Connect with us

Genel

İsviçre’de İkinci Adların Yeniden Kullanılması İçin Değişiklikler Yapılması Planlanıyor

yazar

Published

on

On yıl önce evlenme durumunda kaldırılan ikinci adların (doppelnamen) yeniden kullanılabilmesine ilişkin düzenlemeler İsviçre’de tekrar mümkün olabilir. İlgili Ulusal Meclis Komitesi, danışmanlık sonrası, hem evli çiftlere daha fazla esneklik hem de çocuklara daha fazla seçenek sunacak geniş kapsamlı bir değişikliği destekledi.

Daha Esnek Yaklaşım Ulusal Meclis Hukuk Komitesi (RK-N), doppelnamen uygulamasının evli çiftler için eski yasa kadar esnek olmasını ve artık çocuklar için de mümkün olmasını kabul etti. Parlamento hizmetleri cuma günü bunu duyurdu. Oylama sonucunda 14’e karşı 10 oyla bir çekimser oy kullanılarak kabul edildi.

2013 yılında, cinsiyet eşitliğini teşvik etmek ve özellikle kadınları adlarını korumaya teşvik etmek amacıyla doppelnamen uygulaması kaldırılmıştı. Ancak o zamandan beri evlenen kadınların üçte ikisinden fazlası daha çok eşlerinin soyadını almayı tercih etti.

İlgili yasa değişikliği konusundaki görüşlere açık olan danışma süreci olumlu sonuçlandı. Partiler ve kantonlar genellikle önerilen „büyük çözümü“ tercih ettiler. Ancak, çocuk haklarının dahil edilmemesine eleştiri geldi. Bu eleştiriye şimdi Hukuk Komitesi yanıt vermiştir. Şimdi Parlamento bu konuda karar verecek.

Çok Sayıda Seçenek Mevcut ad kullanma seçeneklerinin yanı sıra, RK-N tarafından önerilen yasa değişikliği ile evli çiftler veya kayıtlı partnerler bağımsız olarak ikinci bir ad taşıma konusunda karar verebilirler. Eğer ebeveynler istiyorsa, çocuklar anne ve baba adlarının birleşimi olan bir ikinci ad taşıyabilirler.

Önerilen seçenekler oldukça çeşitlidir: Örneğin, bir çift kendilerine aynı adı seçebilir, örneğin „Meier Müller“. Ya da kadın „Müller Meier“ ve erkek „Meier Müller“ olabilir. Ayrıca çiftlere aralarına bir kısa çizgi koymak isteyip istemedikleri serbesttir.

Basit bir açıklama ile, zaten evli veya kayıtlı partner olan kişiler ile evli ve bekar ebeveynlerin küçük çocukları da, yeni yasaya dayalı olarak ikinci bir ad oluşturabilme hakkına sahip olacaklardır. Çocuklar 12 yaşın üzerindeyse, ad değişikliğine onay vermelidirler.

Güncel Bir Kanun Bu, İsviçre yasasının pratikten kaynaklanan bir ihtiyacı karşılamaktadır. İsviçre Medeni Durum Derneği Başkanı Roland Peterhans, „Birçok çift, bugün doppelnamen uygulamasının kendilerine yasaklandığına üzülmektedir“ diyor.

Bir sonraki adımda, komite kabul edilen taslağı ve raporu Federal Konsey’e görüş sunmak üzere sunacaktır. Ulusal Meclis’in taslağı muhtemelen 2024 Bahar Dönemi’nde ilk kez değerlendirmesi beklenmektedir.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Genel

İSVİÇRE’DE OTOMOBİL VE TİCARİ ARAÇLARIN CO₂ KURALLARI DEĞİŞİYOR: YENİ HEDEFLER VE ENERJİ ETİKETİ GÜNDEMDE

yazar

Published

on

By

Haber: Cemil Baysal instagram tiktok

Federal Konsey, 2030 yılından itibaren yeni araçlara uygulanacak karbondioksit emisyon hedeflerinin yeniden düzenlenmesini önerdi. Hafif ticari araçlarda daha esnek hedefler, ağır ticari araçlarda daha sıkı kurallar ve otomobiller için Avrupa Birliği ile uyumlu yeni enerji etiketi planlanıyor. Teklifler 18 Şubat 2027’ye kadar görüşe açık.

Cemil Baysal | – İsviçre’nin Sesi

BERN – 4 Kasım 2026

İsviçre’de otomobil ve ticari araç sektörünü ilgilendiren yeni bir düzenleme süreci başladı.

