İsviçre
Uzmanlardan Hayat Kurtarabilecek Uyarılar: Şiddet Uygulayabilecek Bir Partneri Erken Anlamak Mümkün mü? İşte Dikkat Edilmesi Gereken İşaretler
İSVİÇRE – Eski Aargau SVP milletvekili Patrick Frei hakkında açılan dava, kamuoyunda önemli bir soruyu yeniden gündeme taşıdı: Bir kişinin ileride partnerine şiddet uygulayabileceğini önceden anlamak mümkün mü?
Adli psikoloji ve adli psikiyatri uzmanlarına göre bunun kesin bir formülü yok. Ancak birçok şiddet vakasında, olaylardan önce fark edilebilecek ortak uyarı işaretleri bulunuyor.
Not: Patrick Frei hakkında yöneltilen suçlamalarla ilgili yargı süreci devam etmektedir ve masumiyet karinesi geçerlidir.
En büyük uyarı: “Hayır” cevabını kabul etmemesi
Adli psikiyatrist Marc Graf, en önemli risk göstergesinin kişinin karşısındaki insanın sınırlarına saygı göstermemesi olduğunu söylüyor.
Uzmanlara göre şu davranışlar asla hafife alınmamalı:
* “Hayır” denmesine rağmen ısrar etmek,
* Fiziksel veya duygusal sınırları sürekli ihlal etmek,
* Partnerini küçümsemek,
* “Abartıyorsun”, “Sen çok hassassın” diyerek yaşananları önemsiz göstermeye çalışmak,
* İtiraz edildiğinde öfkelenmek veya saldırganlaşmak.
Bu davranışlar zamanla psikolojik, fiziksel veya cinsel şiddete dönüşebiliyor.
Aşırı ilgi bazen kontrolün başlangıcı olabilir
İlişkinin ilk döneminde romantik görünen bazı davranışlar zamanla baskıya dönüşebiliyor.
Örneğin;
* Sürekli nerede olduğunu öğrenmek istemesi,
* Gün içinde onlarca kez mesaj atması,
* Telefonunu kontrol etmek istemesi,
* Kiminle görüştüğünü sorgulaması,
* Arkadaşlarınla veya ailenle görüşmeni istememesi,
uzmanlara göre sevgi değil, kontrol etme isteğinin işareti olabilir.
Adli psikolog Astrid Rossegger, birçok şiddet failinin partnerini yalnızlaştırarak üzerinde daha fazla güç kurmaya çalıştığını belirtiyor.
Sürekli öfkelenen kişilere dikkat
Uzmanlara göre şu davranışlar da önemli risk sinyalleri arasında yer alıyor:
* En küçük olayda öfke patlaması yaşamak,
* Eşyalara vurmak veya fırlatmak,
* Sürekli başkalarını suçlamak,
* Asla özür dilememek,
* Yaptıklarının sorumluluğunu kabul etmemek.
Alkol ve madde bağımlılığı da şiddet riskini artıran etkenler arasında gösteriliyor.
Şiddet uygulayan herkes aynı değil
Uzmanlar, partner şiddeti uygulayan kişilerin tek tip olmadığını belirtiyor. Bazıları ağır yaşam krizlerinde şiddete yönelirken, bazıları psikolojik rahatsızlıklar, aşırı kıskançlık veya kontrol etme isteği nedeniyle saldırgan davranabiliyor. Bir başka grup ise şiddeti hayatın her alanında sorun çözme yöntemi olarak görüyor.
En tehlikeli dönem: Ayrılmak istediğiniz zaman
Uzmanlara göre birçok ağır saldırı, ilişkinin sona ermek üzere olduğu dönemde yaşanıyor.
Şu ifadeler ve davranışlar ciddi risk işareti kabul ediliyor:
* “Benden ayrılırsan seni yaşatmam.”
* “Sensiz yaşayacaksam kimse yaşayamaz.”
* Sürekli takip etmek,
* Israrla aramak veya mesaj göndermek,
* Habersiz şekilde evin ya da iş yerinin önüne gelmek,
* Ölüm tehdidinde bulunmak.
Bu nedenle uzmanlar, şiddet riski bulunan bir ilişkide ayrılık kararının tek başına uygulanmaması, mutlaka polis, kadın danışma merkezleri veya mağdur destek kuruluşlarının desteğiyle planlanması gerektiğini vurguluyor.
Yardım istemek hayat kurtarabilir
Uzmanlara göre aile içi şiddetin önemli bir bölümü hiç resmi makamlara bildirilmiyor. Bunun en büyük nedenleri korku, utanç, ekonomik bağımlılık ve yalnız kalma endişesi.
