Gündem
AARGAU’DA ESKİ BELEDİYE MECLİS ÜYESİNE KARŞI DAHA FAZLA MAĞDUR KADIN İFADE VERDİ
Okuma süresi: 2 dakika
Olten-Gösgen Asliye Mahkemesi’nde devam eden duruşmada, Aargau’dan eski bir siyasetçiye karşı daha fazla kadın mağdur ifade verdi. 55 yaşındaki sanık, Olten ile Aarau arasında Aare Nehri kıyısında 35 genç kız ve kadına çıplak olarak kendini göstermesiyle suçlanıyor. Davanın süreci sona erdi ve mahkeme, kararını açıklamak üzere 16 Aralık tarihini belirledi.
Duruşmada ifade veren 15 yaşındaki bir mağdur kız, Haziran 2020’de kendisine çıplak olarak gösteren kişinin sanık olup olmadığından emin olmadığını belirtti. Bir kayak maskesi, failin yüzünü kapattığı için tanımasını zorlaştırmış. „Maskeyi takmasına önce şaşırdım, bununla Korona’dan korunmak istediğini düşündüm,“ dedi. Adamın mayosunu çıkarıp çıplak kendisini gösterdiğinde, korkarak kaçtığını ifade etti.
Duruşmada, savcı, sanığın yalnızca reşit olmayanlarla ilgili olayları kabul ettiğini vurguladı. Sanık ise, „Ben genç kızları beğeniyorum ve hoşlanıyorum ama reşit olmayanlar benim odak noktam hiç olmadı,“ diyerek kendini savundu.
MAHKEMEDE ŞOK EDİCİ TANIKLIKLAR: KADIN İKİ KEZ TACİZE UĞRADIĞINI AÇIKLADI
Mahkeme duruşması, bir mağdurun ifadeleriyle devam ediyor. Kadın, 2019 Haziran ayında Aare Nehri kıyısında çıplak güneşlenirken yaşadığı rahatsız edici olayları anlattı. „Gözlerimi kapamıştım ve müzik ya da sesli kitap dinliyordum. Gözlerimi açtığımda, onun cinsel organı yüzüme dayanmıştı,“ diye ifade etti.
Olay sırasında, sanık kadına saati sordu ve kadın sinirlenerek onu uzaklaştırdı. Ancak, sanığın daha sonra bir çalı arkasında mastürbasyon yaptığını belirtti.
Yaklaşık iki ay sonra, kadın aynı sanığı bir kez daha gördüğünü, fakat bu sefer onun kendisine çok yaklaşmadığını söyledi. „Önce spor kıyafetleri giymişti ama sonra çalıların arasında soyundu,“ diye ekledi.
Bu tanıklıklar, duruşmanın ciddiyetini artırırken, mağdurun yaşadığı travmanın derinliğini gözler önüne seriyor.
2018 yılında köpeğiyle yürüyüş yaparken bu kişiyle karşılaşan yaşlı bir kadın, kesinlikle emin olduğunu dile getirdi: „O zaman sakalı yoktu, ama kesin o.“ Kadın, adamın bir yıl sonra kendisiyle tekrar iletişim kurduğunu anlattı. „Önce yine saat sordu. Sanki dejavü yaşıyordum.“ Telefonunu çıkarıp onu fotoğraflamak istediğinde, sanık kaçmış. Mahkemeye, arkasından çektiği bir fotoğrafı sundu.
Mağdurların ifadeleri, olayın boyutunu ve etkilenen kadınlar ile kızlar üzerindeki etkilerini gözler önüne seriyor. Duruşma, yalnızca kamu alanında güvenlik konularını değil, aynı zamanda kamu hayatında yer alan kişilerin mahremiyetini sorgulatıyor.
#Aargau #EskiBelediyeÜyesi #Exhibitionizm #Duruşma #Mağdurlar #KamuGüvenliği #Skandal #KadınHakları #MağdurYardımı #Aarau #Olten #Adalet #İsviçre #CinselSuçlar #Görünürlük #KamuAlanları #Tanıklar #Mahkeme #SürdürülebilirAdalet #Toplum #Sorumluluk
Dünya
Almanya’da Eski PKK Yöneticisinin Türkiye’ye Sınır Dışı Edilmesi Durduruldu
Ne oldu? Almanya’da yaşayan 74 yaşındaki eski PKK mensubu hakkındaki sınır dışı yasağını kaldıran BAMF, Gelsenkirchen İdare Mahkemesindeki duruşma sırasında bu kararından geri adım attı.
Gerekçe ne? Mahkeme, Türkiye’de devam eden mevcut sürece rağmen davacının ülkeye dönmesi hâlinde işkence veya insanlık dışı muamele riskiyle karşılaşabileceği yönünde değerlendirmede bulundu.
Türkiye’deki Mevcut süreç dikkate alındı mı? Mahkeme, PKK’nın fesih ve silah bırakma yönündeki adımlarını değerlendirdi; ancak sürecin henüz başlangıç aşamasında olduğunu ve risk koşullarının kalıcı biçimde değiştiğinin söylenemeyeceğini belirtti.