Federal Konsey, 4 Kasım 2026 tarihli toplantısında araçların karbondioksit (CO₂) emisyon hedeflerini ve enerji etiketlerini yeniden düzenlemeyi öngören iki yasa değişikliği teklifini istişareye açtı.

Öneriler, İsviçre’nin araçlara ilişkin düzenlemelerini Avrupa Birliği’ndeki gelişmelerle uyumlu hâle getirmeyi amaçlıyor.

Düzenleme hazırlığında üç önemli konu öne çıkıyor: Hafif ticari araçlar için 2030 hedeflerinin esnetilmesi, ağır ticari araçlar için emisyon azaltım hedeflerinin güçlendirilmesi ve yeni araçlarda kullanılan enerji etiketlerinin değiştirilmesi.

Bu düzenlemeler henüz yürürlüğe girmiş değil. İstişare süreci 18 Şubat 2027’ye kadar devam edecek.

HAFİF TİCARİ ARAÇLARDA CO₂ HEDEFİ DEĞİŞEBİLİR

Teklifin en dikkat çekici başlıklarından biri, hafif ticari araçların emisyon hedefleri.

Mevcut mevzuatta 2030 yılından itibaren ilk kez trafiğe çıkacak hafif ticari araçlar için öngörülen hedef kilometre başına 90,6 gram CO₂.

Federal Konsey, bu hedefin 108,7 gram CO₂/km olarak yeniden belirlenmesini öneriyor.

Bu değişiklik, mevcut yasadaki 2030 hedefine kıyasla daha esnek bir düzenleme anlamına geliyor.

2029 yılına kadar yeni hafif ticari araçlar için geçerli hedef ise kilometre başına 153,9 gram.

Dolayısıyla önerilen 108,7 gramlık hedef, 2029’a kadar geçerli olan seviyeden daha düşük olsa da mevcut yasadaki 2030 hedefinden daha yüksek.

Burada önemli olan, hedefin yeni tescil edilen araçlara yönelik düzenleme kapsamında değerlendirilmesi.

Bu rakamlar, yollardaki her aracın tek tek aynı emisyon değerini sağlamak zorunda olduğu anlamına gelmiyor.

AĞIR TİCARİ ARAÇLARDA DAHA SIKI HEDEFLER

Hafif ticari araçlarda esneklik önerilirken ağır ticari araçlar için farklı bir yaklaşım benimseniyor.

Kamyonlar ve diğer ağır ticari araçlarda 2030 yılı için öngörülen CO₂ emisyon azaltım hedefinin yüzde 30’dan yüzde 45’e çıkarılması planlanıyor.

Bu değişiklik, ağır ticari araç üreticileri ve ithalatçıları açısından daha sıkı bir hedef anlamına geliyor.

Düzenlemenin taşımacılık sektöründeki etkileri, araç teknolojilerinin gelişimine, yeni araçların piyasaya sunulmasına ve şirketlerin filo yenileme kararlarına bağlı olacak.

Ancak bugün kullanılan bütün ağır ticari araçların hemen değiştirilmesi gerektiği yönünde bir karar söz konusu değil.

OTOMOBİL İTHALATÇILARINA 2030–2032 DÖNEMİNDE ESNEKLİK

Federal Konseyin teklifinde binek otomobiller ve hafif ticari araçlar için 2030–2032 dönemini kapsayan özel bir uygulama da bulunuyor.

Öneriye göre araç ithalatçıları, CO₂ hedeflerine her yıl ayrı ayrı ulaşmak yerine belirlenen üç yıllık dönem içinde dengeleme yapabilecek.

Örneğin bir yılda hedefin üzerinde kalan emisyon değerleri, aynı dönem içindeki başka bir yılda hedefin altında kalınmasıyla dengelenebilecek.

Bu sistem, ithalatçılara araç satışlarının ve teknolojik dönüşümün planlanmasında daha fazla esneklik sağlamayı amaçlıyor.

Teklif kapsamında olası yaptırımların değerlendirilmesi de 2032 sonrasına bırakılacak.

Bu düzenleme, özellikle yeni otomobil piyasasında faaliyet gösteren ithalatçılar ve distribütörler açısından önem taşıyor.

İSVİÇRE’DE ARAÇ ENERJİ ETİKETLERİ DEĞİŞEBİLİR

Federal Konseyin ikinci önemli önerisi, araçların enerji etiketleriyle ilgili.