Şiddet gören veya kendini tehdit altında hisseden kişilerin durumu küçümsememesi, yakın çevresinden destek alması ve profesyonel yardım kuruluşlarına mümkün olduğunca erken başvurması, hem kendi güvenlikleri hem de olası daha ağır olayların önlenmesi açısından büyük önem taşıyor.
Gündem
İSVİÇRE’DE AİLELERİN YENİ TERCİHİ: ORTA BÜYÜKLÜKTEKİ ŞEHİRLER ÖNE ÇIKIYOR
İsviçre’de çocuklu aileler için en cazip yerleşim yerleri her zaman Zürih ve Cenevre gibi büyük merkezler değil. UBS’nin 2026 Konut Çekiciliği Göstergesi, iyi altyapıyı daha düşük yaşam maliyetleriyle birleştiren orta büyüklükteki şehirlerin aileler açısından öne çıktığını gösteriyor.
Araştırmada İsviçre’deki belediyeler on bölge içinde karşılaştırıldı. Örnek hane olarak iki çocuklu ve yıllık brüt geliri 150 bin frank olan bir aile esas alındı. Değerlendirmede konut ve yaşam giderlerinin yanı sıra ulaşım, altyapı, eğitim, çocuk bakımı, alışveriş ve boş zaman imkânları dikkate alındı.
Kendi bölgelerinde Vevey, Solothurn, Fribourg, Sion, Basel, Luzern, Aarau, Lugano, St. Gallen ve Chur listenin başında yer aldı. Bu on bölgesel liderin dokuzu orta büyüklükteki şehirlerden oluşuyor. Zürih ve Cenevre ise kendi bölgelerinde ilk üçe giremedi.
Sonuçlarda en belirleyici unsurlardan biri yaşam maliyeti oldu. Araştırmaya göre Vevey’de incelenen ailenin giderleri Cenevre’den yaklaşık yüzde 15 daha düşük. Aarau’da maliyetler Zürih’in yaklaşık yüzde 28, Schaffhausen’de ise yüzde 34 altında hesaplandı. Bu şehirler aynı zamanda eğitim, çocuk bakımı, alışveriş, ulaşım ve sosyal yaşam açısından güçlü bir altyapı sunuyor.
Ticino sıralamasında Lugano ilk sıraya yerleşti. Lugano’yu Locarno, Tenero-Contra, Ascona, Muralto, Val Mara, Minusio, Melide, Morcote ve Bellinzona izledi. Fransızca konuşulan bölgede Vevey ve Fribourg’un yanı sıra Morges ve Granges-Paccot gibi yerleşimler de yüksek çekicilikleriyle dikkat çekti.
Ancak araştırma, herkes için tek bir “en iyi şehir” bulunduğunu söylemiyor. Sonuçlar seçilen aile modeline ve gelir düzeyine göre değişiyor. Daha yüksek gelirli aileler için vergi avantajları daha büyük rol oynarken, düşük gelirli hanelerde uygun konut ve günlük yaşam giderleri daha fazla önem kazanıyor.
UBS’ye göre taşınmaların yaklaşık yüzde 70’i 10 kilometreden daha kısa mesafelerde gerçekleşiyor. Bu nedenle sıralama, ülke genelinde mutlak bir yarıştan çok aynı bölgedeki gerçekçi yerleşim seçeneklerini karşılaştırıyor.
Gündem
NEUCHÂTEL’DE KAĞITSIZ GÖÇMENLER İÇİN YENİ DÖNEM: BELİRLİ ŞARTLARLA OTURUM BAŞVURUSU
Neuchâtel Kantonu, uzun yıllardır İsviçre’de oturum izni olmadan yaşayan ve çalışan bazı kişilerin durumlarının incelenmesini sağlayan geçici uygulamayı 1 Eylül 2026’da başlattı. Cenevre’de yürütülen “Papyrus” modelinden esinlenen program, 30 Kasım 2027’ye kadar toplam 15 ay uygulanacak.
Uygulama genel bir af veya otomatik oturum hakkı anlamına gelmiyor. Her dosya ayrı ayrı değerlendirilecek ve bütün koşulların karşılanması gerekecek. Program, AB veya EFTA dışındaki ülkelerin vatandaşlarına yönelik. Başvuru sahibinin çalışıyor ve sosyal yardıma ihtiyaç duymadan mali açıdan bağımsız olması gerekiyor.
Temel koşul, İsviçre’de kesintisiz en az 10 yıldır yaşamak ve bunun son üç yılını Neuchâtel Kantonu’nda geçirmiş olmak. Okula devam eden en az bir çocuğu bulunan ailelerde İsviçre’de aranan ikamet süresi beş yıla düşüyor; son üç yılın yine Neuchâtel’de geçirilmesi şartı aranıyor. Hanedeki yetişkinlerin en az A1 düzeyinde Fransızca bilmesi, geçerli pasaporta sahip olması, sabıka kaydının temiz olması ve icra borcu bulunmaması da koşullar arasında.