Almanya Federal Göç ve Mülteciler Dairesi (BAMF), Türkiye’nin PKK üyeliği ve altı ayrı cinayetle suçladığı 74 yaşındaki kişinin sınır dışı edilmesini planladı. Ağır hasta olduğu bildirilen kişi, daha önce hakkında verilen sınır dışı yasağının BAMF tarafından kaldırılması üzerine Gelsenkirchen İdare Mahkemesine başvurdu.
Mahkeme, davacının PKK içindeki geçmişine ilişkin ciddi bulgular bulunduğunu açıkladı. Mahkeme Başkanı Dirk Schäfers, kişinin çatışmalara katıldığı ve uzun yıllar örgüt içinde üst düzey kadro olarak faaliyet gösterdiğinin değerlendirildiğini söyledi.
Bununla birlikte davanın, kişinin geçmişteki faaliyetlerinden bağımsız olarak Türkiye’ye gönderilmesi hâlinde karşılaşabileceği güncel risk üzerinden ele alındığı belirtildi. Mahkemeye göre özellikle terör suçlaması yöneltilen kişiler bakımından insan hakları koşullarının kalıcı ve belirgin biçimde iyileştiği henüz ortaya konulamadı.
Türkiye Büyük Millet Meclisinde son olarak kabul edilen ve mevcut sürecin hukuki çerçevesini belirleyen Çerçeve Yasa, İsviçre’nin yanı sıra Almanya ve diğer Avrupa ülkelerindeki ilgili kurumlar tarafından da yakından takip ediliyor. Düzenlemenin, Avrupa’daki iltica ve sınır dışı dosyalarına nasıl yansıyacağı merak ediliyor.
Mahkeme, bu gelişmeleri dikkate almakla birlikte sürecin geleceğinin henüz kesinleşmediği kanaatine vardı. Duruşmada açıklanan değerlendirme ve davacının sağlık durumu üzerine BAMF temsilcisi, sınır dışı yasağının kaldırılması kararını geri çekti. Böylece dava, mahkemenin nihai hüküm vermesine gerek kalmadan kapandı.
Davacı, Türkiye’de ölüm cezasıyla karşı karşıya olduğu gerekçesiyle 1992’de Almanya’ya gelmişti. Mülteci statüsü daha sonra kaldırılmış; ancak bir mahkeme 2007’de işkence ve insanlık dışı muamele riski nedeniyle sınır dışı edilmesini yasaklamıştı.
Dünya
Almanya’da Şoke Eden Karar: Kaya Çifti Sınır Dışı Edildi, 3 Küçük Çocuk Geride Kaldı!
Almanya’da sığınma ve aile hukuku süreçlerinde yaşanan son gelişme, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Şırnak’ın Silopi ilçesinden gelerek Almanya’ya sığınma başvurusunda bulunan Özlem ve Metin Kaya çifti, yetkili mercilerin aldığı kararla çocuklarından koparılarak Türkiye’ye gönderildi. Yaşları 6 ay ile 3 yaş arasında değişen üç küçük çocuk ise Frankfurt’ta devlet korumasına alındı.
Sosyal medyada tartışma yaratan bu gelişme, asılsız bir söylenti değil; iki resmi kurumun aldığı kararların çakışması sonucu fiilen gerçekleşen resmi bir süreçtir.
1. Kesinleşmiş ve Resmi Kararlar
* İltica Reddi ve Sınır Dışı Kararı (BAMF & Yabancılar Dairesi): Özlem ve Metin Kaya çiftinin iltica başvuruları Federal Göç ve Mülteciler Dairesi (BAMF) tarafından reddedildi. Yasal kalış hakları sona eren çift, 3 Ağustos tarihinde polis eşliğinde Türkiye’ye sınır dışı edildi.
* Geçici Velayet Askısı ve Vasi Atanması (Aile Mahkemesi & Jugendamt): Frankfurt Gençlik Dairesi (Jugendamt) ve Aile Mahkemesi (Familiengericht), çocukların velayetini ebeveynlerden geçici tedbir kararıyla aldı. Çocuklara resmi bir vasi atanması sebebiyle ebeveynlerin yasal temsil hakkı kalktı; çocuklar sınır dışı uçağına bindirilmeyerek Frankfurt’ta bir koruyucu aileye yerleştirildi.
2. Gerekçeler ve Tarafların İddiaları
* Gençlik Dairesi ve Yetkili Mahkemenin Gerekçesi: Yetkili kurum, mülteci yurdundaki barınma koşulları ve ailenin mevcut bakım şartlarının „çocuğun üstün yararı“ (Kindeswohl) ilkesine uygun olmadığını, çocukların güvenliği ve gelişimi açısından risk teşkil ettiğini ileri sürerek koruma kararı aldığını bildirdi.
* Ailenin İtirazı ve Savunması: Anne Özlem Kaya ve aile yakınları, „çocuklara bakamadıkları“ yönündeki suçlamaları reddetti. Yaşanan aksaklıkların mülteci yurdunun yetersiz fiziki koşullarından kaynaklandığını belirten aile, çocukların ellerinden haksız yere alındığını savundu.