İsviçre’de 2003 yılından beri kullanılan enerji etiketi sistemi yerine Avrupa Birliği ile uyumlu ortak bir etiket getirilmesi planlanıyor.

Yeni sistemin temel ölçütü, aracın CO₂ emisyon değeri olacak.

Bu değişiklik, araçların enerji ve çevre özelliklerinin tüketicilere sunulma biçimini etkileyecek.

Ayrıca üreticilerin araçlarla birlikte sağladığı bilgilerin İsviçre piyasasında kullanılmasını kolaylaştırabilecek.

ELEKTRİKLİ OTOMOBİLLER A KATEGORİSİNDE YER ALACAK

Yeni etiket sisteminin en belirgin sonuçlarından biri, tamamen elektrikli otomobillerin sınıflandırılması olacak.

Önerilen Avrupa Birliği sistemi esas alındığında tamamen elektrikli araçların tamamı A kategorisinde gösterilecek.

Mevcut İsviçre enerji etiketi sisteminde ise elektrikli otomobillerin enerji verimliliğine göre farklı sınıflara yerleştirilmesi mümkün.

Yeni sistemde CO₂ emisyonlarının temel alınması, elektrikli araçların sınıflandırılmasını değiştirecek.

Ancak A kategorisinde yer almak, bütün elektrikli otomobillerin aynı miktarda elektrik tükettiği anlamına gelmiyor.

Araçların enerji tüketimi, boyutu, ağırlığı, batarya kapasitesi ve kullanım koşulları arasında farklılıklar bulunmaya devam edecek.

BENZİNLİ VE DİZEL ARAÇ SAHİPLERİ İÇİN NE ANLAMA GELİYOR?

Yeni düzenleme hazırlığı, mevcut benzinli ve dizel otomobil sahiplerinin araçlarını kullanmasını doğrudan yasaklayan bir karar içermiyor.

Tekliflerin ana konusu, yeni araçlara ilişkin emisyon hedefleri ve araçların enerji etiketleri.

Bu nedenle düzenlemeyi mevcut bütün araçlar için yeni bir kullanım yasağı veya otomatik vergi artışı olarak değerlendirmek doğru olmaz.

Araç satın almayı planlayan kişiler açısından ise gelecekteki etiketlerin nasıl düzenleneceği ve farklı araç türlerinin nasıl sınıflandırılacağı önem taşıyor.

ARAÇ FİYATLARI ETKİLENEBİLİR Mİ?

CO₂ hedefleri, otomobil üreticilerinin ve ithalatçılarının ürün planlamalarını etkileyebilen düzenlemeler arasında bulunuyor.

Ancak belirli bir aracın fiyatının bu teklif nedeniyle ne kadar artacağını veya azalacağını bugünden söylemek mümkün değil.

Araç fiyatları; üretim maliyetleri, döviz kurları, teknolojik gelişmeler, ithalat koşulları, rekabet ve tüketici talebi gibi birçok etkene bağlı.

Federal Konseyin değerlendirmesine göre teklif edilen esneklikler ve sıkılaştırmaların emisyonlar üzerindeki etkileri büyük ölçüde birbirini dengeleyebilir.

İthalatçılara yönelik olası yaptırım tutarları üzerindeki toplam etkinin ise araç piyasasındaki gelişmelere bağlı olacağı belirtiliyor.

NEDEN AVRUPA BİRLİĞİ İLE UYUM HEDEFLENİYOR?

İsviçre otomobil piyasası, Avrupa’daki üretim ve ithalat zincirleriyle yakından bağlantılı.

Araçların büyük bölümü uluslararası üreticiler tarafından geliştiriliyor ve Avrupa pazarına yönelik teknik standartlarla piyasaya sunuluyor.

Bu nedenle araçların emisyon hedefleri ve enerji etiketleri konusunda AB ile uyum, ithalat ve satış süreçleri açısından önem taşıyor.

Federal Konseyin önerileri de 2030 sonrası dönem için AB’deki düzenlemeler ve hazırlanan değişiklikler dikkate alınarak oluşturuldu.

Ancak AB’deki tekliflerin kendileri de değişebileceğinden İsviçre’deki nihai düzenleme henüz kesinleşmiş değil.

DÜZENLEME NE ZAMAN YÜRÜRLÜĞE GİREBİLİR?

İstişare süresi 18 Şubat 2027 tarihinde sona erecek.

Bu süreçte ilgili kuruluşlar, sektör temsilcileri ve diğer paydaşlar tekliflere ilişkin görüşlerini bildirebilecek.

