Connect with us

İsviçre

İsviçre’de “Sadece Yetişkinlere” Restoranlar Tartışılıyor: Çocuklara Kapılar Kapanıyor mu?

yazar

Published

on

İSVİÇRE – Yalnızca yetişkinlere hizmet veren (Adults Only) restoran ve oteller Avrupa’da giderek daha fazla tartışılıyor. Almanya’da 1000 kişiyle yapılan bir ankete göre katılımcıların %61’i sadece yetişkinlere açık restoranları desteklediğini belirtti. Ankette özellikle 18-28 yaş arasındaki gençlerin bu konsepte daha sıcak baktığı, ileri yaş gruplarının ise daha temkinli yaklaştığı görüldü.

Benzer uygulamalar İsviçre’de de bazı restoran ve butik oteller tarafından hayata geçirilirken, işletmelerin tercihleri kamuoyunda farklı görüşlerin dile getirilmesine neden oluyor.

Aargau’da 14 yaş altına giriş yasak

Aargau kantonundaki 90 Grad Café Bar, 2025 yılında aldığı kararla 14 yaşından küçük misafirleri kabul etmeyeceğini açıklayarak ülke genelinde tartışma başlatmıştı.

İşletme, kararın gerekçesi olarak daha sakin ve huzurlu bir ortam sunmak istediklerini belirtmişti. Açıklamada bebek arabalarının geçişleri engellemesi, yüksek ses ve bazı ebeveynlerin çocuklarıyla yeterince ilgilenmemesi gibi nedenlere dikkat çekilmişti.

Karar bazı müşteriler tarafından desteklenirken, bazı ebeveynler ise uygulamayı ayrımcı bulmuştu.

Luzern’de konsept değişti

Luzern’deki Weisses Kreuz ise farklı bir yol izledi.

Butik otelin önceki işletmecisi hem oteli hem de restoranı yalnızca yetişkinlere yönelik işletiyordu. Ancak yeni yönetim göreve geldikten sonra restoran yeniden çocuklu ailelere açıldı.

Buna karşın otel kısmı hâlâ “çocuksuz bölge” konseptiyle hizmet veriyor. İşletme özellikle “Adults Only” yerine “Kinderfreie Zone” (çocuksuz bölge) ifadesini kullanmayı tercih ettiğini belirtiyor.

Yetkililer ayrıca, yaş sınırı uygulandığı dönemde ailelerle önemli bir sorun yaşanmadığını ve çocuklardan kaynaklanan özel bir şikâyet almadıklarını ifade etti.

Bazı oteller bilinçli olarak yetişkinleri hedefliyor

Graubünden kantonundaki Laret Private Boutique Hotel, kuruluşundan bu yana 14 yaş ve üzerindeki misafirleri kabul ediyor.

İşletme, bu kararın herhangi bir olumsuz deneyim veya şikâyetten kaynaklanmadığını, başından itibaren huzur, dinlenme ve sakinlik arayan misafirlere yönelik bir konsept oluşturmak istediklerini belirtiyor.

Bu nedenle otelde çocuk oyun odası, çocuk büfesi veya ailelere yönelik özel hizmetler de bulunmuyor.

“İstisna yapmıyoruz”

Yine Graubünden’deki Restaurant Arnica ve bağlı olduğu otel ise 2018 yılından bu yana yalnızca 16 yaş ve üzerindeki misafirleri kabul ediyor.

İşletme, bunun ailelere karşı alınmış bir karar olmadığını, belirli bir müşteri kitlesine yönelik hizmet anlayışı olduğunu vurguluyor.

Yetkililere göre bazı aileler zaman zaman bu uygulamayı eleştirse de yaş sınırı hem internet sitesinde hem de rezervasyon aşamasında açık şekilde belirtiliyor.

İşletme, “Konseptimizin güvenilir olması ve tüm misafirler için aynı şekilde uygulanabilmesi adına hiçbir istisna yapmıyoruz.” açıklamasını yaptı.

Tibits: “Çocuklar geleceğin misafirleri”

Öte yandan İsviçre’nin tanınmış restoran zincirlerinden Tibits, aile dostu yaklaşımını sürdürüyor.

Şirketin kurucu ortaklarından Reto Frei, misafirperverliğin çocuklardan büyükanne ve büyükbabalara kadar herkesin kendini hoş karşılanmış hissetmesi anlamına geldiğini söyledi.

Bu nedenle tüm Tibits restoranlarında çocuklar için oyun alanları bulunurken, yetişkinlerin daha sakin vakit geçirebilmesi için sessiz oturma bölümleri de oluşturuluyor.

Frei ayrıca, yalnızca yetişkinlere yönelik restoran konseptini eleştirmediklerini belirterek, bunun her işletmenin kendi hedef kitlesine göre vereceği ticari bir karar olduğunu ifade etti.

