylül 2026’ya kadar ertelendiği bildirildi. Bu erteleme, İsviçre gibi Schengen çerçevesinde serbest dolaşım sistemine entegre ülkelerde de sınır kontrol uygulamalarında geçici hukuki ve teknik uyarlamalar anlamına geliyor.

Yetkililer, ertelemenin teknik altyapı hazırlıkları ve üye ülkeler arasındaki koordinasyonun tamamlanması amacıyla yapıldığını belirtiyor. İsviçre makamları ise sistemin tam kapasite devreye alınmasına kadar mevcut kontrol mekanizmalarının sürdürüleceğini ifade ediyor.

EES’nin tamamen yürürlüğe girmesiyle birlikte, Schengen bölgesine kısa süreli seyahat eden üçüncü ülke vatandaşlarının giriş-çıkış bilgileri dijital olarak takip edilecek ve pasaportlara fiziki damga basılması uygulaması büyük ölçüde sona erecek.

Haberin Devamını Oku

Trendler