Ardından Federal Konsey, yasa değişikliklerini yeniden değerlendirecek.

Gerekli yasama sürecinin tamamlanmasından sonra yürürlük tarihleri netleşecek.

Tekliflerin önemli bölümü 2030 yılından itibaren uygulanacak araç hedeflerini ilgilendiriyor.

SIK SORULAN SORULAR

Hangi araç gruplarının CO₂ hedefleri değişebilir?

Hafif ticari araçlar ve ağır ticari araçlar için 2030 hedeflerinde değişiklik öneriliyor. Binek otomobiller ve hafif ticari araçlar için ayrıca 2030–2032 döneminde esnek uygulama planlanıyor.

Hafif ticari araçlarda yeni hedef ne olacak?

Teklife göre 2030 hedefi 90,6 gramdan 108,7 gram CO₂/km seviyesine çıkarılacak.

Ağır ticari araçlarda hangi değişiklik öneriliyor?

2030 yılı için CO₂ emisyon azaltım hedefinin yüzde 30’dan yüzde 45’e yükseltilmesi planlanıyor.

Elektrikli otomobillerin enerji etiketi nasıl olacak?

Önerilen yeni sistemde tamamen elektrikli otomobiller A kategorisinde yer alacak.

Benzinli ve dizel araçlar yasaklanıyor mu?

Bu teklif, mevcut benzinli ve dizel araçlara yönelik yeni bir genel kullanım yasağı getirmiyor.

Yeni kurallar otomobil fiyatlarını değiştirecek mi?

Piyasa üzerinde etkileri olabilir ancak belirli bir fiyat değişikliği bugünden hesaplanamaz.

Düzenleme kesinleşti mi?

Hayır. Teklifler 18 Şubat 2027’ye kadar istişareye açık.

SONUÇ: ARAÇ PİYASASINDA 2030 SONRASI DÖNEM PLANLANIYOR

İsviçre Federal Konseyinin 4 Kasım 2026’da açıkladığı düzenleme hazırlığı, yeni otomobil ve ticari araçların gelecekteki emisyon hedeflerini yeniden belirlemeyi amaçlıyor.

Hafif ticari araçlarda daha esnek, ağır ticari araçlarda daha sıkı hedefler önerilirken enerji etiketlerinde Avrupa Birliği ile uyum planlanıyor.

Araç sahipleri ve otomobil satın almayı düşünenler açısından en önemli nokta, bunların henüz kesinleşmiş yeni kurallar değil, istişare aşamasındaki yasa değişikliği teklifleri olması.

Cemil Baysal

| İsviçre’nin Sesi – +41 Haber

www.isvicreninsesi.ch

Kaynak: İsviçre Federal Konseyi ve Federal Çevre, Ulaştırma, Enerji ve İletişim Departmanı (UVEK), 4 Kasım 2026 tarihli araçların CO₂ hedefleri ve AB enerji etiketi açıklaması.

Continue Reading

Genel

İSVİÇRE’DE İŞSİZ SAYISI 141 BİNİ AŞTI: 230 BİN KİŞİ İŞ ARIYOR!

yazar

Published

on

By

Haber: Cemil Baysal instagram tiktok

İSVİÇRE’DE İŞSİZ SAYISI 141 BİNİ AŞTI: 230 BİN KİŞİ İŞ ARIYOR!

SECO’nun Ekim 2026 verilerine göre İsviçre’de kayıtlı işsiz sayısı 141.015’e yükselirken, iş arayanların toplamı 230.001’e ulaştı. Özellikle 50 yaş üzerindeki çalışanlarda yıllık artış dikkat çekiyor. Bölgesel istihdam merkezlerine bildirilen açık iş pozisyonları ise bir ayda 3.737 azaldı. Peki, rakamlar ne anlama geliyor, hangi yaş grupları daha fazla etkileniyor ve işini kaybedenler hangi haklardan yararlanabiliyor?

Cemil Baysal | İsviçre’nin Sesi

BERN – 5 Kasım 2026

İsviçre’de iş piyasasına ilişkin son veriler açıklandı. İsviçre Devlet Ekonomi Sekreterliği (SECO) tarafından yayımlanan Ekim 2026 işsizlik istatistikleri, kayıtlı işsiz sayısının hem bir önceki aya hem de geçen yılın aynı dönemine göre arttığını gösterdi.

Ekim ayı sonunda İsviçre genelindeki bölgesel istihdam merkezlerine (RAV/ORP) kayıtlı 141.015 kişi işsiz bulunuyordu. Resmî işsizlik oranı ise yüzde 3,0 seviyesinde gerçekleşti.