Tartışma sürüyor

İsviçre’de yalnızca yetişkinlere yönelik restoran ve oteller hâlen yaygın olmasa da, özellikle butik işletmeler arasında bu konsept giderek daha fazla ilgi görüyor.

Kimi müşteriler sessiz ve huzurlu bir ortam sunan bu işletmeleri tercih ederken, kimileri ise restoranların çocuklu ailelere de açık olması gerektiğini savunuyor.

Şimdilik İsviçre’de tek tip bir uygulama bulunmuyor. Bazı işletmeler yalnızca yetişkinlere yönelik konseptlerini sürdürürken, bazıları ise aile dostu hizmet anlayışını ön planda tutmaya devam ediyor.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Gündem

İSVİÇRE’DE AİLELERİN YENİ TERCİHİ: ORTA BÜYÜKLÜKTEKİ ŞEHİRLER ÖNE ÇIKIYOR

yazar

Published

on

By

İsviçre’de çocuklu aileler için en cazip yerleşim yerleri her zaman Zürih ve Cenevre gibi büyük merkezler değil. UBS’nin 2026 Konut Çekiciliği Göstergesi, iyi altyapıyı daha düşük yaşam maliyetleriyle birleştiren orta büyüklükteki şehirlerin aileler açısından öne çıktığını gösteriyor.

Araştırmada İsviçre’deki belediyeler on bölge içinde karşılaştırıldı. Örnek hane olarak iki çocuklu ve yıllık brüt geliri 150 bin frank olan bir aile esas alındı. Değerlendirmede konut ve yaşam giderlerinin yanı sıra ulaşım, altyapı, eğitim, çocuk bakımı, alışveriş ve boş zaman imkânları dikkate alındı.

Kendi bölgelerinde Vevey, Solothurn, Fribourg, Sion, Basel, Luzern, Aarau, Lugano, St. Gallen ve Chur listenin başında yer aldı. Bu on bölgesel liderin dokuzu orta büyüklükteki şehirlerden oluşuyor. Zürih ve Cenevre ise kendi bölgelerinde ilk üçe giremedi.

Sonuçlarda en belirleyici unsurlardan biri yaşam maliyeti oldu. Araştırmaya göre Vevey’de incelenen ailenin giderleri Cenevre’den yaklaşık yüzde 15 daha düşük. Aarau’da maliyetler Zürih’in yaklaşık yüzde 28, Schaffhausen’de ise yüzde 34 altında hesaplandı. Bu şehirler aynı zamanda eğitim, çocuk bakımı, alışveriş, ulaşım ve sosyal yaşam açısından güçlü bir altyapı sunuyor.

Ticino sıralamasında Lugano ilk sıraya yerleşti. Lugano’yu Locarno, Tenero-Contra, Ascona, Muralto, Val Mara, Minusio, Melide, Morcote ve Bellinzona izledi. Fransızca konuşulan bölgede Vevey ve Fribourg’un yanı sıra Morges ve Granges-Paccot gibi yerleşimler de yüksek çekicilikleriyle dikkat çekti.

Ancak araştırma, herkes için tek bir “en iyi şehir” bulunduğunu söylemiyor. Sonuçlar seçilen aile modeline ve gelir düzeyine göre değişiyor. Daha yüksek gelirli aileler için vergi avantajları daha büyük rol oynarken, düşük gelirli hanelerde uygun konut ve günlük yaşam giderleri daha fazla önem kazanıyor.

UBS’ye göre taşınmaların yaklaşık yüzde 70’i 10 kilometreden daha kısa mesafelerde gerçekleşiyor. Bu nedenle sıralama, ülke genelinde mutlak bir yarıştan çok aynı bölgedeki gerçekçi yerleşim seçeneklerini karşılaştırıyor.

#İsviçre#schweiz#bern#zürich#suisse

Continue Reading

Gündem

NEUCHÂTEL’DE KAĞITSIZ GÖÇMENLER İÇİN YENİ DÖNEM: BELİRLİ ŞARTLARLA OTURUM BAŞVURUSU

yazar

Published

on

By

Neuchâtel Kantonu, uzun yıllardır İsviçre’de oturum izni olmadan yaşayan ve çalışan bazı kişilerin durumlarının incelenmesini sağlayan geçici uygulamayı 1 Eylül 2026’da başlattı. Cenevre’de yürütülen “Papyrus” modelinden esinlenen program, 30 Kasım 2027’ye kadar toplam 15 ay uygulanacak.

Uygulama genel bir af veya otomatik oturum hakkı anlamına gelmiyor. Her dosya ayrı ayrı değerlendirilecek ve bütün koşulların karşılanması gerekecek. Program, AB veya EFTA dışındaki ülkelerin vatandaşlarına yönelik. Başvuru sahibinin çalışıyor ve sosyal yardıma ihtiyaç duymadan mali açıdan bağımsız olması gerekiyor.