Hakkında ülkeden çıkarma kararı bulunanlar ile İsviçre’de daha önce iltica başvurusu yapmış kişiler bu uygulamadan yararlanamıyor. İltica alanına giren kişiler için farklı federal kurallar ve işlemler geçerli.
Başvurmak isteyenlerin ilk olarak Neuchâtel Protestan Sosyal Merkezi CSP ile iletişime geçmesi gerekiyor. İlk görüşme anonim, ücretsiz ve gizli gerçekleştiriliyor. CSP, şartların karşılanıp karşılanmadığını kontrol ediyor ve uygun kişilerin belgelerini hazırlamasına yardım ediyor. Dosya daha sonra kanton göç makamlarınca inceleniyor. Kantonun uygun bulduğu başvurularda son kararı Federal Göç Sekreterliği SEM veriyor. Onay hâlinde B oturum izni düzenlenebiliyor.
Programa katılarak çalışanının durumunu ve çalışma ilişkisini yasal hâle getiren işverenler hakkında bu süreç kapsamında ceza soruşturması açılmayacağı belirtiliyor. Kanton, uygulamayla kayıt dışı çalışmayı ve savunmasız kişilerin sömürülmesini azaltmayı hedefliyor.
#İsviçre#Neuchâtel#Göç#Oturumİzni

Gündem
TİCİNO’DA TIP ARAŞTIRMALARI HIZLANIYOR: YENİ TEDAVİLER MALİYETLERİ DÜŞÜREBİLİR
Lugano, 4 Eylül’de İsviçre’nin İtalyanca konuşulan bölgesindeki tıp araştırmacılarını, doktorları ve sağlık çalışanlarını bir araya getiren 15. İnsan Tıbbı Araştırma ve İnovasyon Günü’ne ev sahipliği yaptı. Etkinlik, Lugano’daki USI Doğu Kampüsü’nde EOC Tıp Eğitimi ve Araştırma Birimi, EOC Klinik Araştırmalar Birimi ve İsviçre İtalyan Üniversitesi tarafından düzenlendi.
Günün temel mesajı, “Araştırmanın yapıldığı yerde daha iyi tedavi sunulur” oldu. Klinik araştırma yürüten hastanelerde hastalar yeni ilaçlara, gelişmiş teşhis yöntemlerine ve yenilikçi tedavilere daha erken erişebiliyor. Araştırmalar yalnızca yeni yöntemler geliştirmeyi değil, mevcut tedavilerden hangisinin hangi hasta için daha etkili olduğunu belirlemeyi de sağlıyor.
Ticino Kanton Hastaneleri Kurumu EOC’den Dr. Panagiotis Stathis, klinik çalışmaların bazı tedavileri daha verimli ve daha az maliyetli hâle getirebildiğine dikkat çekti. Araştırma sayesinde etkisi sınırlı uygulamaların ayıklanması, hastaya daha uygun tedavinin seçilmesi ve gereksiz müdahalelerin azaltılması mümkün olabiliyor. Bu yaklaşım hem hastanın yaşam kalitesine hem de sağlık sisteminin kaynaklarını daha doğru kullanmasına katkı sağlıyor.
Ancak haberde geçen “maliyetleri düşürme” ifadesi, bütün sağlık giderlerinin hemen azalacağı anlamına gelmiyor. Yeni ilaçlar ve teknolojiler başlangıçta yüksek maliyet yaratabiliyor. Tasarruf; doğru teşhis, etkili tedavi seçimi, komplikasyonların önlenmesi ve hastanede kalış süresinin azaltılması gibi uzun vadeli sonuçlarla ortaya çıkabiliyor.
Etkinlikte klinik ve epidemiyolojik araştırmaların yanı sıra temel, hesaplamalı ve hemşirelik araştırmalarının da ele alınması planlandı. Böylece yalnızca doktorların değil, farklı sağlık disiplinlerinin yürüttüğü çalışmalar aynı platformda buluştu.
Uzmanlara göre araştırmaların devamlılığı için finansman, eğitimli personel, hasta katılımı ve kurumlar arası işbirliği gerekiyor. Ticino’daki toplantının amacı da araştırma sonuçlarını paylaşmak, genç bilim insanlarını desteklemek ve yeni çalışmaların önünü açmak.
-
Gündem2 Jahren agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi3 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi3 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre3 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem2 Jahren ago
ERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya2 Jahren ago
META’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem2 Jahren ago
TÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