* Sivil Toplum Tepkisi: Hessen Mülteci Konseyi başta olmak üzere sivil toplum örgütleri, Yabancılar Dairesi ile Gençlik Dairesi’nin koordinasyonsuzluğunu eleştirerek, iki kurumun kararları nedeniyle bir ailenin parçalanmasını bir skandal olarak nitelendirdi.
3. Bundan Sonraki Hukuki Süreç ve Gelecek Senaryoları
* Velayet Davası ve Mahkeme Süreci: Ailenin avukatları, geçici velayet kararına karşı Aile Mahkemesi nezdinde itiraz davası açtı. Mahkeme, çocukların üstün yararı ile ailenin Türkiye’deki yaşam ve bakım şartlarını inceleyecek.
* Çocukların Türkiye’ye İadesi: Mahkemenin velayeti yeniden anne ve babaya vermesi halinde, 3 kardeş yetkililer ve vasi eşliğinde Türkiye’ye gönderilerek aile birliği yeniden sağlanabilecek. Bu süreçte konsolosluk ve diplomatik kanalların devreye girmesi bekleniyor.
* Koruma Kararının Sürmesi Riski: Mahkemenin çocukların Türkiye’ye gönderilmesini riskli bulması durumunda, velayet devlette kalmaya devam edebilir ve çocuklar Almanya’daki koruyucu ailede tutulabilir.
* Ebeveynlerin Durumu: Sınır dışı edildikleri için haklarında Schengen bölgesine giriş yasağı bulunan anne ve baba, Almanya’daki bu hukuki mücadeleyi Türkiye’den tayin ettikleri avukatlar üzerinden takip etmek durumundadır.
Dünya
Berlin’de Korkunç Tecavüz Davası: Kadınları İlaçla Bayıltıp Görüntülediği İddia Ediliyor
Kadınları İlaçla Bayıltıp Tecavüz Etti: 22 Eylemi İtiraf Etti, Dosyada 58 Kadın Var
Ne oldu? Berlin’de 68 yaşındaki Frank S., kadınlara ilaç vererek tecavüz ettiği ve saldırıları kaydettiği suçlamasıyla hâkim karşısına çıktı.
Kaç mağdur var? Savcılık 2016-2022 yılları arasındaki 22 eylem üzerinden dava açtı. Ancak ele geçirilen görüntülerde 58 kadına yönelik muhtemel suçların bulunduğu bildirildi.
Sanık ne dedi? Frank S., duruşmanın başlangıcında tecavüz suçlamalarını kabul etti. Kadınlara ilaç verildiği iddiasına ilişkin açıklamayı ise daha sonra yapacağını belirtti.
Berlin’de görülen dava, Alman kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Savcılığa göre elektrikçilik eğitimi alan, bekâr ve iki yetişkin kız babası olan Frank S., kadınlarla internet üzerinden tanışarak onları evine davet etti.
Sanığın, ilaçları alkollü içeceklerde eriterek kadınları kendilerini savunamayacak duruma getirdiği, ardından cinsel saldırıda bulunduğu ileri sürülüyor. İddianamede, bazı kadınların ilaçların etkisi altındayken direnmeye çalışmasına rağmen sanığın eylemlerini sürdürdüğü belirtiliyor. Saldırıların yatak odasına yerleştirilen kamera ve cep telefonuyla kaydedildiği, görüntülerin başka erkeklerle paylaşıldığı iddia ediliyor.
Mağdurların bir bölümünün başlarına gelenleri ancak soruşturma sırasında öğrendiği bildirildi. Berlin Savcılığı sanığı tecavüz, tehlikeli yaralama ve özel hayatın gizliliğini ihlal dâhil 22 ayrı eylemle suçluyor.
Frank S.’nin avukatı duruşmada üç cümleden oluşan kısa bir açıklama okudu. Sanık tecavüzleri kabul ederken, ilaç kullanıldığı yönündeki suçlamalar hakkında daha sonra konuşacağını ve şimdilik soruları yanıtlamayacağını bildirdi.
Soruşturma, Alman kamu yayıncısı NDR’de görevli gazetecilerin elde ettiği bilgiler üzerine başladı. Polis, sanığın evinde yaptığı aramalarda sabit diskler, telefonlar ve çeşitli dijital materyaller ele geçirdi. Yatak odasında sürekli yatağa yöneltilmiş bir kamera bulunduğu, incelemelerde birkaç terabaytlık görüntüye ulaşıldığı açıklandı.
Bir polis memurunun mahkemedeki ifadesine göre sanık, kadınların adları ve yaşadıkları yerlerle ayrı dijital klasörler oluşturdu. Sanık Mart 2026’dan bu yana tutuklu bulunuyor.
Frank S. hakkındaki suçlamalara ilişkin nihai kararı Berlin Eyalet Mahkemesi verecek.
-
Gündem2 Jahren agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem2 Jahren ago
ERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya2 Jahren ago
META’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem2 Jahren ago
TÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