Ancak iş piyasasının genel görünümünü anlamak için yalnızca işsizlik oranına bakmak yeterli değil. Çünkü iş arayanların toplam sayısı 230 bini aşarken, açık iş pozisyonlarının sayısında da aylık düşüş yaşandı.

Bu gelişmeler, İsviçre’de çalışanları, iş değiştirmeyi düşünenleri ve yeni iş arayanları yakından ilgilendiriyor.

İŞSİZ SAYISI BİR AYDA 535, BİR YILDA 5.803 KİŞİ ARTTI

SECO verilerine göre Ekim 2026 sonunda kayıtlı işsiz sayısı 141.015 olarak belirlendi.

Bu rakam:

  • Eylül 2026’ya göre 535 kişi daha fazla.
  • Ekim 2025’e göre 5.803 kişi daha fazla.
  • Resmî işsizlik oranı ise yüzde 3,0.

İşsiz sayısının bir yıl öncesine göre yükselmesi, iş piyasasında bazı çalışan gruplarının daha fazla baskı altında bulunduğunu gösteriyor.

Bununla birlikte işsizlik oranının tek başına bütün iş piyasasını açıklamadığını vurgulamak gerekiyor. İş arayanların sayısı, yaş gruplarındaki değişimler ve işverenlerin bildirdiği açık pozisyonlar birlikte değerlendirildiğinde daha kapsamlı bir tablo ortaya çıkıyor.

MEVSİMSEL ETKİLERDEN ARINDIRILMIŞ İŞSİZLİK ORANI YÜZDE 3,1

İsviçre’de bazı sektörlerde istihdam yılın dönemlerine göre değişiklik gösterebiliyor.

Özellikle turizm, inşaat ve mevsimsel faaliyetlerin yoğun olduğu alanlarda işgücü ihtiyacı dönemsel olarak artabiliyor veya azalabiliyor.

Bu nedenle SECO, normal işsizlik oranının yanı sıra mevsimsel etkilerden arındırılmış verileri de yayımlıyor.

Ekim 2026’da mevsimsel etkilerden arındırılmış kayıtlı işsiz sayısı 145.949, buna karşılık gelen işsizlik oranı ise yüzde 3,1 olarak hesaplandı.

Bu iki oran arasındaki fark, kullanılan istatistiksel hesaplama yönteminden kaynaklanıyor.

230 BİN KİŞİ İŞ ARIYOR: 141 BİN İŞSİZLE ARASINDAKİ FARK NE?

Ekim ayının en dikkat çekici göstergelerinden biri, RAV/ORP merkezlerine kayıtlı toplam iş arayan sayısının 230.001 kişiye ulaşması oldu.

Kayıtlı iş arayanların sayısı:

  • Bir önceki aya göre 2.409 kişi arttı.
  • Bir yıl öncesine göre 10.305 kişi arttı.
  • Kayıtlı iş arayan oranı yüzde 4,9 oldu.

Burada önemli bir ayrım bulunuyor.

Kayıtlı işsizler, RAV/ORP merkezlerine kayıtlı, çalışmayan ve iş arayan kişileri ifade ediyor.

Kayıtlı iş arayanlar ise daha geniş bir grubu kapsıyor. Bu grupta kayıtlı işsizlerin yanı sıra belirli istihdam veya eğitim programlarına katılan ya da geçici olarak çalışırken iş aramaya devam eden kişiler de bulunabiliyor.

Dolayısıyla 230.001 kişinin tamamı işsiz değil.

Bu nedenle “İsviçre’de 230 bin işsiz var” şeklinde bir değerlendirme istatistiksel açıdan doğru olmaz.

Doğru ifade, 141.015 kayıtlı işsiz ve toplam 230.001 kayıtlı iş arayan bulunduğu yönündedir.

50 YAŞ ÜZERİNDE İŞSİZLİK ARTIYOR

İşsizlik verilerinde özellikle 50–64 yaş grubundaki gelişmeler dikkat çekiyor.

SECO’nun Ekim 2026 istatistiklerine göre bu yaş grubunda 38.721 kişi işsiz olarak kayıtlıydı.

Bu sayı:

  • Bir önceki aya göre 239 kişi arttı.
  • Bir yıl öncesine göre 1.752 kişi arttı.

50 yaş üzerindeki çalışanlar açısından iş kaybı, bazı durumlarda yeni iş bulma süresinin uzaması anlamına gelebiliyor.