Temel koşul, İsviçre’de kesintisiz en az 10 yıldır yaşamak ve bunun son üç yılını Neuchâtel Kantonu’nda geçirmiş olmak. Okula devam eden en az bir çocuğu bulunan ailelerde İsviçre’de aranan ikamet süresi beş yıla düşüyor; son üç yılın yine Neuchâtel’de geçirilmesi şartı aranıyor. Hanedeki yetişkinlerin en az A1 düzeyinde Fransızca bilmesi, geçerli pasaporta sahip olması, sabıka kaydının temiz olması ve icra borcu bulunmaması da koşullar arasında.

Hakkında ülkeden çıkarma kararı bulunanlar ile İsviçre’de daha önce iltica başvurusu yapmış kişiler bu uygulamadan yararlanamıyor. İltica alanına giren kişiler için farklı federal kurallar ve işlemler geçerli.

Başvurmak isteyenlerin ilk olarak Neuchâtel Protestan Sosyal Merkezi CSP ile iletişime geçmesi gerekiyor. İlk görüşme anonim, ücretsiz ve gizli gerçekleştiriliyor. CSP, şartların karşılanıp karşılanmadığını kontrol ediyor ve uygun kişilerin belgelerini hazırlamasına yardım ediyor. Dosya daha sonra kanton göç makamlarınca inceleniyor. Kantonun uygun bulduğu başvurularda son kararı Federal Göç Sekreterliği SEM veriyor. Onay hâlinde B oturum izni düzenlenebiliyor.

Programa katılarak çalışanının durumunu ve çalışma ilişkisini yasal hâle getiren işverenler hakkında bu süreç kapsamında ceza soruşturması açılmayacağı belirtiliyor. Kanton, uygulamayla kayıt dışı çalışmayı ve savunmasız kişilerin sömürülmesini azaltmayı hedefliyor.

#İsviçre#Neuchâtel#Göç#Oturumİzni

Continue Reading

Gündem

TİCİNO’DA TIP ARAŞTIRMALARI HIZLANIYOR: YENİ TEDAVİLER MALİYETLERİ DÜŞÜREBİLİR

yazar

Published

on

By

Lugano, 4 Eylül’de İsviçre’nin İtalyanca konuşulan bölgesindeki tıp araştırmacılarını, doktorları ve sağlık çalışanlarını bir araya getiren 15. İnsan Tıbbı Araştırma ve İnovasyon Günü’ne ev sahipliği yaptı. Etkinlik, Lugano’daki USI Doğu Kampüsü’nde EOC Tıp Eğitimi ve Araştırma Birimi, EOC Klinik Araştırmalar Birimi ve İsviçre İtalyan Üniversitesi tarafından düzenlendi.

Günün temel mesajı, “Araştırmanın yapıldığı yerde daha iyi tedavi sunulur” oldu. Klinik araştırma yürüten hastanelerde hastalar yeni ilaçlara, gelişmiş teşhis yöntemlerine ve yenilikçi tedavilere daha erken erişebiliyor. Araştırmalar yalnızca yeni yöntemler geliştirmeyi değil, mevcut tedavilerden hangisinin hangi hasta için daha etkili olduğunu belirlemeyi de sağlıyor.

Ticino Kanton Hastaneleri Kurumu EOC’den Dr. Panagiotis Stathis, klinik çalışmaların bazı tedavileri daha verimli ve daha az maliyetli hâle getirebildiğine dikkat çekti. Araştırma sayesinde etkisi sınırlı uygulamaların ayıklanması, hastaya daha uygun tedavinin seçilmesi ve gereksiz müdahalelerin azaltılması mümkün olabiliyor. Bu yaklaşım hem hastanın yaşam kalitesine hem de sağlık sisteminin kaynaklarını daha doğru kullanmasına katkı sağlıyor.

Ancak haberde geçen “maliyetleri düşürme” ifadesi, bütün sağlık giderlerinin hemen azalacağı anlamına gelmiyor. Yeni ilaçlar ve teknolojiler başlangıçta yüksek maliyet yaratabiliyor. Tasarruf; doğru teşhis, etkili tedavi seçimi, komplikasyonların önlenmesi ve hastanede kalış süresinin azaltılması gibi uzun vadeli sonuçlarla ortaya çıkabiliyor.

Etkinlikte klinik ve epidemiyolojik araştırmaların yanı sıra temel, hesaplamalı ve hemşirelik araştırmalarının da ele alınması planlandı. Böylece yalnızca doktorların değil, farklı sağlık disiplinlerinin yürüttüğü çalışmalar aynı platformda buluştu.

Uzmanlara göre araştırmaların devamlılığı için finansman, eğitimli personel, hasta katılımı ve kurumlar arası işbirliği gerekiyor. Ticino’daki toplantının amacı da araştırma sonuçlarını paylaşmak, genç bilim insanlarını desteklemek ve yeni çalışmaların önünü açmak.

Continue Reading

Trendler