Uzun yıllara dayanan mesleki deneyim önemli bir avantaj olsa da bazı sektörlerde dijital beceriler, yeni teknolojilere uyum ve değişen iş tanımları işe alım süreçlerinde belirleyici olabiliyor.

Ancak bütün sektörlerde veya bütün 50 yaş üzeri çalışanlarda aynı durumun yaşandığını söylemek mümkün değil.

İş bulma olanakları kişinin mesleğine, niteliklerine, bulunduğu bölgeye ve iş piyasasındaki talebe göre değişiyor.

GENÇ İŞSİZ SAYISI AYLIK BAZDA GERİLEDİ

15–24 yaş grubundaki kayıtlı işsiz sayısı Ekim 2026’da 13.667 kişi oldu.

Bu sayı eylül ayına göre 679 kişi azaldı.

Ancak geçen yılın aynı dönemine göre 197 kişilik artış bulunuyor.

Bu durum, genç işsizliğinde aylık bir iyileşme yaşanmasına rağmen yıllık karşılaştırmada işsiz sayısının hâlâ daha yüksek olduğunu gösteriyor.

Gençler açısından meslek eğitimi, staj olanakları, ilk iş deneyimi ve mesleki yeterlilikler iş piyasasına girişte önemli rol oynuyor.

AÇIK İŞ POZİSYONLARI BİR AYDA 3.737 AZALDI

İş piyasasının bir diğer önemli göstergesi, işverenlerin RAV merkezlerine bildirdiği açık iş pozisyonları.

Ekim 2026 sonunda bildirilen açık iş sayısı 40.462 oldu.

Bu rakam:

  • Eylül ayına göre 3.737 pozisyon daha az.
  • Ekim 2025’e göre 5.467 pozisyon daha fazla.

Aylık düşüş, bildirilen iş pozisyonlarında azalma yaşandığını ortaya koyuyor.

Ancak yıllık karşılaştırmada açık pozisyon sayısının daha yüksek olması, işverenlerin personel arayışının devam ettiğini gösteriyor.

Burada dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta, RAV merkezlerine bildirilen pozisyonların İsviçre’deki bütün açık işlerin toplamını temsil etmemesi.

Şirketler, farklı internet platformları ve doğrudan işe alım yöntemleri üzerinden de personel arayabiliyor.

İŞİNİ KAYBEDENLER RAV’A NE ZAMAN BAŞVURMALI?

İsviçre’de işini kaybeden veya iş sözleşmesinin sona ereceği kesinleşen kişilerin RAV/ORP süreçlerini geciktirmemesi önem taşıyor.

RAV, iş arayanların kayıt yaptırdığı ve iş piyasasına yeniden katılmak için destek alabildiği bölgesel istihdam merkezidir.

İşsizliğin başlayacağı belli olduğunda kişi, iş arama yükümlülüklerini yerine getirmeye başlamalı ve kayıt işlemlerini zamanında tamamlamalıdır.

İşsizlik ödeneği talep edecek kişiler açısından kayıt ve başvuru tarihlerinin önemi bulunuyor.

İş sözleşmesinin bitmesini bekleyerek iş aramaya başlamak, bazı durumlarda işsizlik sigortası bakımından sorun yaratabilir.

Bu nedenle işini kaybetme riski bulunan çalışanların süreci erkenden takip etmesi gerekiyor.

RAV MERKEZLERİ HANGİ HİZMETLERİ SUNUYOR?

RAV merkezleri yalnızca işsiz kişilerin kaydını tutmuyor.

İş arayanlara, durumlarına göre çeşitli hizmetler de sunulabiliyor.

Bunlar arasında mesleki danışmanlık, iş arama sürecinin planlanması, uygun açık pozisyonlara yönlendirme, iş başvurularının değerlendirilmesi ve belirli eğitim veya iş piyasası programları bulunuyor.

Sunulan destekler, kişinin çalışma geçmişine, mesleki durumuna ve ilgili programların koşullarına göre değişebiliyor.

RAV’a kayıt yaptırmak, otomatik olarak işsizlik ödeneği alınacağı anlamına da gelmiyor.

İşsizlik ödeneğine ilişkin mali haklar, ilgili işsizlik sigortası kasası tarafından yasal koşullar çerçevesinde değerlendiriliyor.

İŞSİZLİK PARASI ALMAK İÇİN HANGİ ŞARTLAR GEREKİYOR?

İsviçre’de işsizlik ödeneği alabilmek için belirli sigorta ve başvuru koşullarının karşılanması gerekiyor.

Genel kural olarak kişinin, ilgili iki yıllık değerlendirme döneminde en az 12 ay işsizlik sigortasına tabi çalışmış olması aranıyor.

Bununla birlikte kanunda bazı istisnalar ve prim ödeme şartından muafiyet durumları da bulunuyor.

İşsizlik ödeneğinin miktarı ve süresi; önceki sigortalı kazanca, yaşa, aile yükümlülüklerine, prim ödeme süresine ve diğer yasal koşullara göre belirleniyor.

Genel uygulamada günlük işsizlik ödeneği, hesaplamaya esas sigortalı kazancın yüzde 70’i veya belirli koşullarda yüzde 80’i üzerinden hesaplanıyor.

Bu oranlar, herkesin son maaşının aynı yüzdesini doğrudan alacağı anlamına gelmiyor. Sigortalı kazanç sınırları, bekleme günleri ve diğer kurallar uygulanabiliyor.

İŞ ARAYANLARIN YÜKÜMLÜLÜKLERİ NELER?

İşsizlik sigortasından yararlanmak isteyen kişilerin yalnızca başvuru yapması yeterli değil.

İş arama çabalarını belgelemeleri, RAV tarafından verilen randevulara katılmaları, uygun iş tekliflerini değerlendirmeleri ve kendilerinden istenen bilgileri zamanında sunmaları gerekiyor.

Başvuru sayısı ve iş arama faaliyetlerinin kapsamı, kişinin durumuna ve RAV tarafından belirlenen yükümlülüklere göre değişebiliyor.

Yükümlülüklerin yerine getirilmemesi, işsizlik ödeneğinde geçici kesintilere veya başka yaptırımlara yol açabiliyor.

Bu nedenle iş arayanların RAV danışmanlarıyla düzenli iletişim kurması ve başvurularına ilişkin kayıtları saklaması önem taşıyor.

İSVİÇRE’DE ÇALIŞAN TÜRK VATANDAŞLARI İÇİN NE ANLAMA GELİYOR?

İsviçre’de yaşayan Türk vatandaşları ve diğer yabancı çalışanlar açısından iş piyasasındaki gelişmeler, özellikle iş değişikliği ve iş arama süreçlerinde önem taşıyor.

Uzun yıllardır aynı işyerinde çalışan kişiler, iş kaybı yaşadıklarında RAV sisteminin nasıl işlediğini yeterince bilmiyor olabilir.

Bu nedenle işsizlik sigortası haklarının, kayıt sürelerinin ve iş arama yükümlülüklerinin önceden öğrenilmesi yararlı olacaktır.

Özellikle 50 yaş üzerindeki çalışanların mesleki deneyimlerini güncel iş piyasası ihtiyaçlarıyla birleştirebilecekleri eğitim ve danışmanlık olanaklarını değerlendirmesi önem taşıyor.

SIK SORULAN SORULAR

İsviçre’de kaç kişi işsiz?

Ekim 2026 sonunda RAV/ORP merkezlerine kayıtlı işsiz sayısı 141.015 kişi olarak açıklandı.

İsviçre’de işsizlik oranı kaç?

Resmî işsizlik oranı yüzde 3,0, mevsimsel etkilerden arındırılmış oran ise yüzde 3,1 olarak hesaplandı.

230 bin kişi işsiz mi?

Hayır. 230.001 kişi, RAV/ORP merkezlerine kayıtlı toplam iş arayan sayısını ifade ediyor. Bu grup, kayıtlı işsizlerden daha geniş.

İşsizlik en çok hangi yaş grubunda arttı?

Bu haberde incelenen yaş grupları arasında 50–64 yaş grubundaki yıllık artış dikkat çekiyor. Bu grupta işsiz sayısı bir yılda 1.752 kişi yükseldi.

Genç işsizliği arttı mı?

15–24 yaş grubunda işsiz sayısı eylül ayına göre 679 kişi azaldı. Ancak bir yıl öncesine göre 197 kişi daha yüksek.

İsviçre’de kaç açık iş pozisyonu bulunuyor?

Ekim 2026 sonunda RAV merkezlerine bildirilen 40.462 açık iş pozisyonu bulunuyordu. Bu sayı, ülkedeki bütün açık işleri kapsamıyor.

RAV’a başvuran herkes işsizlik parası alabilir mi?

Hayır. İşsizlik ödeneği alabilmek için sigorta, prim ödeme, iş arama ve diğer yasal koşulların karşılanması gerekiyor.

İşini kaybedenler ne yapmalı?

İş arama faaliyetlerine zamanında başlamalı, RAV kayıtlarını geciktirmemeli ve işsizlik sigortası başvurularını ilgili kurallara göre tamamlamalıdır.

SONUÇ: İŞ PİYASASINDAKİ GELİŞMELER YAKINDAN İZLENMELİ

İsviçre’de Ekim 2026 verileri, kayıtlı işsiz sayısının 141 bini, kayıtlı iş arayanların ise 230 bini aştığını ortaya koyuyor.

Özellikle 50 yaş üzerindeki işsizlerin sayısındaki yıllık artış ve açık iş pozisyonlarındaki aylık gerileme dikkat çekiyor.

Buna karşılık genç işsizliğinde aylık düşüş yaşanması ve açık iş pozisyonlarının geçen yılın üzerinde kalması, iş piyasasındaki gelişmelerin tek bir göstergeyle açıklanamayacağını gösteriyor.

İşini kaybedenler veya iş değiştirmeyi planlayanlar için en önemli konuların başında ise zamanında RAV kaydı, işsizlik sigortası haklarının bilinmesi ve aktif iş arama süreci geliyor.

Cemil Baysal

| İsviçre’nin Sesi – +41 Haber

www.isvicreninsesi.ch


Kaynak ve bilgi notu: İsviçre Devlet Ekonomi Sekreterliği (SECO), Ekim 2026 kayıtlı işsizlik ve iş arayan istatistikleri, 5 Kasım 2026. İşsizlik sigortası ve RAV süreçlerine ilişkin genel açıklamalar, İsviçre işsizlik sigortası mevzuatı ve SECO uygulama çerçevesi esas alınarak hazırlanmıştır.

Continue Reading

Genel

“MARANGOZLUK YAKINDA MASTER KADAR KAZANDIRABİLİR”

yazar

Published

on

By

📰 İsviçre’de kariyer uzmanından dikkat çeken açıklama

İsviçre’de kariyer danışmanı Christina Kuenzle, gençlerin kariyer planlamasına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Kuenzle’ye göre, gelecekte el becerisine dayalı meslekler üniversite diplomasından daha değerli hale gelebilir.

📊 Üniversite mezunları zorlanıyor

Son yıllarda iş piyasasında dikkat çeken bir değişim yaşanıyor:

  • 2010’dan bu yana üniversite mezunlarının işsizliği yaklaşık %70 arttı
  • Meslek eğitimi alan kişilerde ise işsizlik %45 azaldı

Uzmanlara göre bu durum, iş gücü piyasasında dengenin değiştiğini gösteriyor.

🤖 Yapay zekâ etkisi

Yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte:

  • Bilgiye dayalı birçok iş otomatikleşiyor
  • Akademik bilgi tek başına yeterli olmuyor

Kuenzle, “Ne kadar bilirsen bil, yapay zekâ daha fazlasını biliyor” diyerek, klasik üniversite eğitiminin değer kaybettiğine dikkat çekti.

👉 Uzmanlar, el becerisi gerektiren mesleklerin teknoloji ve yapay zekâ arttıkça daha fazla talep göreceğine dikkat çekiyor.

🛠️ El becerisi öne çıkıyor

Uzmanlara göre:

  • Marangozluk (Schreiner)
  • Tesisatçılık
  • Teknik ve pratik meslekler

gelecekte daha fazla talep görecek.

Bu alanlarda çalışanların maaşlarının artması ve bazı durumlarda üniversite mezunlarıyla aynı seviyeye gelmesi bekleniyor.

🎓 Üniversite herkese uygun değil

Kuenzle, son yıllarda çok fazla gencin üniversiteye yönlendirildiğini belirterek:

👉 “Sadece daha fazla kazanmak için üniversite okumak artık doğru bir strateji değil” dedi.

Uzmanlara göre akademik eğitim, ancak araştırma merakı ve derin düşünme yeteneği olan kişiler için daha uygun.

🧠 Geleceğin yetkinlikleri

Yeni dönemde öne çıkacak beceriler:

  • Yaratıcı düşünme
  • Eleştirel analiz
  • Bağımsız karar verme
  • Pratik ve teknik yetkinlikler

📌 Kısa özet

  • Yapay zekâ iş piyasasını değiştiriyor
  • Üniversite mezunlarında işsizlik artıyor
  • Meslek eğitimi yeniden yükselişte
  • El becerisine dayalı işler daha değerli hale geliyor
Continue Reading

Trendler